Nisâ suresi

Nisâ suresi, 6. ayet

Nisâ suresi, 6. ayet. وَٱبْتَلُوا۟ ٱلْيَتَٰمَىٰ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُوا۟ ٱلنِّكَاحَ فَإِنْ ءَانَسْتُم مِّنْهُمْ رُشْدًا فَٱدْفَعُوٓا۟ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ وَلَا تَأْكُلُوهَآ إِسْرَافًا وَبِدَارًا أَن يَكْبَرُوا۟ وَمَن كَانَ غَنِيًّا فَلْيَسْتَعْفِفْ وَمَن كَانَ فَقِيرًا فَلْيَأْكُلْ بِٱلْمَعْرُوفِ فَإِذَا دَفَعْتُمْ إِلَيْهِمْ أَمْوَٰلَهُمْ فَأَشْهِدُوا۟ عَلَيْهِمْ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبًا

vebtelü-lyetâmâ ḥattâ iẕâ belegü-nnikâḥ. fein ânestüm minhüm ruşden fedfe`û ileyhim emvâlehüm. velâ te'külûhâ isrâfev vebidâran ey yekberû. vemen kâne ganiyyen felyesta`fif. vemen kâne feḳîran felye'kül bilma`rûf. feiẕâ defa`tüm ileyhim emvâlehüm feeşhidû `aleyhim. vekefâ billâhi ḥasîbâ.

Diyanet İşleri

Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 3–9 · surenin 6. ayeti / 176

Konu Tek nefisten yaratılış ve yetim malları Nisâ 1–10 3

  1. Nisâ 3

    Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.

  2. Nisâ 4

    Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.

  3. Nisâ 5

    Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

  4. 6

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

  5. Nisâ 7

    Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.

  6. Nisâ 8

    Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.

  7. Nisâ 9

    Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

6. Sınamaktan kasıt, denemek ve imtihan etmek demektir. Bu da reşidliği yaklaşmış ve olgun davranması mümkün görülen yetine malından bir miktar verilerek yapılır. Böylece malında haline uygun bir şekilde tasarrufta bulunup bulunmadığı ortaya konmuş olur. Bu sayede onun reşid olup olmadığı ortaya çıkar. Eğer hala malında güzel tasarrufta bulunamıyorsa malı ona verilmez, aksine o kimsenin yaşı oldukça ilerlese dahi “sefih” sayılır. Şâyet reşid olduğu ve malında uygun tasarrufta bulunduğu ortaya çıkar ve evlenecek çağa da gelirse o takdirde “mallarını kendilerine teslim edin”, eksiksiz olarak verin.

“Büyüyecekler (de mallarını alacaklar) diye onları israf ederek ve tez elden yemeyin.” Allah’ın sizin için mubah kıldığı helâl sınırı aşarak Yüce Allah’ın size helâl kıldığı mallarınızı bırakıp onların mallarından size haram kıldığı sınıra geçmeyin. Onlar mallarını sizden alma imkanını bulamayacakları, sizi kendi mallarını yemekten de engelleyemeyecekleri küçüklük çağlarında iken, acele ederek onlar büyümeden önce mallarını yiyip tüketmeye kalkışmayın. Buna benzer haller, Allah’tan korkmayan, velâyetleri altında bulunanlara da merhamet ve sevgileri bulunmayan birçok veli kimsede görülmektedir. Onlar bu durumu bir fırsat olarak değerlendirirler. Onu ganimet belleyerek Allah’ın kendilerine haram kıldığı o malları çabucak yiyip tüketmeye bakarlar. İşte Yüce Allah özellikle böyle bir halde bu yasağı getirmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Veliler!- Yetimler yetişkin olduklarında tasarrufta bulunmaları için kendi mallarından bir miktar vererek onları deneyin. Eğer doğru tasarrufta bulunurlarsa ve yetişkin oldukları kanısına varırsanız, eksiksiz olarak tam bir şekilde mallarını onlara teslim edin. İhtiyaç anında Allah'ın size mübah kıldığı kadarının dışında onların mallarından haddi aşarak yemeyin. Yetişkin olduklarında mallarını geri alacakları korkusuyla acele edip onların mallarını yemeyin. Kimin kendisine yetecek kadar malı varsa yetimin malını almaktan imtina etsin. Sizden kim de fakir olup malı yok ise ihtiyacı kadarını alsın. Yetimlerin yetişkin olup, reşit olduklarını anladıktan sonra mallarını onlara teslim ettiğinizde, hakkı koruma ve ihtilafa sebebiyet verecek hususları ortadan kaldırma adına mallarını teslim ettiğinize dair şahitler bulundurun. Buna şahit ve amellerine karşılık hesap görücü olarak Allah -Subhânehu ve Teâlâ- yeter.

