Bakara suresi

Bakara suresi, 223. ayet

Bakara suresi, 223. ayet. نِسَآؤُكُمْ حَرْثٌ لَّكُمْ فَأْتُوا۟ حَرْثَكُمْ أَنَّىٰ شِئْتُمْ وَقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّكُم مُّلَٰقُوهُ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

nisâüküm ḥarŝül leküm. fe'tû ḥarŝeküm ennâ şi'tüm. veḳaddimû lienfüsiküm. vetteḳu-llâhe va`lemû enneküm mülâḳûh. vebeşşiri-lmü'minîn.

Diyanet İşleri

Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah'a karşı gelmekten sakının ve her halde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 220–226 · surenin 223. ayeti / 286
  1. Bakara 220

    Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  2. Bakara 221

    İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah'a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah'a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara ayetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler.

  3. Bakara 222

    Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever."

  4. 223

    Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah'a karşı gelmekten sakının ve her halde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele.

  5. Bakara 224

    İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah'ı siper yapmayın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  6. Bakara 225

    Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah, çok bağışlayandır, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

  7. Bakara 226

    Eşlerine yaklaşmamağa yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde) dönerlerse, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

223. “Kadınlarınız sizin için (adeta, kendisinden ürün aldığınız) bir tarladır, öyleyse tarlanıza dilediğiniz gibi varın.” İster yüz yüze, ister arkasını dönmüş olarak fark etmez. Ancak ilişki, mutlaka önden olmalıdır. Çünkü ekin yeri orasıdır, çocuğun olduğu yer de orasıdır. Bu buyrukta kadının arka organına yaklaşmanın haram olduğuna delil vardır. Çünkü Yüce Allah kadına ancak ekin ekme yerinden yaklaşmayı mubah kılmıştır. Ayrıca peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den bunun haram olduğuna dair hadisler ve bu şekilde davrananın lanetlendiğine dair rivayetler vardır.

“Ve kendiniz için ileriye hazırlık olarak (salih ameller) gönderin.” Yani hayırlı işler yapmak sureti ile Allah’a yaklaştırıcı şeyler gönderin. Bunlardan birisi de erkeğin hanımına Allah’a yakınlaştırıcı bir amel olması niyetiyle, ecrini O’ndan beklemek suretiyle ve Allah’ın faydalı kılacağı bir zürriyet sahibi olmak ümidiyle hanımına yaklaşmasıdır.

“Bir de Allah’tan sakının” bütün hallerinizde Allah’tan sakınmayı/takvayı elden bırakmayın. Bu konuda da sahip olduğunuz şu bilgi sizin yardımcınız olsun: “siz mutlaka O’nun huzuruna varacaksınız.” O da salih olsun olmasın bütün amellerinizin karşılığını size verecektir.

