Furkân suresi

Furkân suresi, 44. ayet

Furkân suresi, 44. ayet. أَمْ تَحْسَبُ أَنَّ أَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ أَوْ يَعْقِلُونَ إِنْ هُمْ إِلَّا كَٱلْأَنْعَٰمِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ سَبِيلًا

em taḥsebü enne ekŝerahüm yesme`ûne ev ya`ḳilûn. in hüm illâ kel'en`âmi bel hüm eḍallü sebîlâ.

Diyanet İşleri

Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 41–47 · surenin 44. ayeti / 77

Konu Mûsâ, Nûh, Âd ve Semûd; nefsini ilah edinen Furkân 35–44 3

  1. Furkân 41–42

    (41-42) Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. "Allah'ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilahlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilahlarımızdan uzaklaştıracaktı" (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.

  2. Furkân 43

    Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?

  3. 44

    Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.

  4. Furkân 45

    Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık.

  5. Furkân 46

    Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik.

  6. Furkân 47

    O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. Daha sonra Yüce Allah onların ileri derecedeki sapıklıklarını tescil etmektedir. Zira O, (yaptıklarının cezası olarak) akıllarını ve işitme duyularını almıştır. Sapıklıklarında da onları bağırıp çağırıştan başka hiçbir şey duymayan sağır, dilsiz ve kör gibi otlaklarda otlayan ve hiçbir şey anlamayan davarlara benzetmektedir. Hatta onlar bu hayvanlardan daha da sapıktırlar. Çünkü hayvanlara çobanları yol gösterir, onlar da onun arkasından giderler. Yine kendilerini ölüme götürecek yolu bildiklerinden o yollardan uzak dururlar. Aynı zamanda hayvanların akibeti de bu gibi kimselerin akibetinden daha iyidir. Böylelikle şu açıkca ortaya çıkmaktadır ki Allah Rasûlünün sapık olduğunu ileri sürenlerin kendileri bu vasfa daha layıktırlar. Hiçbir şey bilip anlamayan hayvanlar bile bunlardan daha doğru yoldadırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Yüce Allah'ın tevhidine ve O'na itaat etmeye davet ettiğin birçok kimsenin, seni kabul etmek için dinlediklerini ve sunulan delilleri gerçekten anlayıp, akıl ettiklerini mi sanıyorsun? Onlar; dinleyip, işitme, akıl etme ve anlama bakımından hayvanlar gibidirler. Hatta gittikleri yol itibariyle onlardan daha da sapıktırlar.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَمْ em yoksa
  2. تَحْسَبُ tehsebu sanıyor musun ki? kök: حسب
  3. أَنَّ enne gerçekten
  4. أَكْثَرَهُمْ ekserahum onların çoğu kök: كثر
  5. يَسْمَعُونَ yesmeune işitiyorlar kök: سمع
  6. أَوْ ev veya
  7. يَعْقِلُونَ ۚ yea'kilune düşünüyorlar kök: عقل
  8. إِنْ in değildir
  9. هُمْ hum onlar
  10. إِلَّا illa ancak
  11. كَٱلْأَنْعَـٰمِ ۖ kalen'aami hayvanlar gibidir kök: نعم
  12. بَلْ bel hatta
  13. هُمْ hum onlar
  14. أَضَلُّ edellu daha sapıktır kök: ضلل
  15. سَبِيلًا sebilen yolca kök: سبل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Ona dedik ki: "Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Nimet

    Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

  • Zümer 8 olası

    Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    "Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?"

  • Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yoksa sen onların çoğunun gerçeği dinleyeceğini veya dipnot 1 aklını kullanacağını mı sanıyorsun! Onlar (diğer canlılar) gibidir; hatta yol bakımından daha şaşkındırlar. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [ev] edatına "veya" değil de [tefsiriyye/tafsiliyye/] açıklama anlamında "yani" anlamı da verilebilir. Çünkü gerçeği duymak, aslında aklını kullanmak, akıl etmek demektir. Bu ikisi birbirinden ayrı veya birbirinin alternatifi değildir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: A‘râf 7:179.

Mustafa İslamoğlu

Ya da, sanır mısın ki onların çoğu (ilahi mesajı) işitir veya (hakikati) akleder? Hayır, onlar sürü (içgüdüsüyle davranan) hayvan gibidirler, hatta yoldan sapma konusunda daha da beterdirler!

Muhammed Esed

yoksa sen onlardan çoğunun (senin ulaştırdığın mesajı) dinlediklerini ve akıllarını kullandıklarını mı sanıyorsun? Hayır hayır, koyun sürüsü gibidir onlar: doğru yoldan hiç mi hiç haberleri yok!

Ahmed Hulusi

Yoksa sen onların çoğunluğunun, işittiklerini yahut akıllarını kullandıklarını mı sanıyorsun? Onlar ancak en'am (koyun - sığır - deve) gibidirler; belki onlar tuttukları yol itibarıyla daha sapmışlardır (insan olmaktan)!