Kelimeler

37 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱبْتَلُوا۟ vebtelu deneyin kök: بلو
  2. ٱلْيَتَـٰمَىٰ l-yetama öksüzleri kök: يتم
  3. حَتَّىٰٓ hatta kadar
  4. إِذَا iza
  5. بَلَغُوا۟ belegu varıncaya kök: بلغ
  6. ٱلنِّكَاحَ n-nikaha nikah (çağına) kök: نكح
  7. فَإِنْ fein eğer
  8. ءَانَسْتُم anestum görürseniz kök: انس
  9. مِّنْهُمْ minhum onlarda
  10. رُشْدًۭا ruşden bir olgunluk kök: رشد
  11. فَٱدْفَعُوٓا۟ fedfeu hemen verin kök: دفع
  12. إِلَيْهِمْ ileyhim kendilerine
  13. أَمْوَٰلَهُمْ ۖ emvalehum mallarını kök: مول
  14. وَلَا ve la
  15. تَأْكُلُوهَآ te'kuluha yemeğe kalkmayın kök: اكل
  16. إِسْرَافًۭا israfen israf ile kök: سرف
  17. وَبِدَارًا ve bidaran ve tez elden kök: بدر
  18. أَن en
  19. يَكْبَرُوا۟ ۚ yekberu büyüyüp (geri alacaklar) diye kök: كبر
  20. وَمَن ve men ve kimse
  21. كَانَ kane olan kök: كون
  22. غَنِيًّۭا ganiyyen zengin kök: غني
  23. فَلْيَسْتَعْفِفْ ۖ felyestea'fif çekinsin kök: عفف
  24. وَمَن ve men ve kimse de
  25. كَانَ kane olan kök: كون
  26. فَقِيرًۭا fekiran yoksul kök: فقر
  27. فَلْيَأْكُلْ felye'kul yesin kök: اكل
  28. بِٱلْمَعْرُوفِ ۚ bil-mea'rufi uygun şekilde kök: عرف
  29. فَإِذَا feiza zaman da
  30. دَفَعْتُمْ defea'tum geri verdiğiniz kök: دفع
  31. إِلَيْهِمْ ileyhim onlara
  32. أَمْوَٰلَهُمْ emvalehum mallarını kök: مول
  33. فَأَشْهِدُوا۟ feeşhidu şahid bulundurun kök: شهد
  34. عَلَيْهِمْ ۚ aleyhim yanlarında
  35. وَكَفَىٰ ve kefa yeter kök: كفي
  36. بِٱللَّهِ billahi Allah kök: اله
  37. حَسِيبًۭا hasiben hesapçı olarak kök: حسب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عفف (4 geçiş) · Aynı kök: فقر (14 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

  • Aynı kök: عفف (4 geçiş) · Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…

  • Aynı kök: عفف (4 geçiş) · Aynı kök: نكح (23 geçiş)

    Artık evlenme ümidi beslemeyen, hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri…

  • Aynı kök: فقر (14 geçiş) · Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Sizden bekar olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: يتم (23 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş)

    Daha önce gelip geçen o peygamberler, Allah'ın vahiylerini tebliğ eden, Allah'tan korkan, başka hiç kimseden korkmayan kimselerdir. Allah, hesap…

  • Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Evlilik çağına gelinceye kadar yetimleri (gözetip) deneyin! Onlarda yetişkinlik dipnot 1 görürseniz hemen mallarını kendilerine verin! Büyüyecekler (de geri alacaklar) diye onları (yetimlerin mallarını) israf ile ve tez elden yemeyin! Zengin olan (veli, yetimin malına) tenezzül etmesin; fakir olan da (ihtiyacına) uygun olarak yesin! Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman onlarla ilgili şahit bulundurun! Hesap görücü olarak Allah yeter.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetten açıkça anlaşılıyor ki evlilik çağı, [rüşd] yani yetişkinlik çağıdır. Ergenlik veya daha küçük yaşlarda evlilik kesinlikle Kur'an'dan destek alamaz.

Mustafa İslamoğlu

Yetimleri, evlenme çağına gelinceye kadar gözetleyin; ama eğer aklen olgunlaştıklarını tesbit ederseniz, mallarını kendilerine geri verin! Büyüyüverecekler diye mallarını alelacele ve saçıp-savurarak yemeye kalkmayın: İhtiyacı olmayan kimse tenezzül etmesin, muhtaç olan da münasip bir biçimde yararlansın! Mallarını kendilerine iade ettiğinizde, onlar adına şahitler bulundurun! Hesap sorucu olarak Allah yeter.

