Ankebût suresi

Ankebût suresi, 23. ayet

Ankebût suresi, 23. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَلِقَآئِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ يَئِسُوا۟ مِن رَّحْمَتِى وَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

velleẕîne keferû biâyâti-llâhi veliḳâihî ülâike yeisû mir raḥmetî veülâike lehüm `aẕâbün elîm.

Diyanet İşleri

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 20–26 · surenin 23. ayeti / 69

Konu Nûh, İbrâhim ve Lût Ankebût 14–27 3

  1. Ankebût 20

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

  2. Ankebût 21

    O, dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

  3. Ankebût 22

    Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.

  4. 23

    Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

  5. Ankebût 24

    (İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

  6. Ankebût 25

    İbrahim, onlara dedi ki: "Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkar edip tanımayacak; kiminiz kiminize lanet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır."

  7. Ankebût 26

    Bunun üzerine Lut ona inandı ve İbrahim 'Doğrusu ben Rabbimin dilediği yere hicret ediyorum, O şüphesiz güçlüdür, Hakim'dir' dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. Yüce Allah, kimlerin her türlü hayırdan uzak olup kötülüklerle karşı karşıya kaldıklarını haber vermektedir. Bunlar; Allah’ı, O’nun peygamberlerini ve peygamberlerinin getirdiklerini inkâr eden, Allah’ın huzuruna çıkmayı ve O’na kavuşmayı yalanlayan kimselerdir. Bunlar için varsa yoksa dünya! Zaten şirk ve masiyetleri işlemelerinin temel sebebi de budur. Çünkü kalplerinde bunun akıbetinden korkmalarına sebep teşkil edecek bir inanç yoktur. Bundan dolayı Yüce Allah burada: “İşte onlar Benim rahmetimden ümit kesmişlerdir” buyurmaktadır. Yani onlar, rahmete nail olmaya sebep teşkil edecek tek bir amel dahi yapmadılar. Yoksa Allah’ın rahmetini umsalardı bunun için birtakım ameller işlerlerdi.

Allah’ın rahmetinden ümit kesmek, sakınılması gereken en büyük yasaklardandır. Bu da iki türlü olur: Birincisi, kâfirlerin Allah’ın rahmetinden ümit keserek kendilerini Allah’ın rahmetine yakınlaştıracak her türlü sebebi terk etmeleridir. Diğeri ise günahkârların/isyankârların işledikleri suçların çokluğu sebebi ile ümit kesmeleridir ki bu işledikleri günahlar onları dehşete düşürmüş, kalplerini kaplayıp sonuç olarak böyle bir ümitsizliğin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

“Onlar için can yakıcı bir azap” acı ve ıstırap dolu bir azap “vardır.”

Buraya kadarki âyet-i kerimeler İbrahim aleyhisselam’ın kavmine söylediği sözler ile onların kendisine verdiği cevaplar arasına konmuş ara buyruklar gibi görünmektedir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah -Subhanehu ve Teâlâ-’nın ayetlerine ve kıyamet günü onunla karşılaşacaklarına iman etmeyip, kâfir olanlar işte onlar benim rahmetimden ümit kesmiş kimselerdir. İnkârları sebebiyle onlar asla cennete giremeyeceklerdir. Ahirette onları bekleyen acı verici bir azap vardır.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine kimseler
  2. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  3. بِـَٔايَـٰتِ biayati ayetlerini kök: ايي
  4. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  5. وَلِقَآئِهِۦٓ velikaihi ve O'nunla buluşmayı kök: لقي
  6. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlar
  7. يَئِسُوا۟ yeisu ümidi kesmişlerdir kök: ياس
  8. مِن min -den
  9. رَّحْمَتِى rahmeti benim rahmetim- kök: رحم
  10. وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike ve işte
  11. لَهُمْ lehum onlar için vardır
  12. عَذَابٌ azabun bir azab kök: عذب
  13. أَلِيمٌۭ elimun acıklı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

  • Aynı kök: ياس (13 geçiş)

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

  • Aynı kök: ياس (13 geçiş)

    Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

  • Aynı kök: ياس (13 geçiş)

    Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler -işte onlar- benim merhametimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için elem verici bir azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

Ama Allah'ın mesajlarını ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya: işte bu gibiler Benim rahmetimden ümidini kesenlerdir; ve işte onları can yakıcı bir azap beklemektedir.