“Mü’minlere müjde ver.” Umuma delalet etmesi için müjdelenecek husus söz konusu edilmemiştir. Buna göre dünya hayatında da âhirette de onlara müjde vardır. İmana bağlı olarak her türlü hayrın elde edilmesi ve her türlü zararın uzaklaştırılması da bu müjdenin kapsamı içerisindedir. Allah’ın mü’minleri sevdiği, onların sevilmesine sebep olacak şeylerin sevilmesi, Allah’ın mü’minlere hazırlamış olduğu dünyevî ve uhrevî mükâfatları söz konusu ederek mü’minleri gayrete getirip teşvik etmenin müstehap olduğu da bu âyet-i kerimeden anlaşılmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kadınlarınız ürün veren bir toprak gibi, sizlere çocuklar doğuran, ekin alanınızdır. Döl yolu olan ekin alanına -ki orası vajinadır- ne taraftan ve nasıl girerseniz girin. Kendiniz için hayırlı işler yapın. Bunlardan biri de kişinin hanımıyla Allah'a yakınlaşma kastı ve salih bir zürriyet ümidiyle ilişkiye girmesidir. Onun emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun. Kadınlar hakkında sizlere koyduğu kanunları da bunlardandır. Şunu iyi bilin ki kıyamet günü O'nun karşısına çıkacak, huzurunda duracaksınız. O da, amellerinize göre sizin karşılığınızı verecek. Ey Peygamber! Müminleri, Rableriyle karşılaştıkları zaman onları mutlu edecek kalıcı nimetler ve O'nun kerim yüzüne bakma nimetiyle müjdele.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. نِسَآؤُكُمْ nisa'ukum kadınlarınız kök: نسو
  2. حَرْثٌۭ harsun bir tarladır kök: حرث
  3. لَّكُمْ lekum sizin için
  4. فَأْتُوا۟ fe'tu varın kök: اتي
  5. حَرْثَكُمْ harsekum tarlanıza kök: حرث
  6. أَنَّىٰ enna biçimde kök: اني
  7. شِئْتُمْ ۖ şi'tum dilediğiniz kök: شيا
  8. وَقَدِّمُوا۟ ve kaddimu ve hazırlık yapın kök: قدم
  9. لِأَنفُسِكُمْ ۚ lienfusikum kendiniz için kök: نفس
  10. وَٱتَّقُوا۟ vetteku ve sakının kök: وقي
  11. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  12. وَٱعْلَمُوٓا۟ vea'lemu ve bilin ki kök: علم
  13. أَنَّكُم ennekum şüphesiz siz
  14. مُّلَـٰقُوهُ ۗ mulakuhu O'na kavuşacaksınız kök: لقي
  15. وَبَشِّرِ ve beşşiri ve müjdele kök: بشر
  16. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine İnananları kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حرث (14 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş)

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: اني (36 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    (Meryem), "Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah, "Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını…

  • Aynı kök: اني (36 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Meryem, "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz,…

  • Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: حرث (14 geçiş)

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

  • Aynı kök: حرث (14 geçiş)

    O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kadınlarınız sizin için bir tarladır. dipnot 1 Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın! Kendiniz için (ileriye) hazırlık yapın! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Bilin ki şüphesiz siz O'na kavuşacaksınız. Müminleri (büyük ödülle) müjdele!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ifade ile kadın aşağılanmamış, aksine "insanın yaratıldığı öz" anlamında toprak benzetmesi ile yüceltilmiştir. İnsan kadında yaratılır; öyleyse kadın verimin, üretkenliğin ve değerin kaynağıdır.

Mustafa İslamoğlu

Kadınlarınız, sizin için bir tür tarladır; tarlanıza nereden, nasıl ve ne zaman isterseniz öyle varın! Fakat önce kendi canlarınız için bir hazırlık yapın! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve unutmayın ki, mutlaka O'na kavuşacaksınız! Artık sen de mü'minleri müjdele!

Muhammed Esed

Kadınlarınız sizin tarlalarınızdır; tarlanıza dilediğiniz şekilde girin, ama önce kendi ruhlarınız için bir hazırlık yapın. Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve bilin ki, O'na mutlaka kavuşacaksınız. Ve sen de (ey peygamber), imana erişenleri müjdele.

Ahmed Hulusi

Kadınlarınız sizin (evlat verecek) tarlanızdır. Ona göre, nasıl isterseniz öylece ekin tarlanızı. Nefsleriniz için geleceğe hazırlık yapın. Ve Allah'tan korunun ve iyi bilin ki, O'na kavuşacaksınız. İman edenlere müjdele!

Ali Bulaç

Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak güzel davranışlar) takdim edin. Allah'tan korkup sakının ve bilin ki elbette O'na kavuşucusunuz. İman edenlere müjde ver.

Ali Özek ve heyeti

Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (gelecekte faydasını göreceğiniz iyi amellerle) hazırlık yapın. Allah'tan korkun, biliniz ki siz O'na kavuşacaksınız. (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele!

Ali Rıza Safa

Kadınlarınız, sizin ekinliğinizdir; ekinliğinize istediğiniz gibi yaklaşın. Kendi benlikleriniz için hazırlık yapın ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Çünkü iyi bilin ki, kesinlikle O'na kavuşacaksınız; inananlara, sevinçli haberi ver.

