Bakara suresi

Bakara suresi, 219. ayet

Bakara suresi, 219. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْخَمْرِ وَٱلْمَيْسِرِ قُلْ فِيهِمَآ إِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثْمُهُمَآ أَكْبَرُ مِن نَّفْعِهِمَا وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلِ ٱلْعَفْوَ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

yes'elûneke `ani-lḫamri velmeysir. ḳul fîhimâ iŝmün kebîruv vemenâfi`u linnâs. veiŝmühümâ ekberu min nef`ihimâ. veyes'elûneke mâẕâ yünfiḳûn. ḳuli-l`afv. keẕâlike yübeyyinü-llâhü lekümü-l'âyâti le`alleküm tetefekkerûn.

Diyanet İşleri

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür." Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan arta kalanı." Allah, size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 216–222 · surenin 219. ayeti / 286

Konu Sorular: infak, savaş, içki ve kumar, yetimler, evlilik Bakara 215–221 3

  1. Bakara 216

    Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

  2. Bakara 217

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.

  3. Bakara 218

    İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  4. 219

    Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür." Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan arta kalanı." Allah, size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.

  5. Bakara 220

    Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Bakara 221

    İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah'a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah'a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara ayetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler.

  7. Bakara 222

    Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

219-220. Yüce Allah: “Sana içkiyi ve kumarı sorarlar...” diye buyurmaktadır. Yani ey Peygamber, mü’minler sana içki ve kumarın hükümlerinin ne olduğunu sorarlar. İçki de kumar da cahiliye dönemiyle İslâm’ın ilk dönemlerinde kullanılan şeylerdi. Bu hususta bir anlaşmazlık ortaya çıkmış olsa gerek ki bunların hükümlerinin ne olduğuna dair soru sorulmuştur. Yüce Allah da Peygamberine, içki ve kumarın fayda ve zararlarını açıklamasını emretmiştir ki bu açıklama haram kılınmalarına ve kesin olarak terk edilmelerine bir hazırlık olsun. Bu iki alışkanlığın aklı ve malı götürmeleri, Allah’ın zikrinden ve namazdan alıkoymaları, düşmanlık ve kine sebep olmaları vb. gibi olumsuz sonuçlarının, günah ve zararlarının, içki ticaretiyle kumardan kazanılan mal ve onlardan elde edilen geçici neşe gibi fayda olduğunu sandıkları şeylerden daha büyük olduğunu haber vermektedir.

Bu açıklama bunlardan vazgeçirici bir özelliğe sahiptir; çünkü aklı başında bir insan daha faydalı olan şeyi tercih eder, zararı daha ağır basan şeylerden de uzak durur. Ancak bu ikisine iyice alışmış olduklarından ve ilk anda bunları kesin olarak terk etmelerinin zorluğundan dolayı bu âyet-i kerime, Yüce Allah’ın şu buyruğunda sözünü ettiği haram hükmünün bir hazırlık aşaması olmuştur: “Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları, şeytanın pis işlerindendir… Artık vazgeçtiniz değil mi?” (el-Maide, 5/90-91) Yüce Allah’ın hükümlerini bu şekilde indirmesi ise onun lütuf, rahmet ve hikmetinin bir eseridir. Bundan dolayıdır ki bu âyet-i kerimeler nazil olunca Ömer radıyallahu anh: “Vazgeçtik, vazgeçtik” demiştir.

İçki (الخمر) sarhoşluk verici ve aklı örtüp perdeleyen her türlü içkidir. Kumar ise iki tarafın birtakım bedeller koydukları her türlü yarışma çeşididir. Zar, satranç, belli bir bedel konularak sözlü ya da fiili her türlü yarışma vb. gibi. Deve, at ve ok atma yarışmaları bunlardan müstesnadır. Bunlar mubahtır; çünkü bunlar cihada bir destek ve hazırlıktır. O bakımdan Şâri bunlara (denilen şekilde kumar olmaması şartı ile) ruhsat vermiştir.

Yüce Allah’ın: “Sana neyi infak edeceklerini de sorarlar” buyruğu ise mallarından infak edecekleri miktara dair sorulan bir sorudur. Yüce Allah işi kolaylaştırarak mallarından kolaylarına geleni infak etmelerini emretmektedir ki, bu da ihtiyaç ve zorunlu gereklerinin dışında kalan kolaylıkla verebilecekleri bir miktardır. Bu da zengin, fakir ve orta halli her bir kimsenin durumuna göre değişir. Herkes malından, ihtiyacından arta kalan kısmı -yarım hurma bile olsa- infak edebilme gücüne sahiptir.

Bundan dolayı Yüce Allah, Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem’e insanlara karşı davranışlarında onların kolayına gidecek yolu tutmasını ve sadakalarından da ihtiyaçlarından arta kalanını almasını, onlara ağır gelecek yükleri yüklememesini emretmiştir. Çünkü Yüce Allah bize verdiği emirleri onlara ihtiyacı olduğu için yahut da bize zorluk çıkarmak için vermemiştir. Aksine O, bizim için mutluluk kaynağı olacak ve bize kolay gelecek ve hem bizim için hem kardeşlerimiz için faydalı olacak şeyleri emretmiştir. Bu yüzden Rabbimiz en mükemmel hamde layıktır.

