Diyanet İşleri
"Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası."
Furkân suresi
Furkân suresi, 66. ayet. إِنَّهَا سَآءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا
innehâ sâet müsteḳarrav vemüḳâmâ.
"Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rahmân'ın kullarının vasıfları Furkân 63–77 3
Rahman'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, "selam!" der (geçer)ler.
Onlar, Rabblerine secde ederek ve kıyamda durarak geceleyenlerdir.
Onlar, şöyle diyenlerdir: "Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir!"
"Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası."
Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.
Onlar, Allah ile beraber başka bir ilaha kulluk etmeyen, haksız yere, Allah'ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar.
Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve horlanmış olarak orada ebedi kalır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
66. “Gerçekten o varılacak ve kalınacak ne kötü bir yerdir!” Onlar, bu sözlerini Rablerine dua ve niyaz olmak üzere söylerler. Bunu Allah’ın mağfiretine ne kadar muhtaç olduklarını beyan için dile getirirler, böyle bir azaba katlanabilecek güce sahip olmadıklarını ifade ederler. Ayrıca bu sözleriyle Yüce Allah’ın üzerlerindeki lütfunu hatırlamaya, dile getirmeye çalışırlar. Hiç şüphesiz kötü bir şeyin uzak tutulmasının, o şeyin şiddeti ve korkunçluğu oranında büyük bir etkisi olur ve ayrıca onun uzak tutulmasından ötürü de o derece bir sevinç ve memnuniyet duyulur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gerçekten orası yerleşen/iskan eden için ne kötü bir yerleşme ve içinde ikamet eden için ne kötü bir ikamet yeridir.
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Orası ne kötü bir konaklama yeri ve makamdır!"
Gerçekten de o ne kötü bir ikametgah, ne fena bir makamdır.
gerçekten, o ne kötü bir yer, o ne kötü bir durak!"
"Muhakkak ki o yanma durağı ve makamı çok kötüdür!"
"Şüphesiz o, ne kötü bir karargah ve ne kötü bir konaklama yeridir."
Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!
"Aslında, kötü bir durak yeri ve kötü bir dinlenme yeridir!"
Gerçekten, orası ne kötü bir yer ve ne kötü bir duraktır!
"O kötü bir durak ve kötü bir yerdir."
'O kötü bir durak ve kötü bir yerdir.'
Gerçekten o ne kötü durulacak bir yer; ne kötü bir ikametgah!" derler.
Filhakıka o ne kötü makarr, ne kötü makam
Kuşkusuz o, kötü bir konaklama yeri ve konaktır.
Kuşkusuz o, kötü bir konaklama yeri ve konaktır.
Kuşkusuz o, kötü bir konaklama yeri ve konaktır.
"Şüphesiz o, ne kötü bir karargah ve ne kötü bir konaklama yeridir."
"Hakıykat o, ne kötü bir karargah ve ikaametgahdır".
Muhakkak ki o, ne kötü bir karargah ve konaklama yeridir.
(61, 62, 63, 64, 66, 66, 67, 68, 69) Sema da burçlar ve o rada kandil / siraç (güneş) ve nurlu ay yapan ne mübarektir. Şükür etmek isteyen ve hatırlamak isteyen için gece ve gündüzü ardı ardına yapan O dur. Rahmanın kulları yer yüzünde dingin yürürler cahillerle muhatap olduklarında selam derler. Onlar ki rableri için secdeler de kıyamlar da gecelerler. Derler ki Rabbimiz cehennem azabını bizden sav / uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı gelip geçici olmayan / devamlı bir beladır. Muhakkak o ne kötü yer ve makamdır. Harcadıklarında israf etmezler, cimrilik yapmazlar bu ikisi arası bir kıvamdadırlar. Allah’la beraber diğer bir ilaha dua etmezler, bir nefsi haksız yere öldürmezler ve de zina etmezler . Kim böyle yaparsa suç unu bulur. Onun kıyamet gününde azabı katlanarak artar. Orada adice / aşağılık halde kalıcıdırlar.
Orası ne kötü bir karar kılma/durak ve yerleşme yeridir.
"Orası ne kötü bir karargah ve ne kötü bir makamdır!"
Orası ne kötü yerleşme ve kalma yeridir!"
Orası o ne kötü kalma yeri, ne kötü yerleşme yeridir.
Orası ne kötü bir karar kılma ve yerleşme yeridir.
Orası ne kötü bir karargah ve konaklama yeridir.
Ne kötü bir durak yeridir o, ne kötü bir dinlenme yeri!
How evil it is for an abode and-how evil it is for a habitation.
It is an evil home, a foul resting place!’
"Evil indeed is it as an abode, and as a place to rest in";
Verily it is a wretched abode and restingplace." dipnot 1
It is indeed an evil lodging and abode’;
Evil indeed it (Hell) is as an abode and as a place to rest in.
Indeed it is an evil abode and place. ’
`It is of course, an evil place to lodge temporarily and an evil abode to remain therein permanently. '
evil it is as a lodging-place and an abode';
"What an evil place, what a terrible home. "
verily, they are evil as an abode and a station. '
"It is a miserable abode and dwelling."
verily the same is a miserable abode, and a wretched station:
And those who say, "Our Lord! Avert from us the doom of hell; verily, its wrath is indeed a grievous affliction.
Surely odious it is as a repository and a stationing.
Lo! it is wretched as abode and station;
It is indeed an evil halt and an evil abode;"
verily, how evil an abode and a station!" -;
It is certainly an evil place to settle and reside."
"It is a miserable abode and dwelling. "
"It is the worst abode; the worst destiny."
Indeed, it is evil as a settlement and residence. "
Evil is it as a dwelling-place and a residence)
Verily, it is a miserable abode and station.
"Evil indeed, is it as a home, and as a place to rest in;"
Indeed, it is evil as an abode and a place to dwell in
"It is a miserable abode and station."