Furkân suresi

Furkân suresi, 35. ayet

Furkân suresi, 35. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلْنَا مَعَهُۥٓ أَخَاهُ هَٰرُونَ وَزِيرًا

veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe vece`alnâ me`ahû eḫâhü hârûne vezîrâ.

Diyanet İşleri

Andolsun, Biz, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı kıldık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 32–38 · surenin 35. ayeti / 77

Konu Mûsâ, Nûh, Âd ve Semûd; nefsini ilah edinen Furkân 35–44 3

  1. Furkân 32

    İnkar edenler, "Kur'an ona bir defada toptan indirilseydi ya!" dediler. Biz, Kur'an'la senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve onu ağır ağır okuduk.

  2. Furkân 33

    Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.

  3. Furkân 34

    Yüzüstü cehenneme sürüklenecek olanlar var ya; işte onlar konumları itibariyle daha kötü, tuttukları yol itibariyle daha sapıktırlar.

  4. 35

    Andolsun, Biz, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı kıldık.

  5. Furkân 36

    Onlara, "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.

  6. Furkân 37

    Nuh kavmini de, Peygamberleri yalanladıkları vakit suda boğduk. Onları insanlara bir ibret yaptık ve zalimlere elem dolu bir azap hazırladık.

  7. Furkân 38

    Ad ve Semud kavimlerini, Ress halkını ve bunların arasında pek çok nesilleri de helak ettik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 35–40. ayetler için yazılmıştır.

35-40. Yüce Allah, daha önce başka âyet-i kerimelerde genişce açıklamış olduğu birtakım kıssalara burada kısaca işaret etmektedir. Bu yolla peygamberlerini yalanlamaya devam eden muhatapları sakındırmak ve böylelikle geçmiş bu ümmetlere isabet eden azabın onlara da isabet etmesine karşı onları uyarmaktadır. Çünkü bu ümmetler, onlara yakın yerlerde idiler. Onların kıssalarını yaygınlığı ve onlar hakkında meşhur olan bilgilerden biliyorlardı. Nitkeim bu kavimlerin kimilerinden geriye kalanları gözleriyle görmekteydiler. Hicr’de Salih kavminin kalıntıları, pişirilmiş çamurdan taşlarla feci bir yağmura tutulan (Lut kavminin) şehri vb. gibi. Bunların yanından yolculuklarında geceleyin de gündüzün de geçip giderlerdi. İşte o ümmetler bunlardan daha kötü olmadıkları gibi onlara gönderilen rasûller de bunlara gönderilen rasûlden daha üstün değildi: “Sizin kâfirleriniz bunlardan hayırlı mıdır? Yoksa kitaplarda sizin için bir beraat mı var?” (el-Kamer 54/43) Fakat bunları, gördükleri o kadar âyet ve delillere rağmen iman etmekten alıkoyan şey, onların öldükten sonra diriltileceklerini ümit etmeyişleridir. Rablerine kavuşacaklarını ummuyorlar, O’nun ibretli cezasından korkmuyorlardı. Bundan dolayı da inatları devam edip gitti. Yoksa bunlara da en ufak bir şüphe, tereddüt, açıklanamayacak bir durum, şüpheyi gerektirecek bir hal kalmayacak şekilde âyetler ve belgeler gönderilmişti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa'ya Tevrat'ı verdik ve ona yardımcı olması için kardeşi Harun'u onunla beraber resul kıldık.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. ءَاتَيْنَا ateyna biz verdik kök: اتي
  3. مُوسَى musa Musa'ya
  4. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  5. وَجَعَلْنَا ve cealna ve yaptık kök: جعل
  6. مَعَهُۥٓ meahu kendisinin yanında
  7. أَخَاهُ ehahu kardeşi kök: اخو
  8. هَـٰرُونَ harune Harun'u
  9. وَزِيرًۭا veziran vezir kök: وزر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وزر (27 geçiş)

    Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını…

  • Aynı kök: وزر (27 geçiş)

    De ki: "Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın günah…

  • Aynı kök: وزر (27 geçiş)

    Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Dikkat et,…

  • Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…

  • Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer…

  • Aynı kök: اخو (96 geçiş)

    Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki Musa'ya Kitabı vermiştik; beraberindeki kardeşi Harun'u ona yardımcı yapmıştık.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, yine Biz Musa'ya ilahi mesajı gönderdik. Kardeşi Harun'u da onun yanına yardımcı olarak verdik.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, (Muhammed'den çok önce) Biz Musa'ya da kitap verdik ve kardeşi Harun'u görevinde o'na yardımcı kıldık;

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, Musa'ya Hakikat bilgisi ve uygulama kurallarını verdik ve Onunla beraber kardeşi Harun'u da yardımcısı kıldık.

Ali Bulaç

Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

Ali Rıza Safa

Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya, Kitap verdik ve Onunla birlikte, kardeşi Harun'u yardımcı yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun biz, Musa'ya kitabı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı tayin ettik.

Edip Yüksel

Biz Musa'ya kitabı vermiş ve kardeşi Harun'u da kendisine yardımcı olarak atamıştık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz Musa'ya kitabı vermiş ve kardeşi Harun'u da kendisine yardımcı olarak atamıştık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da yardımcısı yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için Musaya o kitabı verdik, biraderi Harunu da maıyyetinde vezir yaptık

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Musa'ya Kitap'ı verdik. Ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Musa'ya kitabı verdik. Ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Musa'ya kitabı verdik. Ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

Gültekin Onan

Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.

Hasan Basri Çantay

Andolsun biz Musaya o kitabı verdik. Biraderi Harunu da maiyyetine vezir yapdık.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, Musa'ya kitabı verdik. Kardeşi Harun'u da kendisine vezir yaptık.

Mehmet Alagaş

(35-44) Biz kesinlikle Musa’ya kitap verdik onunla beraber kardeşi Harun ’u sorumlu yaptık / vezir yaptık. İkinizde ayetlerimizi yalanlayan topluluğa / kavme gidin dedik. Onları mahvederek imha ettik. Nuh kavmini de zira Resulleri yalanladılar, bizde onları suda boğduk, onları insanlara delil / gösterge / ayet yaptık. Zalimler için elem verici /acıtıcı bir azap hazırladık. Ad ve Semud ve de Ress halkını da ve bunlar arasında geçmiş çok sayıda memleketleri. Onların hepsini sana örnek olması için verdik, hepsini kırıp geçirdik. Kötü bir yağmurla s ulanan memlekete u laştılar, Orada herhangi bir şeyler görebildiler mi? Onlar t ekrardan dönüp çoğaltılıp yayılmayı ümit etmiyorlardı. Seni gördükleri zaman alaya alıyorlar, R esul olarak Allah bunu mu yaratmış? Eğer kararlı bir şekilde durmasaydık, neredeyse ilahlarımızdan bizi saptıracaktı diyorlar. İleride azabı gördüklerinde kimin yoldan saptığını bilecekler. Keyfini / Hevasını ilah edineni gördün mü? Sen mi ona vekil olacaksın? Ya da onların çoğunun işiteceğini yahut akıl edeceğini mi değerlendiriyorsun / hesap ediyorsun, onlar ancak hayvanlar gibidirler üstelik daha da sapıktırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun, biz, Mûsâ'ya ’ya Kitabı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Harun’u da ona yardımcı kıldık.

Süleyman Ateş

Andolsun biz Musa'ya Kitabı verdik ve kardeşi Harun'u kendisinin yanında vezir yaptık.

Süleymaniye Vakfı

Musa'ya Kitabı verdik. Kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa'ya Kitabı verdik. Kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.

Şaban Britch

Musa’ya da kitap vermiş, kardeşi Harun’u da ona vezir yapmıştık.

