Ankebût suresi

Ankebût suresi, 21. ayet

Ankebût suresi, 21. ayet. يُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَيَرْحَمُ مَن يَشَآءُ وَإِلَيْهِ تُقْلَبُونَ

yü`aẕẕibü mey yeşâü veyerḥamü mey yeşâ'. veileyhi tuḳlebûn.

Diyanet İşleri

O, dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 18–24 · surenin 21. ayeti / 69

Konu Nûh, İbrâhim ve Lût Ankebût 14–27 3

  1. Ankebût 18

    "Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir."

  2. Ankebût 19

    Onlar, Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığını, sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.

  3. Ankebût 20

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

  4. 21

    O, dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

  5. Ankebût 22

    Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.

  6. Ankebût 23

    Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

  7. Ankebût 24

    (İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. “O, dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder” Yani amellerin karşılıklarına dair hüküm veren yalnız O’dur. İtaatkârları mükâfatlandırıp onlara rahmetini ihsan edecek olan, isyankârlara azap edip onları ibretle cezalandıracak olan yalnız O’dur.

“Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz.” Yani sizler, hakkınızda azabının veya rahmetinin hükümlerinin cereyan edeceği ebedi yurda döndürüleceksiniz. O halde bu dünya yurdunda O’nun rahmetine nail olmanın sebei olan itaatleri işleyin. Azabına sebep olan masiyetlerden de uzak durun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kullarından dilediğine adaletiyle azap eder ve keremiyle dilediğine de merhamet eder. Kıyamet günü hesaba çekmek için sizleri kabirlerinizden tekrar dirilttiği zaman bir tek O'na döndürüleceksiniz.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يُعَذِّبُ yuazzibu azabeder kök: عذب
  2. مَن men kimseye
  3. يَشَآءُ yeşa'u dilediği kök: شيا
  4. وَيَرْحَمُ ve yerhamu ve acır kök: رحم
  5. مَن men kimseye
  6. يَشَآءُ ۖ yeşa'u dilediği kök: شيا
  7. وَإِلَيْهِ ve ileyhi ve hepiniz O'na
  8. تُقْلَبُونَ tuklebune çevrilirsiniz kök: قلب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Kalp

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Kalp

    "Allah'a arınmış bir kalp ile gelen başka."

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Kalp

    Hani o, Rabbine temiz bir kalple gelmişti.

  • Bakara 7 olası

    Ortak kavram: Kalp

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

  • Ortak kavram: Kalp

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Ortak kavram: Kalp

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, dileyene (layık gördüğüne) azap eder; dileyene (layık gördüğüne) ise merhamet eder. dipnot 1 Yalnızca O'na döndürüleceksiniz.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: "Allah dilediğine (layık olana) azap eder, dilediğine (layık olana) ise merhamet eder"; "(Allah azabı tercih edip) dileyene azap eder; (bağışlanmayı tercih edip) dileyene ise merhamet eder." Benzer mesajlar: Bakara 2:284; Al-i İmrân 3:129; Mâide 5:18, 40; Fetih 48:14.

Mustafa İslamoğlu

Dilediğini cezalandırır, dilediğine rahmet eder: her durumda O'na döndürüleceksiniz.

Muhammed Esed

Dilediğine azap verir, dilediğine merhamet eder; hepiniz O'na döndürüleceksiniz:

Ahmed Hulusi

"Dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. . . O'na dönüştürüleceksiniz (Hakikatinizin El Esma ül Hüsna olduğunu fark edeceksiniz)!"

Ali Bulaç

Dilediğini azablandırır, dilediğine merhamet eder. O'na çevrilip götürüleceksiniz.

Ali Özek ve heyeti

O, dilediğine azabeder, dilediğini esirger. Ancak O’na döndürüleceksiniz.

Ali Rıza Safa

Dilediğini cezalandıracak, dilediğine de merhamet edecektir. Zaten O'na döndürüleceksiniz.

Bayraktar Bayraklı

"Dilediğine azap eder; dilediğine de merhamet eder. Sizler O'na döndürüleceksiniz."

Edip Yüksel

Dilediğini cezalandırır ve dilediğine acır; O'na çevrileceksiniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dilediğini cezalandırır ve dilediğine acır; O'na çevrileceksiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dilediğine azap eder, dilediğine de rahmet eder. Hep O'na döndürüleceksiniz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Dilediğine azab eder, dilediğine de rahmet ve hep ona çevirileceksiniz

Erhan Aktaş

O, Hak eden dipnot 1 kimseye azap eder, hak eden dipnot 1 kimseye de rahmet eder. dipnot 1 Ve O'na döndürüleceksiniz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kelimesi kelimesine, "dilediğini." Dilediğini demek: "Hak edeni" demektir; Allah, azabı hak edene azap eder; bağışlanmayı hak edeni bağışlar, demektir. Allah, "Dilediğimi" demekle, kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm, demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi," insanın "dilemesine," "insanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 10:108; 76:3).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, Hak eden dipnot 1 kimseye azap eder, hak eden dipnot 1 kimseye de rahmet eder. dipnot 1 Ve O'na döndürüleceksiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literal olarak dilediğini: Dilediğini demek; hak edeni demektir. Allah, azabı gerektiren şeyleri yapana azap eder; rahmeti gerektiren şeyleri yapana da rahmet eder. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey yapmak isteyeni" anlamına da gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, dilediği kimseye azap eder, dilediği kimseye de rahmet eder. dipnot 1 Ve O'na döndürüleceksiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Azabı hak edeni azaplandırır, bağışlanmayı hak edeni de bağışlar.

