Nûr suresi

Nûr suresi, 33. ayet

Nûr suresi, 33. ayet. وَلْيَسْتَعْفِفِ ٱلَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّىٰ يُغْنِيَهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ وَٱلَّذِينَ يَبْتَغُونَ ٱلْكِتَٰبَ مِمَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ إِنْ عَلِمْتُمْ فِيهِمْ خَيْرًا وَءَاتُوهُم مِّن مَّالِ ٱللَّهِ ٱلَّذِىٓ ءَاتَىٰكُمْ وَلَا تُكْرِهُوا۟ فَتَيَٰتِكُمْ عَلَى ٱلْبِغَآءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِّتَبْتَغُوا۟ عَرَضَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَن يُكْرِههُّنَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ مِنۢ بَعْدِ إِكْرَٰهِهِنَّ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

velyesta`fifi-lleẕîne lâ yecidûne nikâḥan ḥattâ yugniyehümü-llâhü min faḍlih. velleẕîne yebtegûne-lkitâbe mimmâ meleket eymânüküm fekâtibûhüm in `alimtüm fîhim ḫayrâ. veâtûhüm mim mâli-llâhi-lleẕî âtâküm. velâ tükrihû feteyâtiküm `ale-lbigâi in eradne teḥaṣṣunel litebtegû `araḍa-lḥayâti-ddünyâ. vemey yükrihhünne feinne-llâhe mim ba`di ikrâhihinne gafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe" yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükatebe yapın. Allah'ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 30–36 · surenin 33. ayeti / 64

Konu İzin isteme, gözleri sakınma, örtünme ve evlendirme Nûr 27–34 3

  1. Nûr 30

    Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.

  2. Nûr 31

    Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!

  3. Nûr 32

    Sizden bekar olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  4. 33

    Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe" yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükatebe yapın. Allah'ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

  5. Nûr 34

    Andolsun, biz size açıklayıcı ayetler, sizden önce gelip geçenlerden bir misal ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir öğüt indirdik.

  6. Nûr 35

    Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fanus içinde. Fanus sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak (kadar berrak)tır. Nur üstüne nur. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

  7. Nûr 36

    (36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

33. “Evlenme imkanı bulamayanlar da Allah, lütfundan kendilerine zenginlik verinceye kadar iffetlerini korusunlar.” Bu, nikâh imkânı bulamayanın hükmüdür. Yüce Allah, böylesine iffetli kalmayı yani haramdan uzak durup kendisini ondan uzak tutacak sebepleri yerine getirmesini emretmektedir. Kendisini harama düşürecek türden hatırına gelecek düşünceleri, haramı çağrıştıran hususları aklından uzaklaştırmak sûreti ile bu sebepleri yerine getirmelidir. Aynı şekilde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şu tavsiyesini de yapmalıdır: “Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yeten kimse evlensin. Evlenme gücü bulamayan kimse ise oruç tutmaya baksın. Çünkü oruç şehveti keser.” Yüce Allah’ın “evlenme imkanı bulamayanlar” buyruğu, fakirlikleri yahut velilerinin ve efendilerinin fakir olması veya onları evlendirmeyi kabul etmemeleri ve onların da onları bu işe zorlama güçlerinin bulunmadığından dolayı evlenme imkânı bulamayanlar, demektir. Ayete verilen bu mana, “nikâh için mehir bulamayanlar” şeklinde verilen manadan daha güzeldir. Çünkü bu manayı verenler, aslında muzâfun ileyh’i muzaf’ın yerine geçirmiş oluyorlar. Bunun ise iki mahzuru vardır: Birincisi, ifadede hazf olduğu kabul edilmiş olur ki ifadede aslolan hazfe gitmemektir. İkincisi, buyruğun anlamı, birisi malı ile zengin olma diğeri de olmama hali olmak üzere iki hale münhasır olur. O takdirde de bizim belirttiğimiz manadaki köleler ve cariyeler ile velisi tarafından evlendirilmesi gerekenler bu ifadenin dışında kalmış olur. “Allah lütfundan kendilerine zenginlik verinceye kadar” buyruğu da iffetini koruyan kimseleri Yüce Allah’ın zengin kılacağına ve kendilerine işlerinde kolaylık vereceğine dair bir vaattir. Ayrıca içinde bulundukları halin kendilerine zor ve ağır gelmemesi için de sıkıntıdan kurtulacakları vakti beklemeleri yönünde bir emirdir.

“Sahip olduğunuz köle ve cariyeler arasından sizden mükâtebe isteyenler ile -eğer onlarda bir hayır görürseniz- mükatebe yapın.” Yani sizden mükâtebe talebinde bulunarak bir bedel karşılığı hürriyetini satın almak isteyen köle ve cariyelerin bu isteklerini kabul edin ve onlarla mükâtebe anlaşması yapın. Şu şartla ki mükâtebe talebinde bulunanlarda bedellerini kazanabileceklerine ve dinlerinde de salah sahibi olduklarına dair bilginiz olmalıdır. Çünkü mükatebede iki maslahat söz konusudur: Birisi kölenin azat olması ve hürriyetini kazanması, diğeri kendi hürriyetini satın almak maksadı ile efendisine vereceği bedeli kazanması. Belki bu yolla köle, mükâtebe süresi içerisinde köleliği boyunca elde edemeyeceği pek çok malı kazanabilir. Böylece köle pek büyük bir menfaat elde etmekle birlikte efendisinin de bu mükâtebeden dolayı herhangi bir zararı söz konusu olmaz. Bundan dolayı Yüce Allah, ifadenin zahirinden anlaşıldığı üzere mükâtebe yapmayı farziyet ifade eden emir kipi ile dile getirmiştir. Bir diğer görüşe göre buradaki emir, müstehablık ifade eder. Ayrıca Yüce Allah mükatebe bedelleri konusunda onlara yardımcı olmayı da emretmektedir. Çünkü onların buna gerçekten ihtiyacı vardır. Zira onların hiçbir malları bulunmamaktadır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlara Allah’ın size verdiği maldan verin.” Bunun kapsamına mükâtebe yapan efendinin mükatebe bedeli olarak köleye bir şeyler vermesi yahut bedelden bir şeyler düşürmesi ve diğer insanlara da bu hususta kölere yardımcı olması girmektedir. Bundan dolayı Yüce Allah, mükâteb kölelere zekâttan bir pay tahsis edilmesini emretmiştir. Ayrıca: “Allah’ın size verdiği maldan” buyruğu ile de bunun verilmesini teşvik etmiştir. Mal, Allah’ın malı olduğu gibi sizin elinizde bulunan mal da Allah’ın size bir bağışı, O’nun lütuf ve ihsanıdır. Bundan ötürü siz de -Allah size nasıl ihsanda bulundu ise- Allah’ın kullarına öylece iyilikte bulunun. Âyet-i kerimenin mefhumundan anlaşıldığına göre köle, mükatebe talebinde bulunmayacak olursa efendisine kölesi ile mükâtebe yapması emredilmez. Aynı şekilde eğer efendisi kölesinde hayır olmadığını bilirse, mesela kölesinin herhangi bir kazanç kapısının olmadığını bilir ve bunun sonucunda insanlara bir yük olacağından korkarsa yahut da azat edildiği ve hürriyetine kavuştuğu takdirde fesat işleme imkânını bulacağını bilirse böyle bir efendiye bu türden olan kölesi ile mükatebe yapması emredilmez. Aksine sözü edilen sakıncalar dolayısı ile böyle bir mükatebe yasaklanır.

