Fetih suresi

Fetih suresi, 1. ayet

Fetih suresi, 1. ayet. إِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُّبِينًا

innâ fetaḥnâ leke fetḥam mübînâ.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fetih 1–4 · surenin 1. ayeti / 29

Konu Apaçık fetih ve kalplere inen huzur Fetih 1–7 3

  1. 1

    Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.

  2. Fetih 2–3

    (2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.

  3. Fetih 4

    O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

1. Burada sözü geçen fetih/zafer, Hudeybiye Sulhüdür. Siret kitaplarında uzunca anlatıldığı üzere Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, umre yapmak üzere Mekke’ye geldiğinde müşriklerin onu umreden alıkoymuştur.[21] Sonunda Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, onlarla on yıllığına “biribirleri ile savaşmamak ve gelecek yıl umre yapmak üzere, ayrıca isteyenlerin Kureyşliler tarafında isteyenlerin de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tarafında bu antlaşmaya katılabileceği” esasları üzerinde onlarla sulh yaptı.

Bunun büyük bir fetih/zafer oluş sebebine gelince bu dönemde insanlar birbirlerine güvenince Allah’ın dinine davet alanı genişledi. Her mü’min nerede olursa olsun, buna imkân buldu. Ayrıca İslâm’ın hakikatini bilmek isteyenler de bunu öğrenme fırsatı buldular.

Bu süre zarfında insanlar Allah’ın dinine kitleler halinde girdiler. Bundan dolayı Yüce Allah, buna “fetih/zafer” adını vermiş ve bunun “apaçık bir fetih” vasfına sahip olduğunu dile getirmiştir.

Çünkü müşriklerin ülkelerini fethetmekten kasıt, Allah’ın dinini güçlendirmek ve müslümanların zafer kazanmalarını sağlamaktır. İşte böyle bir fetih, bu sulh ile gerçekleşmiş oldu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Şüphesiz biz, sana Hudeybiye Anlaşması ile apaçık bir fetih verdik.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna elbette biz
  2. فَتَحْنَا fetehna açtık (fetih verdik) kök: فتح
  3. لَكَ leke sana
  4. فَتْحًۭا fethen bir fetih kök: فتح
  5. مُّبِينًۭا mubinen apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması · Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak,…

  • Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması · Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    (2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir…

  • Aynı olay: Hudeybiye Antlaşması · Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    (2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    (Ey inkarcılar!) Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur.…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: فتح (38 geçiş)

    (1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte…

  • Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı

    O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, hakkıyla…

  • Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı

    Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini…

  • Aynı kıssa: Hudeybiye ve Rıdvân Biatı

    Bir de, Allah'ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

60 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz sana (Hudeybiye'de) apaçık bir zafer verdik.

Mustafa İslamoğlu

Elbet sana tartışmasız bir fethin önünü açan Biziz.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki (ey Muhammed,) Biz senin için apaçık bir zaferin önünü açtık,

Ahmed Hulusi

Kesinlikle sana öyle bir fetih (görüş açıklığı) verdik ki, (o) Feth-i Mubiyn'dir (apaçık açık hakikati sistemi müşahede)!

Ali Bulaç

Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih verdik.

Ali Özek ve heyeti

Biz sana doğrusu apaçık bir fetih ihsan ettik.

Ali Rıza Safa

Aslında, sana, apaçık bir Utku verdik.

Bayraktar Bayraklı

Biz sana apaçık zaferin kapılarını açtık.

Edip Yüksel

Biz sana apaçık bir zafer verdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz sana apaçık bir zafer verdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu Biz sana apaçık bir fetih açtık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elhak biz sana bir fethi mübin açtık

Erhan Aktaş

Biz, sana apaçık bir fethin yolunu açtık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, sana apaçık bir fethin yolunu açtık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, sana apaçık bir fethin yolunu açtık.

Gültekin Onan

Şüphesiz, biz sana apaçık bir fetih verdik.

Hasan Basri Çantay

Biz hakıykat sana (Hudeybiyye musaalehası ile) apaşikar bir feth (-u zafer yolu) açdık.

İbni Kesir

Muhakkak ki Biz; sana, apaçık bir feth ihsan ettik.

Mehmet Alagaş

(1-3) Allah’ın senin, geçmiş ve gelecek yanılmalarını bağışlaması, üzerindeki nimetini tamamlaması, seni istikameti doğru olan yola iletmesi ve saygın bir yardımla sana yardım etmesi amacıyla açık bir fethin kapılarını sana açtık / bir tıkanıklığı giderdik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz biz, sana apaçık bir fetih verdik.

Süleyman Ateş

Biz sana apaçık bir fetih verdik.