Şaban Piriş

Musa'ya da kitap vermiş, kardeşi Harun'u da ona vezir yapmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, biz Musa'ya Kitap verdik. Kardeşi Harun'u da onun yanında vezir yaptık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They are not different from those to whom We sent Mussa (Moses). We gave Mussa the Book -AL-Tawrah (The Torah)- and We supported him with his brother Harun (Aaron) whom We appointed a minister to be helpful and conducive to his brother to accomplish his mission.

Abdul Haleem

We gave Moses the Book and appointed his brother Aaron to help him.

Abdullah Yusuf Ali

(Before this,) We sent Moses The Book, and appointed his brother Aaron with him as minister;

Abul A'la Maududi

Verily We granted Moses the Book dipnot 1 and appointed his brother Aaron with him as his helper

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here by the Scripture is not meant the Torah, which was given to Prophet Moses after the exodus from Egypt, but it implies that divine guidance which was given to him after his appointment as a Prophet up to the Exodus. It included the orations delivered by him in the court of Pharaoh and also the instructions given to him during his conflict with Pharaoh as mentioned in the Quran here and there. Most probably, these things were not included in the Torah; the Torah began with the Ten Commandments which were given to Moses engraved on stone tablets on Mount Sinai after the exodus.

Aisha Bewley

We gave Musa the Book and appointed his brother Harun with him as a helper.

Al-Hilali & Khan

And indeed We gave Mûsâ (Moses) the Scripture [the Taurât (Torah)], and placed his brother Hârûn (Aaron) with him as a helper;

Ali Quli Qarai

Certainly We gave Moses the Book and We made Aaron, his brother, accompany him as a minister.

Amatul Rahman Omar

And We gave Moses the Scripture and made with him his brother Aaron a sharer of (his) burden.

Arthur John Arberry

We gave Moses the Book, and appointed with him his brother Aaron as minister

Bijan Moeinian

Recall Moses to whom I gave the Scripture, and strengthened him by his brother Aaron whom I appointed as his helper.

E. Henry Palmer

And we did give to Moses the Book, and place with him his brother Aaron as a minister;

Edip-Layth

We gave Moses the book and We made his brother Aaron a minister with him.

George Sale

We heretofore delivered unto Moses the book of the law; and We appointed him Aaron his brother for a counsellor.

Hamid S. Aziz

They who shall be gathered upon their faces into hell, such are worse in plight and further from the path.

Mahmoud Ghali

And indeed We already brought Mûsa (Moses) the Book, and We made with him his brother Harûn (Aaron) as minister.

Marmaduke Pickthall

We verily gave Moses the Scripture and placed with him his brother Aaron as henchman.

Mohamed Ahmed - Samira

We gave Moses the Book, and made his brother Aaron his minister,

Muhammad Asad

AND, INDEED, [long before Muhammad] We vouchsafed revelation unto Moses, and appointed his brother Aaron to help him to bear his burden;

Mustafa Khattab

We certainly gave Moses the Book and appointed his brother Aaron as his helper.

Progressive Muslims

And We gave Moses the Scripture and We made his brother Aaron a minister with him.

Rashad Khalifa

We have given Moses the scripture, and appointed his brother Aaron to be his assistant.

Sahih International

And We had certainly given Moses the Scripture and appointed with him his brother Aaron as an assistant.

Sam Gerrans

And We gave Moses the Writ, and appointed with him his brother Aaron as an assistant.

Shabbir Ahmed

Recall that We indeed gave Moses the Scripture, and appointed his brother Aaron as minister to him.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, (before this,) We sent Musa (Moses) the Scripture (Torah), and appointed his brother Haroon (Aaron) with him as minister:

Taqi Usmani

Surely We gave Mūsā the Book, and appointed his brother Hārūn as a minister with him.

The Monotheist Group

AndWe gave Moses the Book and We made his brother Aaron a minister with him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 35. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 35. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 35. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