Fâtır suresi

Fâtır suresi, 26. ayet

Fâtır suresi, 26. ayet. ثُمَّ أَخَذْتُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

ŝümme eḫaẕtü-lleẕîne keferû fekeyfe kâne nekîr.

Diyanet İşleri

Sonra ben inkar edenleri yakaladım. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 23–29 · surenin 26. ayeti / 45

Konu Her ümmete bir uyarıcı ve renklerin çeşitliliği Fâtır 24–28 3

  1. Fâtır 23

    Sen, ancak bir uyarıcısın.

  2. Fâtır 24

    Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.

  3. Fâtır 25

    (Ey Muhammed!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi.

  4. 26

    Sonra ben inkar edenleri yakaladım. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!

  5. Fâtır 27

    Görmüyor musun ki, Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var.

  6. Fâtır 28

    İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah'a karşı ancak; kulları içinden alim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

  7. Fâtır 29

    Şüphesiz, Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

26. “Sonra kâfir olanları” çeşitli cezalarla “yakaladım. Peki, benim (yalanlamalarına verdiğim) cevap nasılmış!?” Ben bu yaptıklarını kabul etmeyip en çetin bir şekilde reddettim ve en ağır ibretlik cezalarla onları cezalandırdım.

Bu yüzden bu şerefli Rasûlü yalanlamaktan sakının. Yoksa sözü edilenlere isabet eden can yakıcı azap ve oldukça vahim ve rezil edici haller sizin başınıza da gelir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bununla birlikte Allah'ı ve O'nun peygamberlerini inkâr ettiler ve peygamberlerin Allah katından getirdiklerini doğrulamadılar. Ben de onları helak ettim. Ey Resul! Onları helak ettiğim zaman benim onlara cezamın nasıl olduğuna bir bak!

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. أَخَذْتُ ehaztu ben de yakaladım kök: اخذ
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseleri
  4. كَفَرُوا۟ ۖ keferu inkar eden(leri) kök: كفر
  5. فَكَيْفَ fe keyfe nasıl? kök: كيف
  6. كَانَ kane oldu kök: كون
  7. نَكِيرِ nekiri benim inkarım kök: نكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    (43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da…

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Halbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki,…

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!?

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra ben de o kâfir olanları yakalamıştım. Cezalandırmam (bak) nasıl olmuştu!

Mustafa İslamoğlu

En sonunda inkarda ısrar edenleri yakaladım: Haydi, inkar nasıl olurmuş görsünler bakalım!

Muhammed Esed

(fakat) sonunda hakikati inkara şartlanmış olanların tümünün hesabını gördüm: Benim (birini) gözden çıkarmam ne korkunç olur!

Ahmed Hulusi

Sonra o hakikat bilgisini inkar edenleri yakaladım. . . Benim Nekiyr'im (beni inkar sonucu cezam) nasıl oldu!

Ali Bulaç

Sonra Ben de o inkar edenleri yakalayıverdim. Beni inkarları nasıl oldu (onlar gördüler)?

Ali Özek ve heyeti

Sonra ben, o inkâr edenleri yakaladım. (Bak ki) cezam nasıl oldu!

Ali Rıza Safa

Sonra, nankörlük edenleri yakaladım. Bana nankörlük etmenin sonu nasıl oldu?

Bayraktar Bayraklı

Sonra ben, o inkar edenleri yakaladım. Bak, cezam nasıl oldu!

Edip Yüksel

Sonra ben de inkar edenleri yakaladım. Beni inkar da nasılmış!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra ben de inkar edenleri yakaladım. Beni inkar da nasılmış!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra Ben, o küfredenleri tutup alıverdim. O zaman inkarım (cezalandırmam) nasıl oldu?

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ben o küfredenleri tuttum alıverdim, o vakıt inkarım nasıl oldu?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra gerçeği yalanlayan nankörleri yakaladım. Benim inkarım nasıl oldu? dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnkar etmek neymiş gördüler.

Gültekin Onan

Sonra ben de o küfredenleri yakalayıverdim. Benim inkarım nasıl oldu?

Hasan Basri Çantay

Sonra ben o küfredenleri tutub yakaladım. (Bak) benim inkarım da nice imiş!.

İbni Kesir

Sonra o küfretmiş olanları yakaladım. Beni inkar etmek nasılmış?