Muhammed Esed

(Sorumluluğunuz altındaki) yetimleri evlenebilecekleri yaşa gelinceye kadar deneyin; sonra aklen olgunlaştıklarını tesbit ederseniz, mallarını onlara iade edin; (sakın,) onlar büyümeden önce, aceleyle ve müsrifçe harcayarak mallarını tüketmeyin. Zengin olan kimseyi (vesayeti altındakinin malından) tamamen uzak tutun. Fakiri ise ondan uygun bir şekilde istifade ettirin. Mallarını kendilerine teslim ettiğinizde, onlar adına şahitler bulundurun ve (unutmayın ki) nihai hesap sorucu olarak Allah kafidir.

Ahmed Hulusi

Yetimleri nikahlanabilecekleri yaşa gelene kadar gözetip deneyin. Şayet onların olgunlaştığını gözlerseniz, mallarını kendilerine teslim edin. Onlar büyüyünce mallarına sahip olacaklar diye, acele edip mallarını israf etmeyin. Zengin olan iffetli davransın (yetim malını yemekten uzak dursun). Yoksul olan ise, ondan örfte olan kadarıyla (haddi aşmadan) yararlansın. Mallarını kendilerine iade ederken de şahit bulundurun (yaptıklarınızın değerlendirilmesi için). Hakikatiniz olan Allah Esma'sından Hasiyb isminin özelliği size yeterlidir.

Ali Bulaç

Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin. Büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin. Zengin olan iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da artık maruf (ihtiyaca ve örfe uygun) bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Ali Özek ve heyeti

Evlilik çağına gelinceye kadar yetimleri (gözetip) deneyin, eğer onlarda akılca bir olgunlaşma görürseniz hemen mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (de geri alacaklar) diye o malları israf ile ve tez elden yemeyin. Zengin olan (veli) iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da (ihtiyaç ve emeğine) uygun olarak yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman yanlarında şahit bulundurun. Hesap sorucu olarak da Allah yeter.

Ali Rıza Safa

Evlenme çağına gelinceye dek yetimleri sınayın. Eğer onlarda olgunluk görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler düşüncesiyle, savurganlık yaparak ve ivedilikle yemeyin. Varlıklı olan çekinsin; yoksul olan da uygun bir biçimde yesin. Mallarını onlara geri verdiğiniz zaman, yanlarında tanık bulundurun. Çünkü Hesap Gören olarak, Allah yeterlidir.

Bayraktar Bayraklı

Yetimleri evlenecekleri yaşa gelinceye kadar deneyiniz, sonra aklen olgunlaştıklarını tespit ederseniz, mallarını onlara iade ediniz. Sakın onlar büyümeden önce, aceleyle ve israf ederek mallarını tüketmeyiniz. Zengin olan iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da ihtiyaç ve emeğine uygun olarak yesin! Onlara mallarını geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurunuz. Hesap sorucu olarak Allah yeter.

Edip Yüksel

Evlenme yaşına eriştiklerinde yetimleri sınayın. Onlarda olgunluk görürseniz kendilerine mallarını verin. Onlar büyüyecek diye savurganlık ve aceleyle mallarını yemeyin. Zengin, (malın korumasına gösterdiği çabanın ücretinden) vazgeçsin. Fakir ise uygun bir miktarda harcasın. Mallarını kendilerine tanıklar huzurunda geri verin. Hesap görücü olarak ALLAH yeter.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Evlenme yaşına eriştiklerinde yetimleri sınayın. Onlarda olgunluk görürseniz kendilerine mallarını verin. Onlar büyüyecek diye savurganlık ve aceleyle mallarını yemeyin. Zengin, (malın korumasına gösterdiği çabanın ücretinden) vazgeçsin. Fakir ise uygun bir miktarda harcasın. Mallarını kendilerine tanıklar huzurunda geri verin. Hesap görücü olarak ALLAH yeter.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yetimleri, evlenme çağına gelinceye kadar gözetin ve denetleyin. Onlarda bir olgunlaşma hissettiğinizde hemen mallarını kendilerine teslim edin, büyüyüp ellerine alacaklar diye o malları israfla yemeye kalkmayın. İhtiyacı olmayan tenezzül etmesin. Muhtaç olan da örfe uygun bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine teslim ettiğiniz zaman karşılarında şahit bulundurun. Hesabınızı doğru tutmak için Allah'ın hareketlerinizi hesaba çekmesi yeter!

