En'âm suresi

En'âm suresi, 8. ayet

En'âm suresi, 8. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ مَلَكٌ وَلَوْ أَنزَلْنَا مَلَكًا لَّقُضِىَ ٱلْأَمْرُ ثُمَّ لَا يُنظَرُونَ

veḳâlû levlâ ünzile `aleyhi melek. velev enzelnâ melekel leḳuḍiye-l'emru ŝümme lâ yünżarûn.

Diyanet İşleri

Bir de dediler ki: "Ona (açıktan göreceğimiz) bir melek indirilse ya!" Eğer (öyle) bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da kendilerine göz açtırılmazdı. (Hemen helak edilirlerdi.)

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 5–11 · surenin 8. ayeti / 165

Konu Yaratılış; yalanlayanların hâli ve helâk edilenler En'âm 1–11 3

  1. En'âm 5

    Nitekim hak (Kur'an) kendilerine gelince onu yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri kendilerine ilerde gelecektir.

  2. En'âm 6

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helak ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.

  3. En'âm 7

    (Ey Muhammed!) Eğer sana kağıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, yine o inkar edenler, "Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir" diyeceklerdi.

  4. 8

    Bir de dediler ki: "Ona (açıktan göreceğimiz) bir melek indirilse ya!" Eğer (öyle) bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da kendilerine göz açtırılmazdı. (Hemen helak edilirlerdi.)

  5. En'âm 9

    Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.

  6. En'âm 10

    (Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.

  7. En'âm 11

    De ki: "Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

8. Yine onlar cahilliklerine ve aklın gereklerini bilmeyişlerine dayalı inatlarını sürdürerek “Ona bir melek indirilse ya!, dediler.” Yani niçin Muhammed ile birlikte ona içinde bulunduğu bu durumda yardımcı olsun, destek versin, diye bir melek indirilmedi? Çünkü batıl zanlarına göre o bir beşer olduğundan, Allah’ın risaleti ise ancak melekler eli ile gönderilebildiğinden, onun yanında bir melek olmalıydı.

Allah ise kullarına lütuf ve rahmetini insanlara kendilerinden olan birisini peygamber göndermekle beyan etmektedir. Çünkü böyle bir peygamberin getirdiklerine bilgi ve basirete dayanarak ve görmeden inanılır. “Eğer biz” risaletimizi getirmek üzere “bir melek indirseydik” o zaman iman, hakkı bilmekten dolayı olmazdı. Bu görülen ve tanık olunan şeylere iman etmek olurdu ki böyle bir iman da tek başına hiçbir fayda sağlamaz. Bu da onların iman etmeleri halinde böyledir. Ancak böyle bir durumda bile onların iman etmeyecekleri ihtimali yüksektir. İman etmedikleri takdirde de “iş” acilen helâk edilmeleri ve onlara süre tanınmaması ile “bitirilmiş olur.” Çünkü kendileri tarafından teklif edilen mucizelere iman etmeyen kimseler hakkındaki Allah’ın sünneti/kanunu budur.

Allah’ın insanlara -kullar için daha uygun ve daha merhametlice olduğunu bildiği- kendilerinden bir beşeri apaçık belgelerle göndermesi, bununla birlikte kâfir ve yalanlayanlara da Allah’ın mühlet vermesi elbette ki daha hayırlıdır. Melek indirilmesini istemeleri ise -eğer bilmiş olsalardı- kendileri için bir kötülüktür.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu kâfirler; "Eğer Allah, Muhammed ile beraber bizimle konuşan bir melek indirseydi ve onun resul olduğuna şahitlik etseydi iman ederdik" dediler. Eğer biz onların istedikleri vasıfta bir melek indirseydik, iman etmediklerinde onları mutlaka helak ederdik. Melek indiğinde tövbe etmeleri için de onlara izin verilmezdi.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler kök: قول
  2. لَوْلَآ levla değil miydi?
  3. أُنزِلَ unzile indirilmeli kök: نزل
  4. عَلَيْهِ aleyhi O'na
  5. مَلَكٌۭ ۖ melekun bir melek kök: ملك
  6. وَلَوْ velev ve eğer
  7. أَنزَلْنَا enzelna indirseydik kök: نزل
  8. مَلَكًۭا meleken bir melek kök: ملك
  9. لَّقُضِىَ lekudiye bitirilmiş olurdu kök: قضي
  10. ٱلْأَمْرُ l-emru iş kök: امر
  11. ثُمَّ summe artık
  12. لَا la
  13. يُنظَرُونَ yunzerune hiç göz açtırılmazdı kök: نظر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar?…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Nuh'un haberini onlara oku. Hani o, bir vakit kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır…

  • Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki,…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.

  • Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    (2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.

  • Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Müşrikler) "Ona bir melek indirilseydi ya!" dipnot 1 demişlerdi. dipnot 2 Biz melek indirseydik elbette iş bitirilmiş olur, artık kendilerine göz bile açtırılmaz(dı).

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Melek peygamber beklentisiyle ilgili benzer mesajlar: Hicr 15:7; Mü'minûn 23:24; Furkân 25:7; Fussilet 41:14; Zuhruf 43:53.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mucize istekleriyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:7-8; Yûnus 10:15-16, 20; Hûd 11:12; Ra‘d 13:27; Hicr 15:7, 14-15; İsrâ 17:59, 90-93; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4-5, 7, 21; ‘Ankebût 29:50-51; Zuhruf 43:53.

Mustafa İslamoğlu

Bir de, "Ona bir melek indirilseydi ya!" derler. Ama eğer melek indirmiş olsaydık, iş bitirilmiş olurdu ve bir daha da fırsat tanınmazdı.

Muhammed Esed

Onlar, ayrıca, "Neden ona (alenen) bir melek gönderilmiş değil?" derler. Ama bir melek göndermiş olsaydık, muhakkak ki, her şeyin hükmü verilip bitmiş olurdu ve onlara (pişmanlık için) başka bir fırsat tanınmazdı.

Ahmed Hulusi

"Onun üzerine (göreceğimiz gibi) bir melek indirilmeliydi" dediler. . . Eğer (öyle) bir melek inzal etseydik iş bitirilmiş olurdu! Sonra da bir an bile mühlet verilmezdi.

Ali Bulaç

Ve derler ki: "Ona bir melek indirilmeli değil miydi?" Eğer bir melek indirilseydi, elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz açtırılmazdı.

Ali Özek ve heyeti

Peygambere bari (onun suretinde) bir melek indirilseydi (de, onu gözlerimizle görüp sesini kulaklarımızla işitseydik) demekledirler. Eğer bir melek indirseydik, iş bitirilir (helak olurlar ve onların iman edip tevbe etmeleri de beklenmez) ve onlara mühlet de verilmezdi.

Ali Rıza Safa

Bir de şöyle derler: "Ona bir melek indirilmeliydi; öyle değil mi?" Oysa bir melek indirseydik, kesinlikle iş bitirilmiş olurdu. Sonra, göz açtırılmazdı.

Bayraktar Bayraklı

"Ona bir melek gönderilmeli değil miydi?" dediler. Eğer biz öyle bir melek indirseydik, elbette iş bitirilmiş olur, artık kendilerine göz bile açtırılmazdı.

Edip Yüksel

"Ona bir melek indirilmeli değil miydi!" diyorlar. Bir melek indirseydik, iş bitirilmiş olurdu. Onlara zaman da verilmezdi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ona bir melek indirilmeli değil miydi!,' diyorlar. Bir melek indirseydik, iş bitirilmiş olurdu. Onlara zaman da verilmezdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de "Şuna bir melek indirilse de görsek?" diyorlar. Eğer öyle bir melek indirseydik muhakkak iş bitirilmiş olur, kendilerine bir an bile göz açtırılmazdı!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de "şunun üzerinde bir Melek indirilse de görsek a" diyorlar eğer öyle bir Melek indirse idik her halde iş bitirilmiş olur, kendilerine bir an bile göz açtırılmazdı