Mehmet Alagaş

(12-28) İki deniz aynı seviyede değil dir, b iri içilebilir tatlı bir suludur, içimi rahattır. Biri ise tuzludur yakıcı acılıktadır. Her ikisinden de taze et yersiniz ve ikisinden de giyindiğiniz takı ları / süs leri çıkarırsınız. Onlarda yara yara ilerleyen gemilerin, O’nun hazinesinden aradıklarını görürsünüz, böylelikle belki şükredersiniz. Gece gündüze katılır, gündüz de geceye katılır, Güneş ve ayı etkisi altına almıştır. Hepsi belirli süre için akar / cereyan eder. İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir ve varlık / mülk, O’nundur. Onun dışında çağırdıklarınız çekirdeğin zarı kadar dahi olsa neye malikler? (Neyin hakkında özgürce tasarrufta bulunabiliyorlar) Şayet dua ederseniz sizin çağrınızı işitmezler, işitseler dahi size cevap ver emezler / icabet etmezler , kıyamet gününde ise ortaklığınızı inkâr ederler, her şeyden haberdar olanın ki gibi s ize, haber de veremezler. Ey insanlar Allah’a hepiniz yoksulsunuz / fakirsiniz , Allah ise O zengindir ve övülendir. Eğer ki istesin, sizi götürür, yerinize yeni bir yaratılmış getirir. Bu Allah’a göre değerli bir şey değildir / aziz değildir. (Önemli bir şey değildir) O gün, sorumluluğu zaten olan biri, bir diğerinin sorumluluğunu üstlenmez. Ağır yükü olan kişi, onun taşınması için çağrıda bulunsa, yakını dahi olsa ondan herhangi bir şey taşı yamazlar. Gayb olsa da Rablerinden tedirgin olanları / haşyet duyanları ve de namaz ı kalkıp kılanları ancak uyarabilirsin. Kim arınırsa kendisi için arınır, Nihai dönüş Allah’adır. Kör ile gören eşit seviyede değildir. Aydınlık ile karanlık, gölge ile sıcak, diri ile ölü eşit seviyede / aynı seviyede değildir. Muhakkak ki Allah istediği kimseye işittirir, sen kabirlerdekine işittirecek değilsin ki! Sen sadece uyaransın. Kesinlikle biz seni gerçek ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik, geride kalan / geçmiş hiçbir ümmet yoktur ki içlerinde bir uyarıcı var olmuş olmasın. Seni yalanlıyorlarsa kesinlikle onlardan önce kiler de yalanladılar, onlara da Resullerimiz açıklamalarla / beyanatlarla, yazıt levha ile / Zebur’la ve aydınlatıcı kitapla geldiler. Sonra inkâr edenleri tutup aldım, hadi öyleyse inkâr etmek / tanımamak nasılmış? Görmedin mi Allah, gökten suyu indiriyor ondan renkleri farklı ürünler / muhtelif semereler çıkarıyor. Dağlarda, beyaz kırmızı muhtelif renkte yollar! ve simsiyah taşlar , insanlardan, yaratıklardan ve hayvanlardan aynen bunlar gibi muhtelif renklerde varlıklar. Onun kullarından Allahtan ancak alimler ürperir. Muhakkak ki Allah saygıdeğerdir ve bağışlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra kâfir olanları yakaladım. Şimdi onlara inkârım nasılmış?

Süleyman Ateş

Sonra ben de o inkar edenleri yakaladım. Benim (onları) inkarım (cezalandırmam) nasıl oldu?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonunda görmezlik edenlerin yakasından tuttum. Nasıl oluyor da beni kabullenmiyorlar!

Şaban Britch

Sonra ben de kâfirleri yakaladım. Buna karşı benim inkârım/cezam nasıldı?

Şaban Piriş

Sonra ben de inkar edenleri yakaladım. Benim cezalandırmam nasıl oldu, bir bak!

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra ben, inkar edenleri yakaladım. Ama nasıl oldu benim azabım?!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In consequence, did I cast them from a position of prosperity and power and brought them to ruin and how unbearable and befitting was the retribution.

Abdul Haleem

and afterwards I seized the disbelievers- how terrible My punishment was!

Abdullah Yusuf Ali

In the end did I punish those who rejected Faith: and how (terrible) was My rejection (of them)!

Abul A'la Maududi

Then I seized those who denied the Truth, and how terrible was My punishment!

Aisha Bewley

Then I seized hold of those who were kafir and how absolute was My rejection!

Al-Hilali & Khan

Then I took hold of those who disbelieved: and how terrible was My denial (punishment)!

Ali Quli Qarai

Then I seized the faithless. So how was My rebuttal!

Amatul Rahman Omar

Then I took those who disbelieved to task, then (you saw) how (terrible) was the result of My disapproval (of them, and how tremendous was the change I brought)!

Arthur John Arberry

then I seized the unbelievers, and how was My horror!

Bijan Moeinian

That is why I punished them. What a terrible punishment they had to face.

E. Henry Palmer

Then I seized those who misbelieved, and what a change it was!

Edip-Layth

But then I seized those who rejected; how terrible was My retribution!

George Sale

Afterwards I chastised those who were unbelievers; and how severe was my vengeance!

Hamid S. Aziz

And if they call you a liar, so did, indeed, those before them (call their messengers a liar); their Messengers had come to them with clear arguments, and with scriptures, and with the illuminating book.

Mahmoud Ghali

Thereafter I took (away) (the ones) who disbelieved; then how was My disclaiming!

Marmaduke Pickthall

Then seized I those who disbelieved, and how intense was My abhorrence!

Mohamed Ahmed - Samira

So We seized the unbelievers. How great was the change I wrought in their condition then!

Muhammad Asad

[but] in the end I took to task all those who were bent on denying the truth: and how awesome was My rejection!

Mustafa Khattab

Then I seized those who persisted in disbelief. How severe was My response!

Progressive Muslims

But then I seized those who rejected; how terrible was My retribution!

Rashad Khalifa

Subsequently, I punished those who disbelieved; how terrible was My retribution!

Sahih International

Then I seized the ones who disbelieved, and how [terrible] was My reproach.

Sam Gerrans

Then I seized those who ignored warning — then how was My rejection!

Shabbir Ahmed

Then My Law of Requital seized the rejecters of the Truth, and how intense was My rejection!

Syed Vickar Ahamed

In the end, I (Allah) did punish those who rejected Faith: And how (terrible) was My rejection (of them)!

Taqi Usmani

Then I seized those who disbelieved. So, how was My censure !

The Monotheist Group

Then I seized those who rejected; so how was My retribution!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