En'âm suresi

En'âm suresi, 12. ayet

En'âm suresi, 12. ayet. قُل لِّمَن مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُل لِّلَّهِ كَتَبَ عَلَىٰ نَفْسِهِ ٱلرَّحْمَةَ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

ḳul limem mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. ḳul lillâh. ketebe `alâ nefsihi-rraḥmeh. leyecme`anneküm ilâ yevmi-lḳiyâmeti lâ raybe fîh. elleẕîne ḫasirû enfüsehüm fehüm lâ yü'minûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır" de. O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 9–15 · surenin 12. ayeti / 165

Konu "Göklerdekiler kimindir?" ve en büyük şahitlik En'âm 12–20 3

  1. En'âm 9

    Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.

  2. En'âm 10

    (Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.

  3. En'âm 11

    De ki: "Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün."

  4. 12

    De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır" de. O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

  5. En'âm 13

    Gece ve gündüzde barınan her şey O'nundur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  6. En'âm 14

    De ki: "Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği halde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı dost edineceğim." De ki: "Bana, (Allah'a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma (denildi)."

  7. En'âm 15

    De ki: "Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyamet gününün) azabından korkarım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. Yüce Allah peygamberine hitaben şöyle buyurmaktadır: Şu müşriklere, tevhidi itiraf ve kabul etmelerini sağlamak üzere “De ki: “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” Yani bunları yaratan, bunlara mutlak malik olan ve bunlarda dilediği gibi tasarruf eden kimdir? Onlara “de ki: Allah’ındır.” Zaten onlar da bunu kabul etmekte ve inkâr etmemektedirler. Peki, Yüce Allah’ın tek başına mutlak malik ve mutlak idareci olduğunu itiraf ediyorlar da niçin ihlas ile yalnızca O’na yönelmeyi ve tevhidi kabul etmiyorlar?

“O rahmeti kendi üzerine yazmıştır” Yani ulvi alem de süfli alem de O’nun yönetimi ve idaresi altındadır. O yüce Zat rahmet ve ihsanını bunlara yazmıştır. Onları rahmet ve lütfuna gark etmiştir. O kendi Zatı hakkında rahmetinin gazabını geçtiğini yazmıştır.[1] Bağış ve ihsanda bulunmak, alıkoyup vermemekten daha çok sevdiği bir şeydir. Eğer günahları sebebi ile bu kapıları kendi yüzlerine kapatmayacak olurlarsa Allah bütün kullara rahmetinin kapılarını açmıştır. Eğer masiyet ve kusurları bu rahmeti talep etmelerine engel değilse O, onları bu kapılara davet etmektedir.

“Andolsun ki hepinizi hakkında hiçbir şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır.” Haber verenlerin en doğrusu olduğu halde Allah, bu buyruğunda yemin etmektedir. Halbuki bu hususa dair pek çok delil ve belgeyi de ortaya koymuştur. Bu belgeler bunu hakk-ı yakîn (kesin gerçek) haline getirmiştir. Fakat zalimler küfürden başka bir yola yönelmiyorlar. Yüce Allah’ın, ölüleri diriltme kudretini inkâr ediyorlar, O’na isyana dalıp gidiyorlar. O’na kafirlik etme cüretkârlığını gösteriyorlar. Böylelikle dünyalarını da âhiretlerini de kaybetmektedirler. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kendilerini zarara uğratanlar, işte onlar iman etmezler.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Onlara de ki: Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki bulunanların mülkü kimindir? De ki: Hepsinin mülkü Allah'ındır! O, kullarına rahmet etmeyi lütuf olarak kendi üzerine yazmıştır. Onları günahları sebebi ile cezalandırmada acele etmez. Eğer tövbe etmezlerse kıyamet gününde hepsini bir araya toplayacaktır ve bu günde hiç şüphe yoktur. Kendilerini Allah'a küfrederek hüsrana uğratanlar iman etmez ve kendilerini hüsrandan kurtaramazlar.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُل kul de ki kök: قول
  2. لِّمَن limen kimindir?
  3. مَّا ma olanlar
  4. فِى fi
  5. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  6. وَٱلْأَرْضِ ۖ vel'erdi ve yerde kök: ارض
  7. قُل kul de ki kök: قول
  8. لِّلَّهِ ۚ lillahi Allah'ındır kök: اله
  9. كَتَبَ ketebe O yazmıştır kök: كتب
  10. عَلَىٰ ala üstüne
  11. نَفْسِهِ nefsihi kendi kök: نفس
  12. ٱلرَّحْمَةَ ۚ r-rahmete rahmet etmeyi kök: رحم
  13. لَيَجْمَعَنَّكُمْ leyecmeannekum sizi elbette toplayacaktır kök: جمع
  14. إِلَىٰ ila
  15. يَوْمِ yevmi gününde kök: يوم
  16. ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  17. لَا la
  18. رَيْبَ raybe şüphe olmayan kök: ريب
  19. فِيهِ ۚ fihi varlığında
  20. ٱلَّذِينَ ellezine ama kimseler
  21. خَسِرُوٓا۟ hasiru ziyana sokan(lar) kök: خسر
  22. أَنفُسَهُمْ enfusehum kendilerini kök: نفس
  23. فَهُمْ fehum onlar
  24. لَا la
  25. يُؤْمِنُونَ yu'minune inanmazlar kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkar edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların…