Elmalılı Hamdi Yazır

ve yetimleri nikah çağına ermelerine kadar gözedib deneyin, o vakit kendilerinden bir rüşd hissettiniz mi hemen mallarını kendilerine teslim edin, büyüyecekler de ellerine alacaklar diye o malları israfla yemeğe kalkmayın ihtiyacı olmıyan tenezzül etmesin, muhtac olan da meşru' surette bir şey yesin, mallarını kendilerine teslim ettiğiniz zaman da karşılarında şahid bulundurun, hisabınızı doğru tutmak için Allahın harekatınızı hisaba çekmekte olması yeter

Erhan Aktaş

Yetimlerinizi, nikah çağına erişinceye kadar gözetleyin. Olgunluk yaşına dipnot 1 geldiklerinde mallarını kendilerine verin. Büyüyünce onlara kalacak düşüncesiyle, mallarını acelece ve haddi aşarak yemeyin. Durumu iyi olan malı yemeye tenezzül etmesin. Durumu iyi olmayan da maldan uygun bir şekilde yararlansın. Onlara mallarını teslim ettiğinizde, onlar adına tanıklar bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu deyim, çocuk yaşta biri ile evlenilemeyeceğini açıkça ifade etmektedir. Ayette de açıkça ifade edildiği üzere nikah yaşı "olgunluk çağıdır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yetimlerinizi, nikah çağına erişinceye kadar gözetleyin. Olgunluk yaşına dipnot 1 geldiklerinde mallarını kendilerine verin. Büyüyünce onlara kalacak düşüncesiyle, mallarını acelece ve haddi aşarak yemeyin. Durumu iyi olan malı yemeye tenezzül etmesin. Durumu iyi olmayan da maldan uygun bir şekilde yararlansın. Onlara mallarını teslim ettiğinizde, onlar adına tanıklar bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu deyim, çocuk yaşta biri ile evlenilemeyeceğini açıkça ifade etmektedir. Nikah yaşı olgunluk çağıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yetimlerinizi, nikah çağına erişinceye kadar gözetleyin. Ergenlik çağına gelince mallarını kendilerine verin. Büyüyünce onlara kalacak düşüncesiyle, mallarını acelece ve savurganlıkla yemeyin. Durumu iyi olan malı yemeye tenezzül etmesin. Durumu iyi olmayan da maldan uygun bir şekilde yararlansın. Onlara mallarını teslim ettiğinizde, onlar adına tanıklar bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Gültekin Onan

Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin. Büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin. Zengin olan iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da artık maruf (ihtiyaca ve örfe uygun) bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Tanrı yeter.

Hasan Basri Çantay

Yetimleri nikah (çağın) a erdikleri zamana kadar (gözetib) deneyin. O vakit kendilerinde bir akıl ve salah gördünüz mü mallarını onlara teslim edin. Büyüyecekler (de ellerine alacaklar) diye bunları israf ile tez elden yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetimin malını yemiye tenezzül etmesin) kaçınsın. Kim de fakir ise o halde örfe göre (bir şey) yesin. Artık onlara mallarını teslim etdiğiniz vakit karşılarında şahid bulundurun. Tam bir hesab sorucu olmak bakımından ise Allah yeter.

İbni Kesir

Öksüzleri evlenme çağına gelene kadar deneyin. O vakit kendilerinde bir olgunlaşma görürseniz; mallarını kendilerine teslim edin. Büyüyecekler de geri alacaklar diye onları israf edip de tez elden yemeyin. Zengin olan sakınsın. Fakir olan da uygun bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğinizde yanlarında şahid bulundurun. Hesab sorucu olarak Allah kafidir.

Mehmet Alagaş

(2-6) Yetimlere mallarını verin , temizi pisle değiştirmeyin , onların mallarını mallarınızla birlikte yemeyin , muhakkak ki o büyük bir suçtur / (hubtur) . Eğer yetimler hakkında ölçülü olamayacağınızdan korkarsanız, size hoş gelen kadın olanlarından ikişer üçer dörder nikahlayın, eğer adil olamayacağınızdan / dengeli olamayacağınızdan korkarsanız, tek kadın veya elinizin altında mevcut olanlar, işte bu dur um dengeli olmak için daha uygundur. Kadınlara sadakalarını / mehirlerini gönül hoşluğu ile / seve seve verin , eğer ki kendileri o sadakadan istekleri ile geri verirlerse o sadakayı, rahat bir şekilde ve afiyetle yiyin. Allah’ın sizin için dayanak olarak yaptığı / sizi ayakta tutan mallarınızı aklı ermezler e / sefihlere vermeyin, onları, o mallardan rızıklandırın , onları giydirin, onlara normal olan / norma dayalı / örfe dayalı sözler söyleyin, nikahlanacak duruma geldiklerinde, yetimleri deneyin , eğer ki onlarda bir erişmişlik / rüşt sezerseniz, mallarını onlara iade edin , O mallar, büyüyecekler diye israf üzere, a celeye getirip yemeyin , her kim zenginse iffetli davransın / ona hiç dokunmasın, fakir olan ise normal bir şekilde onu yesin , onların mallarını geri iade ederken de karşılarına şahit koyun, hesap görücü olarak Allah yeterlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yetimleri nikah çağına gelinceye kadar deneyin. Evlenme çağına (büluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Süleyman Ateş

