Diyanet İşleri
Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.
Bakara suresi
Bakara suresi, 104. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَقُولُوا۟ رَٰعِنَا وَقُولُوا۟ ٱنظُرْنَا وَٱسْمَعُوا۟ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ
yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ teḳûlû râ`inâ veḳûlü-nẕürnâ vesme`û. velilkâfirîne `aẕâbün elîm.
Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Râinâ" demeyin; nesih; Kitap ehlinin kıskançlığı Bakara 104–110 3
Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitab'ını (Tevrat'ı) arkalarına attılar.
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil'deki Harut ve Marut adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, "Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme" demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!
Eğer onlar iman edip Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olacaktı. Keşke bilselerdi!
Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.
Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?
Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
104. “Ey iman edenler! “Râinâ” demeyin.” Müslümanlar, Peygamber kendilerine dinlerini öğrettiği sırada ona hitaben “bizim halimizi gözet” anlamında “râinâ” derler ve bu kelime ile sağlıklı ve doğru bir mana kastederlerdi. Yahudiler ise bu kelimeyi kötü bir mana kastederek kullanıyorlar ve bu fırsatı değerlendirerek Peygamber’e onunla hitap ediyorlardı. Allah da böyle bir kapıyı kapatmak üzere mü’minlere bu kelimeyi kullanmayı yasakladı. Bu buyruktan, eğer haram olana götüren bir yol ise caiz olan bir şeyin de yasaklanabileceği anlaşılmaktadır. Yine bu buyrukta güzel edep, sadece güzel anlamlar içeren ve hiçbir yönden kötü mana taşımayan lafızları kullanmak ve çirkin sözleri terk etmek hakkında nasihat vardır. Yine uygun olmayan bir anlama gelme ihtimali bulunan ve bir çeşit şaşırtmaca anlamlar taşıyan sözleri terk etme emri vardır. O bakımdan Yüce Allah müminlere ancak güzel bir anlama gelme ihtimali bulunan bir söz kullanmalarını emrederek: “Unzurnâ deyin” buyurdu. Çünkü (bize bak, bizi gözet anlamına gelen) “unzurnâ” kelimesi yeterlidir ve herhangi bir sakınca söz konusu olmaksızın maksat onunla gerçekleşir. “ve dinleyin” Yüce Allah burada dinlenecek şeyi söz konusu etmemiştir. Bunun sebebi dinlenmesi emrolunan her bir şeyi kapsamına alsın diyedir. Böylece hem Kur’ân’ı, hem de hikmetin kendisi olan Sünnet’i lafzı ve manası ile dinlemeyi hem de onlarda verilen emri ve yapılan çağrıyı kabul edip karşılık vermeyi kapsamaktadır. Dolayısıyla bu emrin çerçevesine edeb ve itaat girmektedir. Daha sonra Allah, kâfirleri can yakıcı, acı verici bir azab ile tehdit etmektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah Teâlâ, Müminleri güzel söz seçmeye yönlendirerek şöyle demiştir: Ey İman edenler! “Râinâ” (bizim ahvalimizi gözet) demeyin. Çünkü Yahudiler bu sözü tahrif ediyor ve resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bu sözle sesleniyorlardı. Bununla da fasit bir manayı kastediyorlardı. O da boşboğaz ve çapulcu manasına gelen “Râûne” kelimesidir. Bunun akabinde Allah Teâlâ bu kapıyı kapamak için bu sözü yasakladı. Bunun yerine kullarına “Unzurnâ” (bizi bekle senin ne kastettiğini anlayalım) demelerini emretmiştir. Bu kelimenin ifade ettiği manada bir sakınca yoktur. Allah'ı inkâr eden kâfirler için elem ve acı verici bir azap vardır.
Aynı kök: رعي (10 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine…
Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü…
Aynı kök: رعي (10 geçiş)
Yiyin, hayvanlarınızı yayın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için (Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren) deliller vardır.
Aynı kök: رعي (10 geçiş)
Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.
Aynı kök: الم (75 geçiş)
Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…
Aynı kök: الم (75 geçiş)
Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey iman edenler! ‘Râ‘inâ!' dipnot 1 (bize çobanlık et) demeyin, ‘Unzurnâ!' (bizi gözet) deyin ve (söylenenleri) dinleyin! kâfirler için elem verici bir azap vardır.
Siz ey iman edenler! "Sen bize uy" demeyin, "Bizi görüp gözet" deyin ve dinleyin; zira inkar edenleri acıklı bir azap beklemektedir.
Siz ey imana ermiş olanlar! (Peygambere) "Bizi dinle" demeyin; onun yerine, "Bize karşı tahammüllü ol!" demeyi tercih edin. Ve (O'na) kulak verin. Çünkü, hakikati inkar edenleri şiddetli azap bekliyor.
