A'râf suresi

A'râf suresi, 192. ayet

A'râf suresi, 192. ayet. وَلَا يَسْتَطِيعُونَ لَهُمْ نَصْرًا وَلَآ أَنفُسَهُمْ يَنصُرُونَ

velâ yesteṭî`ûne lehüm naṣrav velâ enfüsehüm yenṣurûn.

Diyanet İşleri

Halbuki onlar (edindikleri ilahlar) ne onlara yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 189–195 · surenin 192. ayeti / 206

Konu Tek nefisten yaratılış ve âciz ilahlar A'râf 189–198 3

  1. A'râf 189

    Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah'a, "Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız" diye dua ederler.

  2. A'râf 190

    Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı bir çocuk verince de, Allah'ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O'na ortaklar koşarlar. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.

  3. A'râf 191

    Hiçbir şeyi yaratamayan, kendileri yaratılan şeyleri Allah'a ortak mı koşuyorlar?

  4. 192

    Halbuki onlar (edindikleri ilahlar) ne onlara yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler.

  5. A'râf 193

    Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da, sussanız da sizin için birdir (sonuç alamazsınız).

  6. A'râf 194

    Allah'ı bırakıp tapındıklarınızın hepsi sizin gibi (yaratılmış) kullardır. Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi hemen onları çağırın da size cevap versinler (duanıza icabet etsinler).

  7. A'râf 195

    Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 191–192. ayetler için yazılmıştır.

191-192. Bu uydurma ilahlar, zerre ağırlığı kadar dahi hiçbir şey yaratamadıklarına, bizzat kendileri yaratılmış olduğuna, kendilerine tapanların başına gelecek hoş olmayan herhangi bir şeyi önleyemeyeceklerine, hatta bizzat kendilerinin hoşlanmayacakları bir şeyi bile önleyemeyeceklerine göre nasıl olur da onlar Allah ile birlikte ilah edinilebilir? Şüphesiz ki bu, ancak zulmün en ileri derecesi ve akılsızlığın en uç noktasıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hâlbuki bu ibadet olunan ilahlar, ne kendilerine ibadet edenlere yardım etmeye güçleri vardır, ne de kendi nefislerine bir yardımda bulunabilirler. Öyleyse bunlara nasıl ibadet ederler?

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la
  2. يَسْتَطِيعُونَ yestetiune güçleri yetmez kök: طوع
  3. لَهُمْ lehum onlara
  4. نَصْرًۭا nesran yardım etmeye kök: نصر
  5. وَلَآ ve la ne de
  6. أَنفُسَهُمْ enfusehum kendilerine kök: نفس
  7. يَنصُرُونَ yensurune yardım edebilirler kök: نصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Allah'tan başka taptıklarınızın ise size yardım etmeğe güçleri yetmez. Onlar kendilerine de yardım edemezler.

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Yoksa bizim dışımızda onları koruyacak ilahları mı var? O ilah edindikleri nesneler kendilerine bile yardım edemezler. Zaten onlar bizden de yardım…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    (İlah edindikleriniz) söyledikleriniz konusunda sizi yalancı çıkardılar. Artık kendinizden azabı savmaya gücünüz yetmeyecek ve kendinize yardım da…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Oysa putlar), onlara yardıma güç yetiremez, (kendilerine bile) yardım edemezler. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet "Hâlbuki (ortak koştukları varlıklar) ne onlara yardım edebilirler ne de kendilerine yardımları olur" şeklinde de tercüme edilebilir.

Mustafa İslamoğlu

Kaldı ki, ne onlara yardımları dokunabilir ne de bizzat kendilerine yardımcı olabilirler.

Muhammed Esed

Ne onlara ne de kendi kendilerine bir yardımda bulunamayacak olan varlıklara mı?

Ahmed Hulusi

(Allah'a ortak koşulanlar) onlara yardıma muktedir olamadıkları gibi, kendi nefslerine de yardım edemezler!

Ali Bulaç

Oysa (bu şirk koştukları güçler ve nesneler) ne onlara bir yardıma güç yetirebilir, ne kendi nefislerine yardım etmeğe.

Ali Özek ve heyeti

Halbuki (putlar) ne onlara bir yardım edebilirler ne de kendilerine bir yardımları olur.

Ali Rıza Safa

Ne bunlara yardım etmeye güçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler.

Bayraktar Bayraklı

Oysa, putlar onlara da yardım edecek güçte değil ve kendilerine de yardım edemezler.

Edip Yüksel

Putlar, ne onlara yardım edebilir, ne de kendilerine yardım edebilirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Putlar, ne onlara yardım edebilir, ne de kendilerine yardım edebilirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Halbuki onlar, onların imdadına yetişmezler, hatta kendilerini bile kurtaramazlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki onlar, onların imdadına yetişmezler, hatta kendilerini bile kurtaramazlar

Erhan Aktaş

Oysa onlar, ne onlara yardım edebilirler ne de kendilerine yardım edebilirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Oysa onlar, ne onlara yardım edebilirler ne de kendilerine yardım edebilirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Oysa onlar, ne onlara yardım edebilirler ne de kendilerine yardım edebilirler.

