Diyanet İşleri
Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.
En'âm suresi
En'âm suresi, 9. ayet. وَلَوْ جَعَلْنَٰهُ مَلَكًا لَّجَعَلْنَٰهُ رَجُلًا وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِم مَّا يَلْبِسُونَ
velev ce`alnâhü melekel lece`alnâhü racülev velelebesnâ `aleyhim mâ yelbisûn.
Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yaratılış; yalanlayanların hâli ve helâk edilenler En'âm 1–11 3
Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helak ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.
(Ey Muhammed!) Eğer sana kağıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, yine o inkar edenler, "Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir" diyeceklerdi.
Bir de dediler ki: "Ona (açıktan göreceğimiz) bir melek indirilse ya!" Eğer (öyle) bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da kendilerine göz açtırılmazdı. (Hemen helak edilirlerdi.)
Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.
(Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.
De ki: "Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün."
De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır" de. O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
9. Bununla birlikte eğer onlara melek indirilmiş ve peygamber olarak gönderilmiş olsaydı, onlar o melekten ilâhi mesajları alamazlar, buna tahammül edemezler ve fani güçleri buna yetmezdi. “Eğer o (peygamberi) bir melek yapsaydık, yine bir adam (suretinde) yapardık.” Çünkü ilâhi hikmet bundan başkasını gerektirmemektedir “ve onları düşmekte oldukları şüpheye yine düşürürdük.” Yani iş onlar için karışık ve içinden çıkılmaz bir hal alırdı. Buna sebep ise kendi kendilerini şüpheye düşürmeleridir. Çünkü onlar kendilerini hem karışıklık içeren, hem de hakkı açıkça ortaya koymaya elverişli olmayan böyle bir kurala bağlamışlardı. Hak, sağlıklı yolları ile ve aslî kâideleri ile kendilerine gelince başkaları bu hak ile hidâyet bulurken, aynı hak kendilerine hidâyet sebebi olmadı. Suç kendilerinindir. Çünkü hidâyet kapısını kendi yüzlerine kendileri kapattılar ve önlerine sapıklığın kapılarını açtılar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şayet kendilerine göndermiş olduğumuz resulü melek kılsaydık, onu bir adam şeklinde kılardık ki, böylece onu dinler ve ondan öğrenirlerdi. Ancak bunu Allah'ın asıl suretinde yaratmış olduğu melek ile yapamazlardı. Eğer o meleği insan şeklinde göndermiş olsaydık hakkında yine şüpheye düşmüş olurlardı.
Aynı kök: لبس (23 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)
De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…
Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet (yer)lerini…
Aynı kök: لبس (23 geçiş)
Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Aynı kök: لبس (23 geçiş)
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Aynı kök: رجل (73 geçiş)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: رجل (73 geçiş)
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size…
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
(2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onu (peygamberi) bir melek kılsaydık şüphesiz ki onu bir erkek (insan suretinde) yapar, düşmekte oldukları kuşkuya onları yine düşürürdük. dipnot 1
Ama Biz bir melek göndermiş olsaydık, yine de onu insan kılığında gönderirdik; böylece şimdi içine düştükleri şaşkınlığa onları yine düşürürdük.
Ve Biz, bir meleği elçimiz olarak tayin etmiş olsaydık (bile) onun kesinlikle bir adam olarak (görünmesini) sağlardık ve böylece onları, şimdi içinde bulundukları şaşkınlığa yine düşürürdük.
Eğer O'nu (Rasulullah a. s. ) bir melek kılsaydık (görebilmeniz için) O'nu gene de bir erkek suretinde yaratırdık. . . Onları yine (içine) düşmüş oldukları şüpheye - ikileme düşürürdük (de "Bu bizim gibi bir beşer" derlerdi).
Onu eğer bir melek kılsaydık, elbette erkek (suretinde bir melek) kılardık ve mutlaka katmakta oldukları (şüpheleri) yine katardık.
Eğer peygamberi bir melek kılsaydık muhakkak ki onu insan sûretine sokar onları yine düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük.
Onu bir melek yapsaydık, kesinlikle bir adam biçiminde yapardık. Üstelik onları, aynı kuşkulara kesinlikle düşürürdük.
Eğer peygamberi bir melek kılsaydık, elbette onu insan suretine sokar, onları yine düşmekte oldukları kuşkuya düşürürdük.
Onu bir melek yapsaydık, onu bir adam biçiminde gönderir ve mevcut kuşkuları içinde bırakırdık.
Onu bir melek yapsaydık, onu bir adam biçiminde gönderir ve mevcut kuşkuları içinde bırakırdık.
Kendisini bir melek de yapsaydık, yine onu bir erkek kılacak ve onları yine düştükleri şüpheye düşürecektik.
