Diyanet İşleri
(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
Beled suresi · 8–16. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Beled suresi, 8. ayet. أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ
(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
(8, 9) Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi?
Ona iki göz vermedik mi?
Biz ona iki göz vermedik mi?
Ona iki göz meydana getirmedik mi?
Biz ona iki göz vermedik mi?
Biz ona iki göz, vermedik mi?
Ona, iki göz vermedik mi?
- Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi? Ona hak ve batıl şeklinde iki yolu göstermedik mi?
Ona vermedik mi: İki göz,
Ona vermedik mi: İki göz,
Vermedik mi Biz ona iki göz?
Vermedik mi biz ona iki göz
Ona iki gözü Biz vermedik mi?
Ona iki gözü Biz vermedik mi?
Ona iki gözü Biz vermedik mi?
Biz ona iki göz vermedik mi?
Biz. ona vermedik mi: (Görecek) iki göz,
Biz; onun için iki göz var etmedik mi?
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Biz, ona iki göz vermedik mi?
Biz ona vermedik mi: İki göz
Ona iki göz vermedik mi?
Ona iki göz verdik değil mi?
Ona iki göz vermedik mi?
Ona iki göz vermedik mi?
Biz ona vermedik mi iki göz,
Beled suresi, 9. ayet. وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ
(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
(8, 9) Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi?
Dahası bir dil ve bir çift dudak?
Bir dil ve bir çift dudak,
Bir dil ve iki dudak. . .
Bir dil ve iki dudak?
Bir dil ve iki dudak vermedik mi?
Bir dil ve iki dudak?
- Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi? Ona hak ve batıl şeklinde iki yolu göstermedik mi?
Bir dil ve iki dudak?
Bir dil ve iki dudak?
Bir dil ve iki dudak?
Ve bir dil ve iki dudak;
Bir dil ve iki dudak.
Bir dil ve iki dudak.
Bir dil ve iki dudak.
Bir dil ve iki dudak?
(kalbine tercüman olacak) bir dil, (boş boğazlığına mani' olacak) iki dudak?
Bir dil ve iki dudak.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Bir de bir dil ve iki dudak.
Bir dil, iki dudak?
Bir dil ile iki de dudak? dipnot 1
Bir dil ile iki dudak da verdik.
Bir dil, iki dudak,
Bir dil, iki dudak.
Bir dil, iki dudak?
Beled suresi, 10. ayet. وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ
(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
Ona iki yolu da gösterdik.
Ve ona (iyilik ve kötülüğün) açık seçik iki yolunu da göstermedik mi?
ve ona (kötülüğün ve iyiliğin) iki yolunu da göstermedik mi?
Ona iki yolu (Hak ve batıl) gösterdik!
Biz ona 'iki yol/iki amaç' gösterdik.
Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi?
İki yolu da gösterdik.
- Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi? Ona hak ve batıl şeklinde iki yolu göstermedik mi?
Ona iki yolu göstermedik mi?
Ona iki yolu göstermedik mi?
Ona iki de tepe gösterdik.
İki de tepe gösterdik
Ona iki yol dipnot 1 gösterdik.
Ona iki yol dipnot 1 gösterdik.
Ona iki yol dipnot 1 gösterdik.
Biz ona 'iki yol/iki amaç' gösterdik.
Biz ona iki de yol gösterdik.
Biz; ona iki de yol gösterdik.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Ona iki de yol gösterdik.
Ona iki tepeyi (anasının iki memesini emmenin veya hayır ve şerrin yolunu) gösterdik.
Ona (biri hak biri batıl olan) iki yolu da gösterdik. dipnot 1
Ona apaçık iki yol dipnot 1 gösterdik.
Ona iki de yol gösterdik.
Ona iki de yol gösterdik.
Kılavuzladık onu iki tepeye.
Beled suresi, 11. ayet. فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ
Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.
(Fakat) o, sarp yokuşu (aşmayı) göze almadı.
Fakat o, (ucunda cennet olan) sarp yokuşu tırmanmak için hiçbir bedel ödemedi.
Ama o, sarp yokuşa tırmanmayı denemedi...
El Akabe'ye (o sarp yokuşa) tırmanmayı göze alamadı (insan)!
Ancak o, sarp yokuşa göğüs germedi.
Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.
Öyle ya, sarp yokuşa katlanamadı.
- Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle azat etmektirveya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Ne var ki zor yola katlanamadı.
Ne var ki zor yola katlanamadı.
Fakat o sarp yokuşa göğüs veremedi.
Fakat o göğüs veremedi o (akabeye) sarp yokuşa
Ne var ki o, sarp yokuşu aşmayı göze alamadı. dipnot 1
Ne var ki o, sarp yokuşu aşmayı göze alamadı. dipnot 1
Ne var ki o, sarp yokuşu aşmayı göze alamadı. dipnot 1
Ancak o, sarp yokuşa göğüs germedi.
Fakat o, sarp yokuşa saldıramadı.
Ama o, sarp yokuşu aşmaya girişemedi.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Fakat o, sarp yokuşu aşamadı.
Fakat o, sarp yokuşa atılamadı.
Ama o, sarp yokuşu göze almadı.
Ama o, sarp geçidi göze alamadı.
O zor geçidi aşamadı.
O zor geçidi aşamadı.
Akabeye, sarp yokuşa atılamadı o.
Beled suresi, 12. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ
Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?
O ‘sarp yokuş'un ne olduğunu sana bildiren ne olabilir ki!
Bilir misin nedir o sarp yokuş?
Bilir misin nedir o sarp yokuş?
Nedir bilir misin el Akabe?
Sarp yokuşun ne olduğunu sana öğreten nedir?
O sarp yokuş nedir bilir misin?
Sarp yokuşu, sana bildiren nedir?
- Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle azat etmektirveya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Zor yolun ne olduğunu bilir misin?
Zor yolun ne olduğunu bilir misin?
Bildin mi, nedir o sarp yokuş?
Bildin mi o sarp yokuş ne?
Bilir misin nedir sarp yokuş?
Bilir misin nedir sarp yokuş?
Bilir misin nedir sarp yokuş?
Sarp yokuşun ne olduğunu sana öğreten nedir?
Bu sarp yokuşun ne olduğunu sana hangi şey bildirdi?
Sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin?
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?
Sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Sarp yokuşun ne olduğunu sana kim bildirebilir?
Sarp geçit nedir, nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)
Zor geçidin ne olduğunu sana bildiren nedir?
Zor geçidin ne olduğunu sana bildiren nedir?
Sarp yokuşun ne olduğunu sana bildiren nedir?
Beled suresi, 13. ayet. فَكُّ رَقَبَةٍ
O tutsak bir boynu çözmek (köle azat etmek)tir.
(Sarp yokuş); köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktur.
Bir kişiyi daha zincirlerinden kurtarmaktır;
(O,) boynunu (günah zincirinden) kurtarmaktır;
(O) esaret bağını çözmektir (bilinci bedenin esaretinden kurtarmak)!
Bir boynu çözmek (bir köleye özgürlük vermek)tir;
Köle âzat etmek
Bir boynu kurtarmaktır. dipnot 600
- Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle azat etmektirveya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Köleleri özgürlüklerine kavuşturmaktır; dipnot 1
Köleleri özgürlüklerine kavuşturmaktır;
Esir bir boyun kurtarmak (bir köle azad etmek)
(Fekki rakabe) esir bir boyun kurtarmak
Boynu çözmektir, dipnot 1
Boynu çözmektir, dipnot 1
Boynu çözmektir, dipnot 1
Bir boynu çözmek (bir köleye özgürlük vermek)tir.
(O) kul azad etmekdir,
Bir kul azad etmektir.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
(O) Köle azat etmektir.
Bir boynu (kölelik zincirinden) çözmek,
O, boyunduruk altında olan birini kurtarmaktır.
O, boynu bükük olanı kurtarmaktır,
Köle azat etmektir.
Köle azat etmektir.
Özgürlüğü zincirlenenin bağını çözmektir o.
Beled suresi, 14. ayet. أَوْ إِطْعَٰمٌ فِى يَوْمٍ ذِى مَسْغَبَةٍ
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
(14, 15, 16) Veya açlık gün(ün)de yakın(ı) olan bir yetimi veya (karnı) toprağa yapışmış (hiçbir şeyi olmayan) yoksulu doyurmaktır.
veya açlık gününde (muhtaçları) doyurmaktır;
yahut (kendi) aç iken (başkasını) doyurmaktır,
Yahut aç olduğu halde elindekiyle başkasını doyurmak!