Gültekin Onan

Oysa (ortak koştukları) ne onlara bir yardıma güç yetirebilir, ne de kendi nefslerine yardım etmeye.

Hasan Basri Çantay

Halbuki bunlar o (tapanlara) hiç bir suretle yardım edemeyecekler gibi kendi kendilerine bile yardım edemezler.

İbni Kesir

Halbuki bunlar; ne onlara yardım edebilir, ne de kendilerine bir yardımları olabilir.

Mehmet Alagaş

(189-198) O ki sizleri tek bir nefisten yarattı ve ondan eşini onda sakinleşsin diye yarattı. Ona büründüğünde / dolandığında hafifçe bir yük yüklendi, onunla bir müddet geçirdi, ağırlaştığı vakit, Allaha her ikisi de dua etti, bize salih verirsen eğer teşekkür edenlerden olacağız dediler. O ikisine salih evlat verdiğimizde, verdiğimizi Allah’a ortak koştular, Allah ortak koştuklarından üstündür. Herhangi bir şey yaratamayanları, kendileri yaratılmış olanları ortak mı koşuyorlar? Onlara yardım etmeye güçleri yetmez, kendilerine dahi yardım edemezler. Onları / şirk koştuklarını yola girmeye çağırsanız / hidayete davet etseniz, size uymazlar, ister onları davet edin yahut suskun olun farksızdır / aynıdır, Allah’ın dışında dua ettikleriniz sizin gibi kuldurlar, eğer sözünüze bağlı iseniz / sadık iseniz dua edin onlara, onlar da size cevap versinler. A yakları mı var ki onunla yürüyorlar ? elleri mi var ki onunla tutuyorlar ? gözlerimi var ki onunla görüyorlar? kulaklarımı var ki onunla işitiyorlar? Deki ortak tuttuklarınızı çağırın sonra tuzak kurun / hile kurun beni hiç beklemeyin / bekletmeyin. Muhakkak ki Allah benim velimdir , öyle ki kitabı peyder pey indirdi ve O yüzünü salihlere döner, onları dost edinir. (Nezzele parça parça indirmek enzele tek seferde indirmektir) Onun dışında duada bulunduklarınızın sizlere yardıma güçleri yetmez ve kendilerine de yardım edemezler. Onları hidayete çağırdığında işitmezler ve onların sana baktığını görürsün onlar görmezler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hâlbuki ortak koştukları şeyler ne onlara yardımda bulunabilir ne de bizzat kendilerine yardım edebilirler.

Süleyman Ateş

(O putlar), ne onlara bir yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım ederler?

Süleymaniye Vakfı

Halbuki onların bunlara yardım etmeye güçleri yetmez; onlar kendileri için bile bir şey yapamazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar, ne onlara ne de kendilerine yardım edebilirler.

Şaban Britch

Kendilerine bile yardım edemeyenler, onlara hiç yardım edemezler.

Şaban Piriş

Kendilerine bile yardım edemeyenler, onlara hiç yardım edemezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar, ne bunlara bir yardım sağlayabilirler ne de kendi benliklerine yardımcı olabilirler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor can these objects of worship afford them help or help themselves!

Abdul Haleem

that cannot help them at all, or even help themselves?

Abdullah Yusuf Ali

No aid can they give them, nor can they aid themselves!

Abul A'la Maududi

They have no power to help others. nor can they help themselves.

Aisha Bewley

which are not capable of helping them and cannot even help themselves?

Al-Hilali & Khan

No help can they give them, nor can they help themselves.

Ali Quli Qarai

and can neither help them, nor help themselves?

Amatul Rahman Omar

And they (the associated gods) will have no power to give them (who associate partners with Allâh) any help, nor can they help themselves (but will themselves perish).

Arthur John Arberry

and that have no power to help them, neither they help themselves?

Bijan Moeinian

These gods of them not only can not help them but are also incapable of helping themselves.

E. Henry Palmer

which have no power to help them, and cannot even help themselves?

Edip-Layth

They cannot help them, nor can they help themselves?

George Sale

And they give them no help, nor can they help themselves.

Hamid S. Aziz

And have no power to help them, nor can even help themselves?

Mahmoud Ghali

And that are unable to vindicate them, neither will they vindicate themselves?.

Marmaduke Pickthall

And cannot give them help, nor can they help themselves?

Mohamed Ahmed - Samira

Who can neither help them, nor help themselves?

Muhammad Asad

and neither are able to give them succour nor can succour themselves,

Mustafa Khattab

which cannot help them, or even help themselves?

Progressive Muslims

And they cannot give them aid, nor can they aid themselves

Rashad Khalifa

Idols that can neither help them, nor even help themselves?

Sahih International

And the false deities are unable to [give] them help, nor can they help themselves.

Sam Gerrans

And they are not able to help them, nor do they help themselves.

Shabbir Ahmed

And they cannot help them, nor can they help themselves.

Syed Vickar Ahamed

No help can they (the partners) give to them, nor can they help themselves!

Taqi Usmani

And they (the alleged partners) cannot extend to them any help, nor can they help themselves.

The Monotheist Group

And they cannot give them aid, nor can they aid themselves?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 192. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 192. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 192. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