Nisâ suresi

Nisâ suresi, 89. ayet

Nisâ suresi, 89. ayet. وَدُّوا۟ لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا۟ فَتَكُونُونَ سَوَآءً فَلَا تَتَّخِذُوا۟ مِنْهُمْ أَوْلِيَآءَ حَتَّىٰ يُهَاجِرُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَخُذُوهُمْ وَٱقْتُلُوهُمْ حَيْثُ وَجَدتُّمُوهُمْ وَلَا تَتَّخِذُوا۟ مِنْهُمْ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

veddû lev tekfürûne kemâ keferû fetekûnûne sevâen felâ tetteḫiẕû minhüm evliyâe ḥattâ yühâcirû fî sebîli-llâh. fein tevellev feḫuẕûhüm vaḳtülûhüm ḥayŝü vecettümûhüm. velâ tetteḫiẕû minhüm veliyyev velâ neṣîrâ.

Diyanet İşleri

Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 86–92 · surenin 89. ayeti / 176

Konu Selamı almak; münafıklar hakkında ikiye ayrılmak Nisâ 85–91 3

  1. Nisâ 86

    Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.

  2. Nisâ 87

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?

  3. Nisâ 88

    Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre) döndürmüştür. Allah'ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için asla bir çıkış yolu bulamazsın.

  4. 89

    Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.

  5. Nisâ 90

    Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp (tarafsız olarak) size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol (yetki) vermemiştir.

  6. Nisâ 91

    Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.

  7. Nisâ 92

    Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü'min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü'min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü'min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkan bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 88–89. ayetler için yazılmıştır.

88-89. Bu âyet-i kerimelerde kastedilen münafıklar kâfir olmakla birlikte müslüman olduklarını açığa vuran ve hicret etmeyen münafıklardır. Onlar hakkında ashab-ı kiram şüphe ve tereddüde düşmüşlerdi. Sahabeden kimileri bunlar ile savaşmaktan ve onlarla dostluk bağını kesmekten yana şüphe içine düşmüşlerdi. Çünkü o kimseler, mü’min olduklarını açığa vurmuşladı. Saahbeden kimileri de onların yaptıklarından hareketle durumlarını bildiğinden dolayı onların kâfir oldukları hükmüne varmıştı. İşte Yüce Allah da şunu haber vermektedir:

Bu gibi kimseler hakkında şüphe ve tereddüde düşmemelisiniz, aksine bunların durumu açıktır ve anlaşılmayacak bir tarafı yoktur. Bunlar münafık kimselerdir, defalarca küfre girmiş, bununla birlikte sizin de kâfir olmanızı ve kendileri ile aynı duruma gelmenizi şiddetle arzulamışlardır. Onların bu halde oldukları tarafınızdan kesinlikle anlaşıldığına göre atık “içlerinden hiç kimseyi dost edinmeyin.” Bu da onları sevmemeyi gerektirmektedir. Çünkü dost edinmek sevmenin bir sonucudur. Aynı şekilde bu onlara buğz etmeyi ve düşmanlık beslemeyi de gerektirmektedir. Çünkü bir şeyi yasaklamak onun zıddının emredilmesi demektir.

Bu emrin süresi ise onların hicretlerine kadardır. Şayet hicret edecek olurlarsa o takdirde müslümanlar hakkında söz konusu olan uygulamalar onlar hakkında da söz konusu olur. Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem beraberinde bulunan ve yanına hicret eden herkese İslâm ahkâmını uyguluyordu. Bu kimselerin gerçekten mü’min olmaları ile zahiren imanını açığa vuran kimseler olmaları arasında fark gözetmiyordu.

Eğer bunlar hicret etmeyip hicretten yüz çevirecek olurlarsa “onları bulduğunuz yerde” yani ne zaman ve nerede bulursanız “yakalayıp öldürün.” Bu, ilim adamlarının çoğunluğunun (cumhurunun) kabul ettiği şekilde haram aylarda savaşmanın nesholduğunun delilleri arasındadır. Bu kanaate sahip olmayanlar ise şöyle derler: Buradaki naslar mutlaktır ve haram aylarda savaşmayı haram kılan mukayyed (kayıtlı) buyruklarla ele alınmalıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Münafıklar, kendilerinin inkâr ettiği gibi, sizin de Allah’ın üzerinize indirdiğini inkâr ederek onlarla inkârda aynı seviyede olmanızı temenni ettiler. İmanlarının göstergesi olarak Allah yolunda şirk diyarından İslam beldesine hicret edinceye kadar içlerindeki düşmanlıkları sebebiyle onların hiçbirini dost edinmeyin. Şayet yüz çevirir ve oldukları halde devam ederlerse onları yakalayın ve nerede bulursanız orada öldürün. Onların hiçbirini işlerinizi idare eden bir veli ve de düşmanlarınıza karşı size yardım eden bir yandaşlar edinmeyin.

