Diyanet İşleri
Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.
Furkân suresi
Furkân suresi, 67. ayet. وَٱلَّذِينَ إِذَآ أَنفَقُوا۟ لَمْ يُسْرِفُوا۟ وَلَمْ يَقْتُرُوا۟ وَكَانَ بَيْنَ ذَٰلِكَ قَوَامًا
velleẕîne iẕâ enfeḳû lem yüsrifû velem yaḳtürû vekâne beyne ẕâlike ḳavâmâ.
Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rahmân'ın kullarının vasıfları Furkân 63–77 3
Onlar, Rabblerine secde ederek ve kıyamda durarak geceleyenlerdir.
Onlar, şöyle diyenlerdir: "Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir!"
"Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası."
Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.
Onlar, Allah ile beraber başka bir ilaha kulluk etmeyen, haksız yere, Allah'ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar.
Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve horlanmış olarak orada ebedi kalır.
Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
67. “Onlar, mallarını” farz ve müstehab türünden yollara “harcarken” sınırı aşarak ve savurganlığa girerek “israf da etmezler” farz olan hakları ihmal etme, cimrilik ve eli sıkılık çerçevesine girecek şekilde “cimrilik de etmezler.” Aksine onlar, infak ve harcamalarında “bunun arasında orta bir yol izlerler.” İsraf ile cimrilik arasında harcarlar. Zekât, keffaret, farz nafakalar gibi farz yerlerde bolca verirler, gerekli yerlere kendileri de zarara girmeksizin başkalarını da zarara sokmaksızın gerektiği şekilde harcarlar. Bu da onların dengeli ve orta yollu hareket edişlerinden dolayıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar, mallarını harcadıkları zaman savurganlık derecesine varmaz gerek kendi nefislerine gerek başkalarına ve nafakasından sorumlu oldukları kimselere karşı cimrilik etmezler. Onların harcamaları israf ile cimriliğin arasında orta bir yoldur.
Aynı kök: قتر (5 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir."
Aynı kök: قتر (5 geçiş)
Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…
Aynı kök: قتر (5 geçiş)
Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…
Aynı kök: سرف (23 geçiş)
Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma…
Aynı kök: سرف (23 geçiş)
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar infak ettikleri zaman israf da etmezler, cimrilik de yapmazlar; ikisi arasında orta bir yol tutarlar. dipnot 1
Ve onlar ki, infak ettikleri zaman ne düşüncesizce saçıp savururlar ne de pintilik ederler; zaten bu ikisi arasındaki bir yol dengeli bir tavırdır.
Ve onlar ki, başkaları için harcadıkları zaman, ne saçıp savururlar, ne de cimrilik yaparlar; bu ikisi arasında her zaman bir orta yol bulunduğunu (bilirler).
Onlar ki, karşılıksız bağışta israf etmezler, cimrilik de etmezler. . . İkisi arasında ölçülü ve hakkaniyetlidirler.
Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yoldur.
(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
Yardımlaşmak amacıyla paylaştıklarında, savurganlık ve cimrilik yapmazlar; ikisi arasında denge kurarlar.
Onlar mallarını harcadıklarında israfa gitmezler, cimrilik de yapmazlar. Bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
Onlar verirken savurganlık ve cimrilik yapmaz, ikisi arasında dengeli harcarlar.
Onlar verirken savurganlık ve cimrilik yapmaz, ikisi arasında dengeli harcarlar.
Ve onlar ki, harcadıkları vakit israf etmezler, pintilik de yapmazlar; ikisi arasında dengeli giderler.
Ve onlar ki infak ettikleri vakıt israf etmezler, hısset de yapmazlar, ikisi arası denk giderler
Onlar, infak dipnot 1 ettikleri zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.
Onlar, infak dipnot 1 ettikleri zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.
Onlar, harcadıkları zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.
Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları) ikisi arasında orta bir yoldur.
Onlar ki harcadıkları vakit ne israf, ne de sıkılık yapmazlar; (harcamaları) ikisi arası ortalama olur.
Onlar ki; infak ettikleri zaman, ne israf ederler, ne de cimrilik. İkisi arasında orta bir yol tutarlar.
