Nisâ suresi

Nisâ suresi, 13. ayet

Nisâ suresi, 13. ayet. تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

tilke ḥudûdü-llâh. vemey yüṭi`i-llâhe verasûlehû yüdḫilhü cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ. veẕâlike-lfevzü-l`ażîm.

Diyanet İşleri

İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 10–16 · surenin 13. ayeti / 176
  1. Nisâ 10

    Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.

  2. Nisâ 11

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. Nisâ 12

    Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah'ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

  4. 13

    İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.

  5. Nisâ 14

    Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve O'nun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.

  6. Nisâ 15

    Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlar hakkında bir yol açıncaya kadar kendilerini evlerde tutun (dışarı çıkarmayın).

  7. Nisâ 16

    Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. Yâni şanı Yüce Allah’ın mirasa dair sözünü ettiği bu etraflı hükümler Allah’ın; sınırında durulması, aşılmaması ve kusurlu davranılmaması gereken sınırlarıdır. Bu buyrukta -Yüce Allah’ın mirasçıların paylarının miktarını tespit etmesi nedeniyle- mirasçılara yönelik vasiyetin neshedildiğine delil vardır. Diğer taraftan Yüce Allah: “İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır, onları aşmayın” (el-Bakara, 2/229) buyurmaktadır ki mirasçıya hakkına ek olarak bir de vasiyette bulunmak bu haddi aşma kapsamına girer. Zaten Peygamber de: “Hiçbir mirasçıya vasiyet yoktur” diye buyurmaktadır.

Daha sonra Yüce Allah genel bir çerçeve içerisinde Allah ve Rasûlüne itaati ve onlara isyanda bulunmamayı söz konusu etmektedir. Böylelikle miras hukukunda O’nun sınırlarına bağlı kalmak ya da bunu terk etmek de bu genel çerçeve kapsamına girmektedir. İşte bu bakımdan: “Kim Allah’a ve Rasûlüne” onların emirlerine uymak sureti ile -ki bu emirlerin en büyüğü olan tevhidde onlara itaat, sonra da değişik dereceleri ile diğer emirlere itaat gelir- ve en büyüğü Allah’a şirk olan yasaklarından sonra da farklı kategorileri ile diğer günahlardan uzak durmak sureti ile “itaat ederse Allah onu orada ebediyyen kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar.” Emirleri yerine getirip yasaklardan sakınan kimse mutlaka cennete girer, cehennem ateşinden kurtulur.

“İşte” Yüce Allah’ın gazab ve azabından kurtularak hiçbir kimsenin nitelendiremeyeceği ebedi nimetlere nail olmak ve O’nun rıza ve mükâfaatını elde etmek sureti ile ulaşılan “en büyük kurtuluş budur.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu zikredilen hükümler yetimler ve diğerleri hakkındadır. Allah'ın kulları için koymuş olduğu kanunlardır. Bu kanunlarla amel etmelerini ister. Kim emirlerini yerine getirip, yasaklarından kaçınarak Allah'a ve resulüne itaat ederse, Allah onu, saraylarının altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Orada ebedî kalacaklar, fani olmayacaklardır. Bu ilahi mükâfat, eşi benzeri olmayan büyük bir kurtuluştur.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تِلْكَ tilke bunlar
  2. حُدُودُ hududu sınırlarıdır kök: حدد
  3. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın kök: اله
  4. وَمَن ve men kim
  5. يُطِعِ yutii ita'at ederse kök: طوع
  6. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  7. وَرَسُولَهُۥ ve rasulehu ve Elçisine kök: رسل
  8. يُدْخِلْهُ yudhilhu (Allah onu) sokar kök: دخل
  9. جَنَّـٰتٍۢ cennatin cennetlere kök: جنن
  10. تَجْرِى tecri akan kök: جري
  11. مِن min
  12. تَحْتِهَا tehtiha altlarından kök: تحت
  13. ٱلْأَنْهَـٰرُ l-enharu ırmaklar kök: نهر
  14. خَـٰلِدِينَ halidine sürekli kalacakları kök: خلد
  15. فِيهَا ۚ fiha içinde
  16. وَذَٰلِكَ ve zalike işte budur
  17. ٱلْفَوْزُ l-fevzu başarı kök: فوز
  18. ٱلْعَظِيمُ l-azimu büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حدد (25 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine…

  • Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini…

  • Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah…

  • Aynı kök: فوز (29 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Allah, şöyle diyecek: "Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür." Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır.…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)

    İnanan ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedi kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokulacaklardır. Oradaki esenlik…

  • Aynı kök: حدد (25 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve O'nun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte şu(nlar), Allah'ın (koyduğu) sınırlarıdır. dipnot 1 Kim Allah'a ve Elçisine gönülden itaat ederse, (Allah) onu, içinde ebedî kalıcılar olarak altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da 14 kez geçen ve hepsi de Medine dönemi surelerinde yer alan [hudûd] sözcüğü [hadd] kelimesinin çoğuludur ve "sınırlar" manasına gelmektedir. Bu kelime Yüce Allah'a nispet edilerek [hudûdüllâh] yani "Allah'ın sınırları" manasında O'nun belirlediği hükümlerin sınırlarını ifade etmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yüce Allah'a ve Elçisine itaatle ilgili olarak Kur'an'da çeşitli ayetler yer almakta ve konunun önemine dikkat çekilmiş olmaktadır. Her kim bağlam gereği miras konularında, genelde ise bütün emirleri ve yasakları bağlamında Yüce Allah'a ve mesajları ileten Elçisine gönülden itaat ederse, Allah onu altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağını müjdelemektedir. Kur'an'da cennetlerin altlarından ırmaklar akacağını bildiren pek çok ayetin yer aldığını hatırlatmak gerekir.

Mustafa İslamoğlu

Bütün bunlar Allah tarafından çizilen sınırlardır. Kim Allah'a ve Rasulü'ne uyarsa, Allah onları içerisinde yerleşip kalacakları zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyar; işte muhteşem kazanç da budur.

Muhammed Esed

Bunlar Allah tarafından konulan sınırlardır. Kim Allah'a ve Elçisi'ne tabi olursa, Allah onu, mesken olarak içinden ırmaklar akan hasbahçelere koyacaktır; bu büyük bir mazhariyettir.

Ahmed Hulusi

Bunlar, Allah'ın hükmü olan sınırlardır. Kim Allah'a ve Rasulüne tabi olursa, onu altında ırmaklar akan cennetine sonsuza dek yaşamak üzere sokar. İşte bu aziym kurtuluştur.

Ali Bulaç

Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.

Ali Özek ve heyeti

Bunlar, Allah'ın (koyduğu) sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse Allah onu, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır, orada devamlı kalıcıdırlar; işte büyük kurtuluş budur.

Ali Rıza Safa

İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Allah'a ve O'nun elçisine kim bağlı kalırsa, altlarından ırmaklar akan, sürekli kalacakları cennetlere onu yerleştirecektir. En büyük başarı, işte budur.

Bayraktar Bayraklı

Bunlar Allah tarafından konulan sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse Allah onu, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; orada süreli kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.

Edip Yüksel

Bunlar ALLAH'ın yasalarıdır. ALLAH'a ve elçisine uyanları içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştirir. Orada sürekli kalırlar. Bu, en büyük başarıdır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bunlar ALLAH'ın yasalarıdır. ALLAH'a ve elçisine uyanları içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Orada sürekli kalırlar. Bu, en büyük başarıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte bütün bu hükümler, Allah'ın çizdiği sınırlardır. Her kim Allah'a ve O'nun peygamberine itaat ederse, Allah onu içlerinde sonsuza dek oturmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Bu ise büyük kurtuluştur!