Ali Bulaç

Yoksa sen, onların çoğunu (söz) işitir ya da aklını kullanır mı sayıyorsun? Onlar, ancak hayvanlar gibidirler; hayır, onlar yol bakımından daha şaşkın (ve aşağı)dırlar.

Ali Özek ve heyeti

Yoksa sen, onların çoğunun gerçekten (söz) dinleyeceğini yahut düşüneceğini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar yolca daha da sapıktırlar.

Ali Rıza Safa

Yoksa onların çoğunun, duyduklarını veya aklını kullandıklarını mı sanıyorsun? Onlar, ancak hayvanlar gibidir. Hayır! Yol yönünden daha da şaşkındır.

Bayraktar Bayraklı

Yoksa sen, onların büyük çoğunluğunun gerçekten senin davetini dinleyeceğini, yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar ancak hayvan gibidirler. Hatta onlar yolca daha da sapıktırlar.

Edip Yüksel

Onların çoğunun gerçekten işittiklerini yahut anladıklarını mı sanıyorsun? Onlar sadece çiftlik hayvanları gibidir; hayır, yolca daha da sapıktırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onların çoğunun gerçekten işittiklerini yahut anladıklarını mı sanıyorsun? Onlar sadece çiftlik hayvanları gibidir; hayır, yolca daha da sapıktırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa sen onların çoğunun işittiklerini veya kavradıklarını mı sanıyorsun? Onlar sırf hayvan gibi, hatta gidişçe daha sapkındırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa onların ekserisini işitirler veya akıl ederler mi zannediyorsun? Onlar sırf hayvan gibi hatta gidişçe daha sapkındırlar

Erhan Aktaş

Yoksa onların çoğunun gerçeğe kulak verdiğini veya akıllarını kullandıklarını mı sanıyorsun? Onlar tıpkı hayvanlar gibidir. Hatta doğru yolu seçmede hayvanlardan daha yetersizdirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa onların çoğunun gerçeğe kulak verdiğini veya akıllarını kullandıklarını mı sanıyorsun? Onlar tıpkı hayvanlar gibidir. Hatta doğru yolu seçmede hayvanlardan daha yetersizdirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksa onların çoğunun gerçeğe kulak verdiğini veya akıllarını kullandıklarını mı sanıyorsun? Onlar tıpkı hayvanlar gibidir. Hatta doğru yolu seçmede hayvanlardan daha yetersizlerdir.

Gültekin Onan

Yoksa sen, onların çoğunu (söz) işitir ya da akleder mi sayıyorsun? Onlar, ancak hayvanlar gibidirler; hayır, onlar yol bakımından daha şaşkın (ve aşağı)dırlar.

Hasan Basri Çantay

Yoksa onların çoğunu hakıykaten (söz) dinlerler, yahud akıllanırlar mı sanıyorsun? Onlar, başka değil, dört ayaklı hayvanlar gibidir. Belki yolca daha sapıkdır.

İbni Kesir

Yoksa sen, onların çoğunun dilediklerini veya aklettiklerini mi sanıyorsun? Başka değil, onlar dört ayaklı hayvanlar gibidirler. Hatta daha da sapıktırlar.

Mehmet Alagaş

(35-44) Biz kesinlikle Musa’ya kitap verdik onunla beraber kardeşi Harun ’u sorumlu yaptık / vezir yaptık. İkinizde ayetlerimizi yalanlayan topluluğa / kavme gidin dedik. Onları mahvederek imha ettik. Nuh kavmini de zira Resulleri yalanladılar, bizde onları suda boğduk, onları insanlara delil / gösterge / ayet yaptık. Zalimler için elem verici /acıtıcı bir azap hazırladık. Ad ve Semud ve de Ress halkını da ve bunlar arasında geçmiş çok sayıda memleketleri. Onların hepsini sana örnek olması için verdik, hepsini kırıp geçirdik. Kötü bir yağmurla s ulanan memlekete u laştılar, Orada herhangi bir şeyler görebildiler mi? Onlar t ekrardan dönüp çoğaltılıp yayılmayı ümit etmiyorlardı. Seni gördükleri zaman alaya alıyorlar, R esul olarak Allah bunu mu yaratmış? Eğer kararlı bir şekilde durmasaydık, neredeyse ilahlarımızdan bizi saptıracaktı diyorlar. İleride azabı gördüklerinde kimin yoldan saptığını bilecekler. Keyfini / Hevasını ilah edineni gördün mü? Sen mi ona vekil olacaksın? Ya da onların çoğunun işiteceğini yahut akıl edeceğini mi değerlendiriyorsun / hesap ediyorsun, onlar ancak hayvanlar gibidirler üstelik daha da sapıktırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen onların çoğunu dinler ve akıl erdirirler mi sanırsın? Onlar ancak hayvanlar gibidir. Hatta onlar yolca daha da sapıklıktadırlar.

Süleyman Ateş

Yoksa sen onların çoğunun işittiklerini, düşündüklerini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar, yolca (hayvanlardan) daha sapıktır.