aha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İffetlerini korumak isteyen cariyelerinizi” -çünkü ancak bu durumda cariyelerin fuhşa zorlanması düşünülebilir- “dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için fuhşa zorlamayın.” Şâyet cariyenin kendisini zinadan korunmak istemiyor ise o takdirde o, hayasız bir fahişe demektir ki bu durumda da efendisinin onun bu tutumundan alıkoyması gerekir. Yüce Allah’ın böyle bir yasağı dile getirmesi, cahiliye döneminde bu tür bir uygulama bulunduğundan dolayıdır. Efendi, karşılığında ücret almak üzere cariyesini fuhşa zorlardı. Bundan dolayı Yüce Allah burada: “Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için” buyurmaktadır. Yani cariyeleriniz sizden daha hayırlı, zinadan kaçınmak hususunda sizden daha iffetli olursa onlara dünya hayatının azıcık bir menfaati için böyle bir baskı yapmanız size yakışmaz. Çünkü bu dünya menfaati, kısa bir sürede geçip gider. Ancak âhiret mükafatını ya da cezasını göz önünde bulundurmasak bile sırf sizin temizlik, iffet ve fazileti kazanmanız, elbette ki böyle bir rezillik ve aşağılığa yol açan azıcık dünya malını elde etmekten çok daha üstündür. Daha sonra Yüce Allah, böyle bir zorlamaya kalkışmış kimseleri tevbeye davet ederek şöyle buyurmaktadır: “Kim onları zorlarsa şüphe yok ki Allah, onların zorlanmalarından sonra çok bağışlayıcı ve pek merhametlidir.” Böyle bir kimse, Yüce Allah’a tevbe etsin. Daha önce Allah’ı gazaplandıran türden olan bu işinden de kesinlikle vazgeçsin. Bunu yapacak olursa Allah, onun günahlarını bağışlar. O kendisini azaptan kurtarmak için nefsine acıdığı ve cariyesine de ona zarar verecek şeye onu zorlamayarak merhamet ettiği gibi Allah da ona merhamet buyuracaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

(Fakirlik sebebiyle) Evlenme imkânı bulamayanlar, Allah lütfu ile kendilerini zenginleştirinceye kadar iffetlerini zinadan korusunlar. Özgürlüklerine kavuşmak için mal vererek efendileri ile mükatebe yapmayı talep edenler varsa, (efendileri) borçlarını ödemeye güçleri olduğunu biliyor ve dinlerinde salih kimseler ise onlardan bu anlaşmayı kabul etsinler. Onlara, yaptıkları mükatebenin karşılığından bir kısmını ödemeleri için Allah'ın kendilerine vermiş olduğu maldan verin. Sakın mal aramak için cariyelerinizi zina etmeye zorlamayın. -Tıpkı Abdullah b. Ubey'in, iffetli olup zinadan uzak durmayı isteyen iki cariyesini yapmaya zorladığı gibi; o, iki cariyesini zina karşılığında mal elde etmeye zorlamıştır.- Sizden kim, onları böyle yapmaya zorlarsa; Allah bu zorlanmalarından sonra da onların günahlarını bağışlayandır, onlara karşı çok merhametlidir. Çünkü onlar, bunu yapmaya zorlanmışlardır. Bu fiilin günahı, onları bunu yapmaya zorlayan kimseleredir.

Kelimeler

48 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلْيَسْتَعْفِفِ velyestea'fifi ve iffetlerini korusunlar kök: عفف
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. لَا la
  4. يَجِدُونَ yecidune bulamayan(lar) kök: وجد
  5. نِكَاحًا nikahen evlenme (imkanı) kök: نكح
  6. حَتَّىٰ hatta kadar
  7. يُغْنِيَهُمُ yugniyehumu kendilerini zengin edinceye kök: غني
  8. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  9. مِن min -ndan
  10. فَضْلِهِۦ ۗ fedlihi lutfu- kök: فضل
  11. وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimselerle
  12. يَبْتَغُونَ yebtegune isteyen(lerle) kök: بغي
  13. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe mükatebe (sözleşme) yapmak kök: كتب
  14. مِمَّا mimma -ndan
  15. مَلَكَتْ meleket malik oldukları kök: ملك
  16. أَيْمَـٰنُكُمْ eymanukum yeminlerinizin kök: يمن
  17. فَكَاتِبُوهُمْ fekatibuhum mükatebe yapın kök: كتب
  18. إِنْ in eğer
  19. عَلِمْتُمْ alimtum bilirseniz kök: علم
  20. فِيهِمْ fihim onlar hakında
  21. خَيْرًۭا ۖ hayran hayırlı olduğunu kök: خير
  22. وَءَاتُوهُم ve atuhum ve onlara verin kök: اتي
  23. مِّن min -ndan
  24. مَّالِ mali malı- kök: مول
  25. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  26. ٱلَّذِىٓ llezi
  27. ءَاتَىٰكُمْ ۚ atakum size verdiği kök: اتي
  28. وَلَا ve la ve
  29. تُكْرِهُوا۟ tukrihu zorlamayın kök: كره
  30. فَتَيَـٰتِكُمْ feteyatikum cariyelerinizi kök: فتي
  31. عَلَى ala
  32. ٱلْبِغَآءِ l-biga'i fuhşa kök: بغي
  33. إِنْ in eğer
  34. أَرَدْنَ eradne istiyorlarsa kök: رود
  35. تَحَصُّنًۭا tehassunen namuslu kalmayı kök: حصن
  36. لِّتَبْتَغُوا۟ litebtegu elde etmek için kök: بغي
  37. عَرَضَ arade geçici menfaatini kök: عرض
  38. ٱلْحَيَوٰةِ l-hayati hayatının kök: حيي
  39. ٱلدُّنْيَا ۚ d-dunya dünya kök: دنو
  40. وَمَن ve men ve kim
  41. يُكْرِههُّنَّ yukrihhunne onları zorlarsa kök: كره
  42. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  43. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  44. مِنۢ min
  45. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  46. إِكْرَٰهِهِنَّ ikrahihinne zorlanmalarından kök: كره
  47. غَفُورٌۭ gafurun bağışlayıcı kök: غفر
  48. رَّحِيمٌۭ rahimun esirgeyicidir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حصن (18 geçiş) · Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: فتي (21 geçiş)