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte bütün bu ahkam Allahın kesdiği hududdur, ve her kim Allah ve Resulüne itaat ederse Allah onu altından ırmaklar akar cennetlere koyar, içlerinde ebedi kalmak üzre onları, bu ise o fevzi azimdir

Erhan Aktaş

İşte bunlar, Allah'ın yasalarıdır. Kim Allah'a ve Resul'üne dipnot 1 itaat ederse, onu içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacak, orada sürekli olarak kalacaktır. İşte büyük başarı budur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İslam dininin "atalar" ve "rivayetler" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki "Resul'e itaat etmeye", "Peygambere, yani sünnete ve hadise itaat etmek" anlamı verilerek yapılmıştır. Bu anlam kesinlikle büyük bir yanılgıdır. Kur'an'da peygamber kelimesi geçmez. Peygamber, Farsça bir kelimedir. Kur'an'da Resul ve Nebi kelimeleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat etmek vardır. Çünkü Resul'e itaat etmeyle kast edilen şey, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek, aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "şahsidir" ve Nebi'nin şahsına aittir. Resul'ün söyledikleri ise şahsına ait olmayıp Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman bunu yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun vahiy olan sözlerine itaat etmektir ve bu Allah'a itaat etmek anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ı kast eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" olarak kendinden önceki kelimeyi kendinden sonraki kelime ile açıklama görevi yapmaktadır. Bu kurala göre Allah ve Resul'üne itaat etmek demek, anlam olarak yalnızca "Allah'a, vahye itaat etmek" demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte bunlar, Allah'ın yasalarıdır. Kim Allah'a ve Resul'üne dipnot 1 itaat ederse, onu içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacak, orada sürekli olarak kalacaktır. İşte büyük başarı budur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İslam dininin "atalar" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki Resul sözcüğüne "sünnete ve hadise itaat etme" anlamı verilerek yapılmıştır. Oysaki Kur'an'da peygamber sözcüğü geçmez. Peygamber, Farsça bir sözcüktür. Kur'an'da Resul ve Nebi sözcükleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat vardır. Çünkü Resul'e itaat etmek demek, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmek demektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "hadistir." Resul'ün söyledikleri Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun söylediklerine itaat ederek, Allah'a itaat anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ın otoritesini ifade eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" ve "atf-ı tefsir" için de kullanılmaktadır. Bu durumda "ve" edatı, kendinden önceki sözcüğü kendinden sonraki sözcük ile açıklar. Bu kurala göre Allah ve Resul'ü demek, anlam olarak "Allah'a" demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bunlar, Allah'ın yasalarıdır. Kim Allah'a ve Rasul'üne itaat ederse, onu içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacak, orada sürekli olarak kalacaktır. İşte büyük başarı budur.

Gültekin Onan

Bunlar, Tanrı'nın sınırlarıdır. Kim Tanrı'ya ve elçisine itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.

Hasan Basri Çantay

İşte bunlar Allahın sınırlarıdır. Kim Allaha ve peygamberine itaat ederse (Allah) onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar ki onlar orada ebedi kalıcıdırlar. Bu, en büyük bir kurtuluş (ve seadet) dir.

İbni Kesir

İşte bunlar; Allah'ın hudududur. Kim, Allah'a ve O'nun elçisine itaat ederse; Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İşte bu; en büyük kurtuluştur.