Bayraktar Bayraklı

Eşleriniz sizin için ürün veren topraktır. Öyleyse, toprağınızı dilediğiniz gibi işleyin. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'tan sakının; bilin ki siz Allah'a kavuşacaksınız. Müminleri müjdele!

Edip Yüksel

Kadınlarınız, tohum ektiğiniz tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için geleceğe hazırlanın. ALLAH'ı dinleyin ve onunla mutlaka karşılaşacağınızı bilin. Gerçeği onaylayanlara müjde ver. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Cinsel ilişkinin pozisyonu konusunda sınırlama koymayan bu ayet, kadını tohumların ekildiği tarlaya benzeterek dolaylı olarak anal ilişkiyi dışlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kadınlarınız, (tohum ektiğiniz) tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için geleceğe hazırlanın. ALLAH'ı dinleyin ve onunla mutlaka karşılaşacağınızı bilin. İnananlara müjde ver.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah'tan korkun ve herhalde onun huzuruna varacağınızı bilin! Sen müminleri müjdele!

Elmalılı Hamdi Yazır

kadınlarınız sizin için bir harsdir, o halde harsinize nasıl isterseniz varın ve kendileriniz için ileriye hazırlık yapın ve Allahdan korkun ve her halde onun huzuruna varacağınızı bilin, müjdele mü'minlere

Erhan Aktaş

Kadınlarınız sizin için ürün veren kimselerdir dipnot 1 . O halde, ürün vereninize dipnot 2 istediğiniz gibi varın. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'a karşı takvalı olun. Bilin ki muhakkak O'na kavuşacaksınız. Ve Mü'minleri müjdele.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çevirilerde; ayette yer alan "harsun" kelimesine, "tarla" anlamı verilerek, "kadınlar sizin tarlanızdır" denmektedir. Bu anlam doğru değildir. "Harsun" kelime olarak, ekin/ürün/kazanç demektir. Kadınlarınız sizin için "ürün veren kimselerdir" anlamına gelen bir benzetme yapılmıştır. Üründen kasıt, çocuktur. "Harsun" kelimesi 42:20. ayette de ekin/kazanç anlamında geçmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kadınlarınıza.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kadınlarınız sizin için ürün veren kimselerdir. dipnot 1 O halde, ürün vereninize dipnot 2 istediğiniz gibi varın. dipnot 3 Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'a karşı takvalı olun. Bilin ki muhakkak O'na kavuşacaksınız. Ve müminleri müjdele.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çevirilerde; ayette yer alan "harsun" sözcüğüne, "tarla" anlamı verilerek, "Kadınlar sizin tarlanızdır" denmektedir. Bu anlam doğru değildir. "Harsun" sözcük olarak, ekin/mahsul/ürün/kazanç demektir. Kadınlarınız sizin için "ürün veren kimselerdir" anlamına gelen bir benzetme yapılmıştır. Üründen kasıt, çocuktur. "Harsun" sözcüğü Şura Suresi,
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette de geçmektedir. Burada da ekin/kazanç anlamını ifade etmektedir: "Kim Ahiret kazancını isterse, Biz onun kazancını arttırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona da ondan arttırırız. Onun için ahirette hiçbir nasip yoktur."(42:20).
  3. metne dön, dipnot 3
    Kadınlarınıza.
  4. metne dön, dipnot 4
    "İstediğiniz gibi varın" deyimi ile kesinlikle kadının cinsel organından başka bir şey kastedilmemektedir. Ürün veren olarak tanımlanan kadınla cinsel ilişki, sadece ürün veren cinsel organı ile olabilir. Bunun dışındaki her türlü ilişki fıtrata ve işin doğasına aykırı bir sapıklıktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kadınlarınız sizin için ürün veren kimselerdir. dipnot 1 O halde, kadınlarınızla istediğiniz gibi ilişkiye girin. Kendiniz için önceden iyi şeyler hazırlayın. Allah'a karşı takvalı dipnot 2 olun. Bilin ki muhakkak O'na kavuşacaksınız. Ve müminleri müjdele.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çevirilerde; ayette yer alan "harsun" sözcüğüne, "tarla" anlamı verilmektedir; "Kadınlar sizin tarlanızdır" denmektedir. Bu anlam doğru değildir. "Harsun" sözcük olarak, ekin/mahsul/ürün/kazanç demektir. Kadınlarınız sizin için "ürün veren kimselerdir" anlamına gelen bir benzetme yapılmıştır. Üründen kasıt, çocuktur. "Harsun" sözcüğü Şura Suresi, 20. Ayette de geçmektedir. Burada da ekin/kazanç anlamını ifade etmektedir: "Kim Ahiret kazancını isterse, Biz onun kazancını arttırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona da ondan arttırırız. Onun için ahirette hiçbir nasip yoktur."(26/Şura, 20).
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın buyruklarına içtenlikle uymak suretiyle; o buyrukları kendisine koruyucu yapıp, onlarla kendisini kötü ve zararlı şeylere karşı korumaya, güvenceye almak.

