Fâtır suresi

Fâtır suresi, 41. ayet

Fâtır suresi, 41. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُمْسِكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ أَن تَزُولَا وَلَئِن زَالَتَآ إِنْ أَمْسَكَهُمَا مِنْ أَحَدٍ مِّنۢ بَعْدِهِۦٓ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا

inne-llâhe yümsikü-ssemâvâti vel'arḍa en tezûlâ. velein zâletâ in emsekehümâ min eḥadim mim ba`dih. innehû kâne ḥalîmen gafûrâ.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fâtır 38–44 · surenin 41. ayeti / 45

Konu Yeryüzünde halifeler; gökleri tutan; öncekilerin sonu Fâtır 38–45 3

  1. Fâtır 38

    Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  2. Fâtır 39

    O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkar ederse inkarı kendi aleyhinedir. İnkarcıların inkarı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı artırır. İnkarcıların inkarı, ancak ziyanlarını arttırır.

  3. Fâtır 40

    De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?" Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler.

  4. 41

    Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

  5. Fâtır 42

    Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a yemin etmişlerdi. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu ancak onların nefretlerini artırdı.

  6. Fâtır 43

    Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah'ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah'ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın.

  7. Fâtır 44

    Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah'ı aciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

41. Yüce Allah, kudretinin kemalini, rahmetinin eksiksizliğini, hilminin ve mağfiretinin genişliğini, “gökleri ve yeri düzenleri bozulup yerlerinden oynamasınlar diye ayakta” tuttuğunu, “Eğer düzenleri bozulup yerlerinden oynayacak” olsalar yaratılmışlardan hiçbir kimsenin onları tutamayacağını, güç ve kudretlerinin buna yetmeyip âciz kalacaklarını haber vermektedir.

Ancak Yüce Allah, göklerin ve yerin var oldukları şekilde varlıklarını sürdürmelerini hükmetmiştir. Ta ki yaratılmışlar orada yerleşsinler, yaşasınlar, istifade etsinler ve ibret alsınlar. O’nun egemenliğinin büyüklüğü ve kudretinin eşsizliği dolayısı ile kalpleri O’nun celalini bilip tanımakla, O’nu tazimle, sevmekle ve yüceltmekle dolup taşsın. Günahkârlara mühlet vermesi ve isyankârlara çabucak ceza vermemesi dolayısı ile hilim ve mağfiretinin kemal derecesinde olduğunu bilsinler. Zira O, semaya emretse isyankârların üzerine taş yağdırır, yeryüzüne izin verse onları yutar. Fakat mağfireti, hilmi ve keremi onları kuşatmıştır.

“Şüphesiz O” kâfirleri cezalandırmayı geciktiren “Halîmdir”; tevbe edenlerin günahlarını bağışlayan “Ğafurdur.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz gökleri ve yeri yok olmaması için tutan Allah'tır. -Farz edelim ki- gökler ve yer yok olacak olsa onları tutup onların yok olmalarına O'ndan başka mani olacak kimse yoktur. O; Halîm'dir, cezalandırmakta acele etmeyendir. Allah, günahlarından tövbe eden kullarını çok bağışlayandır.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  3. يُمْسِكُ yumsiku tutmaktadır kök: مسك
  4. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati gökleri kök: سمو
  5. وَٱلْأَرْضَ vel'erde ve yeri kök: ارض
  6. أَن en
  7. تَزُولَا ۚ tezula yıkılmamaları için kök: زول
  8. وَلَئِن velein andolsun
  9. زَالَتَآ zaleta ikisi yıkılsa kök: زول
  10. إِنْ in
  11. أَمْسَكَهُمَا emsekehuma onları tutamaz kök: مسك
  12. مِنْ min hiç
  13. أَحَدٍۢ ehadin kimse kök: احد
  14. مِّنۢ min
  15. بَعْدِهِۦٓ ۚ bea'dihi ondan sonra kök: بعد
  16. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  17. كَانَ kane kök: كون
  18. حَلِيمًا halimen halimdir kök: حلم
  19. غَفُورًۭا gafuran çok bağışlayandır kök: غفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زول (4 geçiş)

    (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, "Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin…

  • Aynı kök: زول (4 geçiş)

    Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).