Muhammed Esed

Allah'ın ayetlerini ve (sonunda) O'na kavuşacaklarını inkar edenler, benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır; ve onları (öteki dünyada) acıklı bir azap beklemektedir.

Ahmed Hulusi

Allah'ın varlıklarındaki işaretlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya, işte onlar Rahmetimden ümidi kesmişlerdir; işte onlar için feci bir azap vardır!

Ali Bulaç

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı 'yok sayıp inkar edenler'; işte onlar, benim rahmetimden umut kesmişlerdir; ve işte onlar, acı azab onlarındır.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler, işte onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar edenler; işte onlar, Benim rahmetimden umutlarını kesmişlerdir. Üstelik onlar için, acı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlere gelince; onlar benim rahmetimden ümit kesmiş olanlardır. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Edip Yüksel

ALLAH'ın ayet ve mucizelerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenler, Rahmetimden ümit kesenlerdir. Onlar acı bir cezayı hak etmişlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın ayet ve mucizelerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenler, Rahmetimden ümit kesenlerdir. Onlar acı bir cezayı haketmişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın ayetlerine ve O'na kavuşmaya inanmayanlar ise, hep onlar Benim rahmetimden ümidini kesmiş olanlardır ve onlara acı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın ayatına ve likasına inanmıyanlar ise hep onlar onun rahmetinden ümidi kesmiş olanlardır ve onlar için elim bir azab vardır

Erhan Aktaş

Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşma gerçeğini yok sayanlar; işte onlar, Ben'im rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşma gerçeğini yok sayanlar; işte onlar, Benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşmayı inkar edenler; işte onlar, Ben'im rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Gültekin Onan

Tanrı'nın ayetlerine ve O'na kavuşmaya küfredenler; işte onlar, benim rahmetimden umut kesmişlerdir; ve işte onlar, acı azab onlarındır.

Hasan Basri Çantay

Allahın ayetlerini ve Ona kavuşmayı (inkar ile) kafir olanlar (yok mu?) işte benim rahmetimden (ancak) onlar ümidlerini kesdiler. İşte pek acıklı azab da onlarındır.

İbni Kesir

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler; işte onlar, Benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. Ve işte elem verici azab onlaradır.

Mehmet Alagaş

(16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah’ın ayetlerine ve O’na kavuşmaya (iman etmeyip) kâfir olanlar var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşmayı inkar edenler, işte onlar benim rahmetimden ümidi kesmişlerdir ve onlar için acı bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın ayetlerini ve onunla yüzleşmeyi göz ardı edenler onun ikramından dipnot 1 umut kesenlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    iltifat Bakara 2/64

Şaban Britch

Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmaya küfredenler, onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte bunlar için çok acı bir azap vardır.

Şaban Piriş

Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşmayı inkar edenler, onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte bunlar için çok acı bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın ayetlerini ve Allah'a varmayı inkar edenler, işte onlar, rahmetimden ümidi kesmişlerdir. Ve bunlar için acıklı bir azap öngörülmüştür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And those who denied Allah's divine signs and rejected His divine revelations and the idea of the assemblage before Him in Day of Judgement shall have much to answer for. Such persons lack spiritual connection between their hearts and minds and Allah; they live without expectation of a spiritual desire and Allah alludes to them, thus": "These are they who have despaired of My mercy and shall suffer the torment laid upon the damned"

Abdul Haleem

Those who deny God’s Revelation and their meeting with Him have no hope of receiving My grace: they will have a grievous torment.