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَدُّوا۟ veddu istediler kök: ودد
  2. لَوْ lev keşke
  3. تَكْفُرُونَ tekfurune siz de inkar etseniz kök: كفر
  4. كَمَا kema gibi
  5. كَفَرُوا۟ keferu kendilerin inkar ettiği kök: كفر
  6. فَتَكُونُونَ fe tekunune ki onlarla olsanız kök: كون
  7. سَوَآءًۭ ۖ seva'en eşit kök: سوي
  8. فَلَا fela
  9. تَتَّخِذُوا۟ tettehizu o halde edinmeyin kök: اخذ
  10. مِنْهُمْ minhum onlardan
  11. أَوْلِيَآءَ evliya'e dostlar kök: ولي
  12. حَتَّىٰ hatta kadar
  13. يُهَاجِرُوا۟ yuhaciru onlar göç edinceye kök: هجر
  14. فِى fi
  15. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  16. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah kök: اله
  17. فَإِن fein eğer
  18. تَوَلَّوْا۟ tevellev yüz çevirirlerse kök: ولي
  19. فَخُذُوهُمْ fehuzuhum onları yakalayın kök: اخذ
  20. وَٱقْتُلُوهُمْ vektuluhum ve öldürün kök: قتل
  21. حَيْثُ haysu nerede kök: حيث
  22. وَجَدتُّمُوهُمْ ۖ vecedtumuhum bulursanız kök: وجد
  23. وَلَا ve la
  24. تَتَّخِذُوا۟ tettehizu ve tutmayın kök: اخذ
  25. مِنْهُمْ minhum onlardan
  26. وَلِيًّۭا veliyyen (ne) bir dost kök: ولي
  27. وَلَا ve la ne de
  28. نَصِيرًا nesiran bir yardımcı kök: نصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ودد (29 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar size gelen hakkı…

  • Aynı kök: ودد (29 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine…

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da…

  • Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları…

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar…

  • Aynı kök: هجر (31 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü'minlerdir.…

  • Aynı kök: ودد (29 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)

    O kıyamet günü, Allah'ı inkar edip Peygamber'e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.

  • Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendileri inkâr ettikleri gibi sizin de inkâr etmenizi istediler dipnot 1 ki onlarla eşit olasınız. Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin! Yüz çevirirlerse onları bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün; onlardan hiçbir dost ve yardımcı edinmeyin!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle Mümtehine 60:2. ayetle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Onlar, kendilerinin inkar ettikleri gibi sizin de inkar edip kendileriyle aynı seviyeye düşmenizi istiyorlar. O halde, Allah yolunda hicret edinceye kadar onları kendinize sır ortağı edinmeyin! Eğer düşmanlığa yönelirlerse, onları nerede bulursanız yakalayın, öldürün ve onlardan kimseyi ne dost, ne de yardımcı tutun!

Muhammed Esed

Onlar, kendilerinin inkar ettiği gibi, sizin de hakikati inkar etmenizi isterlerdi ki siz de onlar gibi olasınız. O halde, Allah rızası için zulüm ve kötülük diyarını terk edinceye kadar onları kendinize dost edinmeyin; ve eğer (açık bir) düşmanlığa yönelirlerse, onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Onlardan hiç birini ne dost, ne de hami edinmeyin,

Ahmed Hulusi

Onlar, (kendileri) hakikati inkar ettikleri gibi sizin de inkar etmenizi ve (böylece onlarla) eşit olmanızı arzu ettiler. . . O halde (onlar) Allah uğruna zulüm ve kötülük diyarını terk edinceye kadar onlardan kimseyi dostlar edinmeyin. . . Eğer dönerlerse (düşmanlık için), onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. . . Onlardan veli ve nasir (yardımcı) edinmeyin.