Gültekin Onan

Kadınlarınız sizin (tohum ektiğiniz) tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için [geleceğe hazırlık olarak güzel davranışlar] takdim edin. Tanrı'dan korkup sakının ve bilin ki elbette O'na kavuşucusunuz. İnançlılara müjde ver.

Hasan Basri Çantay

Kadınlarınız sizin (evlad yetişdiren) tarlanızdır. O halde tarlanıza, dilediğiniz gibi, gelin. Kendiniz için önden (iyi ameller) gönderin (hayırlı evladlar yetişdirin). Bir de Allahdan korkun ve bilin ki her halde siz ona kavuşacaksınız. iman edenlere müjdele.

İbni Kesir

Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Ve kendiniz için önceden iyi ameller gönderin. Bir de Allah'tan korkun. Ve bilin ki; siz, şüphesiz O'na kavuşacaksınız. İman edenleri müjdele.

Mehmet Alagaş

(222-223) Sana hayızdan soruyorlar, o eziyettir de . Hayızlı iken kadınlardan ayrılın / uzaklaşın , onlara, temizlenecekleri zamana kadar yakınlaşmayın , ne zamanki temizlenirler, Allah’ın emrettiği taraftan onlara varın. Allah vazgeçenleri / tövbe edenleri sever, Allah temizlenenleri sever. Kadınlarınız sizin tarlanızdır, nasıl isterseniz o şekilde tarlanıza varın, kendiniz için bir şeyler sunun / takdim edin, Allah’tan sakının, şunu bilin ki muhakkak ki sizle r O’nunla buluşacaksınız, iman edenleri müjdele.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kadınlar sizin tarlanızdır, o halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için ileriye yönelik hazırlık yapın. Allah’tan korkun ve O’na kavuşacağınızı bilin. Müminlere müjde ver.

Süleyman Ateş

Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için ileriye hazırlık yapın ve mutlaka Allah'a kavuşacağınızı bilin. İnananları müjdele.

Süleymaniye Vakfı

Kadınlarınız sizin için bir ekim yeridir. Ekim yerinize istediğiniz şekilde yaklaşabilirsiniz, dipnot 1 kendiniz için ön hazırlık yapın. dipnot 2 Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve onun huzuruna varacağınızı bilin. Bunu inananlara müjdele. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ekim yeri, ürün alınan yer yani döl yatağıdır. Kadının ürünü, doğuracağı çocuktur. Döl yatağından olmak şartıyla eşi onunla ilişkiye girilebilir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kadınlar, talep edilen konumdadır (Al-i İmran 3/14). Karı-koca ilişkileri ile ilgili ayetlerde emrin kocaya verilmesi (Bakara 2/187, Nisa 4/19), kocanın karısını cinsel ilişkiyi talep eder hale getirmesi gerektiğini gösterir. Bunu göremeyen erkekler, eşlerinin kendilerine soğuk davrandığından şikayet ederler.
  3. metne dön, dipnot 3
    Güncel Tevrat meallerine göre adetli ve lohusa kadın kirlidir, kanaması bitip üzerinden yedi gün geçmedikçe dokunduğu ve üstüne oturduğu her şey kirlenir. Ona veya onun dokunduğu şeylere dokunan da akşama kadar kirli kalır. O kadınla cinsel ilişki haramdır (
    Levililer 15/19-33 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Levililer 15:19