Yüce Allah bu tatmin edici beyandan ve kullarını şeriatının sırlarına muttali kıldıktan sonra: “Allah âyetlerini size böyle açıklar” buyurmaktadır. Yani hakka delalet eden faydalı bilgiyi, hak ile batılı birbirinden ayırt edici ilmi gerçekleştiren kesin belgeleri böyle açıklar. “İyice düşünesiniz diye… hem dünya hem de âhiret hakkında” yani şeriatının sırları hakkında fikir yürütesiniz, onun emirlerinin dünya ve âhiretin faydalarını içerdiğini bilesiniz diye. Aynı şekilde dünya hakkında, onun çabucak geçip gitmesi hakkında düşünüp onu geri çeviresiniz; âhiret hakkında, onun ebediliği ve orada amellerin karşılığının görüleceği üzerinde düşünüp âhiretinizi imar edesiniz diye.

“Bir de sana yetimleri sorarlar.” Yüce Allah’ın: “Şüphe yok ki yetimlerin mallarını haksız yolla yiyenlerin yiyip de karınlarına doldurdukları şey ancak ateştir. Onlar yakında alevli bir ateşe de gireceklerdir.” (en-Nisa, 4/10) buyruğu inince bu hüküm, müslümanlara ağır geldi ve kendi yemeklerini yetimlerin yemeklerinden ayırdılar. Bunu âdet üzere ortaklaşa hareket etmeleri gereken bu durumda bile yetimlerin mallarından bir şeyler yemiş olurlar korkusu ile yaptılar ve buna dair Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e soru sordular. Yüce Allah da esas maksadın yetimlerin mallarını gerektiği gibi korumak, himaye etmek ve mallarını ticarette kullanmak yolu ile “ıslah etmek” olduğunu, yemek ve benzeri hususlarda onlarla birlikte hareket etmenin de -yetimlere zarar vermeyecek şekilde- caiz olduğunu haber vermektedir. Çünkü yetimler sizin kardeşlerinizdir. Kardeşlerin de bu gibi işlerini birlikte yapmaları olağan hallerindendir.

Bu konuda göz önünde bulundurulması gereken niyet ve ameldir. Her kimin niyeti yetimin halini ıslah etmek olur ve yetimin malına göz dikmezse kasıtsız olarak yetimin malından kendisine bir şey geçecek olsa dahi, bunun ona bir sakıncası olmaz. Buna karşılık bir kimsenin de malını yetiminki ile karıştırmaktan maksat ve niyeti, yetimin malını yemek olursa işte günah ve vebal altına giren kimse budur. Çünkü “yolların/araçların hükmü maksatlarının hükmü ile aynıdır.”

Bu âyet-i kerimede yiyecek, içecek, akit ve benzeri konularda gerçekleşecek karışmaların caiz olduğuna delildir. Böyle bir ruhsat ise Yüce Allah’tan bir lütuf, bir ihsan ve mü’minlere bir genişliktir. Aksi takdirde “Allah dileseydi elbette sizi sıkıntıya sokardı” yani bu konuda ruhsat vermemek sureti ile yükünüzü ağırlaştırır ve siz de bundan zorluk çekerdiniz; bu size ağır gelir ve günah kazanabilirdiniz.