  • Aynı kök: ريب (36 geçiş)

    Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.

  • Aynı kök: ريب (36 geçiş)

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Aynı kök: ريب (36 geçiş)

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Onlara) "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" diye sor (ve) "Merhamet etmeyi kendi zatına yazmış olan Allah'a aittir." de! dipnot 1 Sizi, varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Kendilerine yazık edenler var ya işte onlar inanmazlar.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:54,147; A‘râf 7:156.

Mustafa İslamoğlu

"Kime aittir göklerde ve yerdeki her şey?" diye sor! "Kendisine rahmeti prensip edinen Allah'a" diye cevap ver! Geleceğine dair hiçbir kuşku bulunmayan Kıyamet Günü'nde, elbet hepinizi bir araya toplayacaktır. Kendisini kaybeden kimselere gelince: onlar artık iman etmezler.

Muhammed Esed

De ki: "Kime aittir göklerde ve yerde olan her şey?" De ki: "Rahmeti ve şefkati kendisine ilke edinen Allaha". O, (varlığı) her türlü şüphenin üstünde olan Kıyamet Günü hepinizi bir araya mutlaka toplayacaktır: ama kendilerine yazık edenler (var ya), işte (Ona) inanmayı reddedenler onlardır;

Ahmed Hulusi

De ki: "Semalar ve arzda olanlar (Esma ül Hüsna'sının işaret ettiği manaların açığa çıkması için yoktan {birbirlerine GÖRE} var kıldıkları) kimindir?" De ki: "Allah'ındır!" Rahmeti (Er-Rahman ismi özelliği sonucu alemleri yaratmayı) nefsi üzerine yazmıştır! Sizi, kendisinde hiç şüphe olmayan kıyamet sürecinde toplayacaktır! Nefslerini hüsrana uğratanlar; işte onlar, iman etmezler!

Ali Bulaç

De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" De ki: "Allah'ındır." O, rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizi kendisinde şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Nefislerini hüsrana uğratanlar, işte onlar inanmayanlardır.

Ali Özek ve heyeti

(Onlara) Göklerde ve yerde olanlar kimindir? diye sor. «Allah'ındır» de. O, rahmeti kendi nefsine farz kıldı. Sizi, varlığında şüphe olmayan Kıyâmet Günü'nde elbette toplayacaktır. Kendilerini ziyana sokanlar var ya işte onlar inanmazlar.

Ali Rıza Safa

De ki: "Göklerde ve yeryüzünde olan her şey, kimin malıdır?" De ki: "Allah'ın malıdır. Rahmeti, Kendi üzerine yazmıştır. Hakkında kuşku olmayan Yeniden Yaratılış Günü'nde, kesinlikle sizi toplayacaktır!" Kendilerini yıkıma uğratanlar; inanmayanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Göklerde ve yerde olan her şey kime aittir?" De ki: "Rahmeti ve şefkati kendisine ilke edinen Allah'a aittir. Sizi varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar."

Edip Yüksel

De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimin?" "ALLAH'ın" de. Kendisine merhametli olmayı gerekli kıldı. Hakkında kuşku olmayan Diriliş Günü sizi toplayacak. Kişiliklerini yitirenler onaylamayanlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De: 'Göklerde ve yerde olanlar kimin?' 'ALLAH'ın,' de. Kendisine merhametli olmayı gerekli kıldı. Hakkında kuşku olmayan Diriliş Günü sizi toplayacak. Kişiliklerini yitirenler inanmıyanlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Göklerde ve yerde ne varsa kimindir?" "Allah'ındır!" de. O, merhametli olmayı kendine yazdı. Muhakkak sizi varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacak. Kendilerine yazık edenler iman etmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kimin şu Göklerdeki ve Yerdeki? de "Allahın" de, o kendi uhdesine rahmeti yazdı, her halde sizi kıyamet gününe toplıyacak, bunda şüpheye mahal yok, nefislerine yazık edenlerdir ki iyman etmezler

