Bakara suresi

Bakara suresi, 250. ayet

Bakara suresi, 250. ayet. وَلَمَّا بَرَزُوا۟ لِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ قَالُوا۟ رَبَّنَآ أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَٱنصُرْنَا عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْكَٰفِرِينَ

velemmâ berazû licâlûte vecünûdihî ḳâlû rabbenâ efrig `aleynâ ṣabrav veŝebbit aḳdâmenâ venṣurnâ `ale-lḳavmi-lkâfirîn.

Diyanet İşleri

(Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kafir kavme karşı bize yardım et."

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 247–253 · surenin 250. ayeti / 286

Konu Yurtlarını terk edenler; Tâlût ve Câlût Bakara 243–252 3

  1. Bakara 247

    Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız. Ona zenginlik de verilmemiştir" dediler. Peygamberleri şöyle dedi: "Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  2. Bakara 248

    Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa ailesinin, Harun ailesinin geriye bıraktığından kalıntılar vardır. Onu melekler taşımaktadır. Eğer inanmış kimselerseniz, bunda şüphesiz sizin için kesin bir delil vardır."

  3. Bakara 249

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

  4. 250

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kafir kavme karşı bize yardım et."

  5. Bakara 251

    Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah'ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün alemlere karşı lütuf sahibidir.

  6. Bakara 252

    İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.

  7. Bakara 253

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 249–250. ayetler için yazılmıştır.

249-250. “Tâlût ordusuyla ayrıldığında…” Tâlût başlarına geçip onları askeri düzene sokup tertip ettikten sonra, düşmanları ile savaşmak üzere onlarla bulundukları yerden ayrıldı. Ancak onların arasında bazılarının kararsız ve yeterli gayrete sahip olmadıklarını gördü. Bu durumda sabreden kimseler ile sebat göstermeyecek kimselerin ayırt edilmesi gerektiği kanaatine vardığından: “Allah sizi bir nehirle imtihan edecek” dedi. Siz suya ihtiyaç duyacağınız vakit bu nehrin yanından geçeceksiniz. “Ondan içen benden değildir” yani bana tâbî olmasın, arkamdan gelmesin. Çünkü bu o kimsenin sabır ve direncinin azlığının, tahammülsüzlüğün bir delilidir. “Onu tatmayan ise” samimiyeti, sabır ve metaneti dolayısıyla “bendendir. Eli ile bir avuç alanlar müstesna dedi.” Yani bu şekilde içmeye izin vardır. Sözü edilen nehire ulaştıklarında gerçekten suya ihtiyaçları vardı. O nedenle “İçlerinden pek azı dışında” hepsi o sudan içtiler. O azınlık ise içmeyip sabrettiler.

“Nihâyet o ve beraberindeki mü’minler nehri geçince” ya suya karşı sabredemeyenler yahut da nehri geçenlerden bir grup şöyle dedi: “Bugün biz Câlût’a ve ordusuna güç yetiremeyiz.” Eğer bu sözü söyleyenler su içen sabırsızlar ise bu, onların sabırsızlıklarına gerekçe olmak üzere söyledikleri bir sözdür. Şâyet bu sözleri söyleyenler Tâlût ile birlikte nehri geçenler ise o zaman bu söz, onların bir bakıma kendilerini zayıf gördüklerini gösterir. Ancak kâmil iman sahibi kimseler sebat göstermek ve ileri atılmak konusunda onları teşvik ederek şöyle dediler: “Az sayıdaki nice topluluk çok sayıdaki topluluğu Allah’ın izni ile yenmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir.” Allah; yardımı, desteği ve zafer ihsanı ile onlarla beraberdir. Bu sözler üzerine sebat ettiler, düşmanları Câlût ve askerlerine karşı savaşta sabır ve metanet gösterdiler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Câlût ve askerlerinin karşısına çıktıkları zaman, dualarıyla Allah'a yönelerek şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Kalbimize oluk oluk sabır akıt ve ayaklarımızı sabit kıl ki, kaçmayalım ve düşmanlarımızın önünde yenilmeyelim. Kâfirlere karşı bize kuvvetin ve desteğinle yardım et!"

