Furkân suresi

Furkân suresi, 67. ayet

Furkân suresi, 67. ayet. وَٱلَّذِينَ إِذَآ أَنفَقُوا۟ لَمْ يُسْرِفُوا۟ وَلَمْ يَقْتُرُوا۟ وَكَانَ بَيْنَ ذَٰلِكَ قَوَامًا

velleẕîne iẕâ enfeḳû lem yüsrifû velem yaḳtürû vekâne beyne ẕâlike ḳavâmâ.

Diyanet İşleri

Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 64–70 · surenin 67. ayeti / 77

Konu Rahmân'ın kullarının vasıfları Furkân 63–77 3

  1. Furkân 64

    Onlar, Rabblerine secde ederek ve kıyamda durarak geceleyenlerdir.

  2. Furkân 65

    Onlar, şöyle diyenlerdir: "Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir!"

  3. Furkân 66

    "Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası."

  4. 67

    Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.

  5. Furkân 68

    Onlar, Allah ile beraber başka bir ilaha kulluk etmeyen, haksız yere, Allah'ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar.

  6. Furkân 69

    Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve horlanmış olarak orada ebedi kalır.

  7. Furkân 70

    Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

67. “Onlar, mallarını” farz ve müstehab türünden yollara “harcarken” sınırı aşarak ve savurganlığa girerek “israf da etmezler” farz olan hakları ihmal etme, cimrilik ve eli sıkılık çerçevesine girecek şekilde “cimrilik de etmezler.” Aksine onlar, infak ve harcamalarında “bunun arasında orta bir yol izlerler.” İsraf ile cimrilik arasında harcarlar. Zekât, keffaret, farz nafakalar gibi farz yerlerde bolca verirler, gerekli yerlere kendileri de zarara girmeksizin başkalarını da zarara sokmaksızın gerektiği şekilde harcarlar. Bu da onların dengeli ve orta yollu hareket edişlerinden dolayıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar, mallarını harcadıkları zaman savurganlık derecesine varmaz gerek kendi nefislerine gerek başkalarına ve nafakasından sorumlu oldukları kimselere karşı cimrilik etmezler. Onların harcamaları israf ile cimriliğin arasında orta bir yoldur.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine ve
  2. إِذَآ iza zaman
  3. أَنفَقُوا۟ enfeku infak ettikleri kök: نفق
  4. لَمْ lem
  5. يُسْرِفُوا۟ yusrifu israf etmezler kök: سرف
  6. وَلَمْ velem ve etmezler
  7. يَقْتُرُوا۟ yekturu cimrilik kök: قتر
  8. وَكَانَ vekane ve olur kök: كون
  9. بَيْنَ beyne arasında kök: بين
  10. ذَٰلِكَ zalike bu (ikisinin)
  11. قَوَامًۭا kavamen dengeli kök: قوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قتر (5 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir."

  • Aynı kök: قتر (5 geçiş)

    Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…

  • Aynı kök: قتر (5 geçiş)

    Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar…

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş)

    Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma…

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar infak ettikleri zaman israf da etmezler, cimrilik de yapmazlar; ikisi arasında orta bir yol tutarlar. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Saçıp savurmak" kişiyi savurduğu şeylere bir süre sonra muhtaç duruma düşürebilir. Benzer mesajlar: İsrâ 17:27, 29.

Mustafa İslamoğlu

Ve onlar ki, infak ettikleri zaman ne düşüncesizce saçıp savururlar ne de pintilik ederler; zaten bu ikisi arasındaki bir yol dengeli bir tavırdır.

Muhammed Esed

Ve onlar ki, başkaları için harcadıkları zaman, ne saçıp savururlar, ne de cimrilik yaparlar; bu ikisi arasında her zaman bir orta yol bulunduğunu (bilirler).

Ahmed Hulusi

Onlar ki, karşılıksız bağışta israf etmezler, cimrilik de etmezler. . . İkisi arasında ölçülü ve hakkaniyetlidirler.

Ali Bulaç

Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yoldur.

Ali Özek ve heyeti

(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.

Ali Rıza Safa

Yardımlaşmak amacıyla paylaştıklarında, savurganlık ve cimrilik yapmazlar; ikisi arasında denge kurarlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar mallarını harcadıklarında israfa gitmezler, cimrilik de yapmazlar. Bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.

Edip Yüksel

Onlar verirken savurganlık ve cimrilik yapmaz, ikisi arasında dengeli harcarlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar verirken savurganlık ve cimrilik yapmaz, ikisi arasında dengeli harcarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlar ki, harcadıkları vakit israf etmezler, pintilik de yapmazlar; ikisi arasında dengeli giderler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlar ki infak ettikleri vakıt israf etmezler, hısset de yapmazlar, ikisi arası denk giderler

Erhan Aktaş

Onlar, infak dipnot 1 ettikleri zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Harcadıkları.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, infak dipnot 1 ettikleri zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Harcadıkları.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, harcadıkları zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.

Gültekin Onan

Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları) ikisi arasında orta bir yoldur.

Hasan Basri Çantay

Onlar ki harcadıkları vakit ne israf, ne de sıkılık yapmazlar; (harcamaları) ikisi arası ortalama olur.

İbni Kesir

Onlar ki; infak ettikleri zaman, ne israf ederler, ne de cimrilik. İkisi arasında orta bir yol tutarlar.