Süleymaniye Vakfı

Onların çoğunun sana kulak verdiğini veya doğru bağlantı kurduğunu mu sanıyorsun? Onlar ancak en'am dipnot 1 (koyun, keçi, sığır, deve) gibidirler, hatta onlar çok sapkın bir yoldadırlar!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların çoğunun söz dinlediğini veya aklını kullandığını mı sanıyorsun? Onlar aynı en'am (koyun, keçi, sığır, deve) gibidirler. Tuttukları yol aslında daha düşüktür.

Şaban Britch

Yoksa, onların çoğunun söz dinlediğini veya aklettiklerini mi sanıyorsun? Onlar ancak hayvanlar gibidirler. Hatta yol bakımından daha da şaşkındırlar.

Şaban Piriş

Yoksa, onların çoğunun söz dinlediğini veya akıllarını kullandığını mı sanıyorsun? Onlar ancak hayvanlar gibidirler, hatta daha da şaşkındırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksa sen bunların çoğunun işittiğini, akledip düşündüğünü mü sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, hatta yolca, hayvanlardan da şaşkındırlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Or do you think that most of them open their hearts' ears or their minds' eyes! they are like cattle, in fact even worse, for the only path they see is that leading to the loss in the maze of errors.

Abdul Haleem

Do you think that most of them hear or understand? They are just like cattle- no, they are further from the path.

Abdullah Yusuf Ali

Or thinkest thou that most of them listen or understand? They are only like cattle;- nay, they are worse astray in Path.

Abul A'la Maududi

Do you think that most of them hear or understand? For they are merely like cattle; nay, even worse than them. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    They are only like the cattle because they follow their lusts blindly. Just as the sheep and cattle do not know where their driver is taking them, to the meadow or to the slaughter house, so are these people also following their leaders blindly without knowing or judging where they are being led, to success or to destruction. The only difference between the two is that the cattle have no intelligence and will not be accountable as to the place where they are being taken by the driver. But it is a pity that human beings who are endowed with reason, should behave like cattle; therefore their condition is worse than that of cattle.

Aisha Bewley

Do you suppose that most of them hear or understand? They are just like cattle. Indeed they are even more astray!

Al-Hilali & Khan

Or do you think that most of them hear or understand? They are only like cattle - nay, they are even farther astray from the Path (i.e. even worse than cattle).

Ali Quli Qarai

Do you suppose that most of them listen or apply reason? They are just like cattle; rather they are further astray from the way.

Amatul Rahman Omar

Do you think that most of these (opponents) can hear and understand (what you say)? They are only like cattle, rather they are even worse in their ways and behaviour.

Arthur John Arberry

Or deemest thou that most of them hear or understand? They are but as the cattle; nay, they are further astray from the way.

Bijan Moeinian

Do you think that such people can ever listen? They are like the cattle. No they are worse than animals.

E. Henry Palmer

or dost thou reckon that most of them will hear or understand? they are only like the cattle, nay, they err more from the way.

Edip-Layth

Or do you think that most of them hear or understand? They are just like cattle. No, they are worse off.

George Sale

Dost thou imagine that the greater part of them hear, or understand? They are no other than like the brute cattle; yea, they stray more widely from the true path.

Hamid S. Aziz

Have you considered him who takes for his god his own lusts (prejudices, fantasies, superstitions)? Would you then be guardian over him?

Mahmoud Ghali

Or even do you reckon that most of them hear or consider? Decidedly they are (nothing) except as the cattle. (Ancam inclues cattle, camels, sheep and goats) No indeed, they have erred further from the way.

Marmaduke Pickthall

Or deemest thou that most of them hear or understand? They are but as the cattle - nay, but they are farther astray?

Mohamed Ahmed - Samira

Or do you think that most of them hear or understand? They are no better than cattle; in fact they are farther astray from the path.

Muhammad Asad

Or dost thou think that most of them listen [to thy message] and use their reason? Nay, they are but like cattle - nay, they are even less conscious of the right way!

Mustafa Khattab

Or do you think that most of them listen or understand?[1] They are only like cattle—no, more than that, they are astray from the ˹Right˺ Way![2]

Progressive Muslims

Or do you think that most of them hear or understand They are just like cattle. No, they are worse off.

Rashad Khalifa

Do you think that most of them hear, or understand? They are just like animals; no, they are far worse.

Sahih International

Or do you think that most of them hear or reason? They are not except like livestock. Rather, they are [even] more astray in [their] way.

Sam Gerrans

If thou thinkest that most of them hear or reason — they are only as the cattle; nay, they are further astray in the path.

Shabbir Ahmed

Or do you think that most of them really hear and use their reason? Nay! they are but like cattle. Nay, they are farther astray. (The cattle at least follow the Divine Laws instinctively).

Syed Vickar Ahamed

Or do you think that most of them listen or understand? They are only like cattle— No! They are worse astray in path.

Taqi Usmani

Or do you think that most of them listen or understand? They are but like cattle. Rather, they are even farther astray from the (right) way.

The Monotheist Group

Or do you think that most of them hear or comprehend? They are just like livestock. No, they are worse off.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