“Muhakkak Allah Azîzdir” yani tam ve eksiksiz güç O’nundur, her şey O’nun idaresi altındadır. Bununla birlikte O “Hakîmdir” Ancak kâmil hikmetinin ve eksiksiz inâyetinin gereği olanını yapar. Aziz olması, hikmetine aykırı değildir. Bu yüzden: Hikmete uygun düşsün yahut düşmesin, Allah dilediği her şeyi yapar, denilemez. Aksine şöyle denmelidir: O’nun fiilleri de hükümleri de hikmetlidir. O, abes bir şey yaratmaz. Aksine biz ister bilelim ister bilmeyelim hikmetsiz hiçbir iş yapmaz. Aynı şekilde O, kullarına hikmetten uzak bir şer’î hüküm de indirmez. Ancak ya tmamen faydalı yahut da büyük oranda faydalı olan şeyleri emreder. O’nun yasakladığı şeyler de ya tamamen zararlıdır yahut da zararı daha fazladır. Bunun böyle olması hikmet ve rahmetinin mükemmelliğinden dolayıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamber! Ashabın sana içki (O, aklı örten ve gideren her şeydir) hakkında, onu içmenin, satmanın ve satın almanın hükmünü soruyorlar. Kumar oynamanın (O, iki tarafında bedel koyduğu yarışmaya katılan taraflardan alınan maldır) hükmünü soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: Bu ikisinde aklın ve malın yok olması, insanlar arasında düşmanlık ve nefretin ortaya çıkması gibi, dinî ve dünyevi çok fazla zarar ve mefsedeleri vardır. Kâr ve kazanç elde etmek gibi, pek az faydası vardır. Bu ikisinin zararları ve ikisinden hasıl olan günah, faydasından çok daha fazladır. Akıllı olan bu ikisinden de uzak durur. Allah'ın bu beyanında içkinin haram kılınmasına hazırlık vardır. Ey Peygamber! Ashabın sana mallarından gönüllü ve bağış olarak ne kadar miktarda infak edeceklerini soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: İhtiyacınızın üzerinde fazla kalan malınızı infak ediniz. (Bu, işin başında İslam’ın ilk döneminde böyleydi. Daha sonra Allah, hususi mallarda ve belli bir oranda farz olan zekât hükmünü koydu.) Allah hiçbir gizliliği bulunmayan bu açıklama gibi, sizlere dininin hükümlerini açıklar. Umulur ki düşünürsünüz.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَسْـَٔلُونَكَ yeseluneke sana soruyorlar kök: سال
  2. عَنِ ani -tan
  3. ٱلْخَمْرِ l-hamri şarap- kök: خمر
  4. وَٱلْمَيْسِرِ ۖ velmeysiri ve kumardan kök: يسر
  5. قُلْ kul de ki kök: قول
  6. فِيهِمَآ fihima o ikisinde vardır
  7. إِثْمٌۭ ismun günah kök: اثم
  8. كَبِيرٌۭ kebirun büyük kök: كبر
  9. وَمَنَـٰفِعُ ve menafiu ve bazı yararlar kök: نفع
  10. لِلنَّاسِ linnasi insanlar için kök: نوس
  11. وَإِثْمُهُمَآ veismuhuma fakat onların günahı kök: اثم
  12. أَكْبَرُ ekberu daha büyüktür kök: كبر
  13. مِن min -ndan
  14. نَّفْعِهِمَا ۗ nef'ihima yararı- kök: نفع
  15. وَيَسْـَٔلُونَكَ ve yeseluneke ve sana soruyorlar kök: سال
  16. مَاذَا maza ne
  17. يُنفِقُونَ yunfikune infak edeceklerini kök: نفق
  18. قُلِ kuli de ki kök: قول
  19. ٱلْعَفْوَ ۗ l-afve Af (ihtiyaçlarınızdan fazlasını) kök: عفو
  20. كَذَٰلِكَ kezalike böyle
  21. يُبَيِّنُ yubeyyinu açıklıyor kök: بين
  22. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  23. لَكُمُ lekumu size
  24. ٱلْـَٔايَـٰتِ l-ayati ayetleri kök: ايي
  25. لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki
  26. تَتَفَكَّرُونَ tetefekkerune düşünürsünüz kök: فكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah, iyilik edenleri sever.

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Allah'ı bize açıkça…

  • Aynı kök: خمر (7 geçiş) · Aynı kök: يسر (44 geçiş)

    Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki…

  • Aynı kök: خمر (7 geçiş) · Aynı kök: يسر (44 geçiş)

    Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size…

  • Aynı kök: يسر (44 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sana içki ve kumardan soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük bir günah (haram) dipnot 1 ve insanlar için birtakım çıkarlar vardır. Her ikisinin (de) günahı çıkarından daha büyüktür." Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Vazgeçilebileni." dipnot 2 Allah düşünesiniz diye ayetleri size işte böyle açıklıyor.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [ism] kelimesi A‘râf 7:33 gereği "haram" demektir. İçkinin de kumarın da haram olduğunu bildiren ilk hüküm ayeti budur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette infaka konu olan [el-‘afv] kelimesi sahibinin affedilmesine vesile olacak, uğruna vazgeçebileceği değerdeki şeylerdir. "Affetmek" kelimesi alacaklı olduğu herhangi bir konuda hakkından feragat etmek anlamına geldiği için buradaki amaç, insanın infak edeceği şeylerin aslında en zor zamanda vazgeçebileceği nitelikte olduğunu göstermektir. Bu kelime rahat zamanda vazgeçilebilecek şeyden ziyade en sıkıntılı zamanda vazgeçilebilecek miktardır. Bu kelimeyi "ihtiyaç fazlası" şeklinde yorumlamak asıl amacı ortaya koymamaktadır. Bu konuda Bakara 2:177, 275, Al-i İmrân 3:92 ve İnsan 76:8. ayetlerde de benzer mesajlar yer almaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Sana sarhoşluk veren şeyler ve şans oyunları hakkında soruyorlar. De ki: "Onların her ikisinde de insanlar için büyük bir kötülük ve birtakım menfaatler vardır. Her ikisinin yol açtıkları kötülük sağladıkları menfaatten çok daha büyüktür." Yine onlar "Neden infak edelim?" diye soruyorlar. De ki: "Bağışlanabilen her şeyden". Böylece Allah size mesajlarını açıklıyor ki, tefekkür edebilesiniz

Muhammed Esed

Sana, sarhoşluk veren şeyler ve şans oyunları hakkında sorarlar. De ki: "Onların her ikisinde de hem büyük bir kötülük hem de insanlar için bazı yararlar vardır; ancak yol açtıkları kötülük, sağladıkları yararlardan daha büyüktür." (Allah yolunda) neyi harcayacaklarını sana sorarlar. De ki: "O'nun için ayırabileceğiniz her şeyi." Böylece Allah mesajlarını size açıklıyor ki tefekkür edesiniz.

Ahmed Hulusi

Sana sarhoşluk veren şeyler ile kumardan soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük kötülük ve insanlar için bazı yararlar vardır. Fakat zararları yararlarından daha fazladır. " Allah yolunda ne kadar harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "El Afv (zaruri harcamalarınızdan) arta kalanı bağışlayın!" Allah böylece gereken apaçık işaretleri veriyor size. . . (Nedenini) derin düşünmeniz için.