Süleymaniye Vakfı

Sana, her şeyin önünü açacak dipnot 1 bir fethin /Mekke'yi fethin dipnot 2 yolunu açtık.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu surenin 28. ayetinde İslam'ın bütün dinlere hakim olacağı bildirildiği için Hudeybiye antlaşmasıyla başlayan bu hakimiyet, Mekke'nin fethi ile güçlenecek ve devam edecektir (Tevbe 9/32-33, Saf 61/8-9).
  2. metne dön, dipnot 2
    Nebimiz, Mekke'den ayrılmak zorunda bırakıldığı sırada inen ayetlerde, ona baskı yapan müşriklerin Mekke'de fazla kalamayacakları bildirilmiş (İsra 17/76-77) ve Bedir savaşında Mekke'yi fethin şartları oluşturulmuştu (Enfal 8/5-8). Ancak bir sonraki ayette işaret edilen suçların işlenmesi sebebi ile Mekke'nin fethi gecikmişti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Mekke'yi) Fethin önündeki engeller, senin için tamamen kalktı dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İltfiat

Şaban Britch

Şüphesiz biz, sana apaçık bir fetih verdik.

Şaban Piriş

Şüphesiz biz, sana apaçık bir fetih verdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, biz sana apaçık bir fetih nasip ettik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have opened for you O Muhammad the way of wisdom, and We have circumstanced the matters of fact in Our own manner to give you access to every virtue which makes fortune and victory sit on your Helm.

Abdul Haleem

Truly We have opened up a path to clear triumph for you [Prophet],

Abdullah Yusuf Ali

Verily We have granted thee a manifest Victory:

Abul A'la Maududi

(O Prophet), surely We have granted you a clear victory dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    When after the treaty of Hudaibiyah, this good news of the victory was announced, the people wondered as to how the treaty could be called a victory. The Muslims did believe in this divine revelation as true on the basis of their faith, but no one could understand what aspect of the victory it had. On hearing this verse, Umar asked: Is it a victory, O Messenger of Allah? The Prophet (peace be upon him) replied: Yes. (lbn Jarir) Another companion came before the Prophet (peace be upon him) and he also put the same question; whereupon the Prophet (peace be upon him) replied: By Him in Whose hand is the life of Muhammad, this indeed is a victory. (Musnad Ahmad, Abu Daud). On arriving at Al-Madinah still another person said to his companions: What sort of a victory is it? We were debarred from the House of Allah; our sacrificial camels also could not go to their right places; the Messenger of Allah had to halt at Hudaibiyah, and in consequence of this truce two of our oppressed brothers (Abu Jandal and Abu Basir) were handed over to their oppressors. When this thing reached the Prophet, he said: A very wrong thing has been uttered, it indeed is a great victory. You reached the very home of the polytheists, and they had to persuade you to go back by soliciting you to perform Umrah the following year. They themselves expressed the desire to suspend hostilities and have peace with you, whereas their malice and enmity against you is too well known. Allah has granted you the upper hand over them. Have you forgotten the day when you were fleeing from Uhud and I was calling you back from behind? Have you forgotten the day when the enemy had descended on us from every side in the battle of the Trench and the hearts were coming up to the throats? (Baihaqi on the authority of Urwah bin Zubair). But not long after this, the truce’s being a victory began to become manifest, and everyone realized that the triumph of Islam had begun with the treaty of Hudaibiyah. Almost one and the same thing has been related from Abdullah bin Masud, Jabir bin Abdullah and Bara bin Azib. They are reported to have said: The people look upon the conquest of Makkah as the victory, but we regard the truce of Hudaibiyah as the real victory. (Bukhari, Muslim, Musnad Ahmad, Ibn Jarir).

Aisha Bewley

Truly We have granted you a clear victory,

Al-Hilali & Khan

Verily, We have given you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) a manifest victory.

Ali Quli Qarai

Indeed We have inaugurated for you a clear victory,

Amatul Rahman Omar

(Prophet! the treaty of Hudaibiyah is a great victory in that) We opened for you the way to (another) clear victory (which led to the preaching and expansion of Islam).

Arthur John Arberry

Surely We have given thee a manifest victory,

Bijan Moeinian

Indeed God has blessed you with a great victory.

E. Henry Palmer

Verily, we have given thee an obvious victory!

Edip-Layth

We have given you a clear conquest.

George Sale

Verily We have granted thee a manifest victory:

Hamid S. Aziz

Surely We have given to you a clear victory

Mahmoud Ghali

Surely We have given you an evident conquest, (Literally: conquered for you; or: opened for you)

Marmaduke Pickthall

Lo! We have given thee (O Muhammad) a signal victory,

Mohamed Ahmed - Samira

WE HAVE GIVEN you a splendent victory

Muhammad Asad

VERILY, [O Muhammad,] We have laid open before thee a manifest victory,

Mustafa Khattab

Indeed, We have granted you a clear triumph ˹O Prophet˺[1]

Progressive Muslims

We have given you a clear conquest.

Rashad Khalifa

We have bestowed upon you (O Messenger) a great victory.,

Sahih International

Indeed, We have given you, [O Muúammad], a clear conquest

Sam Gerrans

We have given thee a clear victory,

Shabbir Ahmed

Verily, (O Prophet) We have opened for you the gates of a Victory that everyone shall behold.

Syed Vickar Ahamed

Surely, We have granted you a clear Victory;

Taqi Usmani

Surely, We have granted you an open victory,

The Monotheist Group

We have given you a clear conquest.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 1. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 1. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fetih suresi, 1. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