Mehmet Alagaş

(61, 62, 63, 64, 66, 66, 67, 68, 69) Sema da burçlar ve o rada kandil / siraç (güneş) ve nurlu ay yapan ne mübarektir. Şükür etmek isteyen ve hatırlamak isteyen için gece ve gündüzü ardı ardına yapan O dur. Rahmanın kulları yer yüzünde dingin yürürler cahillerle muhatap olduklarında selam derler. Onlar ki rableri için secdeler de kıyamlar da gecelerler. Derler ki Rabbimiz cehennem azabını bizden sav / uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı gelip geçici olmayan / devamlı bir beladır. Muhakkak o ne kötü yer ve makamdır. Harcadıklarında israf etmezler, cimrilik yapmazlar bu ikisi arası bir kıvamdadırlar. Allah’la beraber diğer bir ilaha dua etmezler, bir nefsi haksız yere öldürmezler ve de zina etmezler . Kim böyle yaparsa suç unu bulur. Onun kıyamet gününde azabı katlanarak artar. Orada adice / aşağılık halde kalıcıdırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve onlar ki mallarını infak ettiklerinde israf da etmezler, cimrilik de etmezler. Bunun arasında orta bir yol tutarlar.

Süleyman Ateş

Ve harcadıkları zaman, ne israf ederler ne de cimrilik ederler; harcamaları, bu ikisinin arasında dengeli olur.

Süleymaniye Vakfı

Onlar; harcama yaparken dipnot 1 savurganlık etmezler, cimrilik de yapmazlar. İkisinin arası bir yol tutarlar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Harcama yaparken" anlamı verdiğimiz sözcük "infak"tır. İnfak hem kendisi ve ailesi için yapılan harcamaları hem de iyilik için başkasına yapılan harcamaları kapsar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rahmanın kulları, harcadıkları zaman ne savurganlık yapar ne de cimrilik ederler. Harcamaları ikisinin arasında olur.

Şaban Britch

Onlar, harcadıkları zaman, israf etmedikleri gibi, cimrilik de etmezler. İkisi arasında orta olanı yaparlar.

Şaban Piriş

Onlar, harcadıkları zaman, israf etmedikleri gibi, cimrilik de etmezler. İkisi arasında doğru olanı yaparlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar harcadıkları zaman ne savurganlığa saparlar ne de cimrilik ederler. O ikisi arasında bir dengededir bu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

d) The worshippers who are neither extravagant nor niggardly; when they spend they do not play the prodigal nor do they act parsimoniously, but they use a mean.

Abdul Haleem

They are those who are neither wasteful nor niggardly when they spend, but keep to a just balance;

Abdullah Yusuf Ali

Those who, when they spend, are not extravagant and not niggardly, but hold a just (balance) between those (extremes);

Abul A'la Maududi

(The true servants of the Merciful One are) those who are neither extravagant nor niggardly in their spending but keep the golden mean between the two; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The true servants of Allah adopt the golden mean between the two extremes in spending their money. They neither go beyond prudence and necessity in expenditure nor live in wretched circumstances in order to save and hoard money but are frugal. This was the characteristic of the followers of the Prophet (peace be upon him), which distinguished them from the well-to-do people of Arabia, who were either spend thrifts in regard to the gratification of their own lusts or niggardly in spending their money on good works.

Aisha Bewley

those who, when they spend, are neither extravagant nor mean, but take a stance mid way between the two;

Al-Hilali & Khan

And those who, when they spend, are neither extravagant nor niggardly, but hold a medium (way) between those (extremes).

Ali Quli Qarai

Those who, when spending, are neither wasteful nor tightfisted, and moderation lies between these [extremes].

Amatul Rahman Omar

And (the true servants of God are those) who, when spending, are neither extravagant nor niggardly, (but their spendings follow) a middle course, ever moderate;

Arthur John Arberry

who, when they expend, are neither prodigal nor parsimonious, but between that is a just stand;

Bijan Moeinian

They are the ones who are neither extravagant in spending nor stingy. They are capable of balancing it out.

E. Henry Palmer

And those who when they spend are neither extravagant nor miserly, but who ever take their stand between the two;

Edip-Layth

Those who when they give they are not excessive nor stingy, but they are in a measure between that.

George Sale

And who, when they bestow, are neither profuse, nor niggardly; but observe a just medium between these;

Hamid S. Aziz

"Verily, indeed an evil abode and state. "

Mahmoud Ghali

And the ones who, when they expend, are neither extravagant nor grudging; and between that is an upright (mean).

Marmaduke Pickthall

And those who, when they spend, are neither prodigal nor grudging; and there is ever a firm station between the two;

Mohamed Ahmed - Samira

Who are neither prodigal nor miserly in their spending but follow a middle path;

Muhammad Asad

and who, whenever they spend on others, are neither wasteful nor niggardly but [remember that] there is always a just mean between those [two extremes];

Mustafa Khattab

˹They are˺ those who spend neither wastefully nor stingily, but moderately in between.

Progressive Muslims

And those who when they give they are not excessive nor stingy, but they are in a measure between that.

Rashad Khalifa

When they give, they are neither extravagant nor stingy; they give in moderation.

Sahih International

And [they are] those who, when they spend, do so not excessively or sparingly but are ever, between that, [justly] moderate

Sam Gerrans

And who, when they spend, are neither extravagant nor miserly; — and there is a place in-between —

Shabbir Ahmed

- And those who when they spend their wealth, are neither wasteful, nor stingy. (2:219). And (they know that) there is always middle ground between the two extremes.

Syed Vickar Ahamed

And those who, when they spend are not wasteful and not miserly, but hold a fair (balance) between those (limits);

Taqi Usmani

- and those who, when they spend, are neither extravagant nor miserly, and it (i.e. their spending) is moderate in between (the two extremes,)

The Monotheist Group

Andthose who when they give they are not excessive nor stingy, but they are in a measure between that.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 67. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 67. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 67. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