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: عفف (4 geçiş) · Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: حصن (18 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların…

  • Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: عفف (4 geçiş) · Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Artık evlenme ümidi beslemeyen, hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri…

  • Aynı kök: عفف (4 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

  • Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)

    Sizden bekar olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla…

  • Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Nikâh (imkânı) bulamayanlar, Allah lütfundan kendilerini zenginleştirene kadar namuslu olsunlar! Kendilerinde bir hayır görüyorsanız ellerinizin sahip olduklarından (kölelerden ve cariyelerden) özgürlük sözleşmesi yapmak isteyenlerle hemen özgürlük sözleşmesi yapın! Allah'ın size vermiş olduğu maldan (servetten) siz de onlara verin! dipnot 1 Dünya hayatının geçici menfaatini elde edeceksiniz diye namuslu olmak isteyen genç cariyelerinizi fuhşa zorlamayın! Kim onları zorlarsa, (bilinmelidir ki) zorlanmalarından sonra Allah (o zorlananlar için) çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetler kölelik ve cariyelik kurumunu ortadan kaldırmak için çeşitli prensipler içermektedir. Bu çerçevede kölelerin bedelli veya bedelsiz bırakılmaları (Muhammed 47:4), durumu müsait olanlarla özgürlük sözleşmesi denilen [mükâtebe] yapılması (Nûr 24:33), mümin köle ve cariyelerin müşrik erkek ve kadınlardan hayırlı olduğu ifade edilerek kendileriyle evlenmenin teşvik edilmesi (Bakara 2:221), bazı kefaret uygulamalarında bazen ilk sırada olmak üzere seçenek olarak sunulması (Nisâ 4:92; Mâide 5:89; Mücâdele 58:3), zekât verilecek sekiz gruptan biri olması (Tevbe 9:60), iyilik ve [takvâ]da (duyarlılıkta) onlara yardımın öne çıkartılması (Bakara 2:177; Nisâ 4:36; Nûr 24:33) ve [akabe] denen sarp yokuşu aşmanın ilk uygulaması olarak belirlenmesi (Beled 90:13) bu noktada elbette hatırlanmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ama evlenmeye bir türlü imkan bulamayanlar, Allah lutfundan kendilerine (bir fırsat) tanınıncaya dek iffetlerini korusunlar! Öteden beri mülkiyetinizde bulunan esirlerden azatlık sözleşmesi yapmak isteyenlere gelince: eğer onlarda bir liyakat görüyorsanız, onlarla sözleşme yapınız; üstelik onlara Allah'ın size (emanet) olarak verdiği maldan bir miktar da veriniz. Bir de eğer (evlenme yoluyla) iffetsizliğe karşı korunmak istiyorlarsa, dünya hayatının fani hazlarına tamah ederek sakın kadın esirlerinizi fuhşa zorlamayınız; zira onları zorlayan herkes iyi bilsin ki, Allah bu zorlanmadan dolayı onları bağışlayacak, merhamet edecektir.

Muhammed Esed

Evlenmeye imkan bulamayanlar, Allah kendilerine lütfuyla bu imkanı verinceye kadar iffetli davransınlar. Yasal olarak sahip bulunduğunuz kimselerden azatlık sözleşmesi yapmak isteyen olursa, kendilerinde iyi niyet görüyorsanız bu sözleşmeyi onlar için yazın; ve Allah'ın size bahşettiği kendi zenginliğinden onlara (paylarını) verin. Ve eğer evlenerek iffetlerini korumak istiyorlarsa, sakın, dünya hayatının geçici hazları peşine düşerek, (hürriyeti sizin elinizde bulunan) cariyelerinizi fuhşa zorlamayın; kim onları buna zorlarsa, bilsin ki, maruz kaldıkları bu zorlanmadan ötürü, Allah (onları) acıyıp esirgeyecek ve bağışlayacaktır!

Ahmed Hulusi

Nikah (eş - imkanı) bulamayanlar da, Allah kendi fazlından onları zengin edinceye kadar iffetli olsunlar. . . Sahip olduğunuz kölelerden azatlık belgesi talep edenlerle -eğer onlarda bir hayır bilmiş iseniz- yazılı anlaşma yapınız ve onlara Allah'ın size verdiği maldan veriniz. . . Cariyeleriniz iffetli-namuslu kalmayı dilerler ise, dünya hayatının geçici menfaatini isteyerek fuhşa zorlamayın. . . Kim onları zorlar ise, muhakkak ki Allah onların bu yaptıklarından sonra (onlara) Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Nikah (imkanı) bulamayanlar, Allah onları kendi fazlından zenginleştirinceye kadar iffetli davransınlar. Sağ ellerinizin malik olduğu (köle ve cariyelerden) mükatebe isteyenlere -eğer onlarda bir hayır görüyorsanız- mükatebe yapın. Ve Allah'ın size verdiği malından onlara verin. Dünya hayatının geçici metaını elde etmek için -ırzlarını korumak istiyorlarsa- cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz, onların (fuhşa) zorlanmalarından sonra Allah (onları) bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

(Fakirlik sebebiyle) evlenme imkânı bulamayanlar, Allah, lûtfu ile kendilerini zenginleştirinceye kadar iffetlerini korusunlar. Elleriniz altında bulunup da mükâtebe (yaparak hürriyetlerini satın almak) isteyenlerle, eğer kendilerinde bir hayır olduğunu bilirseniz, mükâtebe yapın. Allah'ın size verdiği maldan da onlara verin. Dünya hayatından bir menfaat elde etmek için, kendileri namuslu kalmak istedikleri takdirde, cariyelerinizi zinaya teşvik etmeyin. Her kim onları zorlarsa, şüphesiz Allah, onların zorlanmalarından sonra onlara karşı çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Evlilik bulamayanlar, Allah, Kendi lütfundan, onları varlıklı yapıncaya dek sağtörelerini korusunlar. Yanınızda size bağlı olanlardan özgür olmak isteyenleri, eğer onlarda iyi niyet görüyorsanız özgürlüklerine kavuşturun ve Allah'ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya yaşamının geçimliğini elde etmek için, sağtöreli olmak isteyen hizmetinizdeki kızlarınızı, sağtöreye uygun olmayan ilişkilere zorlamayın. Kim onları zorlarsa, onların zorlanmasından dolayı, Allah, doğal olarak, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Evlenmeye imkanı olmayanlar ise, Allah kendilerini lütfu ile zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Kölelerinizden, hür olmak için bedel vermek isteyenlerin, onlarda bir iyilik görürseniz, bedel vermelerini kabul ediniz. Onlara, Allah'ın size verdiği maldan veriniz. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, özellikle iffetli olmak isteyen genç kızlarınızı fuhşa zorlamayınız. Kim onları buna zorlarsa, Allah, hiç şüphesiz zorlayanı değil, zorlanan kadınları bağışlar; merhamet eder.

