Diyanet İşleri
"Yığınla mal harcadım" diyor.
Beled suresi
Beled suresi, 6. ayet. يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًا لُّبَدًا
yeḳûlü ehlektü mâlel lübedâ.
"Yığınla mal harcadım" diyor.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Beldeye yemin ve insanın kendini yeterli görmesi Beled 1–7 3
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
"Yığınla mal harcadım" diyor.
Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 4–7. ayetler için yazılmıştır.
4. Hakkında yemin edilen konu ise şudur: “Biz insanı (karşı karşıya kalacağı birçok) zorluk içinde yarattık.” Bundan kastın insanın karşı karşıya kaldığı dünya hayatındaki zorluklar, berzah/kabir alemindeki zorluklar ve şahitlerin ayağa dikileceği kıyamet günündeki zorluklar olma ihtimali vardır. Öyleyse insanın bu gibi zorluk ve sıkıntılardan kendisini rahata kavuşturacak, ebedi sevinç ve sürûra gark edecek türden amellerde bulunması gerekir. Böyle yapmazsa o, ebedi azabın sıkıntıları ile karşı karşıya kalır.
Anlamın şu şekilde olma ihtimali de vardır: Andolsun biz, insanı tasarrufta bulunabilecek, zorlu işleri yapabilecek şekilde, en güzel ölçülerde ve en mükemmel bir hilkate sahip olarak yarattık.
Bununla birlikte o, bu pek büyük nimet dolayısı ile Yüce Allah’a şükretmez; aksine sağlık ve esenliğinden ötürü azgınlaşır, yaratıcısına karşı başkaldırır. Bu halinin devam edeceğini, bu tasarruf yetki ve imkânının sonunun gelmeyeceğini sanması, cahillik ve zulüm olarak ona yeter. Bundan dolayı Allah devamla şöyle buyurmaktadır:
5-6. “O, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?” Nefsî arzuları uğrunda harcamış olduğu mallar dolayısı ile övünüp şımararak azgınlaşıyor mu? Çünkü o: “Ben, yığınla mal tükettim.” Üst üste yığılmış pek çok mal harcadım, “diyor.”
Yüce Allah, nefsi arzular ve masiyetler uğrunda harcanan mallar hakkında: “tüketmek/yok etmek” tabirini kullanmıştır. Çünkü bu tür yollarda malını tüketen kimse, bu harcamasından pişmanlık, yorgunluk ve kıtlıktan başka bir fayda sağlamaz. Allah’ın rızası uğrunda ve hayır yolunda malını infak eden kimse ise onun gibi değildir. Çünkü malını bu uğurda infak eden kimse, Allah ile ticaret yapmış olur ve harcadığının kat kat fazlasını kâr olarak elde eder.
7. Yüce Allah, devamla arzu ve şehvetleri uğrunda yaptığı harcamalarla böbürlenip övünenleri tehdit ederek şöyle buyurmaktadır: “Hiç kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?” Bu yaptıkları ile Allah’ın kendisini görmediğini, küçük ve büyük işleri dolayısı ile kendisini hesaba çekmeyeceğini mi sanır? Aksine Allah, onu görmektedir. Amellerini tek tek kaydetmektedir. Ona Kiramen Kâtibîn’i hayır ve şer türünden yapmış olduğu her bir işi yazmak üzere görevlendirmiş bulunmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Birbiri üzerine yığılmış pek çok mal harcadım'' der.
Aynı kök: لبد (2 geçiş)
"Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine…
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın…
Aynı kök: مول (86 geçiş)
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Aynı kök: مول (86 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: مول (86 geçiş)
Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Övünerek) "Pek çok mal harcadım." diyor.
(Dahası) "Ben (bu konuma gelmek için) kucak dolusu servet harcadım" mı diyor?
Övünüp duruyor: "Ben, yığınla servet tükettim!"
"Pek çok mal harcadım" diyor.
O: "Yığınla mal tüketip yok ettim" diyor.
«Pek çok mal harcadım» diyor.
"Yığınla mal tükettim!" diyor.
- "Pek çok mal harcadım" der, kimse onu görmedi mi sanıyor?
(Övünerek) "Çok para harcadım" diyor.
(Övünerek) 'Çok para harcadım,' diyor.
O: "Ben yığın yığın mal telef ettim." diyor.
Ben yığın yığın mal telef ettim diyor
"Yığınlarca mal harcadım." diyor.
"Yığınlarca mal harcadım." diyor.
"Yığınlarca mal harcadım." diyor.
O: "Yığınla mal tüketip yok ettim" diyor.
Der ki: "Yığın yığın mal telef etdim".
Yığın yığın mal tüketmişimdir, diyor.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
O der ki: "Ben yığın yığın mal tükettim."
(Gösteriş ve övünme için) "Ben birçok mal telef ettim" diyor.
"Yığın yığın mal tükettim!" dipnot 1 diyor.
"Yığınla mal harcadım dipnot 1 " mı diyor.
Pek çok mal harcadım, diyor.
-Pek çok mal tüketmişimdir, diyor.
"Yığınlarla mal telef ettim!" diyor.
He boastfully says: "I spent too much money", when it was not for a good cause.
‘I have squandered great wealth,’ he says.
He may say (boastfully); Wealth have I squandered in abundance!
He says: "I have squandered enormous wealth." dipnot 1
He says, ‘I have consumed vast quantities of wealth. ’
He says (boastfully): "I have wasted wealth in abundance!"
He says, ‘I have squandered immense wealth. ’
He will say, `I have wasted enormous wealth. '
saying, 'I have consumed wealth abundant'?
He proudly brags about how much money he has spent upon his vices [gambling, sex, bribes, etc. ]
He says, I have wasted wealth in plenty;
He says: "I spent so much money!"
He saith, I have wasted plenty of riches.
He says, "I have squandered wealth in plenty;"
He says, "I have consumed stacked wealth. "
And he saith: I have destroyed vast wealth:
He says: "I have wasted a great deal of wealth. "
He boasts, "I have spent wealth abundant!"
boasting, "I have wasted enormous wealth!"?
He says: "I spent so much money!"
He boasts, "I spent so much money!"
He says, "I have spent wealth in abundance. "
He says: “I have spent abundant wealth!”
He keeps boasting, "I have wasted so much wealth!"
He may (wrongly) say: "I have wasted away a lot of wealth!"
He says, "I have spent a lot of wealth."
He says: "I spent so much money!"