Diyanet İşleri
Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Beled suresi
Beled suresi, 7. ayet. أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
eyaḥsebü el lem yerahû eḥad.
Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Beldeye yemin ve insanın kendini yeterli görmesi Beled 1–7 3
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
"Yığınla mal harcadım" diyor.
Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 4–7. ayetler için yazılmıştır.
4. Hakkında yemin edilen konu ise şudur: “Biz insanı (karşı karşıya kalacağı birçok) zorluk içinde yarattık.” Bundan kastın insanın karşı karşıya kaldığı dünya hayatındaki zorluklar, berzah/kabir alemindeki zorluklar ve şahitlerin ayağa dikileceği kıyamet günündeki zorluklar olma ihtimali vardır. Öyleyse insanın bu gibi zorluk ve sıkıntılardan kendisini rahata kavuşturacak, ebedi sevinç ve sürûra gark edecek türden amellerde bulunması gerekir. Böyle yapmazsa o, ebedi azabın sıkıntıları ile karşı karşıya kalır.
Anlamın şu şekilde olma ihtimali de vardır: Andolsun biz, insanı tasarrufta bulunabilecek, zorlu işleri yapabilecek şekilde, en güzel ölçülerde ve en mükemmel bir hilkate sahip olarak yarattık.
Bununla birlikte o, bu pek büyük nimet dolayısı ile Yüce Allah’a şükretmez; aksine sağlık ve esenliğinden ötürü azgınlaşır, yaratıcısına karşı başkaldırır. Bu halinin devam edeceğini, bu tasarruf yetki ve imkânının sonunun gelmeyeceğini sanması, cahillik ve zulüm olarak ona yeter. Bundan dolayı Allah devamla şöyle buyurmaktadır:
5-6. “O, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?” Nefsî arzuları uğrunda harcamış olduğu mallar dolayısı ile övünüp şımararak azgınlaşıyor mu? Çünkü o: “Ben, yığınla mal tükettim.” Üst üste yığılmış pek çok mal harcadım, “diyor.”
Yüce Allah, nefsi arzular ve masiyetler uğrunda harcanan mallar hakkında: “tüketmek/yok etmek” tabirini kullanmıştır. Çünkü bu tür yollarda malını tüketen kimse, bu harcamasından pişmanlık, yorgunluk ve kıtlıktan başka bir fayda sağlamaz. Allah’ın rızası uğrunda ve hayır yolunda malını infak eden kimse ise onun gibi değildir. Çünkü malını bu uğurda infak eden kimse, Allah ile ticaret yapmış olur ve harcadığının kat kat fazlasını kâr olarak elde eder.
7. Yüce Allah, devamla arzu ve şehvetleri uğrunda yaptığı harcamalarla böbürlenip övünenleri tehdit ederek şöyle buyurmaktadır: “Hiç kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?” Bu yaptıkları ile Allah’ın kendisini görmediğini, küçük ve büyük işleri dolayısı ile kendisini hesaba çekmeyeceğini mi sanır? Aksine Allah, onu görmektedir. Amellerini tek tek kaydetmektedir. Ona Kiramen Kâtibîn’i hayır ve şer türünden yapmış olduğu her bir işi yazmak üzere görevlendirmiş bulunmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Harcadığı şeyle böbürlenen bu kimse, Allah’ın onu görmediğini ve malını nereden kazandığını ve onu nerede harcadığını sorup onu hesaba çekmeyeceğini mi zannediyor?
Aynı kök: احد (85 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Daha önce gelip geçen o peygamberler, Allah'ın vahiylerini tebliğ eden, Allah'tan korkan, başka hiç kimseden korkmayan kimselerdir. Allah, hesap…
Aynı kök: احد (85 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…
Aynı kök: احد (85 geçiş)
Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…
Ortak kavram: Hesap
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Ortak kavram: Hesap
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor!
Yoksa o, kimsenin kendisini görmediğinimi zannediyor?
Peki, kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Kimse onu görmedi mi sanıyor?
Kimsenin, onu görmediğini mi sanıyor?
- "Pek çok mal harcadım" der, kimse onu görmedi mi sanıyor?
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Onu bir gören olmadı mı sanıyor?
Onu bir gören olmadı mı zann ediyor?
Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
O, kendisini hiçbir (kişi) nin görmediğini mi sanıyor?
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
O kimsenin kendisini asla görmediğini mi zanneder?
Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Kimsenin onu görmediğini mi sanıyor! dipnot 1
Yoksa kimsenin kendini görmediğini mi sanıyor?
Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Hiç kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
Does he think no one could see him, not even Allah?
Does he think no one observes him?
Thinketh he that none beholdeth him?
Does he believe that none has seen him? dipnot 1
Does he imagine that no one has seen him?
Does he think that none sees him?
Does he suppose that no one sees him?
But does he think that no one sees him?
What, does he think none has seen him?
Does not he realize that God is watching?
does he think that no one sees him?
Does he think that no one saw him?
Doth he think that none seeth him?
Does he think that no one sees him?
Does he reckon that none has seen him?
Thinketh he that none beholdeth him?
Does he think that no one sees him?
Does he, then, think that no one sees him?
Do they think that no one sees them?
Does he think that no one saw him
Does he think that no one sees him?
Does he think that no one has seen him?
Thinks he that none has seen him?
What! Does he think that no one sees him? (How much and where he spent it).
Does he think that no one oversees him?
Does he think that no one has seen him?
Does he think that no one saw him?