Mehmet Alagaş

(11-14) (EVLATLAR) Allah, evlatlarınız hakkında şunu tavsiye ediyor / vasiyet ediyor , e rkek için olan pay, iki kadının payı kadardır. Eğer, ikiden fazla mirasçı kadın evlat varsa kadın evlatlara verilecek olan, mirasın üçte ikisidir, eğer kadın evlat mirasçı bir tane ise mirasın yarısı onundur. (ANNE BABA) Eğer ölenin çocuğu varsa ölenin anne babasının her birine, bırakılan mirastan altıda bir pay vardır. (Ölenin Kardeşlerine yok) Eğer ölenin çocuğu yoksa, sadece anne ve baba ölene mirasçı ise / kardeş yoksa anneye üçte bir, anne babayla beraber kardeşler de mirasçı ise anneye altıda bir verilir. Ölenin vasiyeti ve ölenin borçlarından sonraki kısmından verilir . Babalarınız ve oğullarınızdan hangileri fayda olarak size daha yakındır bi lemeyebilirsiniz / idrak edemeyebilirsiniz, Allah’tan bir belirlemedir / farziyettir, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir. (EŞLER) Eğer zevceniz olan kadının evladı yok ise zevcelerinizin bıraktıkları mirasın yarısı siz erkeklerindir , eğer kadının çocuğu varsa kadının bıraktığı mirasın dörtte biri sizindir , ölenin vasiyeti ve ölenin borçlarından sonraki kısmında n verilir. Erkek olarak siz , çocuğunuz yokken ölürseniz, bıraktığınızın dörtte biri eşlerinizindir , e ğer çocuğunuz varsa sekizde biri eşlerinizindir. Ölenin vasiyeti ve ölenin borçlarından sonraki kısmından verilir. Erkek veya kadın Kelale olarak miras bıraktı ise (Kelale: annesi babası ölmüş ve çocukları da olmadan ölen ) ve de tek bir erkek veya tek bir kız kardeşi varsa, her biri için altıda bir hisse vardır. Sayıları bundan fazla ise / bir erkek veya b ir kız kardeşten fazla ise hepsi üçte bire ortaktır. Ölenin vasiyeti ve ölenin borçlarından sonraki kısmında n verilir. Zarar vermek dışında, Allah’tan tavsiyedir, Allah bilendir, uysal davranandır. İşte bunlar Allah’ın hudutlarıdır, her kim Allah’a ve Resule uyarsa, onu altlarından nehirler akan cennetlere sokar, orada kalıcıdırlar, işte bu büyük bir başarıdır. Her kim de Allah’a ve Resulüne asi olursa ve O’nun hudutlarını aşarsa onu ateşe sokar, orada kalıcıdır ve onun için de alçaltıcı / onur kırıcı bir azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat ederse; Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokar. İşte bu en büyük kurtuluştur.

Süleyman Ateş

Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Elçisine ita'at ederse Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük başarı budur.

Süleymaniye Vakfı

Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Her kim Allah'a ve resulüne /elçinin getirdiğine dipnot 1 gönülden boyun eğerse Allah onları, ölümsüz olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İşte bu, büyük başarıdır. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadesinde asıl vurgu ayetleredir (Maide 5/67, Nahl 16/35).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Allah'a ve elçisine kim itaat ederse onu, ölümsüz olarak kalacağı ve içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. En büyük kurtuluş işte budur.

Şaban Britch

Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat ederse, (Allah, o kimseyi) içinde ebedi kalacağı alt kısmından ırmakların aktığı Cennetlere girdirir. Bu da en büyük kurtuluştur.

Şaban Piriş

Bunlar Allah'ın kanunlarıdır. Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, (Allah, o kimseyi) içinde ebedi kalacağı alt kısmından ırmakların aktığı cennetlere girdirir. Bu da en büyük kurtuluştur.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve onun resulüne itaat ederse Allah onu, altından nehirler akan cennetlere, orada sürekli kalıcılar halinde, sokar. İşte bu, en büyük başarıdır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These are the limiting provisions imposed by Allah, and whoever obeys Allah and His Messenger shall be a recipient of Allah's blessings; Allah shall welcome them into gardens of bliss beneath which rivers flow wherein they will have passed through nature to Eternity, and this is indeed a triumph supreme.

Abdul Haleem

These are the bounds set by God: God will admit those who obey Him and His Messenger to Gardens graced with flowing streams, and there they will stay- that is the supreme triumph!

Abdullah Yusuf Ali

Those are limits set by Allah: those who obey Allah and His Messenger will be admitted to Gardens with rivers flowing beneath, to abide therein (for ever) and that will be the supreme achievement.

Abul A'la Maududi

These are the bounds set by Allah. Allah will make the man who obeys Allah and His Messenger enter the Gardens beneath which rivers flow. He will abide there for ever. That is the mighty triumph.

Aisha Bewley

These are Allah’s limits. As for those who obey Allah and His Messenger, We will admit them into Gardens with rivers flowing under them, remaining in them timelessly, for ever. That is the Great Victory.

Al-Hilali & Khan

These are the limits (set by) Allâh (or ordainments as regards laws of inheritance), and whosoever obeys Allâh and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) will be admitted to Gardens under which rivers flow (in Paradise), to abide therein, and that will be the great success.

Ali Quli Qarai

These are Allah’s bounds, and whoever obeys Allah and His Apostle, He shall admit him to gardens with streams running in them, to remain in them [forever]. That is the great success.

