Diyanet İşleri
Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik.
Furkân suresi
Furkân suresi, 46. ayet. ثُمَّ قَبَضْنَٰهُ إِلَيْنَا قَبْضًا يَسِيرًا
ŝümme ḳabaḍnâhü ileynâ ḳabḍay yesîrâ.
Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gölge, gece, rüzgârlar, iki deniz ve su Furkân 45–54 3
Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?
Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.
Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık.
Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik.
O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır.
(48-49) O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 45–46. ayetler için yazılmıştır.
45-46. Yani sen, gözünle ve basiretinle Rabbinin kudretini, kemalini ve rahmetinin genişliğini görmedin mi? O gölgeyi kulların üzerine uzatıp çeker. Bu güneşin doğuşundan önce olan bir şeydir. “Sonra ona güneşi delil kıldık.” Yani güneşi gölgeye delil kıldık. Güneş olmasaydı gölgenin varlığı bilinmezdi, çünkü zıt şeyler birbirleriyle tanınırlar. Güneş yükseldikçe gölge de yavaş yavaş kısalır ve nihâyet tamamen ortadan kalkar. Gözleriyle bu vakıayı gören insanlar için gölge ve güneşin gelmesi ve bunun sonucu olarak da gece ile gündüzün değişip durması, birinin diğerinin ardından gelmesi, mevsimlerin birbirlerini izlemesi ve bundan dolayı da pek çok maslahatların meydana gelmesi, hiç şüphesiz Allah’ın kudret, azamet ve rahmetinin kemalinin, kullarına gösterdiği inâyetin en açık delillerindendir. Yine O’nun tek başına mabud, yaptıklarından dolayı hamde layık, sevgi ve tazimi hak eden, celâl ve ikram sahibi olduğuna da delildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra, gölgeyi Güneş'in yükselmesine göre kademe kademe yavaş yavaş kendimize doğru çektik.
Aynı kök: قبض (9 geçiş)
Kimdir Allah'a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak O'na…
Aynı kök: قبض (9 geçiş)
Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse…
Aynı kök: قبض (9 geçiş)
Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar.…
Aynı kök: يسر (44 geçiş)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: يسر (44 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Aynı kök: يسر (44 geçiş)
Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ardından onu (gölgeyi) kolayca kendimize çekip (aldık). dipnot 1
ardından da onu kendi katımız(dan konulmuş bir yasaya bağlı olarak) usul usul çekip almaktayız.
ve sonra da onu yavaş yavaş Kendimize çekmekteyiz.
Sonra onu (o uzatılmış gölge benliği) kolay bir kabzediş (el koyuş) ile kendimize kabzettik (Hakikat farkındalığıyla "yok"luğunu hissettirdik).
Sonra da onu tutup kendimize ağır ağır çekmişizdir.
Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş kendimize çektik (kısalttık).
Sonra, onu, yavaş bir biçimde Kendimize çekiyoruz.
Sonra onu yavaş yavaş kendimize çekmekteyiz.
Sonra onu yavaş yavaş çekip alırız.
Sonra onu yavaş yavaş çekip alırız.
Sonra da tutup onu azar azar nasıl kendimize almaktayız.
Sonra nasıl tutıp onu azar azar kendimize almaktayız?
Sonra da onu kolayca kendimize çektik.
Sonra da onu kolayca kendimize çektik.
Sonra da onu kolayca kendimize çektik.
Sonra da onu tutup kendimize ağır ağır çekmişizdir.
Sonra onu (uzanan o gölgeyi nasıl) azar azar alıb kendimize çekdik.
Sonra onu yavaş yavaş kendimize çekmişizdir.
(45-54) Görmez misin Rabbin nasıl da gölgeyi uzatmakta istese onu sakin / hareketsiz de yapardı. Sonra güneşi de onun üzerine delil / ispat yapmışız. Sonra onu kolay bir tutuşla kendimize doğru tuttuk / kabzettik. Geceyi örtü, uykuyu hareketsizlik / uyuşukluk gündüzü çoğaltıp yayılma yapan O'dur. Rahmeti öncesinde Rüzgârı müjdeci olarak gönderen O dur , Semadan temiz suyu, ölü beldeye hayat verelim ve de yarattığımız insanları ve de hayvanları onla sulayalım diye indiren yine O dur. Ayrıca, suyu aralarında Allah’ı hatırlamaları için değişik şekillerde değiştiriyoruz / sarf ediyoruz. (Akarsu deniz bulut yağmur yer altı) İnsanların çokları ise diretiyor ve kafir oluyorlar. Eğer ki dileseydik her memlekete bir uyarıcı yaratırdık. Kafirlere itaat etme, onlarla Allah’a dayanarak büyük bir gayretle cihat et. O ki iki denizi birbirine salmış, biri tatlı içilebilir su biri ise tuzlu ve acı su ve o ikisi arasına perde ve aşılmaz bir engel yapmıştır. O ki sudan bir beşer yarat mış ve ondan bir soy sop / nesep ve sıhriyet (evlilik akrabalığı) yap mıştır. Rabbin her şeye güç yetir ip ayarlayandır.
Sonra onu yavaş yavaş kendimize çektik.
Sonra (güneş yükseldikçe) gölgeyi yavaş yavaş çekip aldık.
Sonra gölgeyi yavaşça kendimize (yukarıya) çektik (ve kısalttık).
Sonra gölgeyi yavaşça kendine dipnot 1 (belirlediği yana) çeker (ve kısaltır).
Sonra, onu kendimize doğru yavaş yavaş çektik.
Sonra, onu kendimize doğru yavaş yavaş çektik.
Sonra nasıl tutup onu ağır ağır kendimize çekmişiz!
And then We reduce it to a smaller compass and make it gradually disappear - having been made to contract and vanish by the same invisible hand that made it and creaked it-.
but We gradually draw it towards Us, little by little.
Then We draw it in towards Ourselves,- a contraction by easy stages.
So (as the sun rises), We gradually roll up that shade unto Us. dipnot 1
Then We draw them back to Ourselves in gradual steps.
Then We withdraw it to Us a gradual concealed withdrawal.
Then We retract it toward Ourselves, with a gentle retracting.
Then (as the sun rises higher in the sky), We withdraw it (- the shadow) to Ourselves; a gradual withdrawing.
thereafter We seize it to Ourselves, drawing it gently.
As the sun (the truth) climbs up, the shadow (the disbelief) is drowned to its Lord (for destruction. )
then we contract it towards us with an easy contraction.
Then We retract it to us a simple retraction.
and afterwards We contract it by an easy and gradual contraction.
Have you not seen how your Lord spreads the shadow? Had He willed He could have made it still - We make the sun its guide,
Thereafter We grasped it to Us, an easy (Or: gradual) grasping.
Then We withdraw it unto Us, a gradual withdrawal?
Then We draw it back to Us, withdrawing it little by little.
and then, [after having caused it to lengthen,] We draw it in towards Ourselves with a gradual drawing-in.
causing the shade to retreat gradually?[1]
Then We retract it to us a simple retraction.
But we designed it to move slowly.
Then We hold it in hand for a brief grasp.
Then We took it to Ourselves in an easy taking.
And then We gradually withdraw it to Us, a gradual withdrawal.
Then We draw it in towards Ourselves— A shortening by easy stages (during the night and noon).
Then We pulled it toward Us in a gradual manner.
Then We retract it to us a simple retraction.