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَمَّا velemma ne zaman
  2. بَرَزُوا۟ berazu karşılaşsalar kök: برز
  3. لِجَالُوتَ licalute Calut
  4. وَجُنُودِهِۦ ve cunudihi ve askerleriyle kök: جند
  5. قَالُوا۟ kalu şöyle dediler kök: قول
  6. رَبَّنَآ rabbena Rabbimiz kök: ربب
  7. أَفْرِغْ efrig dök kök: فرغ
  8. عَلَيْنَا aleyna üzerimize
  9. صَبْرًۭا sabran sabır kök: صبر
  10. وَثَبِّتْ ve sebbit ve sağlam tut kök: ثبت
  11. أَقْدَامَنَا ekdamena ayaklarımızı kök: قدم
  12. وَٱنصُرْنَا vensurna ve bize yardım et kök: نصر
  13. عَلَى ala karşı
  14. ٱلْقَوْمِ l-kavmi topluluğuna kök: قوم
  15. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirler kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: جند (29 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd

    Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah…

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd

    Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan…

  • Aynı kök: فرغ (6 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    "Sen sırf, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde iman ettiğimiz için bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim…

  • Aynı kök: برز (9 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    İnsanların hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara diyecek ki: "Şüphesiz bizler size uymuştuk; şimdi siz az bir şey olsun,…

  • Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.

  • Aynı kök: ثبت (18 geçiş) · Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma…

  • Aynı kök: ثبت (18 geçiş) · Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Calut ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında, dipnot 1 (Talut'un askerleri) "Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır! Ayaklarımızı sabit tut! kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et." diye dua etmişlerdi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah Talut'la beraber hareket eden ordusunun Calut ve askerleriyle savaşmak üzere savaş meydanına çıktıklarında ve muhtemelen savaşa tutuştuklarında, savaşın ancak ve ancak Allah'ın yardımıyla kazanılacağını bildikleri için Yüce Allah'a dua ettiklerini haber vermektedir. Önceki ayetin sonunda yer alan "Allah sabredenlerle beraberdir" cümlesini söyleyen bu kişiler Allah'tan çeşitli dileklerde bulunmuşlardı.

Mustafa İslamoğlu

Onlar Calut ve ordusuyla karşı karşıya geldiklerinde "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır boca et ve ayaklarımızı (hak üzre) sabit tut; ve kafirler güruhuna karşı bize yardım et!" diye dua ettiler.

Muhammed Esed

Onlar Calut ve kuvvetleriyle karşı karşıya geldiklerinde, "Ey Rabbimiz! Bize zorluklara tahammül gücü bağışla, adımlarımızı sağlam kıl ve hakikati inkar eden bu topluma karşı bize yardım et!" diye dua ettiler.

Ahmed Hulusi

Calut ve ordusunun karşısına çıktıklarında dua ettiler: "Rabbimiz dayanma kuvvesi ver, ayaklarımızı sabitle, kaydırma ve inkarcılar topluluğuna karşı bize kazanma gücü ver. "

Ali Bulaç

Onlar, Calut ve ordusuna karşı meydana (savaşa) çıktıklarında, dediler ki: "Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."

Ali Özek ve heyeti

Câlût ve askerleriyle savaşa tutuştuklarında: Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Bize cesaret ver ki tutunalım. Kâfir kavme karşı bize yardım et, dediler.

Ali Rıza Safa

Calut ve ordusuyla karşı karşıya geldiklerinde, şöyle dediler: "Efendimiz! Üzerimize direnç yağdır, ayaklarımızı sağlamlaştır ve nankörlük eden topluma karşı bize yardım et!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar Calut ve kuvvetleriyle karşı karşıya geldiklerinde, "Ey Rabbimiz! Bize zorluklara tahammül gücü bağışla, adımlarımızı sağlam kıl ve hakikati inkar eden bu topluma karşı bize yardım et!" diye dua ettiler.