    “ ‹Âdet gördüğü için kan kaybeden kadın yedi gün kirli sayılacak. Ona dokunan da akşama kadar kirli sayılacak.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). Bir üst ayetteki soru, bundan dolayı sorulmuş olmalıdır. Bu ayetler inince nebimiz şöyle demiştir: "Cinsel ilişki dışında her şeyi yapabilirsiniz." (Müslim, Hayz, 16-302, Ebu Davud Taharet, 258). Adet ve lohusalık, namaza ve oruca engel değildir. Çünkü yeme içme ve cinsel ilişki dışında orucu bozan bir şey yoktur (Bakara 2/187). Adet bunlardan hiçbirine girmez. Kur'an'ın namazla ilgili emirlerinde de kadın erkek ayrımı yoktur. Abdest, kişinin kendini rahat hissettiği bir yerde ön ve arka bölgeden çıkan; idrar, büyük abdest ve yellenme ile bir de cünüplükle bozulur (Maide 5/6). Adet veya lohusalığın bunlarla bir ilgisi yoktur. Adet ve lohusalık kanının abdesti bozduğunu gösteren bir ayet veya sahih bir hadis de yoktur. Adeti ve lohusalığı biten kadının yıkanmasına dair bir emir de bulunmamaktadır. Bu ayetin sonundaki 'Allah tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever' ifadesi, hem erkek hem de kadına hitap ettiği için adet veya lohusalık döneminde karı-koca ilişkisi olmuşsa her ikisi de tövbe edip manevi yönden temizlenmelidirler. Dolayısıyla ayetin "temizlenenleri sever" bölümü de adetli kadının ibadet için adet kanından temiz olması gerektiğine delil getirilemez. Bir de öncesinde tövbeden bahsedildiği için buradaki temizliğin günahtan temizlenme olduğu açıktır. Ayrıca bu ayet, sadece evli olanlara hitap eder. Halbuki bekar ve dul kadınlar da adet görürler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kadınlarınız sizin için ekim yeridir. Ekim yerinize hoşunuza giden şekilde varın, dipnot 1 kendiniz için ön hazırlık yapın. Allah'tan çekinerek korunun ve bilin ki O'nun huzuruna çıkarılacaksınız. Bunu (bu iyileştirmeyi), inananlara müjdele. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ekim yeri, ürün alınan yerdir. Dölyatağından olmak şartıyla hoşa giden şekilde ilişkiye girilebilir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tevrat'a göre adetli ve lohusa kadın kirlidir, kanaması bitip üzerinden yedi gün geçmedikçe dokunduğu ve üstüne oturduğu her şey kirlenir. Ona veya onun dokunduğu şeylere dokunan da akşama kadar kirli kalır. O kadınla cinsel ilişki haramdır (Levililer 15/1933, 18/19). Bu ayetler, bu konuda sorulan sorulara cevap olarak inince Nebimiz: "Onlarla aynı evde bulunun, ilişki dışında her şeyi yapın (Tahavi, Ahkam'ul-Kur'an)." dedi. Ayete göre bu sadece bir sıkıntıdır. Sıkıntı da namaza engel değildir. "Müminler! Sarhoşsanız, ne dediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın."   (Nisa 4/43) buyurulması namazla ilgili tek yasağın sarhoşluk olduğunu gösterir. Orucu bozan yeme içme ve cinsel ilişkinin de adet görme ile bir ilgisi yoktur. Bu yüzden Adetli kadın, namazını kılmalı ve orucunu tutmalıdır. Bu konuda yasak koyan mezhepler, önceki durumdan etkilenmiş olabilirler.

