Mülk suresi

Mülk suresi, 18. ayet

Mülk suresi, 18. ayet. وَلَقَدْ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

veleḳad keẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim fekeyfe kâne nekîr.

Diyanet İşleri

Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mülk 15–21 · surenin 18. ayeti / 30

Konu Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık Mülk 16–21 3

  1. Mülk 15

    O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.

  2. Mülk 16

    Göktekinin sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz? (O zaman) bir de bakarsınız yeryüzü şiddetle çalkalanıyor.

  3. Mülk 17

    Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgar göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz!

  4. 18

    Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!?

  5. Mülk 19

    Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahman tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.

  6. Mülk 20

    Yahut Rahman'dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkarcılar ancak bir aldanış içindedirler.

  7. Mülk 21

    Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 17–18. ayetler için yazılmıştır.

17. “Yahut gökte olanın üzerinize” semâdan “çakıl taşı yağdıran” sizi taşa tutan “bir rüzgâr göndermeyeceğinden” ve böylece Allah’ın sizden intikam almayacağından “emin mi oldunuz? Benim uyarımın (akıbetinin) nasıl olduğunu yakında anlayacaksınız.” Peygamberlerin ve onlara gönderdiğim Kitapların sizleri kendisi ile korkuttukları azabın size nasıl geleceğini göreceksiniz. O bakımdan yerden yahut semâdan size bir cezanın gelmesinden kendinizi güvenlik içinde hissedişinizin size faydası olacağını sanmayın. Er ya da geç yaptığınızın âkıbetini tadacaksınız.

18. Sizden öncekiler de sizin gibi yalanlamışlardı. Yüce Allah, onları helâk etti. Allah’ın onların yalanlamasına nasıl cevap verdiğine bir bakın. Ahiret azabından daha önce dünyada iken azaplarını onlara tattırdı. O halde onların başına gelenin size gelip çatmasından sakınmalısınız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O müşriklerden önce yaşamış ümmetler de elbette yalanlamışlardı. İnkârlarında ve yalanlamalarında ısrar ettikleri için üzerine Allah’ın azabı iniverdi. Benim onları inkâr etmem nasıldı? Doğrusu çok şiddetli bir inkârdı.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. كَذَّبَ kezzebe yalanladılar kök: كذب
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  4. مِن min
  5. قَبْلِهِمْ kablihim onlardan önceki kök: قبل
  6. فَكَيْفَ fe keyfe ama nasıl? kök: كيف
  7. كَانَ kane oldu kök: كون
  8. نَكِيرِ nekiri benim inkarım kök: نكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    (43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da…

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Halbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki,…

  • Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Sonra ben inkar edenleri yakaladım. Beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Benim cezalandırmam (bak) nasıl olmuştu!

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, onlardan önce de yalanlayanlar olmuştu; ama uyarılarımı reddetmek nasılmış, gördüler.

Muhammed Esed

Doğrusu, daha önce yaşamış olanlar(ın birçoğu) da (Benim uyarılarımı) yalanlamıştı ve Benim (onları) yok sayıp dışlamam ne korkunçtu!

Ahmed Hulusi

Andolsun ki onlardan öncekiler de yalanladı! Benim, beni inkar sonucunu yaşatmam nasıl oldu!

Ali Bulaç

Andolsun, kendilerinden öncekiler de yalanladı. Fakat beni inkar (etmelerine karşılık verdiğim azab) nasılmış?

Ali Özek ve heyeti

Andolsun ki, onlardan öncekiler de (bunu) yalan saymışlardı; ama benim karşılık olarak verdiğim azap nasıl olmuştu!

Ali Rıza Safa

Zaten gerçek şu ki, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Bana nankörlük etmenin sonu nasıl oldu?

Bayraktar Bayraklı

Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Bak ki, benim cezalandırmam nasıl olmuştur?

Edip Yüksel

Onlardan öncekiler de inkar etmişti. Beni tanımamak da nasılmış?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlardan öncekiler de inkar etmişti. Beni tanımamak da nasıl mış?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar, ama nasıl oldu inkarım?

Elmalılı Hamdi Yazır

Filhakika onlardan evvelkiler de tekzib ettiler, fakat nasıl oldu inkarım

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar. Yok saymam nasılmış gördüler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar. İnkarım dipnot 1 nasılmış gördüler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yok saymam, cezalandırmam.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar. İnkarım dipnot 1 nasılmış gördüler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yok saymam, cezalandırmam.