Abdullah Yusuf Ali

Those who reject the Signs of Allah and the Meeting with Him (in the Hereafter),- it is they who shall despair of My Mercy: it is they who will (suffer) a most grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

Those who disbelieved in Allah's signs and in meeting Him, it is they who have despaired of My Mercy; dipnot 1 it is they for whom a painful chastisement lies ahead.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, they have no share in My mercy, and they should entertain no hope whatsoever of getting any share of My mercy. When they denied the revelations of Allah, they themselves gave up their right to benefit by the promises Allah has made to the believers. Then, when they have denied the Hereafter and do not at all believe that one day they will have to stand before their God, it only means that they cherish no hope at all of Allah’s pardon and forgiveness. After this when they will open their eyes in the- Hereafter, against their expectations, and will also see the truth of those signs of Allah, which they had denied, there is no reason why they should expect to receive any share from Allah’s mercy.

Aisha Bewley

Those who reject Allah’s Signs and the meeting with Him, such people can despair of My mercy, such people will have a painful punishment.

Al-Hilali & Khan

And those who disbelieve in the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of Allâh and the Meeting with Him, it is they who have no hope of My Mercy: and it is they who will have a painful torment.

Ali Quli Qarai

Those who deny the signs of Allah and the encounter with Him, they have despaired of My mercy, and for such there is a painful punishment.

Amatul Rahman Omar

And those who deny the signs of Allâh and (deny) that they will meet Him are actually despaired of My mercy. It is they for whom awaits a grievous punishment.

Arthur John Arberry

And those who disbelieve in God's signs and the encounter with Him -- they despair of My mercy, and there awaits them a painful chastisement. )

Bijan Moeinian

Those who choose to disregard their Lord’s commands and disbelieve in meeting Him [on the Day of their resurrection] have deprived themselves of My mercy and have subjected themselves to a painful punishment.

E. Henry Palmer

And those who disbelieve in God's signs and in meeting with Him, these shall despair of my mercy; and these, for them is grievous woe.

Edip-Layth

Those who rejected God's signs and in meeting Him, they have forsaken My mercy, and they will have a painful retribution.

George Sale

As for those who believe not in the signs of God, or that they shall meet Him at the resurrection, they shall despair of my mercy, and for them is a painful punishment prepared.

Hamid S. Aziz

"You cannot make Him powerless (escape Him) in the earth, nor in the heavens; nor have you beside Allah a friend or a helper.

Mahmoud Ghali

And the ones who disbelieve in the signs of Allah and the meeting with Him, those despair of My mercy, and those will have a painful torment.

Marmaduke Pickthall

Those who disbelieve in the revelations of Allah and in (their) Meeting with Him, such have no hope of My mercy. For such there is a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who deny the signs of God and the meeting with Him, cannot have hope of My mercy. There is a painful punishment for them.

Muhammad Asad

And [thus it is:] they who are bent on denying the truth of God’s messages and of their [ultimate] meeting with Him - it is they who abandon all hope of My grace and mercy: and it is they whom grievous suffering awaits [in the life to come].

Mustafa Khattab

As for those who disbelieve in Allah’s signs and the meeting with Him, it is they who will have no hope in His mercy.[1] And it is they who will suffer a painful punishment.

Progressive Muslims

And those who rejected God's revelations and in meeting Him, they have forsaken My mercy, and they will have a painful retribution.

Rashad Khalifa

Those who disbelieve in GOD's revelations, and in meeting Him, have despaired from My mercy. They have incurred a painful retribution.

Sahih International

And the ones who disbelieve in the signs of Allah and the meeting with Him - those have despaired of My mercy, and they will have a painful punishment.

Sam Gerrans

And those who deny the proofs of God and the meeting with Him: those despair of My mercy; and those will have a painful punishment.)

Shabbir Ahmed

And thus it is: Those who deny Allah's Messages and meeting with Him - it is they - who shall abandon all hope of My Grace. And for them is an awful doom. (They disbelieve in the glad tidings and in the Law of Eternal Recompense).

Syed Vickar Ahamed

And those who reject the Signs of Allah and the meeting with Him (in the Hereafter)— They shall suffer without My mercy: And they will (also suffer) a most painful penalty.

Taqi Usmani

And those who deny the signs of Allah and meeting with Him - those will despair of My mercy, and those are the ones for whom there is a painful punishment.

The Monotheist Group

And those who rejected the revelations of God and in meeting Him; those have forsaken My mercy; and they will have a painful retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