Nikah çağına varıncaya kadar öksüzleri deneyin, eğer onlarda bir olgunluk görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüsünler diye alıkoyup israf ile tez elden onların mallarını yemeğe kalkmayın. Zengin olan, çekinsin; yoksul olan da (malın muhafazası için gösterdiği çabaya ve ihtiyacına) uygun şekilde yesin. Onlara mallarını geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahid bulundurun. Hesapçı olarak da Allah yeter (O, her yaptığınızı hesabetmektedir).

Süleymaniye Vakfı

Yetimleri, nikah çağına ulaşıncaya kadar deneyin. dipnot 1 Reşit olduklarını /olgunlaştıklarını dipnot 2 anlarsanız mallarını kendilerine verin. dipnot 3 Büyüyüp (mallarını) alırlar diye aşırıya kaçarak tez elden onları yemeyin. dipnot 4 İhtiyacı olmayan onların malına tenezzül etmesin. İhtiyacı olan da marufa /Kur'an ölçülerine uygun bir şekilde yesin. dipnot 5 Mallarını kendilerine teslim ettiğinizde onlara karşı şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, Arap dili ile indirildiği için (İbrahim 14/4, Şuara 26/193-195) "nikah çağı", Arap dilinde olan bir kavramdır. Bu ayet varken, hiç kimse cahiliye araplarının çocukları evlendirdiğini iddia edemez.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet, ergenlik yani büluğ çağına gelmemiş ve reşit olmamış kişilerin evlendirilemeyeceğinin açık delilidir. Çünkü erkek, evleneceği kadına mehir vermek zorundadır (Nisa 4/4, 20-21, 24-25, Maide 5/5). Bunun için büluğa ermesi yetmez, reşit olması yani malını iyi kullanacak olgunluğa ulaşmış olması da gerekir. Mehri, kadının kendisi alacağı için o da büluğa ermeden ve reşit hale gelmeden evlenemez. İyi yetiştirilmiş bir çocuk, büluğa ermeden malını kullanacak olgunluğa ulaşabilir ama nikah çağına ulaşmış olmaz. Evlenecek kadın ve erkeğin, zinadan uzak durmuş olmaları da şarttır (Nisa 4/24, 25, Maide 5/5). Eğer zina edip tövbe etmemişse, ancak kendisi gibi zina etmiş biriyle veya bir müşrikle evlenebilir (Nur 24/3); ama zinadan sonra tövbe etmiş, tam bir dönüş yaparak kendini düzeltmişse, ancak o zaman namuslu bir Müslümanla evlenebilir (Nur 24/5, Furkan 25/68-70). Bütün bunların çocuklar için söylenemeyeceği açık olduğu halde mezhepler, Talak 65/4. ayetteki bir kelimenin anlamını tahrif ederek yaş şartı olmaksızın çocukların evlendirilmesine fetva vermişlerdir. Halbuki o ayet, eşleri tarafından boşanan kadınların iddet beklemeleri ile ilgilidir. İddet beklemesi için eşiyle birliktelik yaşaması gerekir (Ahzab 33/49). Dolayısıyla iddet ile ilgili bir ayetin anlamını bozarak verilen çocukların evlendirilmesi ile ilgili fetva, onlarla çocuk yaşta ilişkiye girilebileceğini de kapsar. Tefsir ve mealler de bu büyük günahın destekçisi olmuşlardır.
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4
  5. metne dön, dipnot 5

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yetimleri, evlenme çağına dipnot 1 gelene kadar deneyin. Onlarda olgunlaşma (rüşd) dipnot 2 görürseniz mallarını kendilerine verin; büyüyüp geri alacaklar diye onları israf ederek ve tez elden yemeyin. Zengin olan, kendini engellesin; yoksul olan da maruf (Kur'an ölçülerine uygun) dipnot 3 bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, yanlarında şahit bulundurun. Hesap sormak için Allah yeter.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da evlenme çağı kavramı olduğunun delilidir. Çocuk evlilikleri Kur'an'a uygun değildir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an'a göre birinin ergenlik çağına gelmiş olması bile yeterli değildir. Onda rüşd(olgunluk) olmalıdır. Çünkü evlenmek isteyen kız ve erkek karşılıklı anlaşma yapacak(akit) ve mali yükümlülük altına girecektir. Mali yükümlülük ergenliğe ulaşmış bile olsalar çocuklara(rüşd olmayanlara) verilemez.
  3. metne dön, dipnot 3
    Maruf için bkz: Bakara 2/178 ve Bakara 2/231 ile dipnotları

Şaban Britch

Yetimleri nikah çağına gelinceye kadar deneyin. Eğer onlarda olgunlaşma/yetişkinlik görürseniz mallarını kendilerine iade edin. Onların mallarını büyüyüp de (elimizden) alacaklar korkusu ile israf ederek (tez elden) yemeyin. Zengin olan kimse, (bu malı yemeğe) tenezzül etmesin; fakir de örfe uygun bir şekilde yesin. Mallarını iade ettiğiniz zaman, onlara şahitler huzurunda verin. Hesap sorucu olarak Allah yeter.