Ey iman edenler, (Rasulullah'a) "raina" değil (bizi gözet, bize dikkat et anlamında. Yahudiler raina kelimesini aksan ve vurgulama ile "ahmak" anlamına gelecek şekilde kullanıp hakaret ettikleri için bu uyarı yapılmıştı) "unzurna" deyin ve dinleyin. Kafirler (hakikati inkar edenler) için feci bir azap vardır.
Ey iman edenler, "Raina-Bizi güt, bize bak" demeyin. "Unzurna-Bizi gözet" deyin ve dinleyin. Kafirler için acı bir azab vardır.
Ey iman edenler! «Râinâ» demeyin, «unzurnâ» deyin. (Söylenenleri) dinleyin. Kâfirler için elem verici bir azap vardır.
Ey inanca çağırılanlar! "Bizi davar gibi güt!" demeyin; "Bizimle ilgilen!" deyin ve kulak verin. Nankörlük edenler için acı bir ceza vardır. dipnot 27
Ey iman edenler! Peygamber'e "Bizi güt!" demeyiniz, "Bizigözet!" deyinizve onu dinleyiniz. İnanmayanlara acıklı bir azap vardır.
Gerçeği onaylayanlar! "Bize çobanlık et (raina)" demeyin; "Bizi gözetiniz (unzurna)" deyin ve dinleyin. İnkarcılar için acı bir azap var. dipnot 1
İnananlar! 'Raina (bize çobanlık et),' demeyin; 'Unzurna (bizi gözet),' deyin ve dinleyin. İnkarcılar için acı bir azap var.
Ey iman edenler, "Raina =bizi gözet" demeyin, "Unzurna =bize bak" deyin ve duyun ki, kafirler için pek elem veren bir azap vardır.
Ey iman edenler! "raina" demeyin "unzurna" deyin ve dinleyin ki kafirler için elim bir azab var
Ey İman Edenler! "raina dipnot 1 " demeyin, "unzurna. dipnot 2 " deyin ve dinleyin. Kafirler için can yakıcı bir azap vardır.
Ey iman edenler! "raina dipnot 1 " demeyin, "unzurna dipnot 2 ." deyin ve dinleyin. Gerçeği yalanlayan nankörler için can yakıcı bir azap vardır.
Ey iman edenler! "raina dipnot 1 " demeyin, "unzurna dipnot 2 ." deyin ve dinleyin. Gerçeği yalanlayan nankörler için can yakıcı bir azap vardır.
Ey inananlar, "Raina (bize çobanlık et, bizi güt, bize bak)" demeyin; "Unzurna (bizi gözet)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acı bir azap var.
Ey iman edenler, "Raina" demeyin, "Unzurna" deyin (Söze iyi) kulak verin. Kafirler için çok acıklı bir azab vardır.
Ey iman edenler; bizi de dinle, demeyin, bizi de gözet, deyin ve dinleyin. Kafirlere elim bir azab vardır.
(104-105) Ey iman edenler bizi gözet / riayet et / bizle ilgilen demeyin bizi gözle / bize bak / bizi izle deyin ve dinleyin, kafirler için acıtıcı bir azap vardır. Kitap ehlinden kafir olanlar ve müşrikler size Rabbinizden bir hayır indirilmesini arzu etmezler , Allah dilediğine rahmetini tahsis eder / verir, Allah çok büyük bir fazilet sahibidir.
Ey iman edenler! “Râinâ” (bizi gözet) demeyin! “Unzurnâ” (bize bak) deyin ve sözü dinleyin. Kâfirler için çok acı bir azap vardır.
Ey inananlar, "Ra'ina (bizi gözet, yahut: kaba söz)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acı bir azab vardır.
Ey inanıp güvenenler! "Bizi kolla!" demeyin, "Bizi gözet!" dipnot 1 deyin ve dinleyin. Kafirlik edenler için acıklı bir azap vardır.
Müminler! "Bizi güt!" demeyin, "Bizi gözet!" dipnot 1 deyin ve dinleyin. Kafirlere acıklı bir azap vardır.
Ey iman edenler! “Râinâ” (bizi gözet) demeyin “Unzurnâ” (bize bak) deyin ve sözü dinleyin, kâfirler için çok acı bir azap vardır.
-Ey iman edenler! "Raina" (bizi gözet) demeyin "unzurna" (bize bak) deyin ve sözü dinleyin, kafirler için çok acı bir azap vardır.
Ey iman edenler! "Raina" demeyin, "unzurna" deyin/"bizi davar gibi güt" diye konuşmayın, "bize bak" diye konuşun ve dinleyin. Kafirler için korkunç bir azap vardır.
