Diyanet İşleri
(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.
Beled suresi · 17–20. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Beled suresi, 17. ayet. ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ
(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.
Sonra da iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. dipnot 1
Daha sonra, iman edenlerden olmak ve birbirine hakkı ve merhameti tavsiye etmektir.
ve imana ermişlerden ve birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır.
Sonra da iman eden, birbirlerine sabrı yaşamayı tavsiye eden ve merhameti tavsiye eden kimselerden olmaktır.
Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak.
Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır.
Sonra, inananlar, dirençli olmayı öğütleyenler ve merhameti öğütleyenler arasında olmaktır.
- Sonra iman edenlerden, birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağdakilerdir.
Dahası, birbirlerine sabır ve sevgiyi öğütleyen iman edenlerden olmaktır.
Dahası, birbirlerine sabır ve sevgiyi öğütleyen inananlardan olmaktır.
Sonra da o iman edip de sabrı tavsiyeleşen ve merhamet tavsiyeleşenlerden olamadı.
Sonra olmadı o iyman edip de sabra vasıyyetleşen ve merhamete vasıyyetleşenlerden
Sonra birbirlerine sabrı dipnot 1 ve merhameti tavsiye eden iman edenlerden olmaktır.
Sonra birbirlerine sabrı dipnot 1 ve merhameti tavsiye eden inananlardan olmaktır.
Sonra birbirlerine sabrı dipnot 1 ve merhameti tavsiye eden inananlardan olmaktır.
Sonra inananlardan, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak.
Sonra da (o sarp yokuşu aşıb geçerken) iman edenlerden, birbirlerine sabr (-u sebat) ı tavsiye, (halka) merhameti tavsiye edenlerden olmakdır.
Sonra da iman edenlerden, birbirine sabrı tavsiye, merhameti tavsiye edenlerden olmaktır.
Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.
Sonra iman edip, birbirlerine sabır tavsiye edenlerden ve birbirlerine merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.
Sonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak.
Bunların yanısıra dipnot 1 , inanıp güvenen, birbirlerine sabrı /duruşunu bozmamayı tembih eden ve merhametli olmayı tembih eden kişilerden olmaktır. dipnot 2
Bir de inanıp güvenen(mümin olan), biri birine sabrı tavsiye eden ve merhameti tavsiye eden kimselerden olmaktır.
Bir de iman edip, sabrı ve merhameti birbirine tavsiye edenlerden olmaktır.
Bir de iman edip, sabrı ve merhameti birbirine tavsiye edenlerden olmaktır.
Sonra da iman eden ve birbirlerine sabrı öneren, merhameti öneren kişilerden olmaktır o.
Beled suresi, 18. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.
İşte onlar sağın halkıdır.
İşte böyleleridir vicdan sahipleri;
İşte böyleleri dürüstlüğe ve erdemliliğe erişmiş olanlardır;
İşte bunlar ashab-ı meymenedir (sağ ashabı; saidler).
İşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meymene).
İşte bunlar sağdakilerdir.
Gerçeğe erişenlerin yoldaşları, işte onlardır.
- Sonra iman edenlerden, birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağdakilerdir.
Nitekim mutlular onlardır.
Nitekim mutlular onlardır.
İşte onlardır meymenet sahipleri (kitapları sağ taraflarından verilecekler).
Ki onlardır işte meymenet sahibleri (Ashab-ı Meymene)
İşte onlar, Ashab-ı Meymene'dir. dipnot 1
İşte onlar, ashab-ı meymenedir. dipnot 1
İşte onlar, ashab-ı meymenedir. dipnot 1
İşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meymene).
İşte bunlar sağcılardır.
İşte bunlar, sağcılardır.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
İşte bunlar sağdakilerdir.
İşte onlar sağın adamlarıdır (Kitabı sağından verilen uğurlu kişilerdir).
İşte onlar, (mahşerde) iyi durumda olacak olanlardır. dipnot 1
İşte uğurlu kimseler bunlardır.
İşte bunlar sağdakilerdir.
İşte sağ tarafın halkı onlardır.
İşte böyleleridir uğur ve bereket dostları.
Beled suresi, 19. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
Ayetlerimizi inkar edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.
Ayetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar solun halkıdır. dipnot 1
inkarda ısrar edenler ise vicdansız olanlardır;
Bizim mesajlarımızın doğruluğunu inkara şartlanmış olanlar ise kötülüğe batmış kimselerdir,
İşaretlerimizi inkar edenler ise, onlar ashab-ı meş'emedir (sol ashabı; şakiler).
Ayetlerimizi inkar edenler ise, sol yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meş'eme).
Âyetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar soldakilerdir.
Oysa ayetlerimizi inkar edenler, kötülüğe batanların yoldaşlarıdır.
- Ayetlerimizi inkar edenler ise, işte onlar soldakilerdir. Cezaları, kapıları üzerine sımsıkı kapatılmış bir ateştir.
Ayet ve mucizelerimizi inkar edenlerse talihsizlerdir.
Ayet ve mucizelerimizi inkar edenlerse talihsizlerdir.
Ayetlerimizi inkar edenler ise, onlardır işte şeamet sahipleri (uğursuz kimseler).
Ayetlerimize küfr edenler ise onlardır işte: Şeamet sahibleri (Ashab-ı Meş'eme)
Ayetlerimizi küfredenler Ashab-ı Meşeme'dir. dipnot 1
Ayetlerimizi küfredenler ashab-ı meşemedir. dipnot 1
Ayetlerimizi küfredenler dipnot 1 ashab-ı meşemedir. dipnot 2
Ayetlerimize küfredenler ise sol yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meşeme).
Ayetlerimize küfredenler ise solcuların ta kendileridir.
Ayetlerimize küfredenler ise, solcuların kendileridir.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Ayetlerimize küfredenler ise işte onlar soldakilerdir.
Ayetlerimizi tanımayanlar ise solun adamlarıdır (Kitabı solundan verilen uğursuz kişilerdir).
Ayetlerimiz karşısında kafirlik eden/onları görmezlikte direnenler de zor durumda olacak olanlardır. dipnot 1
Ayetlerimizi görmezlikten gelenler de uğursuz olanlardır.
Ayetlerimize küfredenler ise işte onlar soldakilerdir.
Ayetlerimizi inkar edenler, onlar sol taraf halkıdır.
Bizim ayetlerimizi tanımayanlara gelince bunlar; şomluk, uğursuzluk yaranıdır.
Beled suresi, 20. ayet. عَلَيْهِمْ نَارٌ مُّؤْصَدَةٌۢ
Üzerlerinde etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.
Onlar(ın cezası, kapıları) üzerlerine kilitlenmiş ateştir.
tarifsiz bir ateş onların üzerine güdümlenmiştir.
üzerlerine salınmış ateş (ile).
Onlar ateşe kapatılıp kilitlenmişlerdir!
"Kapıları kilitlenmiş" bir ateş onların üzerinedir.
Cezaları, kapıları üzerlerine sımsıkı, kapatılmış bir ateştir.
Onların üzerine ateş kapatılmıştır.
- Ayetlerimizi inkar edenler ise, işte onlar soldakilerdir. Cezaları, kapıları üzerine sımsıkı kapatılmış bir ateştir.
Onlar ateşe kapatılacaklardır.
Onlar ateşe kapatılacaklardır.
Üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacak.
Üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacak
Onlara, üzerlerine kapıları kapatılmış bir ateş vardır.
Onlara, üzerlerine kapıları kapatılmış bir ateş vardır.
Onlara, üzerlerine kapıları kapatılmış bir ateş vardır.
'Kapıları kilitlenmiş' bir ateş onların üzerinedir.
Ki (onların cezası) üzerlerine kapıları sımsıkı kapatılmış bir ateşdir.
Onlara sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Onlara, üzerlerine kapıları kapatılmış bir ateş vardır.
Onlara (kapıları) üzerlerine kilitlenecek bir ateş vardır!
Onların üzerine kapatılmış bir ateş vardır. dipnot 1
Bunların üstünde kendilerini kuşatmış bir ateş bulunur.
Üzerlerine apanmış/kilitlenmiş bir ateş vardır.
Üzerlerinde kapıları kilitlenmiş bir ateş vardır.
Bunların üzerine, kilitlenecek bir ateş gelecektir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.