Ali Bulaç

Onlar, kendilerinin inkara sapmaları gibi sizin de inkara sapmanızı istediler. Böylelikle bir olacaktınız. Öyleyse Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan veliler (dostlar) edinmeyin. Şayet yine yüz çevirirlerse, artık onları tutun ve her nerede ele geçirirseniz öldürün. Onlardan ne bir veli (dost) edinin, ne de bir yardımcı.

Ali Özek ve heyeti

Onlar, küfür işledikleri gibi, sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu etmektedirler. Bu itibarla onlar, Allah yolunda hicret etmedikçe, onlardan (herhangi bir) dost edinmeyin. Eğer (hicret etmekten) yüzçevirirlerse, bulduğunuz yerde onları tutun ve öldürün. Onlardan ne bir dost ve ne de bir yardımcı edinin.

Ali Rıza Safa

Kendileri gibi sizin de nankörlük etmenizi; onlar gibi olmanızı istediler. Artık, Allah'ın yolunda göç edinceye değin onları dost edinmeyin. Yüz çevirirlerse, artık bulduğunuz yerde onları yakalayın ve etkisiz duruma getirin. Onlardan, ne bir dost ne de bir yardımcı edinmeyin.

Bayraktar Bayraklı

Sizin de kendileri gibi inkar etmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız. O halde Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayınız, bulduğunuz yerde öldürünüz ve hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyiniz.

Edip Yüksel

Sizin de kendileri gibi inkar etmenizi istediler ki onlarla bir olasınız. ALLAH yolunda harekete geçinceye kadar onlardan kimseyi dost edinmeyin. Size karşı dönerlerse onları yakalayın, onları bulduğunuz yerde öldürün. Onları ne dost ne de yardımcı edinmeyin; dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Dinden dönen insanlar, müslümanların can ve mal güvenliklerini hiçe sayan düşmanlarla birlik olup savaşmadıkça kendilerine dokunulmaz. Savaşın temel ilkesi için bak 60:8, 9.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sizin de kendileri gibi inkar etmenizi istediler ki onlarla bir olasınız. ALLAH yolunda harekete geçinceye kadar onlardan kimseyi dost edinmeyin. Size karşı dönerlerse onları yakalayın, onları bulduğunuz yerde öldürün. Onları ne dost ne de yardımcı edinmeyin;

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendileri küfre saptıkları gibi, sizin de sapmanızı isterler ki eşit olasınız. O yüzden onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan dost edinmeyin; aldırmazlarsa bulunduğunuz yerde kendilerini yakalayıp öldürün ve onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Arzu ettiler ki kendilerinin küfre sapdıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız, onun için onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin, yok aldırmazlarsa o vakıt bulduğunuz yerde kendilerini tutun ve öldürün, ve onlardan ne bir dost ne de bir yardımcı edinmeyin

Erhan Aktaş

Onlar, sizin kendileri gibi küfre dönmenizi isterler, ki onlar gibi olasınız. O halde, Allah yolunda hicret edinceye kadar onları evliya dipnot 1 edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse dipnot 2 onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün. dipnot 3 Onlardan hiç kimseyi veli de yardımcı da edinmeyin.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 4:45. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Eğer düşmanlığa yönelirlerse, size zarar vermek için fırsat kollarlarsa. "Fein tevellev": Çevirdi, döndürdü, yüz çevirdi, kaçtı, uzaklaştı, ayrıldı demektir. Size engel olmaya çalışırlarsa.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bkz. Bir sonraki ayet.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, sizin kendileri gibi küfre dönmenizi isterler, ki onlar gibi olasınız. O halde, Allah yolunda hicret edinceye kadar onları evliya edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse dipnot 1 onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan hiç kimseyi veli de yardımcı da edinmeyin.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eğer düşmanlığa yönelirlerse, size zarar vermek için fırsat kollarlarsa. "Fein tevellev": Çevirdi, döndürdü, yüz çevirdi, kaçtı, uzaklaştı, ayrıldı demektir. Size engel olmaya çalışırlarsa.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, sizin kendileri gibi küfre dönmenizi isterler ki, onlar gibi olasınız. O halde, Allah yolunda hicret edinceye kadar onları evliya edinmeyin. Eğer sizi döndürmeye çalışırlarsa dipnot 1 onları bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan hiç kimseyi veli de yardımcı da edinmeyin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Fein tevellev": Çevirdi, döndürdü, yüz çevirdi, kaçtı, uzaklaştı, ayrıldı demektir. Size engel olmaya çalışırlarsa.