Gültekin Onan

Andolsun, kendilerinden öncekiler de yalanladı. Fakat benim inkarım nasılmış?

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki onlardan evvelkiler de tekzib etmiş (ler) di. (Bak) benim inkarım (da) nice oldu !

İbni Kesir

Andolsun ki; onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Beni inkar nasılmış?

Mehmet Alagaş

(13-18) Sözünüzü ister gizli tutun isterse açığa çıkarın muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir, yaratan hiç bilmez mi? O nazik davranandır / latiftir, haberdardır, sizin için arzı uysal / boyun eğmiş kılmıştır, onun omuzlarında yürüyün, onun rızıklarından yiyin, O’nun (Allah’ın) yanında tekrar diriltileceksiniz. Gökte olanın (Allah’ın) arzı çalkalayıp ta sizin üzerinize geçirmeyeceğimizden emin misiniz? Gökte olanın (Allah’ın) üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarmak nasıl olurmuş ileride bileceksiniz, kesin olan şu ki, onlardan öncekiler de yalanlanmıştı, inkâr ediyor olmak nasıl olurmuş?

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki onlardan öncekiler de yalanladılar. Fakat benim inkârım nasıl oldu?

Süleyman Ateş

Andolsun, onlardan öncekiler de yalanladılar. Ama benim (onların yaptıklarını) inkarım nasıl oldu?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizden dipnot 1 öncekiler de yalana sarılmışlardı; onları hiç beklemedikleri bir hale nasıl da getirmiştim!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İltifat

Şaban Britch

Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Fakat, benim inkârım nasılmış?

Şaban Piriş

Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Fakat, beni inkar etmek nasılmış?

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Ama nasıl olmuştu benim azabım?!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

People before them O Muhammad, and those of the distant past, had refused to listen to Our warning, and how justly did I condemn them, and how dreadful was the condign punishment!

Abdul Haleem

Those who went before them also disbelieved- how terrible was My condemnation!

Abdullah Yusuf Ali

But indeed men before them rejected (My warning): then how (terrible) was My rejection (of them)?

Abul A'la Maududi

Those who came before them also gave the lie (to the Messengers): then how awesome was My chastisement! dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The allusion is to the communities who had belied the Messengers, who had come to them previously and consequently been afflicted with divine punishment.

Aisha Bewley

Those before them also denied but then how great was My denial!

Al-Hilali & Khan

And indeed those before them belied (the Messengers of Allâh), then how terrible was My denial (punishment)?

Ali Quli Qarai

Certainly those who were before them had denied; but then how was My rebuttal!

Amatul Rahman Omar

And certainly their predecessors treated (My Messengers to them) as liars, then, see how (destructive) was My disapproval (at their denial).

Arthur John Arberry

Those that were before them also cried lies; then how was My horror!

Bijan Moeinian

As a warning, I (God) destroyed the disbelievers of the past with terrible natural disasters so that man be grateful for the security that his Lord has provided for him on earth.

E. Henry Palmer

But those before them did call the apostles liars, and what a change it was!

Edip-Layth

Those before them have rejected; so how terrible was My requital!

George Sale

Those also who were before you disbelieved; and how grievous was my displeasure!

Hamid S. Aziz

And verily those before them rejected the truth, then how terrible was My wrath.

Mahmoud Ghali

And indeed the ones even before them already cried lies; then how was My disclaiming!

Marmaduke Pickthall

And verily those before them denied, then (see) the manner of My wrath (with them)!

Mohamed Ahmed - Samira

Those before them had also denied. And how was My punishment then!

Muhammad Asad

And, indeed, [many of] those who lived aforetime did give the lie [to My warnings]: and how awesome was My rejection [of them]!

Mustafa Khattab

And certainly those before them denied ˹as well˺, then how severe was My response!

Progressive Muslims

And those before them have disbelieved; so how terrible was My requital!

Rashad Khalifa

Others before them have disbelieved; how terrible was My requital!

Sahih International

And already had those before them denied, and how [terrible] was My reproach.

Sam Gerrans

And those before them denied — then how was My rejection!

Shabbir Ahmed

And verily nations before them rejected, then, how awesome was My rejection of them!

Syed Vickar Ahamed

And indeed men before them rejected (My warning): Then how (terrible) was My rejection (of them)?

Taqi Usmani

And of course, those before them (also) rejected (the truth). So, how was My censure?

The Monotheist Group

And those before them have disbelieved; so how terrible was My requital!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mülk suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