  • Aynı kök: حلم (21 geçiş)

    Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…

  • Aynı kök: حلم (21 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: حلم (21 geçiş)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Aynı kök: مسك (27 geçiş)

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…

  • Aynı kök: مسك (27 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…

  • Aynı kök: مسك (27 geçiş)

    Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki göklerin ve yerin yok olmasını engelleyen Allah'tır. Yok olurlarsa, O'ndan sonra (Allah'tan başka) kimse onları (sistemlerinde) tutamaz. dipnot 1 Şüphesiz ki O hoşgörülüdür, çok bağışlayandır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Göklerin ve yerin [zâil] olması", onların yıkılıp gitmesi ve yok olmaları demektir. Bunun gerçekleşmemesi için sisteme doğrudan müdahale söz konusudur. İşte Yüce Allah insanların şirkleri, küfürleri ve zulümleri nedeniyle aslında yok olup gitmeyi hak eden bu sistemi devam ettirmekte, yeni inanacak insanlara fırsat vermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Şu açık ki, yok olurlar diye gökleri yeri (yörüngede) tutan sadece Allah'tır; eğer (yörüngeden) sapmalarına (izin verirse), bunun ardından hiçbir güç onları tutamaz: ne var ki O cezalandırmada hiç acele etmeyendir, eşsiz bir bağışlayıcıdır.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, semavi varlıkları ve yeri (yörüngelerinden) sapmamaları için tutan (yalnızca) Allah'tır. Bir kere sapınca da, O'nun müdahale etmemesi halinde başka hiçbir güç onları tutamaz. (Fakat) Allah halimdir, çok bağışlayıcıdır!

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Allah, semaları ve arzı, işlevlerini yitirmemeleri için ayakta tutuyor! Andolsun ki eğer işlevlerini yitirseler O'ndan sonra hiç kimse onları ayakta tutamaz. . . Muhakkak ki O, Haliym'dir, Ğafur'dur.

Ali Bulaç

Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, kendisinden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, Halim'dir, bağışlayandır.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz Allah gökleri ve yeri, nizamları bozulmasın diye tutuyor. Andolsun ki onların nizamı eğer bir bozulursa, kendisinden başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir, çok bağışlayıcıdır.

Ali Rıza Safa

Aslında, Allah, sapmamaları için gökleri ve yeryüzünü tutuyor. Eğer saparlarsa, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Kuşkusuz, O, Hoşgörülüdür; Sınırsız Bağışlayandır.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz Allah, yörüngelerinden sapmamaları için gökleri ve yeri tutar. Eğer onlar sapacak olsalar O'ndan başka onları hiç kimse tutamaz. Şüphesiz O, son derece yumuşak davranır; affeder.

Edip Yüksel

ALLAH, gökleri ve yeri kaos içine girmekten alıkoymaktadır. Kaosa girseler O'ndan başka kim onu engelleyebilir? O Şefkatlidir, Bağışlayandır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH, gökleri ve yeri kaos içine girmekten alıkoymaktadır. Kaosa girseler O'ndan başka kim onu engelleyebilir? O Şefkatlidir, Bağışlayandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu gökleri ve yeri, yok oluvermelerinden Allah tutuyor. Andolsun ki, eğer yok oluverseler, O'ndan başka kimse tutamaz onları. O, gerçekten çok halim, çok bağışlayandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu Gökleri ve Yeri zeval buluvermelerinden Allah tutuyor, celalim hakkı için zeval buluverirlerse onları ondan başka kimse tutamaz, o cidden halim bir gafur bulunuyor

Erhan Aktaş

Gökleri ve yeri koyduğu yasalarla yok olmaktan koruyan Allah'tır. Ant olsun ki eğer onlar yok olurlarsa, o ikisini O'ndan başka tutacak yoktur. Kuşkusuz O, Çok Şefkatli'dir. Çok Bağışlayıcı'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökleri ve yeri koyduğu yasalarla yok olmaktan koruyan Allah'tır. Ant olsun ki eğer onlar yok olurlarsa, o ikisini O'ndan başka tutacak yoktur. Kuşkusuz O, Çok Şefkatli'dir. Çok Bağışlayıcı'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökleri ve yeri koyduğu yasalarla yok olmaktan koruyan Allah'tır. Ant olsun ki eğer onlar yok olurlarsa, o ikisini O'ndan başka tutacak yoktur. Kuşkusuz O, Çok Şefkatli'dir, Çok Bağışlayıcı'dır.