Gültekin Onan

Onlar, kendilerinin küfretmeleri gibi sizin de küfretmenizi istediler. Böylelikle bir olacaktınız. Öyleyse Tanrı yolunda hicret edinceye kadar onlardan veliler (dostlar) edinmeyin. Şayet yine yüz çevirirlerse, artık onları tutun ve her nerede ele geçirirseniz öldürün. Onlardan ne bir veli (dost) edinin, ne de bir yardımcı.

Hasan Basri Çantay

Onlar, kendilerinin küfretdikleri gibi sizin de küfredib onlarla beraber olmanızı arzu etdiler. O halde, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dostlar edinmeyin. Eğer (aldırış etmeyib) yüz çevirirlerse onları nerede bulursanız yakalayıb, tutun, onları öldürün. Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin.

İbni Kesir

Kendileri küfrettikleri gibi, sizin de küfretmenizi isterler. O halde onlar, Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse; bulduğunuz yerde onları öldürün ve onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinin.

Mehmet Alagaş

(88-91) Size ne oluyor ki münafıklar hakkında, Allah onları kazandıkları nedeniyle baş aşağı etmişken, iki kısma ayrılıyorsunuz? Allah’ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa artık o yol bulamaz. Sizin de onların küfretmeleri gibi küfretmenizi ve onlarla aynı seviyeye gelmenizi arzu ederler. Onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan asla dostlar edinmeyin , eğ er yüz çevirirlerse onlar ı ne tarafta bulursanız yakalayın ve öldürün , a sla onları dost ve yardımcı olarak edinmeyin. Şun lar hariç , aranızda sözleşme olan kavime sığınmış olanlar ile sizinle yahut kendi kavimleriyle savaşmayı kalplerine sığdıramayıp edip size gelenler, (bunları dost ve yardımcı edinebilirsiniz. ) Allah eğer isteseydi, sizin aleyhinize onları musallat ederdi ve sizleri katlederlerdi , eğer ki sizden el çekerlerse, sizinle savaşmazlarsa sizlere teslim olmaya yanaşırlarsa, Allah onların aleyhine size bir yol vermemiştir , diğer kalanları da sizden de ve kavimlerinden de emin olmak istiyor halde bulacaksın. (Her iki taraftan emin olmak isteyenler) hepsi de fitne içinde baş aşağı edilmeyi arzu ediyorlar , sizlerden ayrılıp çekilmezlerse eğer, size teslim olmaya yanaşmazlarsa, ellerini de sizden çekmezlerse tutun onları, bulduğunuz yerde öldürün onları, işte size bunları, onların aleyhine apaçık yetki olarak verdik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, kendileri küfre saptıkları gibi, keşke siz de küfre sapsanız da eşit olasınız isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin. Dolayısıyla eğer yüz çevirirlerse, bu durumda onları tutun ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin.

Süleyman Ateş

Sizin de kendileri gibi inkar etmenizi istediler ki, onlarla bir olasınız. O halde onlar Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, nerede bulursanız öldürün ve onlardan ne dost, ne de yardımcı tutmayın!

Süleymaniye Vakfı

Onlar, kendileri kafir olduğu /ayetleri görmezlikte direndikleri gibi sizin de kafir olmanızı ve onlarla aynı duruma gelmenizi çok isterler. dipnot 1 Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan hiçbirini veli /yakın dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. dipnot 2 Onlardan veli de edinmeyin yardımcı da.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Savaşta, düşman safında yer alan veya onlara destek olanlar, savaş suçu işlemiş olurlar ve bu ayetlerde belirtilen şartlar dahilinde öldürülmeyi hak ederler (Mümtahine 60/8-9). Nitekim Medine Sözleşmesi gereği Hendek Savaşında müslümanların yanında yer alan Beni Kurayza yahudileri, daha sonra düşman tarafını destekledikleri için düşmanın çekilmesinden sonra Nebimiz onları kuşatmış, bir kısmını öldürmüş, bir kısmını esir almış, malları ve yurtları da müslümanların eline geçmişti (Ahzab 33/12-15, 26-27). Savaş esirlerinin öldürülmesi, köleleştirilmesi veya satılması diye bir şey olmadığından yapılacak tek şey onları, karşılıksız veya fidye karşılığı serbest bırakmak olmuştur (Muhammed 47/4). Bunların bütün malları ganimet olarak alındığı için tek yol, karşılıksız serbest bırakılmalarıydı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizin de onlar gibi ayetleri görmezden gelmenizi (kafir olmanızı) ve kendileriyle eşit duruma düşmenizi çok isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe hiç birini dost (veli) edinmeyin. Eğer direnirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan kendinize ne bir dost edinin ne de yardımcı.