Edip Yüksel

Evlenme imkanına sahip olmayanlar da, ALLAH kendilerini lütfuyla zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Yeminleriniz /anlaşmalarınız yoluyla hak sahibi olduklarınızdan yazılı belge isteyenler olursa -niyetleri dürüstse- karşılıklı yazışınız. Ve ALLAH'ın size verdiği malından onlara veriniz. İffetli olmak isteyen kızlarınızı, bu dünyanın geçici menfaatini arzulayarak fuhuşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, o zaman ALLAH onların zorlandığını hesaba katar; O Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Evlenme imkanına sahip olmayanlar da, ALLAH kendilerini lütfuyla zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Evlenme yoluyla özgürlük belgesi almak isteyen esirleri -niyetleri dürüstse- özgürlüklerine kavuşturun. Ve ALLAH'ın size verdiği parasından onlara veriniz. İffetli olmak isteyen kızlarınızı, bu dünyanın geçici menfaatini arzulayarak fuhuşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, o zaman ALLAH onların zorlandığını hesaba katar; O Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Evlenme imkanı bulamayanlar, Allah kendilerini lütfundan zenginleştirinceye kadar iffetli kalmaya çalışsınlar, sahibi bulunduğunuz köle ve cariyelerden, kendi bedellerini ödeyip azad edilmek için anlaşma yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde bir hayır biliyorsanız, hemen yazılı anlaşma yapın ve Allah'ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici varlığını kazanacaksınız diye, sakın namuslu kalmayı dileyen cariyelerinizi fuhuşa zorlamayın. Her kim de onları fuhuşa zorlarsa, şüphesiz ki Allah, onların zorla bu işe sürüklenmesinden sonra, onları bağışlar, merhamet eder.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir nikaha çare bulamıyanlar Allah, kendilerine fazlından bir gına verinciye kadar ıffetli kalmıya çalıssınlar, memluklerinizden mükatebe istiyenleri de eğer kendilerinde bir hayır biliyorsanız hemen kitabete kesin ve onlara Allahın size malından verin ve dünya hayatın geçici metaını kazanacaksınız diye cariyelerinizi fuhşe ikrah etmeyin, hele ıffetli olmak isterlerse; her kim de onları ikrah ederse şübhesiz Allah, onlara ikrahlarından sonra gafurdur, rahimdir

Erhan Aktaş

Nikaha dipnot 1 imkan bulamayanlar iffetlerini korusunlar. Allah lütfedip kendilerine bir imkan verinceye dek. Yeminle hak sahibi olduklarınızdan dipnot 2 mukatebe dipnot 3 yapmak isteyenlerle hemen antlaşma yapın. Eğer iyi niyetli olduklarını biliyorsanız. dipnot 4 Ve Allah'ın size verdiği mallardan onlara verin. İffetli kalmak isteyen genç kadınları dipnot 5 taşkınlığa zorlamayın; basit dünya hayatının geçici çıkarı için. Kim onları zorlarsa, bilsin ki Allah, onların zorlanmalarından dolayı onlara karşı Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir. dipnot 6

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Evlenme.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 24:31. ayetin 6. dipnotu.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kölenin özgür kalma sözleşmesi. Buna göre, köle özgür kalmak için efendisi ile bir sözleşme yapabilir, ödemesini yapınca da özgürlüğüne kavuşma hakkı elde eder. Köleden mukatebe teklifi geldiğinde efendisinin geri çevirme hakkı ve yetkisi yoktur. Bu, İslam'ın kölelik kurumunu kaldırmayı amaçladığının önemli bir göstergesidir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Antlaşmalarına bağlı kalacaklarına.
  5. metne dön, dipnot 5
    Anlaşma yolu ile sahip olunan, sorumlulukları üstlenilen ve özgürlük talebinde bulunan genç kadınlar.
  6. metne dön, dipnot 6
    Zorla yaptırılan bu fuhuştan dolayı Allah onları sorumlu tutmayacak, onları bağışlayacaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nikaha dipnot 1 imkan bulamayanlar iffetlerini korusunlar. Allah lütfedip kendilerine bir imkan verinceye dek. Yeminle hak sahibi olduklarınızdan dipnot 2 mukatebe dipnot 3 yapmak isteyenlerle hemen antlaşma yapın. Eğer iyi niyetli olduklarını biliyorsanız. dipnot 4 Ve Allah'ın size verdiği mallardan onlara verin. İffetli kalmak isteyen gençleri taşkınlığa zorlamayın; basit dünya hayatının geçici çıkarı için. Kim onları zorlarsa, bilsin ki Allah, onların zorlanmalarından dolayı onlara karşı Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir. dipnot 5

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Evlenme.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bak; 24:31 ayetinin
  3. metne dön, dipnot 3
    Dipnotu.
  4. metne dön, dipnot 4
    Kölenin özgür kalma sözleşmesi. Buna göre, köle özgür kalmak için efendisi ile bir sözleşme yapabilir, ödemesini yapınca da özgürlüğüne kavuşabilirdi. Köleden mukatebe teklifi geldiğinde efendisinin geri çevirme hakkı ve yetkisi yoktu. Bu, İslam'ın kölelik kurumunu kaldırmayı amaçladığının önemli bir göstergesidir.
  5. metne dön, dipnot 5
    Antlaşmalarına bağlı kalacaklarına.
  6. metne dön, dipnot 6
    Zorla yaptırılan bu fuhuştan dolayı Allah onları sorumlu tutmayacak, onları bağışlayacaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nikaha dipnot 1 imkan bulamayanlar, Allah lütfedip kendilerine bir imkan verinceye kadar, iffetlerini korusunlar. Sağ ellerinizin sahip olduklarından antlaşma yapmak isteyenlere dipnot 2 , eğer iyi niyetli olduklarını biliyorsanız dipnot 3 onlarla hemen antlaşma yapın. Ve Allah'ın size verdiği mallardan onlara verin. Basit dünya hayatının geçici çıkarı için iffetli kalmak isteyen gençleri fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa, bilsin ki Allah, onların zorlanmalarından dolayı onlara karşı Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir. dipnot 4

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Evlenmeye.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hür kalmak için.
  3. metne dön, dipnot 3
    Anlaşmalarına bağlı kalacaklarına.
  4. metne dön, dipnot 4
    Zorla yaptırılan bu fuhuştan dolayı Allah onları sorumlu tutmayacak, onları bağışlayacaktır.