Erhan Aktaş

"Ona bir melek dipnot 1 indirilmeli değil miydi?" dediler. Eğer bir melek indirmiş olsaydık iş bitirilmiş olurdu. Sonra onlara göz açtırılmazdı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Melek" kelimesinin çoğulu "melaike"dir. "Kuvvet, mülk, melik, yönetim gücü, elçi, haber verici" demek olan "melek" kelimesi, terim olarak, Allah'ın bütün emirlerine uyan, O'na hiç isyan etmeyen varlıkları ifade etmektedir (Bkz. 21:27). Melek, aynı zamanda Allah'ın kullandığı "güç" güçlü varlık demektir. Melek, Kur'an'da ayrıca, "hafıza, koruyucu melek, cesaret, rüzgar, zorba, yük taşıyan; öküz, eşek" vb. (2:248) anlamlarında da kullanılmaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ona bir melek indirilmeli değil miydi?" dediler. Eğer bir melek indirmiş olsaydık iş bitirilmiş olurdu. Sonra onlara göz açtırılmazdı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ona bir melek indirilmeli değil miydi?" dediler. Eğer bir melek indirmiş olsaydık iş bitirilmiş olurdu. Sonra onlara göz açtırılmazdı.

Gültekin Onan

Ve derler ki: "Ona bir melek indirilmeli değil miydi?". Eğer bir melek indirilseydi elbette buyruk bitirilmiş / yerine getirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz açtırılmazdı.

Hasan Basri Çantay

Ona (peygambere "Bizim de görebileceğimiz) bir melek gönderilmeli değil miydi?" dediler. Eğer biz (öyle) bir melek gönderseydik elbette (helakleri) iş (i) bitirilmiş olur, sonra (tevbe etmeleri de beklenmez,) kendilerine göz bile açdırılmazdı.

İbni Kesir

Ona bir melek indirmeli değil miydi? dediler. Eğer Biz, bir melek indirseydik; elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz bile açtırılmazdı.

Mehmet Alagaş

(1-21) Hamd semaları ve arzı yaratan Allah içindir, karanlık ve aydınlığı yapandır, sonra da örtbas edenler / kafirler rablerine denkler tutuyorlar, sizi çamurdan yaratan, sonra süreyi / eceli koyan O dur, tanımlanmış süre onun yanındadır, siz de tereddüt içindesiniz, semalarda ve yerde olan O, Allah'tır , sizin gizlinizi de açığınızı da bilir, ne kazandığınızı da bili r. Rablerinin ayetlerinden hiçbir ayet onlara gelmiyor ki ondan sadece sırt çevirmiş olmasınlar , kesin olan şu ki onlara gerçek geldiğinde yalanladılar, ilerde onlara alay ettikleri şeylerin haberleri verilecektir, kendilerinden önce nice kuşak / nesil h elak ettik görmediler mi? Size vermediğimiz imkanlarla arzda onları imk ânlandırdık, semadan onlara bol yağmurlu buluttan yağmur indirdik, altlarından akan nehirler yaptık, günahlarından ötürü onları yok ettik / helak ettik, onların ardından başkaca kuşaklar / nesiller inşa ettik. Eğer sana yazılı bir kitap indirseydik onlarda ona dokunsalardı, yine kafirler derlerdi ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir, dediler ki ona bir melek indirilse ya, şayet / ola ki melek indirsek, iş gerçekleşir / emir oluşur sonra onlar da bekletilmezdiler, (Musa’ya tablet üstüne yazılı indi Muhammed ’e yazılı inmiyor, muayene / kontrol imkânı istiyorlar) eğer ki Onu melek yapsa idik onu yine adam şeklinde yapardık onlar düştükleri şüpheye yine düşerlerdi Yemin olsun ki resullerle senden önce de alay ettiler, Onunla alay ediyor olmaları nedeniyle alay ettikleri şeyle kuşatıldılar, de ki Arzda gezin ve sonra da yalanlayanların sonu nasıl olmuş bakın. De ki semalarda ki ve arzdakiler kim içindir? Allah içindir de. Allah kendine rahmeti yazdı / farz kıldı, içinde şüphe taşımaz bir şeki lde sizi kıyamet günü biraraya getirecektir , kendilerini hasara uğratanlar, onlar ki iman etmiyorlar , g ecede ve gündüz de duran ne varsa Onundur, O işitendir , bilendir. Semaları v e arzı yaratandan Allahtan başkasını mı dost edineceğim? O doyrulmaz doyurur (niçin O’na yemesi için yiyecek taktim edersiniz) de ki ben ilk teslim olan kişi olmakla ve de ortak koşanlardan olmamakla kesin bir şekilde emrolundum . D e ki ben Rabbime asi / isyan eden olursam büyük günün azabından korkuyorum, O gün kimden azap giderilir ise o esirgenmiştir / ona rahmet edilmiştir , bu apaçık kurtuluştur. Sana eğer Allah, bir zarar dokundurursa Ondan başka onu giderecek yoktur, sana eğer bir hayır dokundurursa ki O her şeyi güç yetirip ayarlayandır, Onun kudreti kullarının üstündedir ve O Yargıçtır / Hâkimdir, haberi olandır. (Allah görmek için ne göze ne de ışığa ihtiyaç duyar , Her güçlü olanın güçsüz bi r anı olabilir Allah daima güçlüdür.) Tanıklık / Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür, Allah benimle sizin aranızda Şahittir de. Bana bu okunan / kuran kavuşan / ulaşan kimseyi uyarayım diye vahyoluyor, şimdi siz Allah’la beraber başkaca bir ilah olduğuna şahitlik eder misiniz? Ben şahitlik etmem de . K esinlikle ondan başka ilah yoktur ve ben de ortak koştuklarınızdan uzağım de . Kendilerine kitap verdiklerimiz Onu babalarını tanıdıkları gibi tanırlar kendilerini hasara uğratanlar ise, işte onlar iman etmezler, Allaha yalanı iftira eden yahut O ’nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kimdir ? Kesinlikle O, zalimleri başarılı sonuca ulaştırmaz.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Ona ne diye bir melek indirilmedi?” dediler. Eğer biz bir melek indirseydik (iman etmemeleri halinde) herhalde iş bitirilmiş olurdu. Ve sonra kendilerine (azıcık) bir süre (bile) verilmezdi.