Şaban Britch

Kadınlar sizin tarlanızdır! Tarlanıza istediğiniz gibi gelin, kendiniz için ileriye hazırlık yapın ve Allah’tan korkun ve O’na kavuşacağınızı bilin, müminlere müjdele!

Şaban Piriş

Kadınlar sizin tarlanızdır! Tarlanıza istediğiniz gibi gelin, kendiniz için önceden hazırlık yapın. Ve Allah'tan korkun ve O'na kavuşacağınızı bilin, bunu müminlere müjdele!

Yaşar Nuri Öztürk

Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Öz benlikleriniz için önceden bir şeyler gönderin. Allah'tan korkun ve bilin ki, O'na mutlaka ulaşacaksınız. İman sahiplerine müjde ver.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Your wives are where you cultivate your crop of posterity; they are your field wherein you cultivate mutual affection and emotion directed to attaining pleasure or satisfaction, therefore, till your tilth virtuously as you will and advance piety toward future security and revere Allah. And realise that you are destined to be in His August Presence Hereafter, and announce blissful tidings, O Muhammad, to those touched by the divine hand.

Abdul Haleem

Your wives are your fields, so go into your fields whichever way you like,and send [something good] ahead for yourselves. Be mindful of God: remember that you will meet Him.’ [Prophet], give good news to the believers.

Abdullah Yusuf Ali

Your wives are as a tilth unto you; so approach your tilth when or how ye will; but do some good act for your souls beforehand; and fear Allah. And know that ye are to meet Him (in the Hereafter), and give (these) good tidings to those who believe.

Abul A'la Maududi

Your wives are your tilth; go, then, into your tilth as you wish dipnot 1 but take heed of your ultimate future dipnot 2 and avoid incurring the wrath of Allah. Know well that one Day you shall face Him. Announce good tidings to the believers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, God's purpose in the creation of women is not merely to provide men with recreation. Their mutual relationship is like that between a farmer and his tilth. A farmer approaches his field not just for the sake of pleasure, but to acquire produce. Similarly, man ought to approach the tilth of the human race with the purpose of acquiring produce, that is, offspring. What is of concern to the Law of God is not the particular mode of cultivating one's tilth, but rather that one should go only to one's tilth and not elsewhere, and that one should go there for the purpose of cultivation.
  2. metne dön, dipnot 2
    These words are susceptible to two meanings. First, that a person should try to maintain the continuity of the human race so that when he departs from this world there should be others to replace him in his tasks. Second, that one should be concerned with the quality of the coming generation, i.e., how far it is endowed with religious devotion, moral excellence and humanity, and that one should do all that is possible to promote these qualities. The latter part ot the verse contains the warning that those who deliberately neglect these two duties will he severely taken to task by God.

Aisha Bewley

Your women are fertile fields for you, so come to your fertile fields however you like. Send good ahead for yourselves and have taqwa of Allah. Know that you are going to meet Him. And give good news to the muminun.

Al-Hilali & Khan

Your wives are a tilth for you, so go to your tilth,[1] when or how you will, and send (good deeds, or ask Allâh to bestow upon you pious offspring) for your ownselves beforehand. And fear Allâh, and know that you are to meet Him (in the Hereafter), and give good tidings to the believers (O Muhammad صلى الله عليه وسلم)

Ali Quli Qarai

Your women are a tillage for you, so come to your tillage whenever you like, and send ahead for your souls, and be Godwary, and know that you will encounter Him; and give good news to the faithful.

Amatul Rahman Omar

Your wives are (as) a tilth (to produce and rear children) for you, so come to your tilth when and how you like and send forward (some good) for yourselves, and take Allâh as a shield, and know that you shall meet Him, and give good tidings to the believers.

Arthur John Arberry

Your women are a tillage for you; so come unto your tillage as you wish, and forward for your souls; and fear God, and know that you shall meet Him. Give thou good tidings to the believers.