Gültekin Onan

Şüphesiz Tanrı, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, kendisinden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, halimdir, bağışlayandır.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki Allah gökleri ve yeri zeval bulmalarından (korumak için bizzat) tutmakdadır. Eğer onlar zeval bulurlarsa andolsun ki, ondan sonra kimse bunları tutamaz. Hakıykaten o (Allah) ukuubetde aceleci değildir. Çok yarlığayıcıdır.

İbni Kesir

Muhakkak ki zail olmasınlar diye gökleri ve yeri tutan Allah'tır. Eğer zail olurlarsa, andolsun ki; bundan sonra onları kimse tutamaz. Şüphesiz ki O; Halim, Gafur olandır.

Mehmet Alagaş

(38-41) Allah göklerin ve yerin, yitik olanını / gaybını bilendir , Muhakkak ki göğüslerde olanı da bilir. O ki sizleri dünyada devralanlar / halifeler yaptı, Kim inkâr ederse / tanımazsa, küfrü onun üzerinedir. Kafirlerin tanımamış olmaları, Rableri yanında ancak O’nun buğuzunu artırır, kafirlerin küfrü ancak onların hasarlarını artırır. (Başka bir şey artırmaz) De ki Allah’ın dışında dua ettiğiniz ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana arzda ne yarattılar ? yahut göklerde bir ortaklıkları mı var? Ya da onlara kitap vermişiz de onda delilleri mi var? Bilakis zalimler birbirlerine, sadece aldatıcı vaatte bulunuyorlar. Muhakkak ki Allah , gökleri ve yeri birbirinden uzaklaştırmayıp / ayırmayıp tutuyor, eğer uzaklaşırlarsa onları, ondan başkası asla bir arada tutamaz, O kesinlikle yumuşak davranandır ve bağışlayıcıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yok olmaması için gökleri ve yeri Allah tutar. Göklerin ve yerin sonu gelirse, O’ndan başka onları kimse tutamaz. Allah; Halim'dir, çokça bağışlayandır.

Süleyman Ateş

Allah yıkılmamaları için gökleri ve yeri tutmaktadır. Andolsun, gökler ve yer yıkılsa, onları, Kendisinden başka hiç kimse tutamaz. Şüphesiz O, halimdir, çok bağışlayandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dağılmasın diye gökleri ve yeri tutan Allah'tır. Onlar dağılacak olsa onları Allah'tan başka kimse tutamaz. O yumuşak davranır, çok bağışlar.

Şaban Britch

Yok olmaması için gökleri ve yeri Allah tutar. Göklerin ve yerin sonu gelirse, O’ndan başka kimse tutmaz. Allah, Halim'dir, çokça bağışlayandır.

Şaban Piriş

Yok olmaması için gökleri ve yeri Allah tutar. Göklerin ve yerin sonu gelirse, O'ndan başka kimse tutmaz. Allah, şefkatle muamele eder ve bağışlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye tutuyor. Yemin olsun, eğer çöküp giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Halim'dir O, Gafur'dur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah is He Who sustains and supports the heavens* (their contents) and keeps them** from going out of order losing balance or scattering and vanishing Should they be thrown about in disorder, who else other than Him can restores them to order! He has always been Halimun (forbearing) and Ghafurun.

Abdul Haleem

God keeps the heavens and earth from vanishing; if they did vanish, no one else could stop them. God is most forbearing, most forgiving.

Abdullah Yusuf Ali

It is Allah Who sustains the heavens and the earth, lest they cease (to function): and if they should fail, there is none - not one - can sustain them thereafter: Verily He is Most Forbearing, Oft-Forgiving.

Abul A'la Maududi

Surely Allah holds the heavens and the earth, lest they should be displaced there, for if they were displaced none would be able to hold them after Him. dipnot 1 Surely He is Most Forbearing, Most Forgiving. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, this limitless universe is being sustained by Allah alone. No angel, or jinn, or prophet, or saint can sustain it. Not to speak of sustaining the universe these helpless creatures do not even have the power to sustain their own selves. Each one of them is entirely dependent on Allah Almighty for his birth and survival every moment. To think that any one of them has any share in the attributes and powers of divinity is sheer folly and deception.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, it is Allah’s Clemency and Forbearance that He is not seizing the culprits immediately in punishment in spite of All kinds of disobedience which are being shown towards Him.

Aisha Bewley

Allah keeps a firm hold on the heavens and earth, preventing them from vanishing away. And if they vanished no one could then keep hold of them. Certainly He is Most Forbearing, Ever-Forgiving.