Gültekin Onan

Dilediğini azablandırır, dilediğine merhamet eder. O'na çevrilip götürüleceksiniz (tuklebun).

Hasan Basri Çantay

Kimi dilerse azablandırır, kimi dilerse esirger O. (Hepiniz) ancak ona döndürü (lüp götürü) leceksiniz.

İbni Kesir

Dilediğine azab eder, dilediğine merhamet eder. Ve ona çevrileceksiniz.

Mehmet Alagaş

(16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

Rowwad Tercüme Merkezi

O, dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. Yalnız O’na döndürüleceksiniz.

Süleyman Ateş

Dilediğine azabeder, dilediğine acır ve hepiniz O'na çevrilirsiniz.

Süleymaniye Vakfı

Allah, hak edene dipnot 1 azap edecek, hak edene de ikramda bulunacaktır dipnot 2 . Siz ona döndürüleceksiniz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yanlış yapana azap eder, doğru yapana da ikramda bulunur. Siz ona yönlendirileceksiniz.

Şaban Britch

O dilediğine azap eder, dilediğine rahmet eder. O’na döndürüleceksiniz.

Şaban Piriş

O dilediğine azap eder, dilediğine rahmet eder. O'na döndürüleceksiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Dilediğine/dileyene azap eder, dilediğine/dileyene rahmet eder. O'na döndürüleceksiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He punishes whom he will and extends mercy to whom He will and to Him shall all of you be sent back.

Abdul Haleem

He punishes whoever He will and shows mercy to whoever He will. You will all be returned to Him.

Abdullah Yusuf Ali

"He punishes whom He pleases, and He grants Mercy to whom He pleases, and towards Him are ye turned.

Abul A'la Maududi

He chastises whom He will and forgives whom He will. To Him all of you will be sent back.

Aisha Bewley

He punishes anyone He wills and has mercy on anyone He wills. You will be returned to Him.

Al-Hilali & Khan

He punishes whom He wills, and shows mercy to whom He wills; and to Him you will be returned.

Ali Quli Qarai

He will punish whomever He wishes and have mercy on whomever He wishes, and to Him you will be returned.

Amatul Rahman Omar

`He punishes whom He will (of the guilty) and shows mercy to whom He will and to Him you shall have to be turned back.

Arthur John Arberry

chastising whom He will, and having mercy on whomsoever He will, and unto Him you shall be turned.

Bijan Moeinian

God may punish whoever (among those who deserve to be punished) He wills and shower His mercy upon whoever (who has turned to Him sincerely) He wills and eventually everyone will return to Him.

E. Henry Palmer

He torments whom He will, and has mercy on whom He will; and unto Him shall ye be returned.

Edip-Layth

"God will punish whom He wills and He will have mercy on whom He wills, and to Him you will return."

George Sale

He will punish whom He pleaseth, and He will have mercy on whom He pleaseth. Before Him shall ye be brought at the day of judgment:

Hamid S. Aziz

Say, "Travel you in the earth, and behold how Allah originated creation; so will He produce a later creation. Verily, Allah has power over all things."

Mahmoud Ghali

He torments whomever He decides, and He has mercy on whomever He decides. And to Him you will be turned over.

Marmaduke Pickthall

He punisheth whom He will and showeth mercy unto whom He will, and unto Him ye will be turned.

Mohamed Ahmed - Samira

Punish whom He will, and have mercy on whom He please. And to Him will you be brought back in the end.

Muhammad Asad

He causes to suffer whomever He wills, and bestows His mercy on whomever He wills; and unto Him you shall be made to return:

Mustafa Khattab

He punishes whoever He wills, and shows mercy to whoever He wills. And you will ˹all˺ be returned to Him.

Progressive Muslims

"God will punish whom He wills and He will have mercy on whom He wills, and to Him you will return. "

Rashad Khalifa

He condemns to retribution whomever He wills, and showers His mercy upon whomever He wills. Ultimately, to Him you will be turned over.

Sahih International

He punishes whom He wills and has mercy upon whom He wills, and to Him you will be returned.

Sam Gerrans

“He punishes whom He wills, and shows mercy to whom He wills; and to Him will you be returned.

Shabbir Ahmed

He requites individuals and nations according to His Laws, and bestows Mercy according to His Laws. And you are obliged to draw consequences from Him.

Syed Vickar Ahamed

"He punishes whom He wills, and He grants mercy to whom He wills, and towards Him will you return.

Taqi Usmani

He punishes whom He wills and has mercy on whom He wills. And to Him you are to be turned back.

The Monotheist Group

"God will punish whom He wills and He will have mercy on whom He wills, and to Him you will return."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