Şaban Britch

Onlar, kâfir oldukları gibi sizin de küfretmenizi ve kendileri ile eşit olmanızı istiyorlar. Bu sebeple, onlar, Allah yolunda hicret etmedikçe onları veli edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan bir veli ve yardımcı edinmeyin.

Şaban Piriş

Onlar, kafir oldukları gibi sizin de küfretmenizi ve kendileri ile eşit olmanızı istiyorlar. Bu sebeple, onlar, Allah yolunda hicret etmedikçe onları veli edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan bir veli yardımcı edinmeyin.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlarla eşitlenesiniz diye kendilerinin küfre saptığı gibi küfre sapmanızı istediler. O halde, Allah yolunda göç edecekleri vakte kadar onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Bir daha da onlardan ne dost edinin ne de yardımcı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They wished you would desert faith in favour of disbelief and be infidel as they are so that you be both alike. Therefore, do not make a friendly intimacy with them until they have emigrated as purposed by Allah and be resolved to fight in His cause. Should they turn a deaf ear, then beset them on all sides. and kill them wherever you find them and join none of them in intimacy nor lean upon any of them to afford you help.

Abdul Haleem

They would dearly like you to reject faith, as they themselves have done, to be like them. So do not take them as allies until they migrate [to Medina] for God’s cause. If they turn [on you], then seize and kill them wherever you encounter them. Take none of them as an ally or supporter.

Abdullah Yusuf Ali

They but wish that ye should reject Faith, as they do, and thus be on the same footing (as they): But take not friends from their ranks until they flee in the way of Allah (From what is forbidden). But if they turn renegades, seize them and slay them wherever ye find them; and (in any case) take no friends or helpers from their ranks;-

Abul A'la Maududi

They wish that you should disbelieve just as they disbelieved so that you may all be alike. Do not, therefore, take from them allies until they emigrate in the way of Allah, but if they turn their backs (on emigration), seize them and slay them dipnot 1 wherever you come upon them. Take none of them for your ally or helper,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the verdict on those hypocritical confessors of faith who belong to a belligerent, non-Muslim nation and actually participate in acts of hostility against the Islamic state.

Aisha Bewley

They would like you to be kafir as they are kafir so that you will all be the same. Do not take any of them as friends until they have made hijra in the Way of Allah. But if they run away then seize them and kill them wherever you find them. Do not take any of them as either a friend or helper –

Al-Hilali & Khan

They wish that you reject Faith, as they have rejected (Faith), and thus that you all become equal (like one another). So take not Auliyâ’ (protectors or friends) from them, till they emigrate in the Way of Allâh (to Muhammad صلى الله عليه وسلم). But if they turn back (from Islâm), take (hold of) them and kill them wherever you find them, and take neither Auliyâ’ (protectors or friends) nor helpers from them.

Ali Quli Qarai

They are eager that you should disbelieve like they have disbelieved, so that you all become alike. So do not make friends [with anyone] from among them, until they migrate in the way of Allah. But if they turn their backs, seize them and kill them wherever you find them, and do not take from among them friends or helpers,

Amatul Rahman Omar

They would like you to reject the faith as they have done themselves, that you may be all alike; therefore, make no friends with them until they emigrate in the cause of Allâh. But if they turn back (to hostility), then capture them and kill them wherever you find them, and do not take anyone of them as a friend or as a helper.

Arthur John Arberry

They wish that you should disbelieve as they disbelieve, and then you would be equal; therefore take not to yourselves friends of them, until they emigrate in the way of God; then, if they turn their backs, take them, and slay them wherever you find them; take not to yourselves any one of them as friend or helper

Bijan Moeinian

The hypocrites hope to see you join them in disbelief. Do not accept their friendship until they show their sincerity by leaving their homes [and belongings] behind and migrate to participate in the cause of God. Fight them all the way to death, when they challenge you, and do not take them as friends nor allies.