Ali Bulaç

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı." Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz.

Ali Özek ve heyeti

Sana, içkiyi ve kumar hakkında soruyorlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür. Yine sana iyilik yolunda ne harcayacaklarını sorarlar. «İhtiyaç fazlasını» de. İşte Allah, düşünesiniz diye size âyetleri böyle açıklar.

Ali Rıza Safa

Sana, şarap ve kumar hakkında soruyorlar; şunu söyle: "Onlarda, hem büyük bir suç hem de insanlar için yararlar vardır. Ama suçları, yararlarından daha çoktur!" Bir de sana, yardımlaşmak amacıyla ne paylaşacaklarını soruyorlar; şunu söyle: "Ayırabileceğiniz her şeyi!" Allah, ayetlerini, işte böyle açıklıyor; belki düşünürsünüz diye. dipnot 39

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 39
    Bu ayet, zekat ölçüsünün Kur'an'da bildirilmediğini, bu ölçünün ancak Kur'an dışındaki din kitaplarından öğrenilebileceğini öne sürenlere açık bir yanıttır. "Ayırabileceğiniz her şeyi" olarak yazdığımız "Afv" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "İhtiyaçtan arta kalan" veya "Sıkıntıya düşürmeyecek kadar olan" veya "Bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olandan artan" biçiminde çevrilmiştir. Hac ve umreye giden Türklere parasız olarak orada dağıtılmak üzere Suudi Arabistan Kralı'nın parasıyla altı kişiye yaptırılan ve 80'li yıllar boyunca basılıp dağıtılan Kur'an çevirisinde, "Afv" terimi, "Affetmek" olarak yazılmıştı. Kraliyet soyunun orantısız bir varlık içinde sürdürdüğü yaşamının ayete ters düşmemesi ve "Affetmenin de yardım olduğu" biçiminde yanıltıcı bir anlamın ortaya çıkması için bilinçli olarak böyle çevrildiği gerekçesiyle "Kral'dan alınan dolarlarla hazırlanan Kur'an çevirisi, işte böyle oluyor!" biçiminde eleştiriler yapılarak büyük tartışmalar yaşanmıştır. Yardım ölçüsü, Tevrat, Yasanın Tekrarı 26:12 ayetinde, şöyle yazılıdır: "Üçüncü yıl, ondalığı verme yılıdır. Tüm ürününüzün ondalığını ayırın. Ayırma işini bitirdiğinizde, yabancılara, öksüzlere ve dul kadınlara vereceksiniz."

Bayraktar Bayraklı

Sana alkol ve kumar hakkında soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için birtakım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından büyüktür." Yine sana iyilik yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. "İhtiyaç fazlasını" de. Allah, düşünesiniz diye size ayetlerini böyle açıklıyor.

Edip Yüksel

Sana sarhoş edicilerden ve kumardan sorarlar: "O ikisinde büyük bir günah ve insanlar için yararlar var; ancak günahları yararlarından daha büyüktür" de. Ayrıca, sadaka olarak neyi vereceklerini senden sorarlar: "bağış" (gönlünüzden kopanı) de. ALLAH ayetlerini işte böyle açıklıyor ki düşünesiniz... dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * "Sarhoş ediciler" diye çevirdiğimiz Arapça sözcüğün kökü "KHaMaRa" olup, "örtmek" anlamına gelir. Bu kelimeyi "şarap" ve "içki" olarak çevirerek kapsamını daraltmak ne yazık ki yaygın bir hatadır. * Aklı örten bütün alkollü içecekler; esrar, kokain, eroin gibi bütün uyuşturucu maddeler bu ayetteki yasağın kapsamına girer. Alkollü içeceklerin, uyuşturucuların ve kumarın toplum ve birey hayatına verdiği zarar malumdur. * Bak 5:90-91.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sana sarhoş edicilerden ve kumardan sorarlar: 'O ikisinde büyük bir günah ve insanlar için yararlar var; ancak günahları yararlarından daha büyüktür,' de. Ayrıca, sadaka olarak neyi vereceklerini senden sorarlar: 'Artanı,' de. ALLAH ayetlerini işte böyle açıklıyor ki düşünesiniz...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: "Bu ikisinde büyük bir günah ve insanlara bazı yararlar vardır. Ancak günahları yararlarından daha büyüktür." Yine sana neyi başkalarına vereceklerini soruyorlar. De ki: "Sizi sıkmayanını." Allah, düşünesiniz diye, ayetlerini size böylece açıklıyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sana hamr-ü meysirden soruyorlar, de ki bu ikisinde büyük bir günah bir de nasa ba'zı menfeatler var fakat günahları menfeatlerinden daha büyüktür, yine sana soruyorlar: Neyi infak edecekler? de ki sıkmayanını, böyle beyan ediyor Allah size ayetlerini ki düşünesiniz

