Diyanet İşleri
De ki: "Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyamet gününün) azabından korkarım."
En'âm suresi
En'âm suresi, 15. ayet. قُلْ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ
ḳul innî eḫâfü in `aṣaytü rabbî `aẕâbe yevmin `ażîm.
De ki: "Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyamet gününün) azabından korkarım."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Göklerdekiler kimindir?" ve en büyük şahitlik En'âm 12–20 3
De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır" de. O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar.
Gece ve gündüzde barınan her şey O'nundur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
De ki: "Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği halde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı dost edineceğim." De ki: "Bana, (Allah'a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma (denildi)."
De ki: "Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyamet gününün) azabından korkarım."
(O günün azabı) kimden savuşturulursa, gerçekten (Allah) ona acımıştır. İşte bu apaçık kurtuluştur.
Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O'ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
15. “De ki: “Ben, eğer Rabbime isyan edersem, o büyük günün azabından korkarım.” Çünkü şirk masiyeti cehennemde ebedi kalmayı ve mutlak egemen Allah’ın gazabına uğramayı gerektirir. O büyük gün ise Allah’ın azabından korkulan ve cezasından sakınılan bir gündür. Çünkü;
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- De ki: Bana yasaklamış olduğu şirk ve diğer günahları işlemekten ya da bana emretmiş olduğu iman ve itaat etmeyi terk etmekten ve beni kıyamet günü büyük bir azapla azaplandırmasından korkarım.
Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir…
Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
De ki: "Eğer ben Rabbime isyan edersem, şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım."
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Aynı kök: عصي (32 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım. dipnot 1
De ki: "Eğer Rabbime karşı gelirsem, elbet korkunç bir günün azabından korkarım."
De ki: "Bakın, (bu şekilde) Rabbime isyan etseydim, o çetin (Hesap) Gün(ün)de (başıma gelecek olan) azaptan korkardım".
De ki: "Ben Rabbime isyan edersem, kesinlikle, aziym sürecin azabından korkarım!"
De ki: "Şüphesiz ben, Rabbime isyan edersem o büyük günün azabından korkarım."
De ki: Ben, Rabbime isyan edersem gerçekten büyük bir günün (kıyametin) azabından korkarım.
De ki: "Kuşkusuz, Efendime karşı gelirsem, Büyük Gün'ün cezasından korkarım!"
De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım."
"Efendime isyan ettiğim taktirde büyük günün azabından korkarım" de.
'Rabbime isyan ettiğim taktirde büyük günün azabından korkarım,' de.
De ki: "Ben Rabbime isyan edecek olursam, büyük bir günün azabından korkarım."
Ben, de: rabbime ısyan edecek olursam cidden büyük bir günün azabından korkarım
"Eğer Rabb'ime isyan edersem; büyük günün azabından korkarım."
Eğer Rabb'ime isyan edersem; büyük günün azabından korkarım.
Eğer Rabb'ime isyan edersem; büyük günün azabından korkarım.
De ki: "Kuşkusuz ben, rabbime isyan edersem o büyük günün azabından korkarım."
De ki: "Eğer ben Rabbime isyan edersem o büyük günün azabından elbette korkarım".
De ki: Ben, Rabbıma karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım.
(1-21) Hamd semaları ve arzı yaratan Allah içindir, karanlık ve aydınlığı yapandır, sonra da örtbas edenler / kafirler rablerine denkler tutuyorlar, sizi çamurdan yaratan, sonra süreyi / eceli koyan O dur, tanımlanmış süre onun yanındadır, siz de tereddüt içindesiniz, semalarda ve yerde olan O, Allah'tır , sizin gizlinizi de açığınızı da bilir, ne kazandığınızı da bili r. Rablerinin ayetlerinden hiçbir ayet onlara gelmiyor ki ondan sadece sırt çevirmiş olmasınlar , kesin olan şu ki onlara gerçek geldiğinde yalanladılar, ilerde onlara alay ettikleri şeylerin haberleri verilecektir, kendilerinden önce nice kuşak / nesil h elak ettik görmediler mi? Size vermediğimiz imkanlarla arzda onları imk ânlandırdık, semadan onlara bol yağmurlu buluttan yağmur indirdik, altlarından akan nehirler yaptık, günahlarından ötürü onları yok ettik / helak ettik, onların ardından başkaca kuşaklar / nesiller inşa ettik. Eğer sana yazılı bir kitap indirseydik onlarda ona dokunsalardı, yine kafirler derlerdi ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir, dediler ki ona bir melek indirilse ya, şayet / ola ki melek indirsek, iş gerçekleşir / emir oluşur sonra onlar da bekletilmezdiler, (Musa’ya tablet üstüne yazılı indi Muhammed ’e yazılı inmiyor, muayene / kontrol imkânı istiyorlar) eğer ki Onu melek yapsa idik onu yine adam şeklinde yapardık onlar düştükleri şüpheye yine düşerlerdi