Erhan Aktaş

De ki: "Gökte ve yerde olan şeyler kimindir?" De ki: "Rahmeti Kendi üzerine yazan dipnot 1 Allah'ındır." O, gerçekleşeceği kesin olan kıyamet gününde sizi mutlaka toplayacaktır. O kimseler ki kendi nefislerine hüsran dipnot 2 ettiler, işte onlar iman etmezler. dipnot 3

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerekli gören, zorunlu kılan.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnsanın, ömrünü boş şeyler uğruna tüketip, ebedi kayba uğraması.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yaradılışa uygun olmayan bir ahlak ve yaşam tarzı, fıtratı bozduğundan; fıtratta bulunan inanma güdüsü yok olmaktadır. Zira Yapısı bozulmamış bir fıtratta, inanç fıtratın gereğidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Gökte ve yerde olan şeyler kimindir?" De ki: "Rahmeti Kendi üzerine yazan dipnot 1 Allah'ındır." O, gerçekleşeceği kesin olan Kıyamet Günü'nde sizi mutlaka toplayacaktır. O kimseler ki kendi nefislerine hüsran dipnot 2 ettiler, işte onlar iman etmezler. dipnot 3

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerekli gören, zorunlu kılan.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnsanın, ömrünü boş şeyler uğruna tüketip, ebedi kayba uğraması.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yaradılışa uygun olmayan bir ahlak ve yaşam tarzı, fıtratı bozduğundan; fıtratta bulunan inanma güdüsü yok olmaktadır. Zira Yapısı bozulmamış bir fıtratta, inanç fıtratın gereğidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Gökte ve yerde olan şeyler kimindir?" De ki: "Rahmeti Kendi üzerine yazan Allah'ındır." O, kendisinden kuşku olmayan Kıyamet Günü'nde sizi mutlaka toplayacaktır. O kimseler ki kendi nefislerine hüsran dipnot 1 ettiler, işte onlar iman etmezler. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ömrünü boş şeyler uğruna tüketip, ebedi kayba uğramak.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yaradılışa uygun olmayan bir ahlak ve yaşam tarzı, fıtratı bozduğundan; fıtratta bulunan inanma güdüsü yok olmaktadır. Zira Yapısı bozulmamış bir fıtratta, inanç fıtratın gereğidir.

Gültekin Onan

De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" De ki: "Tanrı'nındır." O rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizi kendisinde / içinde / hakkında kuşku olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Nefslerini hüsrana uğratanlar, işte onlar inanmayanlardır.

Hasan Basri Çantay

De ki: "Göklerde ve yerde olan her şey kimin?" De ki: "Allahındır". O, rahmeti kendi üstüne yazmışdır. Hepinizi, hakkında hiç bir şübhe olmayan kıyamet gününe (götürüb) toplayacakdır. Nefislerini sen büyük ziyana uğratanlar (yok mu?). İşte iman etmeyecek olanlar onlardı..

İbni Kesir

De ki: Göklerde ve yerde olanlar kimindir? Allah'ındır, de. O, rahmeti kendi üzerine yazmıştır. Andolsun ki; hepinizi, hakkında hiçbir şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır. Nefislerini ziyana uğratanlar, işte onlar inanmazlar.