Erhan Aktaş

Sana hamrın dipnot 1 ve şans oyunlarının dipnot 2 hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için yararları dipnot 3 olsa da. Günahları yararlarından daha büyüktür." Sana neyi infak dipnot 4 edeceklerini soruyorlar. De ki: "Afvı. dipnot 5 " Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aklı örten/sarhoş edici şeyler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Fal oklarıyla oynamak, kumar, at yarışı, loto, toto, piyango vb.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kısmen yarardan kasıt; bu işlerin ticareti ile sarhoşluğun o anda sağladığı rahatlama, şans oyunlarında zaman zaman kazanma olabilir. Kumarın kısmen yararlı olması da kumar oynayanların kimi zaman kazanıyor olmalarıdır. Değilse bizatihi ne içkide ne de kumarda kısmen de olsa bir yarar söz konusu değildir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Karşılıksız yardım.
  5. metne dön, dipnot 5
    İhtiyacından fazla olandan uygun gördüğünü. Gönlünden ne koparsa. Affetmek, bağışlamak, bırakmak, salıvermek demektir. Sahip olduğunuz malın ne kadarından vaz geçerseniz ne kadarını elinizden çıkarmak, yani malın ne kadarını afetmek istiyorsanız o kadarını af edin, ihtiyacı olanlara verin. (Af kelimesi için bkz. 5:101.)

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana hamrın dipnot 1 ve şans oyunlarının dipnot 2 hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için yararları dipnot 3 olsa da. Günahları yararlarından daha büyüktür." Sana neyi infak dipnot 4 edeceklerini soruyorlar. De ki: "Afvı dipnot 5 ." Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aklı örten/sarhoş edici içecekler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Fal oklarıyla oynamak, kumar, at yarışı, loto, toto, piyango vb.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kısmen yarardan kasıt; bu işlerin ticareti ile sarhoşluğun o anda sağladığı rahatlama, şans oyunlarında zaman zaman kazanma olabilir. Kumarın kısmen yararlı olması da kumar oynayanların kimi zaman kazanıyor olmalarıdır. Değilse bizatihi ne içkide ne de kumarda kısmen de olsa bir yarar söz konusu değildir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Karşılıksız yardım.
  5. metne dön, dipnot 5
    Artanı. İhtiyacından artandan, fazla olandan uygun gördüğünü. Gönlünden kopanı. Af etmek, bağışlamak, bırakmak, salı vermek demektir. Sahip olduğunuz malın ne kadarından vaz geçerseniz ne kadarını elinizden çıkarmak, yani malın ne kadarını af etmek istiyorsanız o kadarını af edin, ihtiyacı olanlara verin. (Örneğin Af sözcüğü için 5:101'e bak.)

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana hamrın dipnot 1 ve şans oyunlarının dipnot 2 hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için kısmen yararı dipnot 3 olsa da kötülüğü yararından daha büyüktür.". Sana neyi infak dipnot 4 edeceklerini soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan fazla olanını.". Düşünesiniz diye, Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aklı örten/sarhoş edici içecekler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Fal oklarıyla oynamak, kumar, at yarışı, loto, toto, piyango vb.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kısmen yarardan kasıt; sarhoşluğun o anda sağladığı rahatlama, şans oyunlarında zaman zaman kazanma olabilir. Kumarın kısmen yararlı olması da kumar oynayanların kimi zaman kazanıyor olmalarıdır. Değilse bizatihi ne içkide ne de kumarda kısmen de olsa bir yarar söz konusu değildir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Yardım.

Gültekin Onan

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı." Böylece Tanrı size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz (tetefekkerun).

Hasan Basri Çantay

(219-220) Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için faideler vardır. Günahları ise faidelerinden daha büyükdür." (Yine) sana hangi şey'i nafaka vereceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyacınızdan artanı (verin)". Allah size böylece ayetlerini (pek güzel) açıklar. Olur ki dünya hususunda da, ahiret işinde de iyice düşünürsünüz. Bir de sana yetimleri sorarlar. De ki: "Onları yarar ve iyi bir haale getirmek hayırlıdır. Şayet kendileriyle bir arada yaşarsanız onlar sizin kardeşierinizdir. Allah, (yetimlerin) salahına çalışanlarla (onların mal ve haalinde) fesad (ve fenalık) yapanları bilir. Eğer Allah dileseydi sizi muhakkak zahmete sokardı. Şübhesiz Allah mutlak gaalibdir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Sana içkiden ve kumardan soruyorlar. De ki: İkisinde de hem büyük günah, hem de insanlar için faydalar vardır. Günahları ise faydalarından daha büyüktür. Ve sana ne infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçlarınızdan artanı. Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.

Mehmet Alagaş

(219) Sana alkol ve kumarı soruyorlar de ki her ikisinde de büyük günah ve insanlar için fayda vardır , her ikisinin günahı her ikisinin faydasından daha büyüktür. Sana ne harcayalım / ne infak edelim diye soruyorlar, fazlasını / bol olanını harcayın de. Böylece Allah size ayetlerini açıklıyor böylelikle belki dünya ve ahiret hakkında fikir üretirsiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sana içki ve kumarı soruyorlar. De ki: Onlarda büyük günah ve insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür. Ne sarf edeceklerini sana soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını! İşte Allah, size düşünesiniz diye ayetleri (böyle) açıklıyor.