Bijan Moeinian

Your wives are the bearers of your seed; so, approach them as you want. But take advantage of your life and do some good for your soul before the entertainment. Respect the Lord and bear in mind that pretty soon you have to stand in front of Him. Now give good news to mankind (that he may choose to live in Paradise forever.)

E. Henry Palmer

Your women are your tilth, so come into your tillage how you choose; but do a previous good act for yourselves, and fear God, and know that ye are going to meet Him; and give good tidings unto those who do believe.

Edip-Layth

Your women are cultivation for you. So approach your cultivation as you wish towards goodness. Be conscientious of God and know that you will meet Him, and give good news to those who acknowledge.

George Sale

Your wives are your tillage; go in therefore unto your tillage in what manner soever ye will: And do first some act that may be profitable unto your souls; and fear God, and know that ye must meet him; and bear good tidings unto the faithful.

Hamid S. Aziz

Your women are your tilth (to cultivate), so come into your tillage how you choose; but do a previous good act for yourselves, and fear Allah, and know that you are going to meet Him; and give good tidings unto those who do believe.

Mahmoud Ghali

Your women are a tillage for you; so come up to your tillage however you decide, and place forward (good deeds) for yourselves; and be pious to Allah, and know that you will be meeting Him. And give good tidings to the believers.

Marmaduke Pickthall

Your women are a tilth for you (to cultivate) so go to your tilth as ye will, and send (good deeds) before you for your souls, and fear Allah, and know that ye will (one day) meet Him. Give glad tidings to believers, (O Muhammad).

Mohamed Ahmed - Samira

Women are like fields for you; so seed them as you intend, but plan the future in advance. And fear God, and remember, you have to face Him in the end. So convey glad tidings to those who believe.

Muhammad Asad

Your wives are your tilth; go, then, unto your tilth as you may desire, but first provide something for your souls, and remain conscious of God, and know that you are destined to meet Him. And give glad tidings unto those who believe.

Mustafa Khattab

Your wives are like farmland for you,[1] so approach them ˹consensually˺ as you please.[2] And send forth something good for yourselves.[3] Be mindful of Allah, and know that you will meet Him. And give good news to the believers.

Progressive Muslims

Your women are a cultivation for you. So approach your cultivation as you wish towards goodness. And be aware of God and know that you will meet Him, and give good news to the believers.

Rashad Khalifa

Your women are the bearers of your seed. Thus, you may enjoy this privilege however you like, so long as you maintain righteousness. You shall observe GOD, and know that you will meet Him. Give good news to the believers.

Sahih International

Your wives are a place of sowing of seed for you, so come to your place of cultivation however you wish and put forth [righteousness] for yourselves. And fear Allah and know that you will meet Him. And give good tidings to the believers.

Sam Gerrans

“Your women are a tilth for you; so come to your tilth as you will, and send ahead for your souls; and be in prudent fear of God, and know that you will meet Him.” And bear thou glad tidings to the believers.

Shabbir Ahmed

Remember, that women in the society are the guardians of your future generations, just as a garden keeps the seeds and turns them into flowering plants. So, whenever you meet with women socially, treat them with respect, keeping the aforementioned principle in mind. This conduct will go a along way to insure the betterment of the future generations. Send forth good today for tomorrow. Be mindful of Allah's Laws and know that you will, one day face Him. O Messenger! Give good news to the believers.

Syed Vickar Ahamed

Your wives are like a tilth for you; Approach your tilth when or how you will; But do some good acts for your souls beforehand: And fear Allah, and know that you are to meet Him (in the Hereafter); And give the good news to those who believe.

Taqi Usmani

Your women are tillage for you to cultivate. So, come to your tillage from where you wish, and advance something for yourselves, and fear Allah, and know that you are to meet Him, and give good news to the believers."

The Monotheist Group

Your women are a cultivation for you. So approach your cultivation as you wish towards goodness. And be aware of God and know that you will meet Him, and give good news to the believers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 223. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 223. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 223. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