Diyanet İşleri
İnkar edenler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlar, sonra da ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilirlerdi.
Fetih suresi
Fetih suresi, 22. ayet. وَلَوْ قَٰتَلَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوَلَّوُا۟ ٱلْأَدْبَٰرَ ثُمَّ لَا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا
velev ḳâtelekümü-lleẕîne keferû levellevu-l'edbâra ŝümme lâ yecidûne veliyyev velâ neṣîrâ.
İnkar edenler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlar, sonra da ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilirlerdi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Allah'ın değişmeyen kanunu ve Mekke'de olanlar Fetih 22–26 3
(18-19) Şüphesiz Allah, ağaç altında sana biat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Allah, size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir. (Allah, böyle yaptı) ki, bunlar mü'minler için bir delil olsun, sizi de doğru bir yola iletsin.
Henüz elde edemediğiniz, fakat Allah'ın, ilmiyle kuşattığı başka (kazançlar) da vardır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
İnkar edenler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlar, sonra da ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilirlerdi.
Allah'ın öteden beri işleyip duran kanunu (budur). Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
O, Mekke'nin göbeğinde, sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra, onların ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
Onlar, inkar edenler ve sizi Mescid-i Haram'ı ziyaretten ve (ibadet amacıyla) bekletilen kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle, inanmış kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir eziyet gelecek olmasaydı, (Allah, Mekke'ye girmenize izin verirdi). Allah, dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğer, inananlarla inkarcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, onlardan inkar edenleri elem dolu bir azaba uğratırdık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
22. “Eğer kafirler, sizinle savaşmış olsalardı elbette arkalarını dönüp kaçarlardı.” Bu buyruk ile Yüce Allah, düşmanları olan kâfirlere karşı mü’minlere yardım ve zafer vereceğine, eğer onlarla karşılaşıp savaşacak olurlarsa kâfirlerin, arkalarını dönüp kaçacaklarına “sonra da” işlerini üstlenmek üzere “ne bir dost ne de” kendilerine yardımcı olacak ve savaşta onlara destek verecek “bir yardımcı” bulamayacaklarına dair mü’minlere müjde vermektedir. Onlar, dost ve yardımcı bulmak bir yana yardımsız bırakılacaklar ve yenik düşürüleceklerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Müminler!- Allah'ı ve resulünü inkâr edenler sizinle savaşsalardı, sizin önünüzde hezimete uğrayarak arkalarına dönüp korku ile kaçarlardı. Sonra işlerini yapacak bir dost ve savaşta kendilerine yardım edecek bir yardımcı da bulamazlardı.
Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması · Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Allah'ın öteden beri işleyip duran kanunu (budur). Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması · Ortak kavram: Yardım (nusret)
(2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir…
Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.
Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.
Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.
Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size…
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah, kime lanet ederse, artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kâfir olanlar sizinle savaşsalardı, elbette arkalarına dönüp (kaçar)lardı. Sonra hiçbir dost ve hiçbir yardımcı da bulamazlardı.
Eğer inkarda direnenler size karşı savaşırlarsa, arkalarını dönüp kaçacaklar, ardından da ne samimi bir dost, ne de sağlam bir destekçi bulacaklardır.
Ve (şimdi,) eğer hakikati inkara şartlanmış olanlar, size karşı savaşa girerlerse muhakkak arkalarını döner(ek kaçar)lar ve ne kendilerini koruyacak ne de yardım edecek kimse bulamazlar.
Eğer hakikat bilgisini inkar edenler sizinle savaşsalardı, elbette arkalarını dönüp kaçacaklardı. . . Sonra da hiçbir veli (koruyucu) ve yardımcı bulamazlardı.
Kafir olanlar, sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı; sonra, ne bir veli (koruyucu dost), ne bir yardımcı bulamazlardı.
Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı, arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlardı.
Nankörlük edenler sizinle savaşsalardı, arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra, ne bir dost ne de bir yardımcı bulamazlardı.
Eğer kafirler sizinle savaşsalardı, arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlardı.
İnkarcılar sizinle savaşsalardı dönüp kaçarlardı. Sonra ne bir sahip, ne de bir yardımcı bulabilirlerdi.
İnkarcılar sizinle savaşsalardı dönüp kaçarlardı. Sonra ne bir sahip, ne de bir yardımcı bulamazlardı.
Eğer o küfredenler sizinle çarpışsaydılar, mutlaka arkalarını döneceklerdi, sonra da ne bir koruyucu bulabileceklerdi, ne de bir yardımcı.
Eğer o küfredenler sizinle çarpışa idiler mutlak arkalarını döneceklerdi, sonra da ne bir veliy bulabileceklerdi ne de bir nasir
Eğer, Kafirler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı. Sonra da bir veli dipnot 1 ve yardımcı bulamazlardı.
Eğer, Kafirler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı. Sonra da bir veli dipnot 1 ve yardımcı bulamazlardı.