Süleyman Ateş

"O'na bir melek indirilmeli değil miydi?" dediler. Eğer bir melek indirseydik, iş bitirilmiş olurdu, artık kendilerine hiç göz açtırılmazdı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Allah, ona bir melek gönderse ya!" derler. Eğer melek göndersek işleri bitirilir, onlara göz bile açtırılmaz dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Lut (a.s.)'ta olduğu gibi gelen melek, ancak ceza indirmek için gelir. Melekler ancak belirlenmiş bir iş için gönderirilirler (Bkz.: Hicr 15/8)

Şaban Britch

O'na (doğrulayıcı) bir melek indirilmeli değil miydi? derler. Eğer bir melek indirseydik, (tevbe için) beklenmeden iş bitirilirdi.

Şaban Piriş

Peygambere bir melek indirilmeli değil miydi? derler. Eğer bir melek indirseydik, beklenmeden iş bitirilirdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söylediler: "Bu peygambere bir melek indirilseydi ya!" Eğer böyle bir melek indirmiş olsaydık iş mutlaka bitirilmiş olurdu da kendilerine göz bile açtırılmazdı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They insolently say: If only an angel had been sent down to companion him - Muhammad- to confer on him dignity in an order of Prophethood! But if We had sent down an angel, then their Hereafter would have been planted in the now and their punishment would not have been put in respite.

Abdul Haleem

They say, ‘Why was no angel sent down to [support] him?’ But had We sent down an angel, their judgement would have come at once with no respite given.

Abdullah Yusuf Ali

They say: "Why is not an angel sent down to him?" If we did send down an angel, the matter would be settled at once, and no respite would be granted them.

Abul A'la Maududi

They also say: 'Why has no angel been sent down to this Prophet?' dipnot 1 Had We sent down an angel, the matter would surely have long been decided and no respite would have been granted them. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The unbelievers were saying that if Muhammed (peace be on him) had indeed been endowed with prophethood, an angel should have been sent down from heaven to announce that he was the Messenger of God, and that that people would be punished if they did not follow his directives. It was atonishing to these ignorant objectors that the Creator of the heavens and the earth should appoint someone as His Messenger and then leave him without protection against the physical hurts and insults that were flung at him. They would have expected the envoy of a Sovereign as great as the Creator of the universe to be accomplied by at least some heavenly constable, if not a large retinue, to protect him!
  2. metne dön, dipnot 2
    The unbelievers' objection is refuted by this remark. it warns them that the time available for accepting the true faith and bringing about the required reform in their lives will last only as long as Ultimate Reality remains concealed from human perception by the wheel of the Unseen. Once that wheel is removed, there will be no more respite: the summons to God's rekoning will have come. This earthly life is a test of whether a man is able to recognize the Ultimate Reality - even though it lies hidden from his sence perception - by the correct excecise of his reason and intelect and of whether, having once recognized it, he is able to behave in conformity with that Reality by exercising control over his animal self and its lusts. This test necessarily requires that the Reality should remain concealed. Thereafter man will be confronted with the result of the test rather than by any further test. Until God has decided to bring the term of their test to a close, it is not possible to respond to such requests by sending angels to them in their true form. (See also Towards Understanding the Qur'an, vol. I, (Surah 2, n.228.)