Süleyman Ateş

Sana şaraptan ve kumardan soruyorlar. De ki; "O ikisinde büyük günah ve insanlara bazı yararlar vardır. Fakat onların günahı yararından büyüktür." Ve sana Allah yolunda ne vereceklerini soruyorlar. De ki; "Af (yani ihtiyaçlarınızdan fazlasını veya helal ve güzel olan şeyleri verin!)" Allah size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.

Süleymaniye Vakfı

Sana içki ve uyuşturucu çeşitleri dipnot 1 ile kumar çeşitlerini dipnot 2 soruyorlar. De ki: İkisinde de büyük günah dipnot 3 ve insanlar için (bazı) yararlar vardır; dipnot 4 ama ikisinin de günahı yararlarından büyüktür. Hayra neyi harcayacaklarını da soruyorlar. dipnot 5 De ki: (ihtiyaçtan) Artan ve artma özelliği olanı! dipnot 6 Allah ayetlerini size böyle açıklar ki düşünesiniz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İçki ve uyuşturucu çeşitleri" anlamını verdiğimiz kelime, "bir şeyi örten" anlamına gelen "hamr (خمر)"dır. İçki ve uyuşturucu çeşitleri insanı sarhoş ettiğinden dolayı bu anlam verilmiştir. Nitekim nebimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Sarhoşluk veren her şey hamrdır. Sarhoş eden her şey haramdır." (Müslim, Eşribe,73; Ebu Davud, Eşribe, 5)
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayet metninde geçen "meysir (ميسر)", "yüsr (يسر)" yani kolaylık kökünden gelmektedir. Meysir, iki ayette daha "hamr" ile birlikte zikredilir (Maide 5/90-91). Kolayca mala kavuşmayı amaçlayan ve aynı zamanda malı kolayca kaybetmeye sebep olan piyango, toto, loto ve tombala gibi bütün şans oyunları; poker, rulet, kollu kumar makineleri gibi tüm kumar çeşitleri; iddaa, at yarışı, horoz dövüştürme vb. her türlü bahis bu kapsama girer. Kaybedenin hesabı ödemesi şartıyla oynanan tüm oyunlar da meysir kapsamında olduğu için bu tür oyunları oynamak haramdır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Günah' anlamı verdiğimiz ism (إِثْمَ), kişiyi sevaptan yani iyiliklerden uzaklaştıran davranış anlamındadır (Müfredat). Allah, 'ism' olarak tanımladığı her davranışı, haram saymıştır (A'raf 7/33). Bu sebeple içki, uyuşturucu ve kumar, büyük günahlardandır.
  4. metne dön, dipnot 4
    İçki, uyuşturucu maddeler ve kumardan bazı menfaatler elde edilebilir. Ancak bunların zararı menfaatlerinden fazladır. Bu özellik, bütün haramlarda vardır. Nefislerinin esiri olanlar, bu menfaatleri öne alarak kendilerini haklı göstermeye çalışırlar. Allah'a inanıp güvenenler ise onun emrine uyarlar.
  5. metne dön, dipnot 5
  6. metne dön, dipnot 6
    "el-afv (العفو)" sözünün infak edilebilecek mallarla ilgili anlamları, "temel ihtiyaçtan artan" (es-Sıhah) ve "çoğalan"dır (Mekayis). A'raf 7/95. ayette de aynı kökten gelen "afev (عَفَواْ)" fiili, "çoğaldılar" anlamında kullanılmıştır. Kişinin evi, ev eşyası, kendisinin ve bakmakla sorumlu olduğu kişilerin yiyeceği, bineği, işyeri, araç ve gereçler vs. temel ihtiyaçlarıdır. Bunlar, "artan" kavramına girmediği için bunlardan sadaka /vergi alınmaz. "el-afv (العفو)" sözü zekat kelimesinin anlamı olan "çoğalma, artma" anlamıyla örtüştüğünden zekat /sadaka mallarının özelliğini de belirtmektedir. Dolayısıyla artan ve artma özelliği olan mallardan zekat /sadaka alınır. Temel ihtiyaçları ve borçları çıkarıldıktan sonra şer'an kişiyi zengin yani ihtiyaçsız kılacak miktarda (nisap miktarı) malı olan kişi zekat /sadaka vermekle sorumludur. En'am 6/160. ayet gereği, bir ton ceviz üreten biri, onun öşrünü yani yüz kilosunu sadaka /vergi olarak verirse tamamını vermiş gibi olur. Tarım ürünlerinin sadakası /vergisi hasat günü tarlada alınacağından (En'am 6/141) üretici onun nakliyesinden ve korumasından sorumlu olmaz. Alım satımını yapanlar ise nakliye, depolama, pazarlama ve satış sonrası doğacak sıkıntılara gireceğinden bu işlemlerin her biri sadaka /vergi oranını azaltır ve o, malının kırkta birini verince tamamını vermiş gibi olur. Altın, gümüş, para ve ticaret mallarından kırkta bir oranında zekat alınır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana hamrı (sarhoşluk veren maddeleri) dipnot 1 ve kumarı soruyorlar. De ki her ikisinde büyük bir ism dipnot 2 (zararlar) ve insanlar için yararlar vardır dipnot 3 . Ama bunlardaki ism yararlarından büyüktür. (Hayra) neyi harcayacaklarını da soruyorlar. De ki: Artanı! dipnot 4 . Allah, ayetlerini size böyle açıklar ki düşünesiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nebimiz şöyle demiştir: "Sarhoşluk veren her şey hamrdır." (Müslim, Eşribe, 73; Ebu Davud, Eşribe, 5.)
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetteki İsm (إِثْم) , kişiyi sevaptan yani iyiliklerden ve doğal yapısından uzaklaştıran davranış anlamındadır (Müfredat). Hamr ve kumar kişiyi Kur'an'dan, namazdan  (Maide 5/91) ve doğal yapısından büyük ölçüde uzaklaştırır.
  3. metne dön, dipnot 3
    İçkiden ve kumardan kazanç elde edilebilir, ama bunların zararı, faydasından büyüktür.
  4. metne dön, dipnot 4
    Ayetteki "afv"العفو, sözü hem zekat verecek kişinin durumunu hem zekat malının özelliğini ifade eder.