Edip Yüksel

Calut ve ordusuyla karşılaştıklarında şöyle dediler: "Efendimiz, bize direnme gücü ver, ayaklarımızı sağlam tut, inkarcılara karşı bize yardım et."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Calut ve ordusuyla karşılaştıklarında şöyle dediler: 'Rabbimiz, bize direnme gücü ver, ayaklarımızı sağlam tut, inkarcılara karşı bize yardım et.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Calut ve ordusuna karşı meydana çıktıklarında şöyle dediler: "Ey bizleri yetiştiren Rabbimiz, üzerimize sabır dök, ayaklarımıza sebat ve dayanıklılık ver ve bizi bu kafirler topluluğuna karşı zafere ulaştır."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve vaktaki Calut ve ordusuna karşı meydana çıktılar şöyle dediler "Ey bizleri yetişdiren rabbımız üzerlerimize sabır dök ve ayaklarımıza sebat ver ve bizi kafirler kavmine karşı muzaffer buyur."

Erhan Aktaş

Onlar, Calut ve askerleriyle karşı karşıya geldikleri zaman: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve ayaklarımızı sabit kıl, Kafir kavme karşı bize yardım et." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, Calut ve askerleriyle karşı karşıya geldikleri zaman: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve ayaklarımızı sabit kıl, kafir kavme karşı bize yardım et." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, Calut ve askerleriyle karşı karşıya geldikleri zaman: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve ayaklarımızı sabit kıl, kafir kavme karşı bize yardım et." dediler.

Gültekin Onan

Onlar Calut ve ordusuna karşı meydana (savaşa) çıktıklarında dediler ki: "Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kafirler kavmine karşı bize yardım et."

Hasan Basri Çantay

Onlar (Taaluta itaat eden mü'minler), Calut ile askerlerine karşı çıkdıkları zaman (niyaz edib) dediler ki: "Ey Rabbimiz, üzerimize (yağmur gibi) sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver (er meydanından kaydırma). Bu kafirler güruhuna karşı bize yardım et".

İbni Kesir

Calut ve askerlerine karşı çıktıkları zaman, dediler ki: Ey Rabbımız, üzerimize sabır yağdır, ayaklarımıza sebat ver ve bizi kafirler güruhuna karşı muzaffer kıl.

Rowwad Tercüme Merkezi

Câlût ve ordusuna karşı çıktıklarında: "Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver, bu kâfir topluma karşı bize yardım et, zafer ver!" dediler.

Süleyman Ateş

(Talut'un askerleri) Calut ve askerlerinin karşısına çıktıklarında şöyle dediler: "Rabbimiz, üzerimize sabır dök! ayaklarımızı sağlam tut ve o kafir millete karşı bize yardım et!"

Süleymaniye Vakfı

Calut ve ordusunun karşısına çıktıklarında şöyle dua ettiler: "Rabbimiz! Sabrımızı /direnme gücümüzü artırdıkça artır! Ayaklarımızı sabit kıl! Kafirler toplumuna karşı bize yardım et!" dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Calut ve ordusunun karşısına çıktıklarında şöyle dua ettiler: "Ey Sahibimiz (Rabbimiz)! Bize direnme gücü ver! Ayaklarımızı kaydırma! Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et!"

Şaban Britch

Câlût ve ordusuna karşı çıktıklarında: Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver, bu kâfir topluma karşı bize yardım et, zafer ver, dediler.

Şaban Piriş

Calut ve ordusuna karşı çıktıklarında: -Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver, bu kafir topluma karşı bize yardım et, zafer ver, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Calut ve ordusuyla karşılaştıklarında şöyle yakardılar: "Ey Rabb'imiz, üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı yere sağlam bastır. Ve küfre sapanlara karşı bize yardım et."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When they faced Jalut and his forces they prayed: "inspire us, O Allah, our Creator, to be justly confident and enduring and inspire our courage and help us make our steps firm, and bring victory and fortune to us so that we reduce those who deny You to ruin".

Abdul Haleem

And when they met Goliath and his warriors, they said, ‘Our Lord, pour patience on us, make us stand firm, and help us against the disbelievers,’

Abdullah Yusuf Ali

When they advanced to meet Goliath and his forces, they prayed: "Our Lord! Pour out constancy on us and make our steps firm: Help us against those that reject faith."

