Diyanet İşleri
(O günün azabı) kimden savuşturulursa, gerçekten (Allah) ona acımıştır. İşte bu apaçık kurtuluştur.
En'âm suresi
En'âm suresi, 16. ayet. مَّن يُصْرَفْ عَنْهُ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمَهُۥ وَذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْمُبِينُ
mey yuṣraf `anhü yevmeiẕin feḳad raḥimeh. veẕâlike-lfevzü-lmübîn.
(O günün azabı) kimden savuşturulursa, gerçekten (Allah) ona acımıştır. İşte bu apaçık kurtuluştur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Göklerdekiler kimindir?" ve en büyük şahitlik En'âm 12–20 3
Gece ve gündüzde barınan her şey O'nundur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
De ki: "Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği halde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı dost edineceğim." De ki: "Bana, (Allah'a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma (denildi)."
De ki: "Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyamet gününün) azabından korkarım."
(O günün azabı) kimden savuşturulursa, gerçekten (Allah) ona acımıştır. İşte bu apaçık kurtuluştur.
Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O'ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilahlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?" De ki: "Ben şahitlik etmem." De ki: "O, ancak tek bir ilahtır ve şüphesiz ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
16. “O gün (o azap) kimden uzak tutulursa (Allah) ona rahmet buyurmuştur. İşte bu, apaçık bir kurtuluştur.” O gün azap kimden uzaklaştırılırsa o kimse rahmete nail olmuş demektir. O gün kim kurtulursa işte gerçek kurtuluş budur. O günün azabından kurtulamayanlar ise helâk ve bedbaht olmuştur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah, kıyamet gününde kimden azabı uzaklaştırırsa; o kişi Yüce Allah'ın kendisine merhamet edip, kurtardığı kimsedir. Azaptan kurtulmak eşi benzeri olmayan apaçık bir kurtuluştur.
Aynı kök: فوز (29 geçiş)
Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…
Aynı kök: فوز (29 geçiş)
Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
Aynı kök: فوز (29 geçiş)
İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi…
Aynı kök: صرف (30 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Aynı kök: صرف (30 geçiş)
Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…
Aynı kök: صرف (30 geçiş)
De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah'tan başka onu size (geri) getirecek ilah…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O gün kim ondan (azaptan) uzak tutulursa, elbette (Allah) ona merhamet etmiştir. İşte apaçık kurtuluş budur."
O gün kim azaptan esirgenirse, kesinlikle Allah ona rahmet etmiştir. Bu ise apaçık bir kurtuluş demektir.
O Gün kim esirgenirse Allah ona rahmetini bağışlamış olur: bu da apaçık bir kurtuluş olacaktır.
O süreçte kimden (azap) uzaklaştırılırsa, hakikaten Allah ona rahmet etmiştir! İşte apaçık kurtuluş budur!
O gün, kim ondan (azabtan) alıkonursa, elbette, O, onu esirgemiştir. İşte apaçık olan 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
O gün (Kıyâmet Günü), kendisinden bu azabın kaldırıldığı kimseye Allah rahmet etmiştir. Bu, apaçık bir kurtuluştur.
O gün, kim ondan uzak tutulursa, ona merhamet etmiştir. Apaçık başarı, işte budur.
O gün kendisinden azap uzaklaştırılana, Allah, rahmetini bağışlamış olur. Bu da apaçık bir kurtuluş olacaktır.
O gün kimden azap çevrilirse ona rahmet edilmiştir. En büyük zafer budur.
O gün kimden azap çevrilirse (Tanrı) ona rahmet etmiştir. En büyük zafer budur.
O gün kimden azap giderilirse, işte Allah onu bağışlamıştır. Ve işte apaçık kurtuluş budur.
Kim kendisinden o gün azab bertaraf edilirse işte onu rahmetiyle yarlıgamıştır. Ve işte ıyan beyan kurtuluş odur.
O Gün dipnot 1 kim kurtarılırsa, ona rahmet edilmiştir. İşte apaçık kurtuluş da budur.
İzin Günü dipnot 1 kim kurtarılırsa, ona rahmet edilmiştir. İşte apaçık kurtuluş da budur.