Gültekin Onan

Nikah (imkanı) bulamayanlar, Tanrı onları kendi fazlından zenginleştirinceye kadar iffetli davransınlar. Sağ ellerinizin malik olduğu (köle ve cariyelerden) mükatebe isteyenlere -eğer onlarda bir hayır görüyorsanız- mükatebe yapın. Ve Tanrı'nın size verdiği malından onlara verin. Dünya hayatının geçici metaını elde etmek için -ırzlarını korumak istiyorlarsa- cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz, onların fuhşa zorlanmalarından sonra Tanrı (onları) bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Nikaha (evlenmiye çare) bulamayanlar Allah kendilerini fazl (-u kerem) inden zengin kılıncaya kadar, (zinaya karşı) iffetlerini korusun. Ellerinizin malik olduğu (köle ve cariyelerden) mükatebe isteyenleri, eğer onlarda bir hayır biliyorsanız, kitabete kesin, onlara Allahın size verdiği maldan verin. Dünya hayatının, geçici metaını kazanacaksınız diye cariyelerinizi, eğer kendileri de iffetli olmak isterlerse, siz fuhşa mecbur etmeyin. Kim onları (buna) mecbur ederse şüphesiz ki Allah onlara (o cariyelere) kendilerinin ikrahlarından sonra da çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Evlenemeyenler de; kendilerini Allah, lutfuyla zenginleştirinceye kadar iffetli davransınlar. Kölelerinizden hür olmak için bedel vermek isteyenlerin bedel vermelerini kabul edin. Şayet onlarda bir hayır görüyorsanız Ve Allah'ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatını elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa şüphesiz ki Allah, onların zorlamalarından sonra da Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(32-33) Sizden bekarları, kullarınızdan / abd ve cariyelerinizden / imâi ıslah olmuşları, nikahlandırın, eğer ki fakir iseler, Allah onları maddi ve manevi zenginliğinden zengin eder, Allah geniştir / engindir ve bilendir. Nikah imkânı bulamayanlar da Allah, maddi ve manevi zenginliğinden onları zengin edinceye kadar kaçınsınlar / iffetlerini korusunlar . Ellerinizin altında çalışanlardan yazılı olarak hürriyetini almak isteyenlere / mukatebeyi talep edenlere de yazılarını / sözleşme kayıtlarını verin. (Özgürlük söz leşmelerine mukatebe deniliyor) Allah’ın size verdiği mallardan onlara verin , g enç kızlarınız eğer namuslu bir hür kadın olmak istiyorlarsa, sırf dünya hayatının sunduklarını elde etmek amacıyla onları fuhuş gelirine zorlamayın , kim onlardan / genç kızlarda zorlanmışsa, bu zorlanmalarından sonra Allah onları da kesinlikle bağışlayandır esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükatebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükatebe yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Her kim onları zorlarsa; şüphesiz Allah, onların zorlanmalarından sonra onlara karşı çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

Süleyman Ateş

Evlenme (imkanı) bulamayanlar, Allah kendilerini lutfundan zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariye)lerden, mükatebe (akdi) yapmak isteyenlerle -eğer kendilerinde hayır görürseniz- mükatebe yapın ve Allah'ın size verdiği malından onlara da verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz Allah (fuhşa) zorlanmalarından sonra (o kadınlara karşı) bağışlayıcı, esirgeyicidir.

Süleymaniye Vakfı

(Hür olsun, esir olsun) Evlenme imkanı bulamayanlar, Allah, lütfuyla onların ihtiyaçlarını giderinceye kadar iffetlerini korusunlar dipnot 1 . Hakimiyetiniz altındaki esirlerden (evlenmeleri konusunda) sizinle sözleşme yapmak isteyenlerle, haklarında hayırlı olacağını bilirseniz sözleşme yapın. Allah'ın size verdiği maldan da onlara verin dipnot 2 . Genç kızlarınız evlenmek isterlerse dipnot 3 dünya hayatının menfaatini elde etmek için onları zorlayıp hadlerini aşmalarına sebep olmayın. Kim onları zorlar ve onlar da bu zorlanmalarından sonra hadlerini aşarlarsa (bilin ki) Allah daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetlere göre cariyelerle /kadın esirler ile evlilik dışı cinsel birliktelik mümkün değildir. Zaten Nur 24/32. ayette erkek ve kadın esirlerin evlendirilmesi, bu ayette ise evlenme imkanı bulamayanların iffetlerini koruması emredilmektedir. Evlilik dışı birliktelik iffetsizlik olduğundan bu ayet de cariyelerle ancak nikah ile birlikte olunabileceğini gösterir. (Bakara 2/221, Nisa 4/3, 25, Mu'minun 23/5-6).
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu işin ilk örneği Beni Müstalik savaşında alınan esirlerden Cüveyriye'dir. Aişe Validemiz şöyle demiştir: Haris b. Mustalik'in kızı Cüveyriye, Sabit b. Kays b. Şemmas'ın veya amcaoğlunun payına düşmüştü. Kendisi ile ilgili olarak onlarla sözleşti (mükatebe yaptı). Göz dolduran bir güzelliği vardı. Resulullah'tan (a.s) bir istekte bulunmaya geldi. Dedi ki: "Ya Resulallah! Ben Haris'in kızı Cüveyriye'yim. Başıma gelenleri biliyorsun. Sabit b. Kays b. Şemmas'ın payına düştüm. Onunla sözleşme yaptım ve sözleşmem konusunda senden yardım istemeye geldim." Resulullah (s.a.v) dedi ki: "Senin için daha hayırlısı olamaz mı?" "Nasıl yani, Ya Resulallah?" dedi. "Sözleşme bedelini öder, seninle evlenirim" dedi. O da: "Oldu bu iş!" dedi. Resulullah (s.a.v)'in Cüveyriye ile evlendiği kulaktan kulağa yayıldı ve herkes ellerindeki esirleri serbest bıraktı." (Ebu Davud, Itk, 2)
  3. metne dön, dipnot 3
    Buradaki "genç kızlarınız" ifadesinin kapsamına yanımızdaki esir kızlar da girer (Nisa 4/24).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Evlenme imkanı bulamayanlar, Allah tarafından ihtiyaçları karşılayıncaya kadar kendilerine hakim olsunlar. Eliniz altındaki esirlerden hürriyet sözleşmesi (kitabet) yapmak isteyenlerde bir iyi tutum biliyorsanız sözleşmeyi yapın. Allah'ın size verdiği maldan da onlara verin. Eğer evlenmek isterlerse dünya hayatının geçici menfaatinin peşine düşerek kızlarınızı isyana zorlamayın. Kim onları zorlarsa, zorlanmalarından sonra Allah onları bağışlar, ikram eder. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakirelerle ilgili müteşabih ayet: Şu ayet, evlenecek genç kızlara baskı yapılmasını yasaklamaktadır. وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَاءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَإِنَّ اللَّهَ مِنْ بَعْدِ إِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَحِيمٌ "Evlenmek isterlerse kızlarınızı, şu hayatın malını arzu ederek aşırı davranışlara zorlamayın." (Nur 24/33) Ayette geçen فَتَيَات = genç kızlar, bakire kızlardır. إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا (in eredne tehassunen) =evlenmek isterlerse, anlamına gelir. تَحَصُّنً = tehassun kelimesinin buradaki anlamı muhsana olmaktır. Muhsana, Nisa 4/24. ayette evli,  Nisa 4/25. ayette de namuslu anlamında kullanılmıştır. Gençliğinin baharında olan genç kızlar zaten namuslu olacakları için ayetin anlamı "evlenmek isterlerse" şeklindedir. Bu ayet evlenme ile ilgili olduğundan başka bir anlama çekilmesi imkansızdır. Eğer kur'an kavramı bilinebilseydi bu ayete bu anlamı vermek imkansızlaşırdı. Çünkü  Kur'an'da bu anlama çekilebilecek başka bir ayet bulunamaz.