E. Henry Palmer

They would fain that ye misbelieve as they misbelieve, that ye might be alike; take ye not patrons from among them until they too flee in God's way; but if they turn their backs, then seize them and kill them wheresoever ye find them, and take from them neither patron nor help,-

Edip-Layth

They hope that you would reject as they rejected, then you would be the same. Do not take any of them as allies until they emigrate in the cause of God. If they turn, then take them and fight/kill them where you find them; and do not take from them any ally or supporter;

George Sale

They desire that ye should become infidels, as they are infidels, and that ye should be equally wicked with themselves. Therefore take not friends from among them, until they fly their country for the religion of God; and if they turn back from the faith, take them, and kill them where-ever ye find them; and take no friend from among them, nor any helper,

Hamid S. Aziz

They desire that you disbelieve as they disbelieve, that you might be alike; take you not friends from among them until they too flee in Allah's way; but if they return to enmity, then seize them and kill them wherever you find them, and take from them neither patron nor help.

Mahmoud Ghali

They would like you to disbelieve as they have disbelieved; then you would be equal. So do not take for yourselves patrons from them until they emigrate in the way of Allah. Yet in case they turn away, then take them and kill them where you find them; and do not take to yourselves from among them a constant patron or a ready vindicator.

Marmaduke Pickthall

They long that ye should disbelieve even as they disbelieve, that ye may be upon a level (with them). So choose not friends from them till they forsake their homes in the way of Allah; if they turn back (to enmity) then take them and kill them wherever ye find them, and choose no friend nor helper from among them,

Mohamed Ahmed - Samira

They wish you to become disbelievers as they are, so that you should become like them. Therefore hold them not as friends until they go out of their homes in the way of God. If they do not, seize them wherever they are and do away with them. Do not make them your friends or allies,

Muhammad Asad

They would love to see you deny the truth even as they have denied it, so that you should be like them. Do not, therefore, take them for your allies until they forsake the domain of evil for the sake of God; and if they revert to [open] enmity, seize them and slay them wherever you may find them. And do not take any of them for your ally or giver of succour,

Mustafa Khattab

They wish you would disbelieve as they have disbelieved, so you may all be alike. So do not take them as allies unless they emigrate in the cause of Allah. But if they turn away, then seize them and kill them wherever you find them, and do not take any of them as allies or helpers,[1]

Progressive Muslims

They hope that you would reject as they rejected, then you would be the same. Do not take any of them as allies until they emigrate in the cause of God. If they turn away, then take them and kill them where you find them; and do not take from them any ally or supporter.

Rashad Khalifa

They wish that you disbelieve as they have disbelieved, then you become equal. Do not consider them friends, unless they mobilize along with you in the cause of GOD. If they turn against you, you shall fight them, and you may kill them when you encounter them in war. You shall not accept them as friends, or allies.,

Sahih International

They wish you would disbelieve as they disbelieved so you would be alike. So do not take from among them allies until they emigrate for the cause of Allah. But if they turn away, then seize them and kill them wherever you find them and take not from among them any ally or helper.

Sam Gerrans

They would that you should deny even as they deny, so you might be the same. And take not allies among them until they emigrate in the cause of God; then if they turn back: take them and kill them wheresoever you find them. And take no ally or helper among them

Shabbir Ahmed

These hypocrites wish that you reject Belief and become like them. Do not consider them friends unless they practically demonstrate that they have changed, and move along with you in the Way of Allah. But if they persist in their behavior of being with you in word, and against you in action, they are more dangerous than your open enemies. Then subdue them regardless of which group they belong to, and choose no friend or helper from among them.

Syed Vickar Ahamed

They only wish that you should reject Faith, as they do, and therefore become like them: But do not take friends from their groups until they flee, to the way of Allah (away from what is forbidden). But if they become those who deny (Faith), catch them (by force) and kill them wherever you find them; And do not take friends or helpers from their groups—

Taqi Usmani

They wish that you should disbelieve, as they have disbelieved, and thus you become all alike. So, do not take friends from among them unless they migrate in the way of Allah. Then, if they turn away, seize them, and kill them wherever you find them, and do not take from among them a friend or helper.

The Monotheist Group

They hope that you will reject as they have rejected, then you will be the same. Do not take any of them as allies until they emigrate in the cause of God. If they turn away, then take them and kill them wherever you find them; and do not take from them any ally or supporter.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 89. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 89. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 89. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