Aisha Bewley

They say, ‘Why has an angel not been sent down to him?’ If We were to send down an angel, that would be the end of the affair and they would have no reprieve.

Al-Hilali & Khan

And they say: "Why has not an angel been sent down to him?" Had We sent down an angel, the matter would have been judged at once, and no respite would be granted to them.

Ali Quli Qarai

And they say, ‘Why has not an angel been sent down to him?’ Were We to send down an angel, the matter would surely be decided, and then they would not be granted any respite.

Amatul Rahman Omar

And they said, `(If the Prophet is true and sincere in his claim) why has not an angel been sent down to (help) him?' But if We had sent down an angel the matter would have been decided, then they would not have been respited.

Arthur John Arberry

'Why has an angel not been sent down on him?' they say; yet had We sent down an angel, the matter would have been determined, and then no respite would be given them.

Bijan Moeinian

They say: "Why an angel is not sent down to him [so that we may see it with our own eyes?]" If an angel would have been sent down, the matter would have been solved and then [the worldly test and trial would have lost its meaning and] they would not have had their lives [to strive for their betterment. ]

E. Henry Palmer

They say, 'Why has not an angel been sent down to him?' but if we had sent down an angel, the affair would have been decided, and then they would have had no respite.

Edip-Layth

They said, "If only an controller were sent down to him?" But if We had sent down a controller, then the matter would be over, and they would not be reprieved.

George Sale

And they say, 'Why has not an angel been sent down to him?' And if We had sent down an angel, the matter would have been decided, and then they would have been granted no respite.

Hamid S. Aziz

They say, "Why has not an angel been sent down to him?" But if We had sent down an angel, the affair would have been decided at once, and then they would have had no respite.

Mahmoud Ghali

And they said, "If only an Angel had been sent down on him!" And (yet), if We had sent down an Angel, the Command would indeed have been decreed; thereafter they would not be respited.

Marmaduke Pickthall

They say: Why hath not an angel been sent down unto him? If We sent down an angel, then the matter would be judged; no further time would be allowed them (for reflection).

Mohamed Ahmed - Samira

They say: "How is it no angel was sent down to him?" Had We sent an angel down the matter would have come to end, and they would have had no respite.

Muhammad Asad

They are saying, too, "Why has not an angel (visibly] been sent down unto him?" But had we sent down an angel, all would indeed have been decided, and they would have been allowed no further respite [for repentance.

Mustafa Khattab

They say, "Why has no ˹visible˺ angel come with him?" Had We sent down an angel, the matter would have certainly been settled ˹at once˺,[1] and they would have never been given more time ˹to repent˺.

Progressive Muslims

And they said: "If only an Angel were sent down to us" But if We had sent down an Angel, then the matter would be over, and they would not be reprieved.

Rashad Khalifa

They also said, "If only an angel could come down with him!" Had we sent an angel, the whole matter would have been terminated, and they would no longer be respited.

Sahih International

And they say, "Why was there not sent down to him an angel?" But if We had sent down an angel, the matter would have been decided; then they would not be reprieved.

Sam Gerrans

And they say: “Oh, that an angel had but been sent down upon him!” But had We sent down an angel, the matter would have been concluded; then would they not have been reprieved.

Shabbir Ahmed

They say, "Why is not an angel sent down to him," for them to behold? If We sent down an angel, the matter would have been judged; no further time would be allowed them. (We send angels to behold only when the period of respite is over (16:33), (25:22)).

Syed Vickar Ahamed

And they say: "Why is an angel not sent down to him?" If We did send down an angel, the matter would be settled at once, and no relief (from pain) would be granted to them.

Taqi Usmani

They say, "Why is it that an angel has not been sent down to him?" Had We sent down an angel, the whole matter would have been closed, and thereafter no further time would have been allowed to them.

The Monotheist Group

And they said: "If only an angel were sent down to him?" But if We had sent down an angel, the matter would be settled, then they would no longer be respited.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