Şaban Britch

Sana içki ve kumarı soruyorlar. De ki: Onlarda büyük günah ve insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür. Ne sarf edeceklerini sana soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını! İşte Allah, size düşünesiniz diye ayetleri (böyle) açıklıyor.

Şaban Piriş

Sana içki ve kumarı soruyorlar. De ki: -Onlarda büyük günah ve insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür. Ne sarf edeceklerini sana soruyorlar; De ki: -İhtiyaçtan fazlasını! İşte Allah, size düşünesiniz diye ayetleri (böyle) açıklıyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Sana uyuşturucuyu/şarabı ve kumarı sorarlar. De ki: "Bu ikisinde büyük bir günah vardır; insanlar için çıkarlar da vardır. Ama onların kötülüğü yararlarından çok daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini de soruyorlar. De ki: "Helal kazancınızın size ve bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olanından artanını verin." İşte Allah, ayetleri size böyle açıklar ki, derin derin düşünebilesiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They ask you, O Muhammad, about intoxicants and gambling. Say to them: "They both involve a major sin as well as some advantages, but their evil outweighs their advantages." And they ask you how to spend in benevolence! Say to them: "Spend in benevolence and benefaction of what you can spare in excess of your actual requirements." Thus, Allah elucidates to you people His revelations and ordinances that you may hopefully consider the consequences.

Abdul Haleem

They ask you [Prophet] about intoxicants and gambling: say, ‘There is great sin in both, and some benefit for people: the sin is greater than the benefit.’ They ask you what they should give: say, ‘Give what you can spare.’ In this way, God makes His messages clear to you, so that you may reflect

Abdullah Yusuf Ali

They ask thee concerning wine and gambling. Say: "In them is great sin, and some profit, for men; but the sin is greater than the profit." They ask thee how much they are to spend; Say: "What is beyond your needs." Thus doth Allah Make clear to you His Signs: In order that ye may consider-

Abul A'la Maududi

They ask you about wine and games of chance. Say: "In both these there is great evil, even though there is some benefit for people, but their evil is greater than their benefit." dipnot 1 They ask: “What should we spend in the Way of Allah?” Say: “Whatever you can spare.” In this way Allah clearly expounds His injunctions to you that you may reflect upon them,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the first injunction concerning intoxicating drinks and gambling, and here the matter has been left merely as an expression of disapproval. This was a preliminary step designed to prepare the minds of people for the acceptance of their prohibition. The injunction prohibiting the performance of Prayer when in a state of intoxication came later, and ultimately alcohol, gambling and the like were categorically prohibited see( 4: 43)and(5: 90).

Aisha Bewley

They will ask you about alcoholic drinks and gambling. Say, ‘There is great wrong in both of them and also certain benefits for mankind. But the wrong in them is greater than the benefit.’ They will ask you what they should give away. Say, ‘Whatever is surplus to your needs.’ In this way Allah makes the Signs clear to you, so that hopefully you will reflect

Al-Hilali & Khan

They ask you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) concerning alcoholic drink and gambling.[1] Say: "In them is a great sin, and (some) benefit for men, but the sin of them is greater than their benefit." And they ask you what they ought to spend. Say: "That which is beyond your needs." Thus Allâh makes clear to you His Laws in order that you may give thought." [2]

Ali Quli Qarai

They ask you concerning wine and gambling. Say, ‘There is a great sin in both of them, and some profits for the people, but their sinfulness outweighs their profit.’ And they ask you as to what they should spend. Say, ‘All that is surplus.’ Thus does Allah clarify His signs for you so that you may reflect

Amatul Rahman Omar

They ask you concerning intoxicants and games of chance. Say, `In both of them is a great sin and both are harmful too, and they have some uses for people, but the sin inherent in them is even more serious than their usefulness.' They ask you how much they should spend. Say, `The surplus (- what you can spare after spending on your basic requirement).' Thus does Allâh make clear His commandments so that you may reflect -

Arthur John Arberry

They will question thee concerning wine, and arrow-shuffling. Say: 'In both is heinous sin; and uses for men, but the sin in them is more heinous than the usefulness.' They will question thee concerning what they should expend. Say: 'The abundance.' So God makes clear His signs to you; haply you will reflect;

Bijan Moeinian

People ask you about drinking and gambling. Say: "There are some benefits and harms in them. Their harms, however, outweighs the benefits." They also ask you how much they should contribute to the charity. Say: “Anything above your needs.” See how clearly God makes His points so that you may contemplate upon this life and Hereafter.

