Diyanet İşleri
Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?
A'râf suresi
A'râf suresi, 63. ayet. أَوَعَجِبْتُمْ أَن جَآءَكُمْ ذِكْرٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَلَىٰ رَجُلٍ مِّنكُمْ لِيُنذِرَكُمْ وَلِتَتَّقُوا۟ وَلَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
eve`acibtüm en câeküm ẕikrum mir rabbiküm `alâ racülim minküm liyünẕiraküm velitetteḳû vele`alleküm türḥamûn.
Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh A'râf 59–64 3
Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
(Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
"Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum."
Sizi uyarması ve sizin de Allah'a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" dedi.
Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
63. “Sizi uyarması için, sizin de sakınmanız ve (bu sayede) merhamete nail olmanız için…” Yani can yakıcı azabı size hatırlatarak sizi uyarmak için, sizin de zahiren ve batınen Allah’tan korkup takvaya sarılmak sureti ile azaptan kurtarıcı sebeplere sarılmanı için gelmiştir. Ki bu sayede sizler, Allah’ın geniş rahmetine nail olursunuz.
“…içinizden bir adam vasıtasıyla Rabbiniz tarafından size bir öğüt geldi diye şaştınız mı yoksa?” Şaşmamanız gereken böyle bir durumdan nasıl olur da şaşarsınız? Çünkü size içinizden bir adam vasıtasıyla öğüt, hatırlatma ve nasihat gelmiş bulunuyor. Siz de bu adamın gerçek durumunu ve doğruluğunu biliyorsunuz. Bu ise Yüce Allah’ın size inâyetinin, iyilik ve ihsanının bir neticesidir. O halde bunu kabul ve teşekkür ile karşılamalısınız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Rabbinizden size, aranızdan bildiğiniz bir adamın diliyle bir vahiy ve nasihat gelmesine şaşırıp hayrete mi düştünüz? O, sizin aranızda yaşamış, yalancı, sapkın ve tanımadığınız başka bir tür kimse değildir. Yalanlamanıza ve isyankâr olmanıza karşı sizi Allah’ın azabından korkutmak, emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınarak takvalı olmanız için gelmiştir. O'na iman ettiğiniz zaman umulur ki rahmet edilirsiniz.
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)
"Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh…
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)
İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz,…
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Kafirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: "Bu, yalancı bir sihirbazdır."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Andolsun, biz Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
"Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sizi uyarsın, takvâlı (duyarlı) olasınız ve size merhamet edilsin diye içinizden bir adama (bir kişiye) Rabbinizden bir hatırlatma gelmesine mi şaştınız? dipnot 1
Ne yani, sizi uyarsın, sorumluluğunuzu hatırlatsın ve bu sayede rahmete nail olasınız diye içinizden bir adam eliyle Rabbinizden size bir bildiri gelmesinde şaşılacak ne var?"
Sizi uyarabilsin ve siz de Allaha karşı sorumluluk bilinci duyup Onun rahmetiyle onurlanasınız diye sizin kendi içinizden birinin eliyle Rabbinizden size bir haber gelmesini niçin yadırgıyorsunuz?"
"Aranızdan bir adama, sizi uyarma görevi verilmesine; korunmanız ve belki rahmete ermeniz için Rabbinizden hatırlatma gelmesine şaştınız mı?"
"Sakınıp rahmete kavuşmanız için, içinizden sizi uyarıp korkutacak bir adam aracılığı ile bir zikir (Kitap) gelmesine mi şaştınız?"
(Allah’ın azabından) sakınıp da rahmete nâil olmanız ümidiyle, içinizden sizi uyaracak bir adam vasıtasıyla size bir zikir (kitap) gelmesine şaştınız mı?»
"Sizi uyarması ve sorumluluk bilincine eriştirmesi için, kendi aranızdan bir adama, Efendinizden bir öğreti gelmesine mi şaşırdınız? Böylece, belki merhamet edilirsiniz!"
"Korunup da merhamete nail olmanız için, içinizden sizi uyaracak biri aracılığı ile Rabbinizden size bir öğüt gelmesine şaştınız mı?"
"Sizi uyarmak için ve erdemli bir hayat sürüp merhamet edilmeniz için sizden bir adama Efendinizden bir mesajın gelmesine mi şaştınız?"
