Diyanet İşleri
"Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum."
A'râf suresi
A'râf suresi, 62. ayet. أُبَلِّغُكُمْ رِسَٰلَٰتِ رَبِّى وَأَنصَحُ لَكُمْ وَأَعْلَمُ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
übelliguküm risâlâti rabbî veenṣaḥu leküm vea`lemü mine-llâhi mâ lâ ta`lemûn.
"Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh A'râf 59–64 3
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" dedi.
Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
(Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
"Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum."
Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 61–62. ayetler için yazılmıştır.
61. Onların bu tepkilerine karşılık Nuh aleyhisselâm kendisine itaat ederler ümidi ile onlara oldukça nazik ve yumuşak bir şekilde cevap verip “Dedi ki: Ey kavmim, bende hiçbir sapıklık yoktur.” Ben hiçbir şekilde, hiçbir hususta sapmış değilim. Aksine ben hidâyete çağıran ve hidâyet üzere olan birisiyim. Hatta onun hidâyeti tıpkı kardeşleri olan “ulu’l-azm” rasûllerin hidâyeti türünden, hidâyet türlerinin en yücesi ve en mükemmeli idi. Bu da tam ve kamil risalet hidâyetidir. Bundan dolayı onlara şöyle demiştir: “Aksine ben, âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” Yani sizin de bütün yaratılmışların da her türlü terbiyesini gerçekleştiren Rabbinizin elçisiyim. Ki O, bu terbiye türlerinin en büyüğü olarak kullarına rasûller göndermiştir. Bu rasûller de Allah’ın kullarına salih amelleri, üstün ahlakî değerleri ve sahih akîdeyi emretmişler ve bunların zıddı olan şeyleri de onlara yasaklamışlardır. Bu yüzden Nuh devamla onlara şöyle demiştir:
62. “Ben, Rabbimin vahyettiklerini size tebliğ ediyorum, size nasihatte bulunuyorum” Benim görevim, Allah’ın tevhidini, emirlerini ve yasaklarını nasihat veren, sizin iyiliğinizi isteyen ve size karşı şefkat gösteren bir kimse olarak size tebliğ etmektir. “ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.” O halde sizler eğer bilen kimseler iseniz bana itaat etmeniz ve benim emrime bağlı kalmanız gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sizlere, Yüce Allah’ın bana vahyettiği dini tebliğ ediyor, O'nun emirlerini yerine getirmeye davet ediyorum. Sevap olan amellere teşvik ediyor, yasaklarını işlemenizden ve cezayı hak ettiren amellerden korkutuyorum. Böylece sizler için hayır istiyorum. Ben, Allah’ın bana vahiy yoluyla öğrettiği sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.
Aynı kök: نصح (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh
Ben size öğüt vermek istesem de, eğer Allah sizi azdırmak istemişse, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O'na döndürüleceksiniz.
Aynı kök: نصح (13 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
"Rabbimin vahyettiklerini size tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir nasihatçıyım."
Aynı kök: نصح (13 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve "Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Aynı kıssa: Hz. Nûh
(Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Size Rabbimin mesajlarını duyuruyor, size öğüt veriyorum ve ben sizin bilmediklerinizi Allah'tan (gelen vahiy ile) biliyorum."
Size Rabbimin mesajlarını tebliğ ediyor ve öğüt veriyorum; çünkü ben Allah'tan gelen (vahiy) sayesinde sizin bilmediklerinizi biliyorum.
Rabbimin haberlerini bildiriyor, öğütler veriyorum size: çünkü ben, Allahın bana (vahiyle) bildirmesi sayesinde sizin bilmediğinizi biliyorum.
"Rabbimin risaletlerini size tebliğ ediyorum. . . Sizin hayrınıza konuşuyorum; (çünkü) Allah'tan (gelen ilimle) sizin bilmediklerinizi biliyorum. "
"Size Rabbimin risaletini tebliğ ediyorum. (Ayrıca) Size öğüt veriyor ve sizin bilmediklerinizi ben Allah'tan biliyorum."
Size Rabbimin vahyettiklerini duyuruyorum, size öğüt veriyorum ve ben sizin bilmediklerinizi Allah'tan (gelen vahiy ile) biliyorum.
"Efendimin gönderdiklerini size bildiriyorum ve size öğüt veriyorum. Sizin bilmediklerinizi, Allah'ın yardımı sayesinde bilirim!"
"Size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyuruyorum, size öğüt veriyorum ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum."
"Size Efendimin mesajını iletiyor ve size öğüt veriyorum. Sizin bilmediklerinizi ALLAH aracılığıyla biliyorum."
'Size Rabbimin mesajını iletiyor ve size öğüt veriyorum. Sizin bilmediklerinizi ALLAH aracılığıyla biliyorum.'
Size, Rabbimin mesajlarını iletiyorum, size öğüt veriyorum ve ben Allah'tan gelen vahy ile sizin bilmeyeceklerinizi biliyorum.
size rabbimin risaletlerini tebliğ ediyorum ve size nasıhat ediyorum ve Allahdan sizin bilemiyeceklerinizi biliyorum
"Rabb'imin gönderdiklerini size tebliğ ediyorum. Ve size öğüt veriyorum. Allah tarafından, sizin bilmediklerinizi biliyorum."
"Rabb'imin gönderdiklerini size tebliğ ediyorum. Ve size öğüt veriyorum. Allah tarafından, sizin bilmediklerinizi biliyorum."
