Diyanet İşleri
Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
Sâd suresi
Sâd suresi, 17. ayet. ٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱذْكُرْ عَبْدَنَا دَاوُۥدَ ذَا ٱلْأَيْدِ إِنَّهُۥٓ أَوَّابٌ
iṣbir `alâ mâ yeḳûlûne veẕkür `abdenâ dâvûde ẕe-l'eyd. innehû evvâb.
Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dâvûd: dağların tesbihi ve iki davacı Sâd 17–29 3
(O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.
Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"
Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
(18-19) Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Davud'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.
Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
17. Senden önceki peygamberlerin sabrettiği gibi sen de “onların söylediklerine sabret.” Çünkü sözlerinin hakka bir zararı yoktur. Sana da bir zarar veremezler. Onlar ancak kendilerine zarar vermektedirler.
17. Allah, Rasûlüne kavminin yaptıklarına karşı sabretmeyi emretmekle birlikte sabredebilmek için yalnızca Yüce Allah’a ibadet etmekten ve gerçek ibadet edenlerin durumunu hatırlamaktan yardım almasını da emretmektedir. Nitekim bir başka âyet-i kerimede de şöyle buyurmaktadır: “O halde söylediklerine sabret, güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et.” (Tâhâ, 20/130)
Allah’a ibadet edenlerin en büyüklerinden birisi de Allah’ın peygamberi Davud aleyhisselam’dır. O “güçlü” bedeni ve kalbi itibari ile Yüce Allah’a ibadet üzere büyük güç sahibi bir “kulumuz” idi.
“Çünkü o” bütün işlerinde Allah’a “çokça yönelen biri idi.” Allah’ı severek, O’na bağlanarak, O’ndan korkarak, O’ndan umarak, O’na çokça yalvarıp yakararak, dua ederek Allah’a çokça yönelmekte idi.
Aynı zamanda yaptığı bazı hatalardan vazgeçerek ve samimi olarak tevbe ederek de Allah’a çokça dönen birisi idi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Resul! Bu yalanlayanların razı olmadığın şeyler söylemelerine karşı sabret. Düşmanlarına karşı mücadele eden ve Allah'a itaatte sabırlı olan kuvvetli kulumuz Dâvûd'u hatırla. Şüphesiz o, Allah'a çokça tövbe ederek dönen ve O'nu razı eden amelleri işleyen bir kimseydi.
Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
(Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve…
Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: اوب (17 geçiş)
(10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek)…
Aynı kök: اوب (17 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Şöyle dedik: "Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma." Gerçekten biz Eyyub'u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O,…
Aynı kök: ايد (11 geçiş)
Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…
Aynı kök: ايد (11 geçiş)
İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…
Aynı kök: ايد (11 geçiş)
Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onların söylediklerine karşı sabret; güçlü, (Allah'a) çok yönelen kulumuz Davud'u hatırla!
Sen onların bu tür laflarına karşı dirençli ol ve güçlü bir kişiliğe sahip olan has kulumuz Davud'u hatırla! Çünkü o her daim Allah'a yönelirdi.
(Ama sen, yine,) onların söyledikleri her şeye sabırla katlan ve güçlü bir iradeye sahip bulunan kulumuz Davud'u hatırla! O, her zaman Bize yönelirdi:
Onların dediklerine sabret ve kuvvet sahibi Davud'u zikret (hatırla). . . Muhakkak ki O, evvab (hakikatine dönen) idi.
Sen onların söylediklerine karşı sabret ve bizim güç sahibi kulumuz Davud'u hatırla; çünkü o, (her tutum ve davranışında Allah'a) yönelen biriydi.
(Rasûlüm!) Onların söylediklerine sabret, kulumuz Davud'u, o kuvvet sahibi zatı hatırla. O, hep Allah'a yönelirdi.
Onların söylediklerine karşı dirençli ol ve güçlü kulumuz Davut'u hatırla. Kuşkusuz, O, yönelirdi.
Onların söylediklerine sabret! Kulumuz Davud'u, o kuvvet sahibi zatı hatırla! O, hep Allah'a yönelirdi.
Onların sözlerine karşı sabırlı ol, becerikli bir kulumuz olan Davud'u anımsa; o (Tanrı'ya) sürekli itaat ederdi.
Onların sözlerine karşı sabırlı ol, becerikli bir kulumuz olan Davud'u anımsa; o (Tanrı'ya) sürekli itaat ederdi.
Şimdi sen onların dediklerine sabret de güçlü kulumuz Davud'u an! Çünkü o evvab (içli, zikir ve tesbih ile Bize çok yönelen biri) idi.
Şimdi sen onların dediklerine sabret de kuvvetli kulumuz Davudu an, çünkü o çok tecri' yapar (evvab) idi
Onların dediklerine sabret, güçlerin sahibi kulumuz Davud'u düşün. O, her durumda Allah'a yönelirdi.
Onların dediklerine sabret, güçlerin sahibi kulumuz Davud'u düşün. O, her durumda Allah'a yönelirdi.
Onların dediklerine sabret, güçlerin sahibi kulumuz Davud'u düşün. O, her durumda Allah'a yönelirdi.
Sen onların söylediklerine karşı sabret ve bizim güç sahibi kulumuz Davud'u hatırla; o [her tutum ve davranışında Tanrı'ya] dönen / yönelen (evvab) biriydi.
(Habibim) onlar ne derlerse sabret. Kulumuzu, o kuvvet saahibi Davudu hatırla. Çünkü o, daima (Allahın rızaasına) dönen bir (zat) di.