Mehmet Alagaş

(1-21) Hamd semaları ve arzı yaratan Allah içindir, karanlık ve aydınlığı yapandır, sonra da örtbas edenler / kafirler rablerine denkler tutuyorlar, sizi çamurdan yaratan, sonra süreyi / eceli koyan O dur, tanımlanmış süre onun yanındadır, siz de tereddüt içindesiniz, semalarda ve yerde olan O, Allah'tır , sizin gizlinizi de açığınızı da bilir, ne kazandığınızı da bili r. Rablerinin ayetlerinden hiçbir ayet onlara gelmiyor ki ondan sadece sırt çevirmiş olmasınlar , kesin olan şu ki onlara gerçek geldiğinde yalanladılar, ilerde onlara alay ettikleri şeylerin haberleri verilecektir, kendilerinden önce nice kuşak / nesil h elak ettik görmediler mi? Size vermediğimiz imkanlarla arzda onları imk ânlandırdık, semadan onlara bol yağmurlu buluttan yağmur indirdik, altlarından akan nehirler yaptık, günahlarından ötürü onları yok ettik / helak ettik, onların ardından başkaca kuşaklar / nesiller inşa ettik. Eğer sana yazılı bir kitap indirseydik onlarda ona dokunsalardı, yine kafirler derlerdi ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir, dediler ki ona bir melek indirilse ya, şayet / ola ki melek indirsek, iş gerçekleşir / emir oluşur sonra onlar da bekletilmezdiler, (Musa’ya tablet üstüne yazılı indi Muhammed ’e yazılı inmiyor, muayene / kontrol imkânı istiyorlar) eğer ki Onu melek yapsa idik onu yine adam şeklinde yapardık onlar düştükleri şüpheye yine düşerlerdi Yemin olsun ki resullerle senden önce de alay ettiler, Onunla alay ediyor olmaları nedeniyle alay ettikleri şeyle kuşatıldılar, de ki Arzda gezin ve sonra da yalanlayanların sonu nasıl olmuş bakın. De ki semalarda ki ve arzdakiler kim içindir? Allah içindir de. Allah kendine rahmeti yazdı / farz kıldı, içinde şüphe taşımaz bir şeki lde sizi kıyamet günü biraraya getirecektir , kendilerini hasara uğratanlar, onlar ki iman etmiyorlar , g ecede ve gündüz de duran ne varsa Onundur, O işitendir , bilendir. Semaları v e arzı yaratandan Allahtan başkasını mı dost edineceğim? O doyrulmaz doyurur (niçin O’na yemesi için yiyecek taktim edersiniz) de ki ben ilk teslim olan kişi olmakla ve de ortak koşanlardan olmamakla kesin bir şekilde emrolundum . D e ki ben Rabbime asi / isyan eden olursam büyük günün azabından korkuyorum, O gün kimden azap giderilir ise o esirgenmiştir / ona rahmet edilmiştir , bu apaçık kurtuluştur. Sana eğer Allah, bir zarar dokundurursa Ondan başka onu giderecek yoktur, sana eğer bir hayır dokundurursa ki O her şeyi güç yetirip ayarlayandır, Onun kudreti kullarının üstündedir ve O Yargıçtır / Hâkimdir, haberi olandır. (Allah görmek için ne göze ne de ışığa ihtiyaç duyar , Her güçlü olanın güçsüz bi r anı olabilir Allah daima güçlüdür.) Tanıklık / Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür, Allah benimle sizin aranızda Şahittir de. Bana bu okunan / kuran kavuşan / ulaşan kimseyi uyarayım diye vahyoluyor, şimdi siz Allah’la beraber başkaca bir ilah olduğuna şahitlik eder misiniz? Ben şahitlik etmem de . K esinlikle ondan başka ilah yoktur ve ben de ortak koştuklarınızdan uzağım de . Kendilerine kitap verdiklerimiz Onu babalarını tanıdıkları gibi tanırlar kendilerini hasara uğratanlar ise, işte onlar iman etmezler, Allaha yalanı iftira eden yahut O ’nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir ? Kesinlikle O, zalimleri başarılı sonuca ulaştırmaz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yine de ki: “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” De ki: “Allah’ındır. O, rahmet etmeyi kendi üzerine yazmıştır. Hakkında hiçbir şüphe bulunmayan kıyamet günü sizi elbette bir araya toplayacaktır. Kendilerini hüsrana sokanlar, işte onlar iman etmezler."

Süleyman Ateş

De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" "Allah'ındır" de. O, rahmet etmeyi kendi üstüne yazmış(acımayı kendisine prensip edinmiş)tir. Sizi elbette varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır. Ama kendilerini ziyana sokanlar, inanmazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" diye sor ve de ki "Allah'ındır." O, ikramı bol olmayı kendi üzerine yazmıştır. (Mezardan) kalkış günü hepinizi kesinlikle bir araya toplayacaktır. Bunda şüphe yoktur. Ama kendilerine yazık edenler, işte onlar buna inanmayacaklardır.

Şaban Britch

Yine de ki: Göklerde ve yerde olanlar kimindir? Allah’ındır! de. O, rahmet etmeyi kendi üzerine yazmıştır. Hakkında hiçbir şüphe bulunmayan kıyamet günü sizi elbette bir araya toplayacaktır. Kendilerini hüsrana sokanlar, işte onlar iman etmezler.