'Sizi uyarmak için ve erdemli bir hayat sürüp merhamet edilmeniz için sizden bir adama Rabbinizden bir mesajın gelmesine mi şaştınız?'
Size o korkunç akibeti bildirmek için, korunmanız için belki de rahmete kavuşturulmanız için sizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir uyarının gelmesine inanmıyor da şaşıyor musunuz?" dedi.
size korkunç akıbeti haber vermek için ve korunmanız için ve belki rahmete mazhar edilirsiniz diye sizden bir adam vasıtasiyle rabbınızdan size bir ıhtar geldiğine inanmıyor da taaccüb mü ediyorsunuz?
"Takvalı olmanızı sağlamak ve böylece merhamet olunmanız için; içinizden sizi uyaracak bir adama, Rabb'inizden size bir zikir dipnot 1 gelmesine mi şaştınız?"
"Takvalı dipnot 1 olmanızı sağlamak ve böylece merhamet olunmanız için; içinizden sizi uyaracak bir adama Rabb'inizden size bir zikir dipnot 2 gelmesine mi şaştınız?"
Takvalı dipnot 1 olmanızı sağlamak ve böylece merhamet olunmanız için; içinizden sizi uyaracak bir adama Rabb'inizden size bir zikir dipnot 2 gelmesine mi şaştınız?"
"Sakınıp rahmete kavuşmanız için içinizden sizi uyarıp korkutacak bir adam aracılığıyla bir zikir gelmesine mi şaştınız?"
"Size o korkunç akıbeti haber vermek için, korunmanız için ve belki (o sayede) rahmete kavuşdurulmanız için kendinizden bir adam (vasıtasiyle) Rabbinizden size bir ihtaar geldi diye teaccüb mü etdiniz"?
Sizi uyarması, sizin sakınmanızı ve böylece rahmete kavuşturulmanız için; aranızdan bir adama, Rabbınız tarafından bir haber geldi diye mi hayret ediyorsunuz?
(59-64) Kesin olan şu ki Nuh’u kavmine biz gönderdik, dedi ki ey kavmim Allah’a ibadet edin ondan gayrı ilah sizlere yok. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum. Kavmin ileri gelenleri / seçkinleri dedi ki seni apaçık bir sapmışlıkta görüyoruz. Dedi ki ey kavmim bende bir sapma yok ve lakin ben, alemlerin Rabbinden bir Resulüm. Sizlere Rabbimin mesajlarına / risalelerine dair bilgilendiriyorum / tebliğ ediyorum, size öğüt veriyorum / nasihat veriyorum ve Allah’tan sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum. Rabbinizden sakınmanız ve uyarılmanız için bir hatırlatmanın sizden olan bir adam üzerinden size gelmesine hayret mi ettiniz / acayip mi geldi size? Böylelikle belki esirgenirsiniz. Onu yalanladılar ve onu ve beraberindekileri gemide kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk / garkettik. Kesinlikle onlar körleşmiş bir kavimdiler.
Sizi uyarması ve sizin de Allah’a karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?
"Korunup da merhamete uğramanız için, içinizden sizi uyaracak bir adam aracılığı ile bir Zikir (sizi ikaz eden bir Kitap, size şan ve şeref verecek bir kanun) gelmesine şaştınız mı?"
İçinizden bir adama, sizi uyarması için, sizin de yanlışlardan sakınmanız ve iyilik bulmanız için Rabbinizden akılda tutulması gereken bir bilgi gelmesine mi şaşırdınız?"
İçinizden bir kişiye, sizi uyarsın diye Rabbinizden bir bilginin gelmesine mi şaşırdınız? Böylece kendinizi koruyabilir, belki de iyilik bulursunuz."
Sizi uyarması, sizinde sakınıp, takvalı olarak merhamet olunmanız için aranızdan bir adam ile Rabbinizden size bir öğüt gelmesine şaştınız mı?
Sizi uyarmak, sakınmanızı ve böylece merhamet edilmenizi sağlamak için bir adam vasıtasıyla size rabbinizden bir hatırlatma gelmesine hayret mi ediyorsunuz? dedi.
"Korunmanız, rahmet bulmanız için sizi uyarmak üzere bir adam aracılığıyla Rabbinizden bir öğüt gelmesine şaştınız mı?"