E. Henry Palmer

They will ask thee about wine and el maisar, say, 'In them both is sin and profit to men; but the sin of both is greater than the profit of the same. ' They will ask thee what they shall expend in alms: say, 'The surplus.' Thus does God manifest to you His signs; haply ye may reflect on this world and the next!

Edip-Layth

They ask you about intoxicants and gambling. Say, "In them is great harm, and a benefit for people; but their harm is greater than their benefit." They ask you how much are they to give, say, "The excess." Thus, God clarifies for you the signs that you may think.

George Sale

They will ask thee concerning wine and lots: Answer, in both there is great sin, and also some things of use unto men; but their sinfulness is greater than their use. They will ask thee also what they shall bestow in alms: Answer, what ye have to spare. Thus God sheweth his signs unto you, that peradventure ye might seriously think

Hamid S. Aziz

They will ask you about wine and el maisar (getting something too easily, i. e. gambling, usury etc.), say, "In them both is great sin and some profit to men; but the sin of both is greater than the profit of the same." They will ask you what they shall expend in alms: Say: "The surplus (what is beyond need)." Thus does Allah manifest to you His signs; per chance (or possibly) you may reflect

Mahmoud Ghali

They ask you concerning wine and games of chance. Say, "In (both) is great vice, and profits for mankind; and the vice in them is greater than the profit." And they ask you (concerning) what (things) they should expend. Say, "Liberality." (Or: clemency) Thus, Allah makes evident the signs to you, that possibly you would meditate

Marmaduke Pickthall

They question thee about strong drink and games of chance. Say: In both is great sin, and (some) utility for men; but the sin of them is greater than their usefulness. And they ask thee what they ought to spend. Say: that which is superfluous. Thus Allah maketh plain to you (His) revelations, that haply ye may reflect.

Mohamed Ahmed - Samira

They ask you of (intoxicants, ) wine and gambling. Tell them: "There is great enervation though profit in them for men; but their enervation is greater than benefit. And they ask you what they should give. Tell them: "The utmost you can spare." So does God reveal His signs: You may haply reflect

Muhammad Asad

THEY WILL ASK thee about intoxicants and games of chance. Say: "In both there is great evil as well as some benefit for man; but the evil which they cause is greater than the benefit which they bring." And they will ask thee as to what they should spend [in God's cause]. Say: "Whatever you can spare." In this way God makes clear unto you His messages, so that you might reflect

Mustafa Khattab

They ask you ˹O Prophet˺ about intoxicants and gambling. Say, "There is great evil in both, as well as some benefit for people—but the evil outweighs the benefit."[1] They ˹also˺ ask you ˹O Prophet˺ what they should donate. Say, “Whatever you can spare.” This is how Allah makes His revelations clear to you ˹believers˺, so perhaps you may reflect

Progressive Muslims

They ask you about intoxicants and gambling. Say: "In them is great harm, and a benefit for mankind; but their harm is greater than their benefit." And they ask you how much are they to give, Say: "The excess." It is thus that God clarifies for you the revelations that you may think.

Rashad Khalifa

They ask you about intoxicants and gambling: say, "In them there is a gross sin, and some benefits for the people. But their sinfulness far outweighs their benefit." They also ask you what to give to charity: say, "The excess." GOD thus clarifies the revelations for you, that you may reflect,

Sahih International

They ask you about wine and gambling. Say, "In them is great sin and [yet, some] benefit for people. But their sin is greater than their benefit." And they ask you what they should spend. Say, "The excess [beyond needs]." Thus Allah makes clear to you the verses [of revelation] that you might give thought.

Sam Gerrans

They ask thee about wine and games of chance. Say thou: “In both is great sin, and benefits for men; but their sin is greater than their benefit.” And they ask thee what they should spend. Say thou: “The surplus.” Thus does God make plain to you the proofs, that you might reflect

Shabbir Ahmed

They ask you (O Messenger), concerning alcohol, intoxicants, gambling, and easy money. Say, "There is great loss for men and women in these things and a little momentary gain. Their damage far outweighs their benefit. They drag down individual and collective potentials of people." And they ask you what they should spend on others. Tell them, "All that is beyond your needs." Thus Allah makes plain to you His Revelations, that you may reflect and understand the Wisdom behind each Command.

Syed Vickar Ahamed

They ask you (O Prophet) concerning drinking and gambling: Say: "In them is great sin, and some profit, for men; But the sin is greater than the profit. " (And) they ask how much they are to spend (in charity), Say: "What is beyond your needs." Thus Allah makes clear to you His Signs: In order that you may think—

Taqi Usmani

They ask you about wine and gambling. Say, "In both there is great sin, and some benefits for people. And their sin is greater than their benefit." And they ask you as to what they should spend. Say, “The surplus”. This is how Allah makes His verses clear to you, so that you may ponder

The Monotheist Group

They ask you about alcohol and gambling. Say: "In them is great harm, and a benefit for the people; but their harm is greater than their benefit." And they ask you how much they are to give, say: "The excess." It is thus that God clarifies for you the revelations that you may think.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 219. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 219. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 219. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