Amatul Rahman Omar

These are the limits (of the law imposed) by Allâh, and who obeys Allâh and His Messenger He will admit them into Gardens served with running streams; therein they shall abide for ever; and that is a great achievement.

Arthur John Arberry

Those are God's bounds. Whoso obeys God and His Messenger, He will admit him to gardens underneath which rivers flow, therein dwelling forever; that is the mighty triumph.

Bijan Moeinian

The above mentioned are the laws of God. Whoever obeys God and His messenger will end up in paradise where rivers flow in its gardens. This is indeed "real" achievement.

E. Henry Palmer

These be God's bounds, and whoso obeys God and the Apostle He will make him enter into gardens beneath which rivers flow, and they shall dwell therein for aye;- that is the mighty happiness.

Edip-Layth

These are God's limits, and whoever obeys God and His messenger, He will admit him to gardens with rivers flowing beneath, eternally abiding therein. This is the greatest victory.

George Sale

These are the statutes of God. And whoso obeyeth God and his apostle, God shall lead him into gardens wherein rivers flow, they shall continue therein for ever; and this shall be great happiness.

Hamid S. Aziz

These are the limits of Allah, and whoever obeys Allah and the Messenger He will make him enter into gardens beneath which rivers flow, and they shall dwell therein for ever; that is the great success.

Mahmoud Ghali

Those are the bounds of Allah; and whoever obeys Allah and His Messenger, He will cause him to enter Gardens from beneath which Rivers run, eternally (abiding) therein; and that is the magnificent triumph.

Marmaduke Pickthall

These are the limits (imposed by) Allah. Whoso obeyeth Allah and His messenger, He will make him enter Gardens underneath which rivers flow, where such will dwell for ever. That will be the great success.

Mohamed Ahmed - Samira

These are the limits set by God, and those who follow the commandments of God and the Prophet, will indeed be admitted to gardens with streams of water running by, where they will for ever abide; and this will be success supreme.

Muhammad Asad

These are the bounds set by God. And whoever pays heed unto God and His Apostle, him will He bring into gardens through which running waters flow, therein to abide: and this is a triumph supreme.

Mustafa Khattab

These ˹entitlements˺ are the limits set by Allah. Whoever obeys Allah and His Messenger will be admitted into Gardens under which rivers flow, to stay there forever. That is the ultimate triumph!

Progressive Muslims

These are God's limits, and whoever obeys God and His messenger, He will admit him to gardens with rivers flowing beneath, eternally abiding therein. This is the greatest victory.

Rashad Khalifa

These are GOD's laws. Those who obey GOD and His messenger, He will admit them into gardens with flowing streams, wherein they abide forever. This is the greatest triumph.

Sahih International

These are the limits [set by] Allah, and whoever obeys Allah and His Messenger will be admitted by Him to gardens [in Paradise] under which rivers flow, abiding eternally therein; and that is the great attainment.

Sam Gerrans

Those are the limits of God. And whoso obeys God and His messenger, He will make him enter gardens beneath which rivers flow, they abiding eternally therein; and that is the Great Achievement.

Shabbir Ahmed

Protection of life, honor and property is the springboard of a vibrant social order. It is the pre-requisite for freedom, equality and character building to the point of self-actualization (4:24), (5:32), (13:24), (17:32), (38:52), (69:21), (89:27). Allah has drawn Boundaries of Law to help you safeguard this crucial pre-requisite. Those who refrain from trespassing these Boundaries are the ones who have obeyed the Divine System established by the Messenger. They shall be admitted to the everlasting Promised Garden that has all the aesthetic elegance that the human mind could ever imagine. That is the Supreme Success.

Syed Vickar Ahamed

Those are limits set by Allah: Whosoever obey Allah and His Messenger (Muhammad) will be admitted to Gardens with rivers flowing beneath, to live in there (for ever) and that will be the Supreme achievement.

Taqi Usmani

These are the limits set by Allah. Whoever obeys Allah and His Messenger, He will admit him to gardens beneath which rivers flow, where he will live forever. That is a great success.

The Monotheist Group

These are the boundaries of God, and whoever obeys God and His messenger, He will admit him to estates with rivers flowing beneath them, abiding therein. This is the great triumph.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