Onların söylediklerine sabret... Ve güçlü kulunuz Davud'u hatırla. Muhakkak ki o, hep Allah'a yönelirdi.
(12-20) Onlardan önce Nuh kavmi yalanladı ve Âd ve kazık işke ncesi yapan Firav un ve Semud ve kavmi ve Eyke halkları işte hizipler / gruplar bunlardır. Hepsi de elçileri yalanladılar ve de azabımı hak ettiler. Bunlar da (senin kavmin de) tek bir naranın / sesin gelmesin i mi bekliyorlar? Ki onda (o seste) geri çevirme / geciktirme yok . Dediler ki, Rabbimiz, hesap gününden önce bize payımızı / bize vereceğini acilleştir de ver. (Cahil cesareti) Onların dediklerine sabret ve kuvvetli Davut kulumuzu hatırla. Muhakkak ki O, çok yönelirdi. (Çok başvuruda bulunurdu) Dağları onun emrine verdik / musahhar kıldık. Onunla beraber akşam ve sabah (İşrak vakti) üstün tutarlardı / tesbih ederlerdi. Toplu haldeki / sürü haldeki kuşlar, hepsi O'na / Allah’a yönelirdi. Saltanatını da / m ülkünü şiddetlendirdik ve ona hikmeti / (niçin ilmini, gerekçelendirmeyi) ve ayrık konuşmayı verdik (Anlaşmazlıkları giderici ikna edici konuşma yeteneği)
Onların söylediklerine sabırlı ol. O kuvvet sahibi kulumuz Dâvud'u hatırla. O, her zaman Allah'a yönelirdi.
Onların dediklerine sabret de güçlü kulumuz Davud'u an; çünkü o (bize) çok başvururdu.
Sen bunların söylediklerine sabret dipnot 1 . Güçlü-kuvvetli kulumuz Davud'u hatırla! O daima Allah'a yönelen biriydi.
Bunların sözlerine sabret. Kulumuzu; güçlü Davut'u anlat. Çünkü o, pek saygılıydı.
Onların söylediklerine sabırlı ol. Kulumuz Davud'u, o kuvvet sahibi zatı hatırla. O, hep Allah'a yönelirdi.
Onların söylediklerine sabırlı ol ve bize yönelmiş olan güçlü kulumuz Davud'u hatırla!
Onların dediklerine sabret! O kuvvet sahibi kulumuz Davud'u an! O, tespih nağmeleri döktüren bir kul idi.
Be patient O Muhammad and put up with what they insolently and defiantly say and apply remembrance to Our worshipper Dawud, the man of physical strength whose vigour and piety joined; he always in lowliest plight repentant stood.
Bear their words patiently [Prophet]. Remember Our servant David, a man of strength who always turned to Us:
Have patience at what they say, and remember our servant David, the man of strength: for he ever turned (to Allah).
(O Prophet), bear with patience what they say, dipnot 1 and call to mind Our servant David, dipnot 2 who was endowed with great strength dipnot 3 and who constantly turned (to Allah).
Be steadfast in the face of what they say and remember Our slave Dawud, who possessed true strength. He truly turned to his Lord.
Be patient (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) of what they say, and remember Our slave Dâwûd (David), endued with power. Verily, he was ever oft-returning in all matters and in repentance (toward Allâh).
Be patient over what they say, and remember Our servant, David, [the man] of strength. Indeed he was a penitent [soul].
Bear with patience what they say. And remember (the event of the life of) Our servant David, the possessor of might. Verily, he was ever turning (to God).
Bear patiently what they say, and remember Our servant David, the man of might; he was a penitent.
Be patient with them and recite the story of our servant David [to strengthen your patience and as a lesson to the disbelievers who have falsified his life story]. He was blessed with power and turned to God in every matter.
Be patient of what they say, and remember our servant David endowed with might; verily, he turned frequently to us.
Be patient to what they say, and recall Our servant David, the resourceful. He was obedient.
Do thou patiently bear that which they utter: And remind them of our servant David, indued with strength; for he was one who seriously turned himself unto God.
Bear patiently what they say, and remember Our servant David, the possessor of power; surely he was frequent in turning (to Allah).
(Endure) patiently what they say; and remember Our bondman Dawûd (David) (a man) possessing prowess (Literally: hands). Surely he was a constant resorter (to Allah).
Bear with what they say, and remember Our bondman David, lord of might, Lo! he was ever turning in repentance (toward Allah).
Bear with patience what they say, and remember Our votary David, man of strength. He surely turned to Us in penitence.
[But] bear thou with patience whatever they may say, and remember Our servant David, him who was endowed with [so much] inner strength! He, verily, would always turn unto Us:
Be patient ˹O Prophet˺ with what they say. And remember Our servant, David, the man of strength. Indeed, he ˹constantly˺ turned ˹to Allah˺.
Be patient to what they say, and recall Our servant David, the resourceful. He was obedient.
Be patient in the face of their utterances, and remember our servant David, the resourceful; he was obedient.
Be patient over what they say and remember Our servant, David, the possessor of strength; indeed, he was one who repeatedly turned back [to Allah ].
Be thou patient over what they say. And remember thou Our servant David, the possessor of strength: he was one turning in repentance.
Bear with patience whatever they may say, and remember Our servant David, the man of strength and resources. He always turned unto Us.
Have patience at what they say, and remember Our servant Dawood (David), the man of (great) strength; Verily, he always came back in repentance (to Allah).
Bear patiently with what they say, and remember Our servant Dawūd, the man of might. Surely he was ever-turning to Allah.
Be patient to what they say, and recall Our servant David, the resourceful. He was obedient.