O you, faithful believers: Do not address the Prophet in Hebrew disrespectfully. Do not say "Ra’ina" when you desire His attention, instead say, "‘Unzurna" or turn your attention directing your eye upon us; and those who defy Allah shall endure torture.
Believers, do not say [to the Prophet], ‘Raina,’ but say, ‘Unzurna,’ and listen [to him]: an agonizing torment awaits those who ignore [God’s words].
O ye of Faith! Say not (to the Messenger) words of ambiguous import, but words of respect; and hearken (to him): To those without Faith is a grievous punishment.
O you who believe! dipnot 1 Do not say (to the Prophet): Ra'ina (Lend ear to us), but say Unzurna (Favour us with your attention) and pay heed (to him). dipnot 2 A painful chastisement awaits the unbelievers.
You who have iman! do not say, ‘Ra’ina,’* say, ‘Undhurna,’* and listen well. The kafirun will have a painful punishment.
O you who believe! Say not (to the Messenger صلى الله عليه وسلم) Râ‘ina [1] but say Unzurna (make us understand) and hear. And for the disbelievers there is a painful torment. (See Verse 4:46)
O you who have faith! Do not say Ra‘inā, but say Un³urnā, and listen! And there is a painful punishment for the faithless.
O you who believe! say not (while addressing the Prophet), `Râ`inâ!' (listen to us - a word used also for showing disrespect for the person addressed), rather say (an equivocal phrase), `Unzurna!' (- we beg your attention), and listen to him attentively, (that you stand not in need of any such phrases that have double meanings, one in a good sense, the other in a bad one). Indeed there awaits the disbelievers a grievous punishment.
O believers, do not say, 'Observe us,' but say, 'Regard us'; and give ear; for unbelievers awaits a painful chastisement.
O’ believers, do not call the Prophet by the names which may be misinterpreted. Know that the disbelievers have to face an awful punishment.
O ye who believe! say not 'ra'hina, ' but say 'unthurna,' and hearken; for unto misbelievers shall be grievous woe.
O you who acknowledge, do not say, "Shepherd us," but say, "Pay attention to us," and listen. For the ingrates is a painful retribution.
O true believers, say not to our Apostle, Raina; but say Ondhorna; and hearken: The infidels shall suffer a grievous punishment.
O you men of faith! Say not "rahina" (a word having ambiguous meanings, including "attend to us") but say "unthurna" (an unambiguous word having the same meaning), but words of respect and hearken; for to disbelievers shall be grievous woe.
O you who have believed, do not say, "Raaina" (This from of the verb was used by the Jews and had a derisive connotation in Hebrew. Here in means "heed us") and say, "Look upon us and listen, " (Literally: hear) and to the disbelievers is a painful torment.
O ye who believe, say not (unto the Prophet): "Listen to us" but say "Look upon us," and be ye listeners. For disbelievers is a painful doom.
Had they come to believe instead, and taken heed for themselves, they would surely have earned from God a far better reward. If only they had sense!
O YOU who have attained to faith! Do not say [to the Prophet], "Listen to us," but rather say, "Have patience with us," and hearken [unto him], since grievous suffering awaits those who deny the truth.
O believers! Do not say, "Râ’ina." [Herd us!] But say, “Unẓurna,” [Tend to us!] and listen ˹attentively˺.[1] And the disbelievers will suffer a painful punishment.
O you who believe, do not Say: "Shepherd us," but Say: "Be patient with us," and listen. For the rejecters is a painful retribution.
O you who believe, do not say, "Raa'ena" (be our shepherd). Instead, you should say, "Unzurna" (watch over us), and listen. The disbelievers have incurred a painful retribution.,
O you who have believed, say not [to Allah 's Messenger], "Ra'ina" but say, "Unthurna" and listen. And for the disbelievers is a painful punishment.
O you who heed warning: say not: “Attend thou to us,” but say: “Look thou upon us,” and listen; and for the false claimers of guidance is a painful punishment.
O You who have chosen to be graced with belief! Do not say (to the Prophet), "Listen to us. " Instead, say, "Look upon us, or, grant us attention." And always be good listeners. There is a painful consequence for the rejecters of the Divine Commands. ('Ra'ina' also has another meaning to it, i.e. "Be our shepherd." Do not be vague and speak straight to the point (4:46), (33:70)).
O you who believe! Do not say ambiguous words like Ráina (an insult in Hebrew, to the Prophet); But (say) clearly words of respect like Unzurna; (Make us understand), and listen carefully (to him); For those without Faith, there is a painful punishment.
O you who believe, do not say Rā‘inā, but say UnZurnā, and listen, as there is a grievous punishment for the unbelievers.
O you who believe, do not say: "Shepherd us," but say: "Be patient with us," and listen. For the rejecters is a painful retribution.