Abul A'la Maududi

And when they went forth against Goliath (Jalut) and his forces, they prayed: "Our Lord! Shower us with patience, and set our feet firm, and grant us victory over this unbelieving people."

Aisha Bewley

When they came out against Saul and his troops, they said, ‘Our Lord, pour down steadfastness upon us, and make our feet firm, and help us against this kafir people. ’

Al-Hilali & Khan

And when they advanced to meet Jâlût (Goliath) and his forces, they invoked: "Our Lord! Pour forth on us patience, and set firm our feet and make us victorious over the disbelieving people."

Ali Quli Qarai

So when they marched out for [encounter with] Goliath and his troops, they said, ‘Our Lord, pour patience upon us, make our feet steady, and assist us against the faithless lot. ’

Amatul Rahman Omar

And when they confronted Jâlût (-Goliath) and his forces they said, `Our Lord! grant us perseverance and keep our footholds firm and help us against the disbelieving people. '

Arthur John Arberry

So, when they went forth against Goliath and his hosts, they said, 'Our Lord, pour out upon us patience, and make firm our feet, and give us aid against the people of the unbelievers!'

Bijan Moeinian

When they faced the army of Goliath, they prayed: "Lord, pour down upon us patience and give us the strength and give us victory over the disbelievers. "

E. Henry Palmer

And when they went out against a Galut and his soldiery, they said, 'Lord, pour out patience over us, and make firm our steps, and help us against the misbelieving people!'

Edip-Layth

When they came forth to Goliath and his soldiers, they said, "Our Lord grant us patience, and make firm our foothold, and grant us victory over the ingrates."

George Sale

And when they went forth to battle against Jalut and his forces, they said, O Lord, pour on us patience, and confirm our feet, and help us against the unbelieving people.

Hamid S. Aziz

And when they went out against a Goliath and his forces, they prayed saying, "Lord, pour out on us endurance, make firm our steps, and help us against the faithless!"

Mahmoud Ghali

And as soon as they went forth against Jalût (Goliath)and his hosts, they said, "Our Lord, pour out upon us patience, and make firm our feet, and give us victory over the disbelieving people!"

Marmaduke Pickthall

And when they went into the field against Goliath and his hosts they said: Our Lord! Bestow on us endurance, make our foothold sure, and give us help against the disbelieving folk.

Mohamed Ahmed - Samira

And when they were facing Goliath and his hordes they prayed: "O Lord, give us endurance and steady our steps, and help us against the deniers of truth. "

Muhammad Asad

And when they came face to face with Goliath and his forces, they prayed: "O our Sustainer! Shower us with patience in adversity, and make firm our steps, and succour us against the people who deny the truth!"

Mustafa Khattab

When they advanced to face Goliath and his warriors, they prayed, "Our Lord! Shower us with perseverance, make our steps firm, and give us victory over the disbelieving people."

Progressive Muslims

And when they came forth to Goliath and his soldiers, they said: "Our Lord grant us patience, and make firm our foothold, and grant us victory over the disbelieving people. "

Rashad Khalifa

When they faced Goliath and his troops, they prayed, "Our Lord, grant us steadfastness, strengthen our foothold, and support us against the disbelieving people."

Sahih International

And when they went forth to [face] Goliath and his soldiers, they said, "Our Lord, pour upon us patience and plant firmly our feet and give us victory over the disbelieving people. "

Sam Gerrans

And when they emerged against Goliath and his forces, they said: “Our Lord: pour Thou out patience upon us, and make Thou firm our feet; and help Thou us against the people of the false claimers of guidance.”

Shabbir Ahmed

Thus praying to their Lord in full conviction in the Law of proactive steadfastness, they advanced toward the invading armies of Goliath.

Syed Vickar Ahamed

And when they advanced to meet Goliath and his forces, they prayed: "Our Lord! Grant us constancy and make our steps firm: Help us against those who reject faith. "

Taqi Usmani

And when they faced Jālūt and his troops, they said: "Our Lord, pour out endurance on us, make firm our feet and help us against the disbelieving people."

The Monotheist Group

And when they came forth to Goliath and his soldiers, they said: "Our Lord grant us patience, and make firm our foothold, and grant us victory over the disbelieving people."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 250. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 250. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 250. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