Şaban Britch

Evlenme imkanı bulunmayanlar, Allah’ın lütfundan kendilerini zenginleştirinceye kadar namuslarını korusunlar. Ellerinizin altında bulunan (köleler ve cariyelerden) mükatebe yapmak (bedel vererek hür olmak) isteyenlerle, eğer kendilerinde bir hayır görüyorsanız, hemen mükatebe yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak istemelerine rağmen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, şüphesiz Allah, onların zorlanmalarından sonra da çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Şaban Piriş

Evlenme imkanı bulunmayanlar, Allah'ın lütfundan kendilerini zenginleştirinceye kadar namuslarını korusunlar. Kölelerinizden hür olmak için bedel vermek isteyenlerin, eğer onlarda bir hayır görüyorsanız, bedel vermelerini kabul edin. Allah'ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, namuslu kalmak istemelerine rağmen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, şüphesiz Allah, onların zorlanmalarından sonra da bağışlayıcı ve merhametlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Nikah imkanı bulamayanlar, Allah kendilerini lütfundan zenginleştirinceye kadar iffetlerini korusunlar. Size bağımlı olanlardan, hürriyetini satın almak isteyenlerin, kendilerinde iyi hal görürseniz, onlarla yazılı anlaşma yapın. Allah'a size verdiği malından siz de onlara verin. Hizmetinizdeki genç kızları, iffetli kalmak isteyip dururlarken, iğreti dünya hayatının basit menfaatini elde etmek için fuhşa zorlamayın. Kim onları baskı altında tutarsa Allah, fuhşa zorlanmalarından sonra onları affedici, esirgeyicidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And those who cannot marry because they lack the means may conform their life and conduct with the principles of morality until Allah makes His grace abound in them. And those on hand who wish to buy their freedom by performing certain paid-services deserve attention. You reduce a mutually binding agreement to writing if you believe that they qualify -stamped with virtues and sound minds- and give them -in benevolence and/or alms- something of the grace of Allah abounding in you. And do not force your female slaves -or any of your females- into prostitution for a worldly gain -a Pagan custom- nor make them recover their liberty by prostituting their honour if they seek chastity and purity. And he who forces them into sin shall suffer for it, whereas they -the women- shall, under the circumstances be recipients of Allah's Mercy and Forgiveness, for Allah is Ghafurun and Rahimun

Abdul Haleem

Those who are unable to marry should keep chaste until God gives them enough out of His bounty. If any of your slaves wish to pay for their freedom, make a contract with them accordingly, if you know they have good in them, and give them some of the wealth God has given you. Do not force your slave-girls into prostitution, when they themselves wish to remain honourable, in your quest for the short-term gains of this world, although, if they are forced, God will be forgiving and merciful to them.

Abdullah Yusuf Ali

Let those who find not the wherewithal for marriage keep themselves chaste, until Allah gives them means out of His grace. And if any of your slaves ask for a deed in writing (to enable them to earn their freedom for a certain sum), give them such a deed if ye know any good in them: yea, give them something yourselves out of the means which Allah has given to you. But force not your maids to prostitution when they desire chastity, in order that ye may make a gain in the goods of this life. But if anyone compels them, yet, after such compulsion, is Allah, Oft-Forgiving, Most Merciful (to them),