"Do you people consider it exceptional to a degree that excites astonishment that Allah sends to you illumination and enlightenment at the hands of a man from your midst in the capacity of a spectacle and a warning to guide you into all truth and induce you to recognize Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him so that you may hopefully invite His mercy and blessings!"
Do you find it so strange that a message should come from your Lord- through a man in your midst- to warn you and make you aware of God so that you may be given mercy?’
"Do ye wonder that there hath come to you a message from your Lord, through a man of your own people, to warn you,- so that ye may fear Allah and haply receive His Mercy?"
Do you wonder that admonition should come to you from your Lord through a man from amongst yourselves that he may warn you, that you may avoid evil and that mercy may be shown to you?' dipnot 1
Or are you astonished that a reminder should come to you from your Lord by way of a man among you, to warn you and make you have taqwa so that hopefully you will gain mercy?’
"Do you wonder that there has come to you a Reminder from your Lord through a man from amongst you, that he may warn you, so that you may fear Allâh and that you may receive (His) Mercy?"
Do you consider it odd that a reminder from your Lord should come to you through a man from among yourselves, to warn you so that you may be Godwary and so that you may receive His mercy?’
`Well, does it make you wonder that an exhortation, leading to eminence and honour, has come to you from your Lord through a man from among you, so that he may warn you, and so that you may become secure against evil, and that you may be shown mercy?'
What, do you wonder that a reminder from your Lord should come to you by the lips of a man from among you? That he may warn you, and you be godfearing, haply to find mercy. '
"Do you find it strange that a man, from among yourselves, be chosen to warn you so that you may come to your senses, respect the Lord and deserve His Mercy?"
What! do ye wonder that there came to you a reminder from your Lord by a man from amongst yourselves, to warn you, and that ye may fear? but haply ye may receive mercy. '
"Are you surprised that a reminder has come to you from your Lord through a man from amongst you to warn you so that you become aware, and that you may receive mercy?"
Do ye wonder that an admonotion hath come unto your from your Lord by a man from among you, to warn you, that ye may take heed to yourselves, and that peradventure ye may obtain mercy?
Marvel you that there should come unto you a Reminder from your Lord by a man from amongst you, to warn you, that you may fear evil, and that per chance (or possibly) you may receive mercy?"
And do you wonder that a Remembrance from your Lord has come to you by means (Literally: upon a man) of a man among you, that he may warn you, and that you may be pious, and that possibly you would be granted mercy?"
Marvel ye that there should come unto you a Reminder from your Lord by means of a man among you, that he may warn you, and that ye may keep from evil, and that haply ye may find mercy.
Do you wonder that a warning has come to you from your Lord through a man who is one of you, and warns you to take heed for yourselves and fear God? You might be treated with mercy. "
Why, do you deem it strange that a tiding from your Sustainer should have come unto you through a man from among yourselves, so that he might warn you, and that you might become conscious of God, and that you might be graced with His mercy?"
Do you find it astonishing that a reminder should come to you from your Lord through one of your own, warning you, so you may beware and perhaps be shown mercy?"
"Are you surprised that a reminder has come to you from your Lord through a man from amongst you to warn you, and that you may receive mercy"
"Is it too much of a wonder that a reminder should come to you from your Lord, through a man like you, to warn you, and to lead you to righteousness, that you may attain mercy?"
Then do you wonder that there has come to you a reminder from your Lord through a man from among you, that he may warn you and that you may fear Allah so you might receive mercy. "
“Do you marvel that there has come to you remembrance from your Lord through a man among you, that he should warn you, and that you should be in prudent fear, and that you might obtain mercy?”
Do you wonder that there has come to you a Reminder from your Lord through a man from amongst you - to warn you, and to show you the secure path so that you may flourish in Grace?"
"Do you wonder that a message from your Lord has come to you, through a man of your own people, to warn you— So that you may fear Allah and by chance receive His Mercy?"
Do you wonder that an advice from your Lord has come to you through a man from among you, so that he may warn you and that you may fear Allah, and that you may be blessed with mercy?"
"Are you surprised that a reminder has come to you from your Lord through a man from among you to warn you, that you may be righteous, and that you may receive mercy?"