Şaban Piriş

Yetimleri nikah çağına gelinceye kadar deneyin. Eğer onlarda olgunlaşma/yetişkinlik görürseniz mallarını kendilerine iade edin. Onların mallarını büyüyüp de (elimizden) alacaklar korkusu ile israf ederek (tez elden) yemeyin. Zengin olan kimse, tertemiz korusun; fakir de örfe uygun bir şekilde yesin. Mallarını iade ettiğiniz zaman, onlara şahitler huzurunda verin. Hesap sorucu olarak Allah yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Yetimleri, nikah çağına gelmelerine kadar gözetleyip deneyin. O zaman onlarda içinize sinecek bir olgunluk ve erginlik görürseniz, mallarını onlara geri verin. Büyüyecekler diye bu malları tez elden saçıp savurarak yemeyin. Zengin olan, iffetli davransın. Fakir olan ise örfün gerekli kıldığı oranda yesin. Mallarını kendilerine teslim ettiğiniz zaman yanlarında tanıklar bulundurun. Hesap sorucu olarak Allah yeter.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And test the orphans now and then until they reach maturity and be fit -for marriage. If you feel they are characterized by good sense and prudence, then hand over to them their property and you must not abuse it nor act with expedition of time and events to absorb it or devour it before they come of age. And he who is entrusted with the property must not impose a liability or charge a fee for the execution of his functions, but be virtuous should he be wealthy and opulent. But if he is poor, then he may remunerate himself with equity. And when you hand over the, property to them -the orphans- you must have others witness the transfer, and sufficient is Allah to be Hasibun (a Witness Who calls to account).

Abdul Haleem

Test orphans until they reach marriageable age; then, if you find they have sound judgement, hand over their property to them. Do not consume it hastily before they come of age: if the guardian is well off he should abstain from the orphan’s property, and if he is poor he should use only what is fair. When you give them their property, call witnesses in; but God takes full account of everything you do.

Abdullah Yusuf Ali

Make trial of orphans until they reach the age of marriage; if then ye find sound judgment in them, release their property to them; but consume it not wastefully, nor in haste against their growing up. If the guardian is well-off, Let him claim no remuneration, but if he is poor, let him have for himself what is just and reasonable. When ye release their property to them, take witnesses in their presence: But all-sufficient is Allah in taking account.

Abul A'la Maududi

Test the orphans until they reach the age of marriage, dipnot 1 and then if you find them mature of mind hand over to them their property, dipnot 2 and do not eat it up by either spending extravagantly or in haste, fearing that they would grow up (and claim it). If the guardian of the orphan is rich let him abstain entirely (from his ward's property); and if he is poor, let him partake of it in a fair measure. dipnot 3 When you hand over their property to them let there be witnesses on their behalf. Allah is sufficient to take account (of your deeds).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    When such people approach their majority their mental development should be watched so as to determine to what extent they have become capable of managing their own affairs.
  2. metne dön, dipnot 2
    Two conditions have been laid down for handing over the charge of their properties to such people. The first of these is the attainment of puberty, and the second is that of mental maturity - i.e. the capacity to manage their affairs in a sound and appropriate manner. There is full agreement among Muslim jurists with regard to the first condition. As for the second condition, Abu Hanifah is of the opinion that if an orphan does not attain mental maturity after he has attained puberty, the guardian of the orphan should wait for a maximum of seven years after which he should hand over the property to its owner regardless of whether he has attained maturity or not. According to Abu Yusuf, Muhammad b. al-Hasan and Shafi'i, maturity is an indispensable pre-condition for the handing over of property. If one were to apply the doctrine of the latter jurists it would probably be more appropriate to refer particular cases to a judge under Islamic law. If the judge is convinced that the person concerned lacks maturity he should make adequate arrangements for the supervision of that person's financial affairs. (For a more complete study of the subject see Jassas, vol. 2, pp. 59 ff.; Ibn Rushd, Biddyat al-Mujtahid, 2 vols., Cairo, Al-Maktabahal-Tijariyahal-Kubra, n.d., vol. 2, pp. 275ff.-Ed.)
  3. metne dön, dipnot 3
    The guardian is entitled to remuneration for his service. The amount of this remuneration should be such as is deemed to be fair by neutral and reasonable people. Moreover, the guardian is instructed that he should take a fixed and known amount by way of remuneration, that he should take it openly rather than secretly, and that he should keep an account of it.