Ya da açlık gününde doyurmaktır,
veya açlık gününde doyurmaktır.
Veya açlık gününde doyurmaktır.
- Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle azat etmektirveya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Kıtlık anında doyurmaktır:
Kıtlık anında doyurmaktır:
Ya da salgın bir açlık gününde yemek yedirmektir.
Veya salgın bir açlık gününde yemek yedirmek
Veya darlık ve yoklukta doyurmaktır;
Veya darlık ve yoklukta doyurmaktır;
Veya darlık ve yoklukta doyurmaktır;
Ya da açlık gününde doyurmaktır,
yahud (salgın) bir açlık gününde yemek yedirmekdir,
Yahut açlık gününde yemek yedirmektir,
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Veya açlık gününde doyurmaktır.
Yahut açlık gününde doyurmaktır:
Veya kıtlık gününde yedirmektir,
Veya kıtlık gününde yemek yedirmektir,
Veya açlık gününde doyurmaktır.
Veya açlık gününde doyurmaktır.
Yahut da açlık ve perişanlık gününde doyurmaktır o,
Beled suresi, 15. ayet. يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
(14, 15, 16) Veya açlık gün(ün)de yakın(ı) olan bir yetimi veya (karnı) toprağa yapışmış (hiçbir şeyi olmayan) yoksulu doyurmaktır.
(mesela) yakını olan bir yetimi,
yakını olan bir yetimi,
Yakınlığı olan yetime (yemek yedirmektir).
Yakın olan bir yetimi,
Yakını olan bir yetimi
Yakın olan bir yetimi.
- Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle azat etmektirveya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Akraba bir öksüzü,
Akraba bir öksüzü,
Yakınlığı olan bir yetime
Yakınlığı olan bir yetime
Yakınlık sahibi olan yetimi, dipnot 1
Yakınlık sahibi olan yetimi, dipnot 1
Yakınlık sahibi olan yetimi, dipnot 1
Yakın olan bir yetimi,
yakınlığı olan bir yetime,
Yakınlığı olan bir yetime,
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Yakınlığı olan bir yetimi.
Akraba olan yetimi,
yakınlarından bir yetimi dipnot 1
Yakınlığı olan bir öksüzü,
Yakınlığı olan bir yetimi,
Yakınlığı olan bir yetimi.
Yakındaki bir yetimi,
Beled suresi, 16. ayet. أَوْ مِسْكِينًا ذَا مَتْرَبَةٍ
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
(14, 15, 16) Veya açlık gün(ün)de yakın(ı) olan bir yetimi veya (karnı) toprağa yapışmış (hiçbir şeyi olmayan) yoksulu doyurmaktır.
ya da evsiz barksız, yurtsuz yuvasız bir düşkünü...
yahut toprağa uzanıp kalmış olan (yabancı) bir yoksulu,
Yahut toprağa uzanıp kalmış yoksula yedirip doyurmaktır.
Veya sürünen bir yoksulu.
veya açaçık bir yoksulu.
Veya düşkün bir yoksulu.
- Fakat insan, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Köle azat etmektirveya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut toprakta sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Yahut düşkün bir yoksulu...
Yahut düşkün bir yoksulu...
veya toprak döşenen (hiçbir varlığı olmayan) bir yoksula...
Veya toprak döşenen bir miskine
Veya hiçbir şeyi olmayan miskini, dipnot 1
Veya hiçbir şeyi olmayan miskini, dipnot 1
Veya hiçbir şeyi olmayan miskini, dipnot 1
Veya sürünen bir yoksulu.
yahud toprakda sürünen bir yoksula.
Yahut yerde sürünen bir yoksula.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
Yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Yahut hiçbir şeyi olmayan yoksulu.
ya da toz toprak içinde (sokakta) kalmış bir çaresizi. dipnot 1
Ya da sürünen bir çaresizi doyurmaktır.
Veya sürünen bir düşkünü.
Veya sürünen bir düşkünü.
Yahut ezilmiş, boynu bükük bir yoksulu.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.