Abul A'la Maududi

Let those who cannot afford to marry keep themselves chaste until Allah enriches them out of His Bounty. dipnot 1 And write out a deed of manumission for such of your slaves that desire their freedom dipnot 2 in lieu of payment dipnot 3 - if you see any good in them dipnot 4 - and give them out of the wealth that Allah has given you. dipnot 5 And do not compel your slave-girls to prostitution for the sake of the benefits of worldly life the while they desire to remain chaste. dipnot 6 And if anyone compels them to prostitution, Allah will be Most Pardoning, Much Merciful (to them) after their subjection to such compulsion.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The best commentary on these verses are the traditions which have been reported from the Prophet (peace be upon him) in this connection. Abdullah bin Masud has related that the Prophet (peace be upon him) once said: O young men, whoso among you can afford to marry, he should marry, because this will be a means of restraining the eyes from casting the evil look and of keeping one pure and chaste, and the one who cannot afford, should fast, because fasting helps cool down the passions. (Bukhari, Muslim). According to Abu Hurairah, the Prophet (peace be upon him) said: Allah has taken upon Himself to succor three men: (a) the one who marries with a view to guarding his chastity, (b) the slave who works to earn his freedom, and (c) the one who goes out to fight in the way of Allah." (Tirmizi, Nasai, Ibn Majah, Ahmad) For further explanation, see (Surah An-Nisa, Ayat 25).
  2. metne dön, dipnot 2
    Mukatabat as a term means a deed of emancipation between the owner and the slave entitling the latter to earn his or her freedom after payment of an agreed sum of money in a certain period. This is one of the methods laid down in Islam for the slaves to attain their freedom. It is not essential that the slave must always pay in cash; he can also earn his freedom by rendering some special service to the owner, provided that both the parties agree. Once the agreement is signed, the owner is not entitled to put any obstacles in the way of the slave’s freedom. He will have to provide opportunities to enable him to earn for his emancipation and shall have to free him when the agreed amount has been paid in time. In the time of Umar, a slave entered into such an agreement with his lady owner, but managed to collect the amount in advance of the time limit. When the amount was offered to the lady, she refused to accept it on the ground that she would like to have it in monthly and yearly installments. The slave complained to Umar who ordered that the amount be deposited in the state treasury and the slave be set free. The lady was informed that her money lay in the treasury and she had the option to take it in a lump sum or in yearly or monthly installments. (Daraqutni).
  3. metne dön, dipnot 3
    A group of jurists have interpreted this as "execute the deed of emancipation with them", that it is obligatory for the owner to accept the offer of a slave to earn his emancipation. This is the view of Ata, Amr bin Dinar Ibn Sirin, Masruq, Dahhak, Ikrimah, the Zahiriyyah and Ibn Jarir Tabari, and Imam Shafai also favoured it in the beginning. The other group holds that it is not obligatory but only recommendatory and commendable. This group includes jurists like Shabi, Muqatil bin Hayyan, Hasan Basri, Abdul Rahman bin Zaid, Sufyan Thauri, Abu Hanifah and Malik bin Anas and Imam Shafai later on also had adopted this view. The first view is supported by two things:
  4. metne dön, dipnot 4
    (a) The imperative mood of the verb to execute the deed suggests that it is a command front Allah.
  5. metne dön, dipnot 5
    (b) Authentic traditions contain the incident that when Sirin, father of Muhammad bin Sirin, the great jurist and traditionalist, made a request to his master Anas for a deed of emancipation, the latter refused to accept it. Sirin took he matter before Umar, who whip in hand turned to Anas, saying: Allah’s command is that you execute the deed. (Bukhari). From this it has been argued that it was not a discretionary and personal decision of Umar but it was taken in the presence of the companions and none expressed any difference of opinion. This therefore should be taken as an authentic interpretation of the verse.
  6. metne dön, dipnot 6
    The other group argues that Allah does not merely say: Execute the deed of emancipation with them, but adds: Provided that you find some good in them. This condition of finding some good in them lies entirely on the owner, and there is no fixed standard or means by which the question of finding good in them could be adjudicated through a court. Legal injunctions are never couched in such language. As such this injunction can only be regarded as recommendatory and not as legally mandatory. As regards to the precedent of the case of Sirin, the jurists say that there was not one slave who asked for a deed of emancipation but thousands of them in the time of the Prophet (peace be upon him) and the rightly-guided Caliphs, and a large number of them earned their freedom in that way. But apart from Sirin’s there is no case where an owner was forced by a judicial verdict to execute a deed of emancipation. Accordingly, this decision of Umar cannot be taken as a judicial decision. All that can be said is that Umar, apart from his position of a judge, was like a father to the Muslims and might have used his paternal authority in a matter where he could not intervene as a judge.

Aisha Bewley

Those who cannot find the means to marry should be abstinent until Allah enriches them from His bounty. If any slaves you own want to make a contract to free themselves, write it for them if you know of good in them and give them some of the wealth Allah has given you. Do not force your slavegirls to prostitute themselves if they desire to be virtuous women out of your desire for the goods of this world. If anyone forces them, then after they have been forced, Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And let those who find not the financial means for marriage keep themselves chaste, until Allâh enriches them of His Bounty. And such of your slaves as seek a writing (of emancipation), give them such writing, if you find that there is good and honesty in them. And give them something (yourselves) out of the wealth of Allâh which He has bestowed upon you. And force not your maids to prostitution, if they desire chastity, in order that you may make a gain in the (perishable) goods of this worldly life. But if anyone compels them (to prostitution), then after such compulsion, Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful (to those women, i.e. He will forgive them because they have been forced to do this evil act unwillingly).

Ali Quli Qarai

Those who cannot afford marriage should be continent until Allah enriches them out of His grace. As for those who seek an emancipation deal from among your slaves, make such a deal with them if you know any good in them, and give them out of the wealth of Allah which He has given you. Do not compel your female slaves to prostitution when they desire to be chaste, seeking the transitory wares of the life of this world. Should anyone compel them, then after their compulsion Allah is indeed all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

And those who find no (means of) marriage should (exercise restraint and) keep themselves chaste until Allâh grants them means (to marry) out of His grace and bounty. (There is another commandment, ) as for those of your bondsmen (or women) as ask for a written contract (of freedom for themselves on payment of ransom), write this (deed of manumission for them) provided you find good capabilities in them and give them out of Allâh's wealth which He has given you. (Another commandment for you is that,) with a mind to gain (by this unrighteous means) the benefits of the present life do not constrain your slave-girls to unchaste life (by keeping them unmarried) when they desire (to marry) to preserve their virtue. But if anybody forces them (to abstain from marrying and to become unchaste) they will find, after they are forced, that God is Most Forgiving, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

And let those who find not the means to marry be abstinent till God enriches them of His bounty. Those your right hands own who seek emancipation, contract with them accordingly, if you know some good in them; and give them of the wealth of God that He has given you. And constrain not your slave-girls to prostitution, if they desire to live in chastity, that you may seek the chance goods of the present life. Whosoever constrains them, surely God, after their being constrained, is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Those who cannot find a match, must maintain morality. They should wait until God showers them out of His Grace. As for those slaves of yours who wish to be free and then marry (and you find them responsible people), grant them their freedom; also give them some capital out of what God has given you at first place. Do not force your female slaves into prostitution so that you make a little bit money. If the female slaved are forced to do so, God will forgive them as He is the Most Forgiving, the Most Merciful.

E. Henry Palmer

And let those who cannot find a match, until God enriches them of His grace, keep chaste. And such of those whom your right hands possess as crave a writing, write it for them, if ye know any good in them, and give them of the wealth of God which He has given you. And do not compel your slave girls to prostitution, if they desire to keep continent, in order to crave the goods of the life of this world; but he who does compel them, then, verily, God after they are compelled is forgiving, compassionate.