İzin Günü kim kurtarılırsa, ona rahmet edilmiştir. İşte apaçık kurtuluş da budur.
O gün kim ondan (azabtan) alıkonursa, elbette, O, onu esirgemiştir. İşte apaçık olan 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
"O gün kim azabdan döndürülür (kurtarılır) sa muhakkak ki (Allah) onu esirgemişdir. Apaçık kurtuluş (ve seadet) de işte budur".
O gün, kim ondan döndürülürse; şüphesiz o, rahmete ermiştir. İşte apaçık kurtuluş budur.
(1-21) Hamd semaları ve arzı yaratan Allah içindir, karanlık ve aydınlığı yapandır, sonra da örtbas edenler / kafirler rablerine denkler tutuyorlar, sizi çamurdan yaratan, sonra süreyi / eceli koyan O dur, tanımlanmış süre onun yanındadır, siz de tereddüt içindesiniz, semalarda ve yerde olan O, Allah'tır , sizin gizlinizi de açığınızı da bilir, ne kazandığınızı da bili r. Rablerinin ayetlerinden hiçbir ayet onlara gelmiyor ki ondan sadece sırt çevirmiş olmasınlar , kesin olan şu ki onlara gerçek geldiğinde yalanladılar, ilerde onlara alay ettikleri şeylerin haberleri verilecektir, kendilerinden önce nice kuşak / nesil h elak ettik görmediler mi? Size vermediğimiz imkanlarla arzda onları imk ânlandırdık, semadan onlara bol yağmurlu buluttan yağmur indirdik, altlarından akan nehirler yaptık, günahlarından ötürü onları yok ettik / helak ettik, onların ardından başkaca kuşaklar / nesiller inşa ettik. Eğer sana yazılı bir kitap indirseydik onlarda ona dokunsalardı, yine kafirler derlerdi ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir, dediler ki ona bir melek indirilse ya, şayet / ola ki melek indirsek, iş gerçekleşir / emir oluşur sonra onlar da bekletilmezdiler, (Musa’ya tablet üstüne yazılı indi Muhammed ’e yazılı inmiyor, muayene / kontrol imkânı istiyorlar) eğer ki Onu melek yapsa idik onu yine adam şeklinde yapardık onlar düştükleri şüpheye yine düşerlerdi Yemin olsun ki resullerle senden önce de alay ettiler, Onunla alay ediyor olmaları nedeniyle alay ettikleri şeyle kuşatıldılar, de ki Arzda gezin ve sonra da yalanlayanların sonu nasıl olmuş bakın. De ki semalarda ki ve arzdakiler kim içindir? Allah içindir de. Allah kendine rahmeti yazdı / farz kıldı, içinde şüphe taşımaz bir şeki lde sizi kıyamet günü biraraya getirecektir , kendilerini hasara uğratanlar, onlar ki iman etmiyorlar , g ecede ve gündüz de duran ne varsa Onundur, O işitendir , bilendir. Semaları v e arzı yaratandan Allahtan başkasını mı dost edineceğim? O doyrulmaz doyurur (niçin O’na yemesi için yiyecek taktim edersiniz) de ki ben ilk teslim olan kişi olmakla ve de ortak koşanlardan olmamakla kesin bir şekilde emrolundum . D e ki ben Rabbime asi / isyan eden olursam büyük günün azabından korkuyorum, O gün kimden azap giderilir ise o esirgenmiştir / ona rahmet edilmiştir , bu apaçık kurtuluştur. Sana eğer Allah, bir zarar dokundurursa Ondan başka onu giderecek yoktur, sana eğer bir hayır dokundurursa ki O her şeyi güç yetirip ayarlayandır, Onun kudreti kullarının üstündedir ve O Yargıçtır / Hâkimdir, haberi olandır. (Allah görmek için ne göze ne de ışığa ihtiyaç duyar , Her güçlü olanın güçsüz bi r anı olabilir Allah daima güçlüdür.) Tanıklık / Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür, Allah benimle sizin aranızda Şahittir de. Bana bu okunan / kuran kavuşan / ulaşan kimseyi uyarayım diye vahyoluyor, şimdi siz Allah’la beraber başkaca bir ilah olduğuna şahitlik eder misiniz? Ben şahitlik etmem de . K esinlikle ondan başka ilah yoktur ve ben de ortak koştuklarınızdan uzağım de . Kendilerine kitap verdiklerimiz Onu babalarını tanıdıkları gibi tanırlar kendilerini hasara uğratanlar ise, işte onlar iman etmezler, Allaha yalanı iftira eden yahut O ’nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir ? Kesinlikle O, zalimleri başarılı sonuca ulaştırmaz.