"Rabb'imin gönderdiklerini size tebliğ ediyorum. Ve size öğüt veriyorum. Allah tarafından, sizin bilmediklerinizi biliyorum."
"Size rabimin risaletini tebliğ ediyorum. (Ayrıca) Size öğüt veriyor ve sizin bilmediklerinizi ben Tanrı'dan biliyorum."
"Size Rabbimin vahyetdiklerini tebliğ ediyorum, sizin iyiliğinizi istiyorum. Ben sizin bilmeyeceklerinizi de Allahdan (gelen vahy ile) biliyorum".
Rabbımın vahyettiklerini size bildiriyorum. Ve size öğüt veriyorum. Ben sizin bilmediğinizi de Allah katından biliyorum.
(59-64) Kesin olan şu ki Nuh’u kavmine biz gönderdik, dedi ki ey kavmim Allah’a ibadet edin ondan gayrı ilah sizlere yok. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum. Kavmin ileri gelenleri / seçkinleri dedi ki seni apaçık bir sapmışlıkta görüyoruz. Dedi ki ey kavmim bende bir sapma yok ve lakin ben, alemlerin Rabbinden bir Resulüm. Sizlere Rabbimin mesajlarına / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum, size öğüt veriyorum / nasihat veriyorum ve Allah’tan sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum. Rabbinizden sakınmanız ve uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden olan bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayip mi geldi size? Böylelikle belki esirgenirsiniz. Onu yalanladılar ve onu ve beraberindekileri gemide kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk / garkettik. Kesinlikle onlar körleşmiş bir kavimdiler.
“Size, Rabbimin vahyettiklerini bildiriyor ve nasihat ediyorum. Ben, Allah'ın katından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.”
"Size Rabbimin mesajlarını duyuruyorum, size öğüt veriyorum ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum."
Size Rabbimin mesajlarını tebliğ ediyor /bildiriyor ve sizin iyiliğinizi istiyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri ben Allah'tan öğreniyorum.
Size Rabbimin isteklerini bildiriyorum ve sizin iyiliğinizi istiyorum. Allah'ın bildirmesiyle sizin bilmediklerinizi biliyorum.
Size, Rabbimin gönderdiklerini bildiriyor ve nasihat ediyorum. Ben, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.
Size, Rabbimin gönderdiklerini bildiriyor, sizin iyiliğinizi istiyorum. Ben, Allah'ın bildirmesi ile sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.
"Size Rabbimin vahiylerini tebliğ ediyorum, size öğüt veriyorum. Allah'ın yardımıyla, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum."
"A Messenger who has come to relate to you the message entrusted to me by Allah, my Creator, and to advise you and offer you counsel". "You had better realize that I have knowledge of the truth imparted to me by Allah, and you just do not know what is true and therefore will not know what is good".
I am delivering my Lord’s messages to you and giving you sincere advice. I know things from God that you do not.
"I but fulfil towards you the duties of my Lord's mission: Sincere is my advice to you, and I know from Allah something that ye know not.
I convey to you the messages of my Lord, give you sincere advice, and I know from Allah that which you do not know.
transmitting my Lord’s Message to you and giving you good counsel, and I know from Allah what you do not know.
"I convey unto you the Messages of my Lord and give sincere advice to you. And I know from Allâh what you know not.
I communicate to you the messages of my Lord, and I am your well-wisher, and I know from Allah what you do not know.
`I deliver to you the Messages of my Lord, and I advise you sincerely, for I know from Allâh what you do not know.
I deliver to you the Messages of my Lord, and I advise you sincerely; for I know from God that you know not.
"I relay to you the Messages of my Lord. Believe me, I have the best intention as the Lord has taught me what you do not know.
I preach to you the messages of my Lord, and I give you sincere advice; and I know from God what ye know not.
"I deliver to you my Lord's messages, I advise you, and I know from God what you do not know."
I bring unto you the messages of my Lord; and I counsel you aright: For I know from God, that which ye know not.
I convey to you the messages of my Lord, and I give you sincere advice; and I know from Allah what you know not.
I constantly proclaim to you the Messages of my Lord, and I advise you (sincerely), and I know from Allah what you do not know.
I convey unto you the messages of my Lord and give good counsel unto you, and know from Allah that which ye know not.
I bring to you the messages of my Lord, and give you sincere advice, for I know from God what you do not know.
I am delivering unto you my Sustainer's messages and giving you good advice: for I know [through revelation] from God what you do not know.
conveying to you my Lord’s messages and giving you ˹sincere˺ advice. And I know from Allah what you do not know.
"I deliver to you my Lord's messages, and I advise you, and I know from God what you do not know. "
"I deliver to you the messages of my Lord, and I advise you, and I know from GOD what you do not know.
I convey to you the messages of my Lord and advise you; and I know from Allah what you do not know.
“I convey to you the messages of my Lord, and give sincere counsel to you; and I know from God what you know not.
I only convey to you the Messages of my Lord. My advice is sincere to you and I know from Allah that which you know not.
"I only do (my) duties for you from the Will of my Lord: My advice is sincere to you. And I know from Allah something that you do not know.
I convey to you the messages of my Lord and wish your betterment, and I know from Allah what you do not know.
"I deliver to you the messages of my Lord, and I advise you, and I know from God what you do not know."