(61, 62, 63, 64, 66, 66, 67, 68, 69) Sema da burçlar ve o rada kandil / siraç (güneş) ve nurlu ay yapan ne mübarektir. Şükür etmek isteyen ve hatırlamak isteyen için gece ve gündüzü ardı ardına yapan O dur. Rahmanın kulları yer yüzünde dingin yürürler cahillerle muhatap olduklarında selam derler. Onlar ki rableri için secdeler de kıyamlar da gecelerler. Derler ki Rabbimiz cehennem azabını bizden sav / uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı gelip geçici olmayan / devamlı bir beladır. Muhakkak o ne kötü yer ve makamdır. Harcadıklarında israf etmezler, cimrilik yapmazlar bu ikisi arası bir kıvamdadırlar. Allah’la beraber diğer bir ilaha dua etmezler, bir nefsi haksız yere öldürmezler ve de zina etmezler . Kim böyle yaparsa suç unu bulur. Onun kıyamet gününde azabı katlanarak artar. Orada adice / aşağılık halde kalıcıdırlar.
Ve onlar ki mallarını infak ettiklerinde israf da etmezler, cimrilik de etmezler. Bunun arasında orta bir yol tutarlar.
Ve harcadıkları zaman, ne israf ederler ne de cimrilik ederler; harcamaları, bu ikisinin arasında dengeli olur.
Onlar; harcama yaparken dipnot 1 savurganlık etmezler, cimrilik de yapmazlar. İkisinin arası bir yol tutarlar.
Rahmanın kulları, harcadıkları zaman ne savurganlık yapar ne de cimrilik ederler. Harcamaları ikisinin arasında olur.
Onlar, harcadıkları zaman, israf etmedikleri gibi, cimrilik de etmezler. İkisi arasında orta olanı yaparlar.
Onlar, harcadıkları zaman, israf etmedikleri gibi, cimrilik de etmezler. İkisi arasında doğru olanı yaparlar.
Onlar harcadıkları zaman ne savurganlığa saparlar ne de cimrilik ederler. O ikisi arasında bir dengededir bu.
d) The worshippers who are neither extravagant nor niggardly; when they spend they do not play the prodigal nor do they act parsimoniously, but they use a mean.
They are those who are neither wasteful nor niggardly when they spend, but keep to a just balance;
Those who, when they spend, are not extravagant and not niggardly, but hold a just (balance) between those (extremes);
(The true servants of the Merciful One are) those who are neither extravagant nor niggardly in their spending but keep the golden mean between the two; dipnot 1
those who, when they spend, are neither extravagant nor mean, but take a stance mid way between the two;
And those who, when they spend, are neither extravagant nor niggardly, but hold a medium (way) between those (extremes).
Those who, when spending, are neither wasteful nor tightfisted, and moderation lies between these [extremes].
And (the true servants of God are those) who, when spending, are neither extravagant nor niggardly, (but their spendings follow) a middle course, ever moderate;
who, when they expend, are neither prodigal nor parsimonious, but between that is a just stand;
They are the ones who are neither extravagant in spending nor stingy. They are capable of balancing it out.
And those who when they spend are neither extravagant nor miserly, but who ever take their stand between the two;
Those who when they give they are not excessive nor stingy, but they are in a measure between that.
And who, when they bestow, are neither profuse, nor niggardly; but observe a just medium between these;
"Verily, indeed an evil abode and state. "
And the ones who, when they expend, are neither extravagant nor grudging; and between that is an upright (mean).
And those who, when they spend, are neither prodigal nor grudging; and there is ever a firm station between the two;
Who are neither prodigal nor miserly in their spending but follow a middle path;
and who, whenever they spend on others, are neither wasteful nor niggardly but [remember that] there is always a just mean between those [two extremes];
˹They are˺ those who spend neither wastefully nor stingily, but moderately in between.
And those who when they give they are not excessive nor stingy, but they are in a measure between that.
When they give, they are neither extravagant nor stingy; they give in moderation.
And [they are] those who, when they spend, do so not excessively or sparingly but are ever, between that, [justly] moderate
And who, when they spend, are neither extravagant nor miserly; — and there is a place in-between —
- And those who when they spend their wealth, are neither wasteful, nor stingy. (2:219). And (they know that) there is always middle ground between the two extremes.
And those who, when they spend are not wasteful and not miserly, but hold a fair (balance) between those (limits);
- and those who, when they spend, are neither extravagant nor miserly, and it (i.e. their spending) is moderate in between (the two extremes,)
Andthose who when they give they are not excessive nor stingy, but they are in a measure between that.