Kendisini bir Melek kılaydık yine onu bir er kılacaktık ve düşmekte bulundukları şübheye onları yine düşürecektik
Ve Biz, bir melek görevlendirseydik, onu da insan şeklinde gönderirdik ve onları düştükleri kuşkuya yine düşürürdük. dipnot 1
Ve Biz, bir melek görevlendirseydik, onu da insan şeklinde gönderirdik ve onları düştükleri kuşkuya yine düşürürdük. dipnot 1
Ve Biz, bir melek görevlendirseydik, onu da insan şeklinde gönderirdik ve onları düştükleri kuşkuya yine düşürürdük. dipnot 1
Onu bir melek kılsaydık, elbette erkek (suretinde bir melek) kılardık ve mutlaka katmakta oldukları (kuşkuları) yine katardık.
Eğer onu (peygamberi) bir melek yapsaydık onu (o meleği) de her halde bir adam (suretinde) gösterir ve her halde onları yine düşmekde oldukları şüpheye düşürürdük.
Eğer Biz, onu bir melek kılsaydık; onu bir erkek yapardık da düştükleri şüpheye onları yine düşürürdük.
(1-21) Hamd semaları ve arzı yaratan Allah içindir, karanlık ve aydınlığı yapandır, sonra da örtbas edenler / kafirler rablerine denkler tutuyorlar, sizi çamurdan yaratan, sonra süreyi / eceli koyan O dur, tanımlanmış süre onun yanındadır, siz de tereddüt içindesiniz, semalarda ve yerde olan O, Allah'tır , sizin gizlinizi de açığınızı da bilir, ne kazandığınızı da bili r. Rablerinin ayetlerinden hiçbir ayet onlara gelmiyor ki ondan sadece sırt çevirmiş olmasınlar , kesin olan şu ki onlara gerçek geldiğinde yalanladılar, ilerde onlara alay ettikleri şeylerin haberleri verilecektir, kendilerinden önce nice kuşak / nesil h elak ettik görmediler mi? Size vermediğimiz imkanlarla arzda onları imk ânlandırdık, semadan onlara bol yağmurlu buluttan yağmur indirdik, altlarından akan nehirler yaptık, günahlarından ötürü onları yok ettik / helak ettik, onların ardından başkaca kuşaklar / nesiller inşa ettik. Eğer sana yazılı bir kitap indirseydik onlarda ona dokunsalardı, yine kafirler derlerdi ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir, dediler ki ona bir melek indirilse ya, şayet / ola ki melek indirsek, iş gerçekleşir / emir oluşur sonra onlar da bekletilmezdiler, (Musa’ya tablet üstüne yazılı indi Muhammed ’e yazılı inmiyor, muayene / kontrol imkânı istiyorlar) eğer ki Onu melek yapsa idik onu yine adam şeklinde yapardık onlar düştükleri şüpheye yine düşerlerdi Yemin olsun ki resullerle senden önce de alay ettiler, Onunla alay ediyor olmaları nedeniyle alay ettikleri şeyle kuşatıldılar, de ki Arzda gezin ve sonra da yalanlayanların sonu nasıl olmuş bakın. De ki semalarda ki ve arzdakiler kim içindir? Allah içindir de. Allah kendine rahmeti yazdı / farz kıldı, içinde şüphe taşımaz bir şeki lde sizi kıyamet günü biraraya getirecektir , kendilerini hasara uğratanlar, onlar ki iman etmiyorlar , g ecede ve gündüz de duran ne varsa Onundur, O işitendir , bilendir. Semaları v e arzı yaratandan Allahtan başkasını mı dost edineceğim? O doyrulmaz doyurur (niçin O’na yemesi için yiyecek taktim edersiniz) de ki ben ilk teslim olan kişi olmakla ve de ortak koşanlardan olmamakla kesin bir şekilde emrolundum . D e ki ben Rabbime asi / isyan eden olursam büyük günün azabından korkuyorum, O gün kimden azap giderilir ise o esirgenmiştir / ona rahmet edilmiştir , bu apaçık kurtuluştur. Sana eğer Allah, bir zarar dokundurursa Ondan başka onu giderecek yoktur, sana eğer bir hayır dokundurursa ki O her şeyi güç yetirip ayarlayandır, Onun kudreti kullarının üstündedir ve O Yargıçtır / Hâkimdir, haberi olandır. (Allah görmek için ne göze ne de ışığa ihtiyaç duyar , Her güçlü olanın güçsüz bi r anı olabilir Allah daima güçlüdür.) Tanıklık / Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür, Allah benimle sizin aranızda Şahittir de. Bana bu okunan / kuran kavuşan / ulaşan kimseyi uyarayım diye vahyoluyor, şimdi siz Allah’la beraber başkaca bir ilah olduğuna şahitlik eder misiniz? Ben şahitlik etmem de . K esinlikle ondan başka ilah yoktur ve ben de ortak koştuklarınızdan uzağım de . Kendilerine kitap verdiklerimiz Onu babalarını tanıdıkları gibi tanırlar kendilerini hasara uğratanlar ise, işte onlar iman etmezler, Allaha yalanı iftira eden yahut O ’nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir ? Kesinlikle O, zalimleri başarılı sonuca ulaştırmaz.