Şaban Piriş

Yine de ki: - Göklerde ve yerde olanlar kimindir? -Kendisine merhametli olmayı yazmış olan Allah'ındır! de! Hakkında hiç bir şüphe bulunmayan kıyamet günü sizi elbette bir araya getirecektir. Kendilerini hüsrana atanlar, işte onlar, iman etmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Sor: "Kimindir gökler ve yer?" Cevap ver: "Allah'ındır." O Allah ki, rahmeti öz benliği üzerine yazmıştır. O sizi, varlığında hiç kuşku bulunmayan kıyamet gününde bir araya mutlaka toplayacaktır. Benliklerini hüsrana yuvarlamış kişiler var ya, onlar iman etmezler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Ask them: "To whom do you think the universe belongs!" and say to them: "Rest assured that all things including the earth and the Heavens and all that is in them, constituting a systematic whole, belong to Allah alone, Who ascribed mercy unto Himself to give people a chance to repent before the undoubted Day of Resurrection when He shall gather you all to His August Presence. There and then shall the infidels who denied Him realize that they were born to be great losers".

Abdul Haleem

Say, ‘To whom belongs all that is in the heavens and earth?’ Say, ‘To God. He has taken it upon Himself to be merciful. He will certainly gather you on the Day of Resurrection, which is beyond all doubt. Those who deceive themselves will not believe.

Abdullah Yusuf Ali

Say: "To whom belongeth all that is in the heavens and on earth?" Say: "To Allah. He hath inscribed for Himself (the rule of) Mercy. That He will gather you together for the Day of Judgment, there is no doubt whatever. It is they who have lost their own souls, that will not believe.

Abul A'la Maududi

Ask thern: 'To whom belongs all that is in the heavens and on the earth?' dipnot 1 Say: 'Everything belongs to Allah.' He has bound Himself to the exercise of mercy (and thus does not chastise you for your disobedience and excesses instantly). Surely He will gather you all together on the Day of Resurrection - the coming of which is beyond doubt; but those who have courted their own ruin are not going to believe.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The subtlety of this expression should not go unnoticed. The unbelievers are asked to whom belongs whatever exists in either the heavens or on the earth. The inquirer then pauses to wait for the answer. Those questioned are themselves convinced that all belongs to God, yet while they dare not respond falsely, they are nevertheless not prepared to give the correct answer. Fearing that their response may be used as an argument against their polytheistic beliefs, they keep quiet. At this, the inquirer is told to answer the question himself and to say that all belongs to God.

Aisha Bewley

Say: ‘To whom does everything in the heavens and earth belong?’ Say: ‘To Allah. ’ He has made mercy incumbent on Himself. He will gather you to the Day of Rising about which there is no doubt. As for those who have lost their own selves, they have no iman.

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "To whom belongs all that is in the heavens and the earth?" Say: "To Allâh. He has prescribed Mercy for Himself.[1] Indeed He will gather you together on the Day of Resurrection, about which there is no doubt. Those who have lost themselves will not believe [in Allâh as being the only Ilâh (God), and Muhammad صلى الله عليه وسلم as being one of His Messengers, and in Resurrection].

Ali Quli Qarai

Say, ‘To whom belongs whatever is in the heavens and the earth?’ Say, ‘To Allah. He has made mercy incumbent upon Himself. He will surely gather you on the Day of Resurrection, in which there is no doubt. Those who have ruined their souls will not have faith.’

Amatul Rahman Omar

Ask (them), `To whom belongs all that lies in the heavens and in the earth?' Then (since they will not be able to answer), say, `(It belongs) to Allâh. ' He has taken upon Himself (the rule of) mercy (so He does not take the sinners to task immediately). He will continue to assemble you together till the Day of Resurrection. There is no doubt in it. Yet those who have lost their souls will not believe.

Arthur John Arberry

Say: 'To whom belongs what is in the heavens and in the earth?' Say: 'It is God's. He has prescribed for Himself mercy. He will surely gather you to the Resurrection Day, of which is no doubt. Those who have lost their souls, they do not believe.

Bijan Moeinian

Ask: "Who owns whatever there is in the heavens and the earth?" Then [when you face their silence] say: "To the Lord; the One Who has decided to be Merciful. He will surely gather you all together on the Day of Judgment. Only those who have lost their souls choose not to believe."

E. Henry Palmer

Say, 'Whose is what is in the heavens and the earth?' Say, 'God's, who has imposed mercy on himself. ' He will surely gather you together for the resurrection day. There is no doubt in that, but those who waste their souls will not believe.