O gün kim azaptan kurtarılırsa, gerçekten Allah ona rahmet etmiştir. İşte apaçık kurtuluş budur.
(O öyle bir gündür ki) o gün kimden azab çevrilip savılırsa gerçekten (Allah) ona acımıştır. İşte apaçık başarı budur.
O gün Allah kimi o azaptan çevirirse dipnot 1 ona ikram etmiş olur. Bu, açık bir başarıdır dipnot 2 .
O gün kim o azaptan çevrilirse dipnot 1 Allah ona ikram etmiş olur. Bu, açık bir kurtuluştur.
O gün, (azap) kimden uzaklaştırılırsa ona merhamet edilmiştir. İşte, apaçık kurtuluş budur.
O gün, (azap) kimden kaldırılırsa ona merhamet edilmiştir. İşte, apaçık kurtuluş budur.
Kendisinden azap uzaklaştırılana o gün rahmet etmiştir. İşte açık kurtuluş budur.
"He who escapes censure on that Momentous Day, will have won Allah's mercy, and this is indeed triumph supreme".
God will have been truly merciful to whoever is spared on that Day: that is the clearest triumph.’
"On that day, if the penalty is averted from any, it is due to Allah's mercy; And that would be (Salvation), the obvious fulfilment of all desire.
Whosoever has been spared chastisement on that Day, Allah has bestowed His mercy upon him. That is the manifest triumph.
Anyone from whom punishment is averted on that Day has been shown great mercy by Allah. That is the Clear Victory.
He who is averted from (such a torment) on that Day, (Allâh) has surely been Merciful to him. And that would be the obvious success.
Whoever is spared of it on that day, He has certainly been merciful to him, and that is the manifest success.
He, from whomsoever this (punishment) is averted on that Day, (God) indeed has mercy on him, an obvious achievement is that!
From whomsoever it is averted on that day, He will have mercy on him; that is the manifest triumph.
"Only in account of the Lord's Mercy, one may found himself spared from the punishment on the Day of Judgment; what a great achievement it will be. "
Whomsoever it is averted from on that day, God will have had mercy on; and that is obvious happiness.
Whoever He spares from it, then He had treated him with mercy; and that is the obvious success.
He from whom it is averted on that day, Allah indeed has had mercy on him. And that indeed is a manifest achievement.
From whomsoever it is averted on that day, Allah hath truly had mercy on him; and that is obvious triumph (salvation, success, happiness, fulfilment).
From whomever it is turned about (i. e., it "torment" is turned away) upon that Day, then He will have mercy on him; and that is the evident triumph.
He from whom (such retribution) is averted on that day, (Allah) hath in truth had mercy on him. That will be the signal triumph.
Whosoever is spared that Day will surely have mercy shown to him, and this will be a clear triumph.
Upon him who shall be spared on that Day, He will indeed have bestowed His grace: and this will be a manifest triumph.
Whoever is spared the torment of that Day will have certainly been shown Allah’s mercy. And that is the absolute triumph.
Whoever He spares from it, then He has had mercy on him; and that is the clearest success.
"Whoever is spared (the retribution), on that day, has attained His mercy. And this is the greatest triumph."
He from whom it is averted that Day - [ Allah ] has granted him mercy. And that is the clear attainment.
From whom it is averted, that day, He will have had mercy upon him; and that is the clear achievement.
Whoever is saved from retribution on that Day, has attained Allah's Mercy, and that is the signal triumph.
"On that Day, if the penalty is kept away from anyone, it is because of Allah’s Mercy: And this is the great manifest success, the true fulfillment of all desire.
Whoever is spared from it (the punishment of that day) is, indeed, blessed with His mercy. That is the manifest achievement.
Whoever He spares from it, then He has had mercy on him; and that is the clear triumph.