Aisha Bewley

Keep a close check on orphans until they reach a marriageable age, then if you perceive that they have sound judgement hand over their property to them. Do not consume it extravagantly and precipitately before they come of age. Those who are wealthy should abstain from it altogether. Those who are poor should use it sensibly and correctly. When you hand over their property to them ensure that there are witnesses on their behalf. Allah suffices as a Reckoner.

Al-Hilali & Khan

And try orphans (as regards their intelligence) until they reach the age of marriage; if then you find sound judgement in them, release their property to them, but consume it not wastefully and hastily fearing that they should grow up, and whoever (amongst guardians) is rich, he should take no wages, but if he is poor, let him have for himself what is just and reasonable (according to his labour). And when you release their property to them, take witness in their presence; and Allâh is All-Sufficient in taking account.

Ali Quli Qarai

Test the orphans when they reach the age of marriage. Then if you discern in them maturity, deliver to them their property. And do not consume it lavishly and hastily lest they should grow up. As for him who is well-off, let him be abstemious, and as for him who is poor, let him eat in an honourable manner. And when you deliver to them their property, take witnesses over them, and Allah suffices as reckoner.

Amatul Rahman Omar

And keep on testing the orphans until they attain the (age of) marriage, then if you perceive in them sound judgment deliver to them their property and do not consume it extravagantly and hastily as they grow up (fearing lest they should claim it when they attain majority). And let him (- the guardian) who can afford to do without, let him avoid remuneration, but he who is needy may charge reasonable remuneration with equity. And when you hand over to them (- the orphans) their property let there be some witnesses to attest. And Allâh is enough as a Reckoner (and call you to account).

Arthur John Arberry

Test well the orphans, until they reach the age of marrying; then, if you perceive in them right judgment, deliver to them their property; consume it not wastefully and hastily ere they are grown. If any man is rich, let him be abstinent; if poor, let him consume in reason. And when you deliver to them their property, take witnesses over them; God suffices for a reckoner.

Bijan Moeinian

When the orphans (to whom you are appointed as a guardian) reach puberty, see if they have a sound sense of judgment. If they pass your test, give them back their inheritance. If you have to use the orphans’ properties for their maintenance, do not be extravagant. The rich guardians (in order to please God) should not charge any wage for their upbringing; the poor guardians, however, may charge a just wage. When it is time to hand over their inheritance, take God as a witness for the accomplishment of your duty; God is, indeed, the best witness.

E. Henry Palmer

Prove orphans until they reach a marriageable age, and if ye perceive in them right management, then hand over to them their property, and do not devour it extravagantly in anticipation of their growing up. And he who is rich, let him abstain; but he who is poor, let him devour in reason, and when ye hand over to them their property, then take witnesses against them; but God sufficeth for taking account.

Edip-Layth

Test the orphans until they reach the age of marriage, then if you determine in them sound judgment, then give them their wealth, and do not deliberately consume it wastefully or quickly before they grow up. Whoever is rich, then let him not claim anything, and if he is poor then let him consume only properly. If you give to them their wealth, then make a witness for them, and God is enough for Reckoning.

George Sale

And examine the orphans until they attain the age of marriage: But if ye perceive they are able to manage their affairs well, deliver their substance unto them; and waste it not extravagantly, or hastily, because they grow up. Let him who is rich abstain entirely from the orphans estates; and let him who is poor take thereof according to what shall be reasonable. And when ye deliver their substance unto them, call witnesses thereof in their presence: God taketh sufficient account of your actions.

Hamid S. Aziz

Prove orphans until they reach a marriageable age, then, if you perceive in them good judgment, hand over to them their property, and do not consume it wastefully and in haste lest they grow up. And the guardian who is rich, let him abstain from remuneration; but he who is poor, let him have what is just and reasonable. And when you deliver to the orphans their property, then have witnesses in their presence. Allah sufficient in taking account.

Mahmoud Ghali

And try the orphans until they reach (the) marriageable age. So, in case you perceive in them right-mindedness then pay over to them their riches, and do not eat them up extravagantly and in anticipation of their (attaining) majority. And whoever is rich, then let him keep abstaining, (i.e. let him abstain generously) and whoever is poor, then let him eat (of it) with beneficence. So, when you pay over to them their riches, then take witnesses over them; and Allah suffices as Ever-Reckoner.