Eğer, gerçeği yalanlayan nankörler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı. Sonra da bir veli dipnot 1 ve yardımcı bulamazlardı.
Küfredenler sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı; sonra, ne bir veli (koruyucu dost), ne bir yardımcı bulamazlardı.
Eğer o küfredenler sizinle çarpışsalardı mutlak arkalarına döneceklerdi. Sonra da ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulamayacaklardı.
O küfredenler, sizinle savaşa katılsalardı; mutlaka arkalarını dönerlerdi. Sonra bir veli ve yardımcı da bulamazlardı.
(22-23) Şayet kafirler size saldırsalardı arkalarını döner kaçarlardı (senle gitmeyip mazeret sunanlar, eğer kafir saldırsaydı bu sefer de kaçarlardı) sonra dost da yardımcıda bulamazlardı, Allah’ın önceden beridir süren iş yapış şekli / sünneti böyledir, Allah’ın sünnetinde herhangi bir değişim / mübadele bulamazsın.
Kâfirler sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı da bir dost ve yardımcı bulamazlardı.
Eğer kafirler sizinle savaşsalardı, arkalarına dön(üp kaç)arlardı, sonra ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulabilirlerdi.
Kafirlik edenler (Mekkeli müşrikler) sizinle savaşsalardı kesinlikle sırtlarını dönüp kaçarlardı. Sonra kendilerine bir veli /bir yakın ve yardım edecek birini de bulamazlardı dipnot 1 .
Doğrulara kendini kapatanlar sizinle savaşsalar dönüp kaçarlar. Sonra kendileri için ne bir dost ne de yardımcı bulabilirler.
Kâfirler sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı da bir veli ve yardımcı bulamazlardı.
İnkar edenler sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı da bir veli ve yardımcı bulamazlardı.
Eğer küfredenler sizinle savaşsalardı, sırtlarını dönüp kaçacaklardı. Sonra, bir dost da bir yardımcı da bulamazlardı.
Had the infidels warred against you -at Hodaibyiah- they would have withdrawn hastily and taken flight and never would they have found any who would fight for their safety nor any who would afford them help.
If the disbelievers had fought against you, they would have taken flight and found no one to protect or support them:
If the Unbelievers should fight you, they would certainly turn their backs; then would they find neither protector nor helper.
Had the unbelievers fought against you at that time, they would have turned their backs (in flight), and would have found none to protect or help them. dipnot 1
If those who are kafir should fight you, they would turn their backs and then find no one to protect or help them.
And if those who disbelieve fight against you, they certainly would have turned their backs; then they would have found neither a Walî (protector, guardian) nor a helper.
If the faithless fight you, they will turn their backs [to flee]. Then they will not find any protector or helper.
Should those who disbelieve fight you (at Hudaibiyah) they would have certainly turned their backs and then would find neither protecting-friend nor helper.
If the unbelievers had fought you, they would have turned their backs, and then found neither protector nor helper;
If the (mighty) disbeliever of Mecca had decided to fight with you [in Hudaibiyah], they would have surely been defeated as they did not have any protector or helper.
And had those who misbelieved fought you, they would have turned their backs; then they would have found neither patron nor helper!-
If the ingrates had fought you, they would have turned and ran, then they would have found neither an ally nor a victor.
If the unbelieving Meccans had fought against you, verily they had turned their backs; and they would not have found a patron or protector:
And if those who disbelieve fight with you, they would certainly turn their backs, then they would not find any protector or helper.
And if the ones who have disbelieved fought you, indeed they would have turned their backs; thereafter they will find neither a patron nor a ready vindicator.
And if those who disbelieve join battle with you they will take to flight, and afterward they will find no protecting friend nor helper.
Had the unbelievers fought you they would have turned their backs and not found a protector or helper.
And [now, ] if they who are bent on denying the truth should fight against you, they will indeed turn their backs [in flight], and will find none to protect them and none to bring them succour:
If the disbelievers were to fight you, they would certainly flee.[1] Then they would never find any protector or helper.
And if the rejecters had fought you, they would have turned and ran, then they would have found neither an ally nor a victor.
If the disbelievers ever fought you, they would turn around and flee. They have no Lord and Master; they have no helper.
And if those [Makkans] who disbelieve had fought you, they would have turned their backs [in flight]. Then they would not find a protector or a helper.
And had those who ignore warning fought you, they would have turned their backs; then would they have found neither ally nor helper.
Now, if the non-believers fight you, they will certainly turn their backs in flight, and then they will find no protecting friend nor helper.
And if the unbelievers should fight you, they would certainly turn their back; Then would they find no protector and no helper.
Had the disbelievers fought you, they would have certainly turned their backs, then they would have found neither a supporter nor a helper-
And if the rejecters had fought you, they would have turned and ran, then they would have found neither an ally nor a victor.