Eğer (Rasûlü) melek kılsaydık, yine bu (meleği) bir adam şeklinde kılar ve onları yine içinde bulundukları şüpheye düşürmüş olurduk.
Eğer O(Hak Elçisi)ni melek yapsaydık, yine bir adam (şeklinde) yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük.
Bu elçiyi melek yapsaydık, onu erkek yapar dipnot 1 , onları içine düştükleri karmaşaya yine düşürürdük.
Eğer bir meleği elçi olarak gönderecek olsak onu erkek kılığına sokar da yine onları şüpheleriyle baş başa bırakırız.
Eğer (Rasûlü) melek kılsaydık, yine bu (meleği) bir adam şeklinde kılar ve onları düşürdüğümüz şüpheye düşürürdük.
Eğer (Resulü) melek de yapsaydık, yine onu bir adam şeklinde yapardık ve onları düşürdüğümüz şüpheye düşürürdük.
Eğer o peygamberi bir melek kılsaydık kuşkusuz onu bir er kişi yapacaktık ve içine yuvalandıkları kuşku ve karmaşayı onların üzerlerine giydirmiş olacaktık.
And if We had sent an angel as a Messenger or to companion Our human Messenger, We would have disguised him as a man, and there one disorder would be aggravated by another; they would not believe in him either, and a fallacious mode of reasoning would be created more than ever; they would not know whether to use the premise to prove the conclusion or to use the conclusion to prove the premise - a vicious circle.
Indeed, if We had sent an angel as messenger, We would still have sent him in the form of a man, so increasing their confusion.
If We had made it an angel, We should have sent him as a man, and We should certainly have caused them confusion in a matter which they have already covered with confusion.
Had We appointed an angel, We would have sent him down in the form of a man - and thus We would have caused them the same doubt which they now entertain. dipnot 1
And if We had made him an angel We would still have made him a man, and further confused for them the very thing they are confused about!
And had We appointed him an angel, We indeed would have made him a man, and We would have certainly confused them in which they are already confused (i.e. the Message of Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم).
And had We made him an angel, We would have surely made him a man, and We would have surely confounded them in regard to [the truth] that they confound.
And had We appointed him (-this Messenger) from among the angels. We would surely have made him (appear as) a man and (even in that case) We would have obscured that which they are themselves obscuring now.
And had We made him an angel, yet assuredly We would have made him a man, and confused for them the thing which they themselves are confusing.
Besides, if I had sent an angel [as My Prophet], I would have sent clothed like a man [so that they could see it] and then they would be more confused [as to who is this man who claims to be an angel?]
And had we made him an angel, we should have made him as a man too; and we would have made perplexing for them that which they deem perplexing now.
If We had chosen an controller, We would have made him appear as a man, and We would have confused them in what they already are confused.
And if We had appointed as Messenger an angel, We would have made him appear as a man; and thus We would have caused to be confused to them that which they are themselves confusing.
And had We appointed an angel, We would have had to send him in the form of a man too (that he may speak to men) and this would have made perplexing for them that which they deem perplexing now.
And if We had made him an Angel, We would indeed have made him a man, and We would indeed have confounded for them whatever they are confounding.
Had we appointed him (Our messenger) an angel, We assuredly had made him (as) a man (that he might speak to men); and (thus) obscured for them (the truth) they (now) obscure.
Even if We had sent down an angel as messenger he would have appeared in the garb of a man and filled them with confusion, like the one they are filled with.
And (even] if We had appointed an angel as Our message-bearer, We would certainly have made him [appear as] a man - and thus We would only have confused them in the same way as they are now confusing themselves.
And if We had sent an angel, We would have certainly made it ˹assume the form of˺ a man—leaving them more confused than they already are.
And if We had chosen an Angel, We would have made him appear as a man, and We would have confused them in what they already are confused.
Had we sent an angel, we would have sent him in the form of a man, and we would have kept them just as confused as they are confused now.
And if We had made him an angel, We would have made him [appear as] a man, and We would have covered them with that in which they cover themselves.
And had We made him an angel, We would have made him a man, and covered them in what they do cover.
If We sent an angel to them, We would have sent him in the form of a man (so that he could live with them and speak to them), and the truth would remain obscure as it is to them now.
And indeed, if We had made an angel as it (the Sign), We should have sent him as a man, and (then) We would certainly have caused confusion for them in a matter in which they are already full of confusion.
If We had made him an angel, We would have obviously made him a man, and would have caused them the same confusion they are causing now.
And had We sent an angel, We would have made him appear as a man, and We would have confounded them in what they already are confounded.