Marmaduke Pickthall

Prove orphans till they reach the marriageable age; then, if ye find them of sound judgment, deliver over unto them their fortune; and devour it not by squandering and in haste lest they should grow up Whoso (of the guardians) is rich, let him abstain generously (from taking of the property of orphans); and whoso is poor let him take thereof in reason (for his guardianship). And when ye deliver up their fortune unto orphans, have (the transaction) witnessed in their presence. Allah sufficeth as a Reckoner.

Mohamed Ahmed - Samira

And test (and try) the orphans until they are of marriageable age. If you find they have acquired sound judgement, then hand over their property to them; but devour not their wealth, nor use it up hastily out of fear that soon they will grow up (and demand it). And (the guardian) who is rich should abstain from spending much (of their wealth); and he who is poor should use only as much as is fair. And when you give back their possessions have this witnessed, (and remember) that God is sufficient to take all account.

Muhammad Asad

And test the orphans [in your charge] until they reach a marriageable age; then, if you find them to be mature of mind, hand over to them their possessions; and do not consume them by wasteful spending, and in haste, ere they grow up. And let him who is rich abstain entirely [from his ward's property]; and let him who is poor partake thereof in a fair manner. And when you hand over to them their possessions, let there be witnesses on their behalf - although none can take count as God does.

Mustafa Khattab

Test ˹the competence of˺ the orphans until they reach a marriageable age. Then if you feel they are capable of sound judgment, return their wealth to them. And do not consume it wastefully and hastily before they grow up ˹to demand it˺. If the guardian is well-off, they should not take compensation; but if the guardian is poor, let them take a reasonable provision. When you give orphans back their property, call in witnesses. And sufficient is Allah as a ˹vigilant˺ Reckoner.

Progressive Muslims

And test the orphans until they reach the age of marriage, then if you determine in them sound judgment, then give them their wealth, and do not deliberately consume it wastefully or quickly before they grow up. And whoever is rich, then let him not claim anything, and if he is poor then let him consume only in goodness. If you give to them their wealth, then make a witness for them, and God is enough for Reckoning.

Rashad Khalifa

You shall test the orphans when they reach puberty. As soon as you find them mature enough, give them their property. Do not consume it extravagantly in a hurry, before they grow up. The rich guardian shall not charge any wage, but the poor guardian may charge equitably. When you give them their properties, you shall have witnesses. GOD suffices as Reckoner.

Sahih International

And test the orphans [in their abilities] until they reach marriageable age. Then if you perceive in them sound judgement, release their property to them. And do not consume it excessively and quickly, [anticipating] that they will grow up. And whoever, [when acting as guardian], is self-sufficient should refrain [from taking a fee]; and whoever is poor - let him take according to what is acceptable. Then when you release their property to them, bring witnesses upon them. And sufficient is Allah as Accountant.

Sam Gerrans

And test the fatherless when they have reached marriage: if you find them to be of sound judgment, deliver to them their property; and consume it not wastefully and hastily before they be grown. And he that is free from need, let him abstain; and he that is poor, let him take according to what is fitting. And when you deliver to them their property, take witnesses over them. And sufficient is God as reckoner.

Shabbir Ahmed

Train and educate the orphans well. When they reach the age of marriage, and attain sound judgment, release their property to them. The marriageable age shall mean attainment of physical and mental maturity when one can legally make a solemn contract (4:21). Do not consume their property or let it be wasted. Nor hastily spend it fearing that they will come of age. If the guardian is well off, let him claim no compensation for the management of the property. But, if he is poor he may have a just and reasonable amount. When you are releasing the property to the orphans be sure to take witnesses. Remember that Allah is Competent in taking account.

Syed Vickar Ahamed

Test (make a trial of) the orphans until they reach the age of marriage; If then you find them of sound judgment, release their property to them; But do not consume it wastefully nor in haste, before their growing up. If the guardian is well-off, let him not receive payment, but if he is poor, let him have for himself what is just and reasonable. And when you release their property to them, take witnesses in their presence: And Allah is All Sufficient in taking account (Hasib).

Taqi Usmani

Test the orphans until they reach the marriageable age. Then, if you perceive in them proper understanding, hand their property over to them, and do not consume it extravagantly and hastily, lest they should grow up. Whoever is rich should abstain (from using it for himself), and whoever is poor may have from it (to the extent of his necessary need) with fairness. So, when you hand their property over to them, make witnesses upon them. Allah is sufficient for reckoning

The Monotheist Group

And test the orphans when they reach puberty, then, if you have determined from them comprehension, then give them their money, and do not deliberately consume it wastefully or quickly before they grow up. And whoever is rich, then let him not claim anything, and if he is poor then let him consume in kindness. If you give to them their money, then make a witness for them, and God is enough for Reckoning.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 6. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 6. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 6. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