Edip-Layth

Let those who are not able to marry continue to be chaste until God enriches them of His Bounty. If those whom you have over them contractual rights seek the signature, then sign with them if you find that they are ready, and give them from the wealth of God which He has bestowed upon you. Do not force your daughters into marriage when they have desired independence, in order that you may make a gain in the goods of this worldly life. But if anyone has compelled them, then considering their compulsion, God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

And let those who find not a match, keep themselves from fornication, until God shall enrich them of his abundance. And unto such of your slaves as desire a written instrument allowing them to redeem themselves on paying a certain sum, write one, if ye know good in them; and give them of the riches of God, which He hath given you. And compel not your maid-servants to prostitute themselves, if they be willing to live chastly; that ye may seek the casual advantage of this present life: But whoever shall compel them thereto, verily God will be gracious and merciful unto such women after their compulsion.

Hamid S. Aziz

And marry the single amongst you, and the righteous among your slaves and your handmaidens. If they be poor, Allah will enrich them of His grace, for Allah encompasses all and knows all.

Mahmoud Ghali

And let the ones who do not find (the means) to wed keep abstaining until Allah enriches them of His Grace. And the ones your right hands possess who seek the Book, (Contract of emancipation) then contract with them (accordingly), in case you know that they are in charitable circumstances. And bring them of the wealth of Allah that He has brought you. And do not compel your handmaids to prostitution, in case they are willing to be chaste, (Literally: to be in wedlock) that you may inequitably seek the advantages of the present life; (Literally: the lowly life, i.e., the life of this world) and whoever compels them, then surely Allah, even after their being compelled, is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

And let those who cannot find a match keep chaste till Allah give them independence by His grace. And such of your slaves as seek a writing (of emancipation), write it for them if ye are aware of aught of good in them, and bestow upon them of the wealth of Allah which He hath bestowed upon you. Force not your slave-girls to whoredom that ye may seek enjoyment of the life of the world, if they would preserve their chastity. And if one force them, then (unto them), after their compulsion, lo! Allah will be Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who cannot afford to marry should abstain from what is unlawful until God enriches them by His grace. And free those slaves you possess who wish to buy their freedom after a written undertaking, if you know they have some goodness, and give them out of the riches God has given you. Do not force your maids to prostitution if they wish to lead married lives, in order to get the benefits of this world. But if someone forces them, surely God (will forgive them) after their forced helplessness, for He is forgiving and kind.

Muhammad Asad

And as for those who are unable to marry, let them live in continence until God grants them sufficiency out of His bounty, And if any of those whom you rightfully possess desire [to obtain] a deed of freedom, write it out for them if you are aware of any good in them: and give them [their share of the wealth of God which He has given you. And do not, in order to gain some of the fleeting pleasures of this worldly life, coerce your [slave] maidens into whoredom if they happen to be desirous of marriage; and if anyone should coerce them, then, verily, after they have been compelled [to submit in their helplessness], God will be much-forgiving, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

And let those who do not have the means to marry keep themselves chaste until Allah enriches them out of His bounty. And if any of those ˹bondspeople˺ in your possession desires a contract ˹to buy their own freedom˺, make it possible for them, if you find goodness in them. And give them some of Allah’s wealth which He has granted you. Do not force your ˹slave˺ girls into prostitution for your own worldly gains while they wish to remain chaste. And if someone coerces them, then after such a coercion Allah is certainly All-Forgiving, Most Merciful ˹to them˺.

Progressive Muslims

And let those who are not able to marry continue to be chaste until God enriches them of His Bounty. And if those who are still dependants seek marriage, then marry them off if you find that they are ready, and give them from the wealth of God which He has bestowed upon you. And do not force your daughters into marriage when they have desired independence, in order that you may make a gain in the goods of this worldly life. But if anyone has compelled them, then for their compulsion, God is Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

Those who cannot afford to get married shall maintain morality until GOD provides for them from His grace. Those among your servants who wish to be freed in order to marry, you shall grant them their wish, once you realize that they are honest. And give them from GOD's money that He has bestowed upon you. You shall not force your girls to commit prostitution, seeking the materials of this world, if they wish to be chaste. If anyone forces them, then GOD, seeing that they are forced, is Forgiver, Merciful.

Sahih International

But let them who find not [the means for] marriage abstain [from sexual relations] until Allah enriches them from His bounty. And those who seek a contract [for eventual emancipation] from among whom your right hands possess - then make a contract with them if you know there is within them goodness and give them from the wealth of Allah which He has given you. And do not compel your slave girls to prostitution, if they desire chastity, to seek [thereby] the temporary interests of worldly life. And if someone should compel them, then indeed, Allah is [to them], after their compulsion, Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And let abstain those who find not marriage until God enriches them out of His bounty. And those who seek the writ from among those your right hands possess: contract with them if you know good to be in them; and give to them out of the wealth God has given you. And compel not your slave-girls to whoredom, if they desire chastity[...] — seeking the enjoyment of the life of this world. And whoso compels them, then God, after their compulsion, is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

And those who cannot find a match must keep chaste until Allah grants them sufficiency out of His Bounty. And if any of the male and female slaves desires a deed of freedom, write it out for them if you ensure good for them by way of rehabilitation. (4:5-6). Give them from Allah's wealth that He has given you. Never hold your slave maidens for worldly gains from preserving their chastity by marrying if they so desire, lest they resort to lewdness. If anyone forces them, then after this compulsion Allah will be Forgiving, Merciful to them. (And He will hold the one who forces them, accountable).

Syed Vickar Ahamed

And let those who do not find the (financial) means to marry, keep themselves pure, until Allah provides them means out of His grace. And if any of your slaves ask for a note (of promise) in writing (to enable them to earn their freedom), give them such a note (of promise); If you know any good (ones) from them; And give them something from yourselves out of the wealth that Allah has bestowed upon you. And do not force your maids to prostitution when they like purity (of their moral conduct), so that you may make a gain in things of this life. But if anyone forces (or has forced) them (the maids), still, after such compulsion (or circumstances), Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem) (to the maids because of the force or compulsion.)

Taqi Usmani

And those who cannot afford marriage should keep themselves chaste until Allah enriches them out of His grace. And those of your slaves who wish to enter the contract of Kitābah (emancipation by paying money), contract Kitābah with them, if you recognize some good in them. And give them out of the wealth of Allah that He has given to you. And do not compel your maids to prostitution - if they wish to observe chastity - in order that you may seek the temporary benefit of the worldly life. If one compels them, then after their being compelled, Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

And let those who are not able to marry continue to be chaste until God enriches them of His Bounty. And if those who are maintained by your oaths seek to consummate the marriage, then document it with them if you find that they are ready, and give them from the wealth of God which He has bestowed upon you. And do not force your young women to need if they have desired to be independent, in order that you may make a gain in the goods of this worldly life. And if anyone has compelled them, then for their compulsion, God is Forgiving, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