Al-Hilali & Khan

Verily! Allâh grasps the heavens and the earth lest they should move away from their places, and if they were to move away from their places, there is not one that could grasp them after Him. Truly, He is Ever Most Forbearing, Oft-Forgiving.[1]

Ali Quli Qarai

Indeed Allah sustains the heavens and the earth lest they should fall apart, and if they were to fall apart there is none who can sustain them except Him. Indeed He is all-forbearing, all-forgiving.

Amatul Rahman Omar

Verily, Allâh sustains the heavens and the earth lest they should swerve away from their course. Should they swerve away there is none to uphold them (and save them from destruction) but He. Verily, He is Ever-Forbearing, Great Protector.

Arthur John Arberry

God holds the heavens and the earth, lest they remove; did they remove, none would hold them after Him. Surely He is All-clement, All-forgiving.

Bijan Moeinian

God is the Only One Who sustains the heavens and the earth. If God holds His support, there is none to stop the destruction of the whole universe. God is indeed Patient and Forgiving.

E. Henry Palmer

Verily, God holds back the heavens and the earth lest they should decline; and if they should decline there is none to hold them back after Him; verily, He is clement, forgiving.

Edip-Layth

God is the One who holds the heavens and the earth, lest they cease to exist. They would certainly cease to exist if anyone else were to hold them after Him. He is Forbearing, Forgiving.

George Sale

Verily God sustaineth the heavens and the earth, lest they fail: And if they should fail, none could support the same besides Him; He is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Say, "Have you considered the associates which you call upon besides Allah? Show me what part of the earth they have created, or have they any share in the heavens; or, have We given them a book so that they follow a clear argument thereof? Nay, the unjust promise one to another only to deceive.

Mahmoud Ghali

Surely Allah holds the heavens and the earth (so) that they do not cease to exist; and indeed in case they cease to exist, decidedly no one would hold them both after Him. Surely He has been Ever-Forbearing, Ever-Forgiving.

Marmaduke Pickthall

Lo! Allah graspeth the heavens and the earth that they deviate not, and if they were to deviate there is not one that could grasp them after Him. Lo! He is ever Clement, Forgiving.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily God holds the heavens and the earth in position lest they deviate; and if they deviated there will be none to hold them in place, apart from Him He is sagacious and forgiving.

Muhammad Asad

Verily, it is God [alone] who upholds the celestial bodies and the earth, lest they deviate [from their orbits] - for if they should ever deviate, there is none that could uphold them after He will have ceased to do so. [But,] verily, He is ever-forbearing, much-forgiving!

Mustafa Khattab

Indeed, Allah ˹alone˺ keeps the heavens and the earth from falling apart. If they were to fall apart, none but Him could hold them up. He is truly Most Forbearing, All-Forgiving.

Progressive Muslims

God is the One who holds the heavens and the Earth, lest they cease to exist. And they would certainly cease to exist if anyone else were to hold them after Him. He is Compassionate, Forgiving.

Rashad Khalifa

GOD is the One who holds the heavens and the earth, lest they vanish. If anyone else is to hold them, they will most certainly vanish. He is Clement, Forgiving.

Sahih International

Indeed, Allah holds the heavens and the earth, lest they cease. And if they should cease, no one could hold them [in place] after Him. Indeed, He is Forbearing and Forgiving.

Sam Gerrans

God holds the heavens and the earth lest they cease. And if they should cease, no one could hold them after Him. He is clement and forgiving.

Shabbir Ahmed

Verily, it is Allah Who upholds the celestial bodies and the earth, so they deviate not from their course. And if they were to deviate, there is none, no one whatsoever that can uphold them after He ceases to uphold them. Verily, He is Clement, Absolver of imperfections.

Syed Vickar Ahamed

Verily, it is Allah Who keeps the heavens and the earth in existence, in case they stop (working) and if they fail (in their work), there is none— Not anyone — That can maintain them after that: Surely, He is Most Forbearing (Haleem), Often Forgiving (Ghafoor).

Taqi Usmani

Undoubtedly, Allah holds back the heavens and the earth from leaving their existing state, and if they were to leave, there is none who can hold them back, except Him. Surely He is Forbearing, Most-Forgiving.

The Monotheist Group

God is the One who holds the heavens and the earth, lest they cease to exist. And they would certainly cease to exist if anyone else were to hold them after Him. He is Compassionate, Forgiving.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 41. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 41. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fâtır suresi, 41. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