Yemin olsun ki resullerle senden önce de alay ettiler, Onunla alay ediyor olmaları nedeniyle alay ettikleri şeyle kuşatıldılar, de ki Arzda gezin ve sonra da yalanlayanların sonu nasıl olmuş bakın. De ki semalarda ki ve arzdakiler kim içindir? Allah içindir de. Allah kendine rahmeti yazdı / farz kıldı, içinde şüphe taşımaz bir şeki lde sizi kıyamet günü biraraya getirecektir , kendilerini hasara uğratanlar, onlar ki iman etmiyorlar , g ecede ve gündüz de duran ne varsa Onundur, O işitendir , bilendir. Semaları v e arzı yaratandan Allahtan başkasını mı dost edineceğim? O doyrulmaz doyurur (niçin O’na yemesi için yiyecek taktim edersiniz) de ki ben ilk teslim olan kişi olmakla ve de ortak koşanlardan olmamakla kesin bir şekilde emrolundum . D e ki ben Rabbime asi / isyan eden olursam büyük günün azabından korkuyorum, O gün kimden azap giderilir ise o esirgenmiştir / ona rahmet edilmiştir , bu apaçık kurtuluştur. Sana eğer Allah, bir zarar dokundurursa Ondan başka onu giderecek yoktur, sana eğer bir hayır dokundurursa ki O her şeyi güç yetirip ayarlayandır, Onun kudreti kullarının üstündedir ve O Yargıçtır / Hâkimdir, haberi olandır. (Allah görmek için ne göze ne de ışığa ihtiyaç duyar , Her güçlü olanın güçsüz bi r anı olabilir Allah daima güçlüdür.) Tanıklık / Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür, Allah benimle sizin aranızda Şahittir de. Bana bu okunan / kuran kavuşan / ulaşan kimseyi uyarayım diye vahyoluyor, şimdi siz Allah’la beraber başkaca bir ilah olduğuna şahitlik eder misiniz? Ben şahitlik etmem de . K esinlikle ondan başka ilah yoktur ve ben de ortak koştuklarınızdan uzağım de . Kendilerine kitap verdiklerimiz Onu babalarını tanıdıkları gibi tanırlar kendilerini hasara uğratanlar ise, işte onlar iman etmezler, Allaha yalanı iftira eden yahut O ’nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir ? Kesinlikle O, zalimleri başarılı sonuca ulaştırmaz.
De ki: Eğer Rabbime isyan edersem, elbette ben büyük bir günün azabından korkarım!
De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım!"
De ki: "Eğer Rabbime karşı gelecek olsam azametli bir günün azabından korkarım."
De ki "Eğer Rabbime baş kaldıracak olsam, ben o büyük günün azabından korkarım."
De ki: Ben, Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım.
De ki: -Ben, Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım.
Şunu da söyle: "Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım ben."
Say to them: "I am fearful to offend Allah, my Creator. If I were to disobey Him, Heaven shall lay my transgression to my charge and requite me with an immense punishment on a momentous Day".
Say, ‘I fear the punishment of a dreadful Day if I disobey my Lord.
Say: "I would, if I disobeyed my Lord, indeed have fear of the penalty of a Mighty Day.
Say: 'Surely do I fear, if I disobey my Lord, the chastisement of an awesome Day.
Say: ‘I fear, were I to disobey my Lord, the punishment of a dreadful Day. ’
Say: "I fear, if I disobey my Lord, the torment of a Mighty Day."
Say, ‘Indeed, should I disobey my Lord, I fear the punishment of a tremendous day. ’
Say, `If I disobey my Lord, I fear the punishment of the dreadful Day. '
Say: 'Indeed I fear, if I should rebel against thy Lord, the chastisement of a dreadful day. '
Say: "I am afraid of [even thinking about] rebelling and [consequently] subjecting myself to the punishment of the Lord in that awful Day [of Judgment. ]"
Say, 'I fear, if I rebel against my Lord, the torment of the mighty day. '
Say, "I fear if I disobey my Lord, the retribution of a great day!"
Say, 'Indeed I fear, if I disobey my Lord, the punishment of an awful day. '
Say, "I fear, if I rebel against my Lord, the retribution of an Awful Day. "
Say, "Surely I fear, in case I disobey my Lord, the torment of a tremendous Day. "
Say: I fear, if I rebel against my Lord, the retribution of an Awful Day.
Say: "If I disobey my Lord, I fear the punishment of a grievous Day. "
Say: "Behold, I would dread, were I [thus] to rebel against my Sustainer, the suffering [which would befall me] on that awesome Day [of Judgment]. "
Say, "I truly fear—if I were to disobey my Lord—the torment of a tremendous Day."
Say: "I fear if I disobey my Lord, the retribution of a great Day!"
Say, "I fear, if I disobeyed my Lord, the retribution of an awesome day.
Say, "Indeed I fear, if I should disobey my Lord, the punishment of a tremendous Day. "
Say thou: “I fear, if I should oppose my Lord, the punishment of a tremendous day.”)
Say, "I fear, if I disobey my Lord, the retribution of an awesome Day. "
Say: "If I disobeyed my Lord, indeed, I would have fear of the penalty of a dreadful Day.
Say, "If I disobey my Lord, I fear the punishment of a momentous day."
Say: "I fear if I disobey my Lord, the retribution of a great Day!"