Edip-Layth

Say, "To whom is all that is in heavens and earth?" Say, "To God." He has decreed mercy on Himself, that He will gather you to the day of Resurrection in which there is no doubt. Those who have lost themselves, they do not acknowledge.

George Sale

Say, 'To whom belongs what is in the heavens and the earth?' Say, 'To Allah. ' He has taken upon Himself to show mercy. He will certainly continue to assemble you till the Day of Resurrection. There is no doubt in it. Those who have ruined their souls will not believe.

Hamid S. Aziz

Say, "Whose is that which is in the heavens and the earth?" Say, "Allah's. He has imposed (prescribed) mercy on himself." He will surely gather you together on the Day (of Resurrection and Judgment), of which there is no doubt. But those who ruin their own souls will not believe.

Mahmoud Ghali

Say, "To whom (belongs) whatever is in the heavens and the earth?" Say, "To Allah. " He has prescribed for Himself (the) mercy. Indeed He will definitely gather you to the Day of the Resurrection; there is no suspicion about it. The ones who have lost their (own) selves; so they do not believe.

Marmaduke Pickthall

Say: Unto whom belongeth whatsoever is in the heavens and the earth? Say: Unto Allah. He hath prescribed for Himself mercy, that He may bring you all together to the Day of Resurrection whereof there is no doubt. Those who ruin their souls will not believe.

Mohamed Ahmed - Samira

And ask: "To whom belongs what is in the heavens and the earth?" Say: "To God. " He has prescribed grace for Himself. He will gather you on the Day of Resurrection which is certain to come. Only they who are lost of soul will not come to believe.

Muhammad Asad

Say: "Unto whom belongs all that is in the heavens and on earth?" Say: "Unto God, who has willed upon Himself the law of grace and mercy. He will assuredly gather you all together on the Day of Resurrection, [the coming of] which is beyond all doubt: yet those who have squandered their own selves-it is they who refuse to believe [in Him],

Mustafa Khattab

Ask ˹them, O  Prophet˺, "To whom belongs everything in the heavens and the earth?" Say, “To Allah!” He has taken upon Himself to be Merciful. He will certainly gather ˹all of˺ you together for the Day of Judgment—about which there is no doubt. But those who have ruined themselves will never believe.

Progressive Muslims

Say: "To whom is all that is in heavens and Earth" Say: "To God. " He has decreed mercy on Himself, that He will gather you to the Day of Resurrection in which there is no doubt. Those who have lost their souls, they do not believe.

Rashad Khalifa

Say, "To whom belongs everything in the heavens and the earth?" Say, "To GOD." He has decreed that mercy is His attribute. He will surely summon you all on the Day of Resurrection, which is inevitable. The ones who lose their souls are those who disbelieve.

Sahih International

Say, "To whom belongs whatever is in the heavens and earth?" Say, "To Allah. " He has decreed upon Himself mercy. He will surely assemble you for the Day of Resurrection, about which there is no doubt. Those who will lose themselves [that Day] do not believe.

Sam Gerrans

Say thou: “To whom belongs what is in the heavens and the earth?” Say thou: “To God.” He has prescribed upon Himself mercy; (He will bring you all together to the Day of Resurrection whereof there is no doubt; those who have lost their souls: they do not believe.

Shabbir Ahmed

(From history, let them turn their attention to the Universe). Say, "To whom belongs all that is in the heavens and the earth?" Say, "To Allah Who has prescribed for Himself Mercy." (He nourishes the entire Universe as a mother's womb nourishes the fetus with no returns, while meeting its needs at all stages of development. He does not task individuals and nations to doom, without giving them a period of respite to mend their behavior). He will assemble all individuals and nations on the Day when humanity stands on its feet, and ultimately on the Day of Resurrection about which there is no doubt. Only those who have destroyed their "Self" will keep denying the Truth.

Syed Vickar Ahamed

Say: "To whom belongs all that is in the heavens and on the earth?" Say: "To Allah. He has inscribed for Himself (the rule of) Mercy; (and that) He will gather you together for the Day of Judgment, there is no doubt whatever. It is they who have lost their own souls that (they) will not believe.

Taqi Usmani

Say, "To whom belongs all that is in the heavens and on the earth?" Say, “To Allah.” He has prescribed Mercy for Himself. He will surely gather you on the Day of Resurrection in which there is no doubt.Those who have brought loss to themselves are not going to believe.

The Monotheist Group

Say: "To whom is all that is in the heavens and the earth?" Say: "To God." He has decreed mercy on Himself, that He will gather you to the Day of Resurrection in which there is no doubt. Those who have lost their souls, they do not believe.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