Fussilet suresi

Fussilet suresi, 40. ayet

Fussilet suresi, 40. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُلْحِدُونَ فِىٓ ءَايَٰتِنَا لَا يَخْفَوْنَ عَلَيْنَآ أَفَمَن يُلْقَىٰ فِى ٱلنَّارِ خَيْرٌ أَم مَّن يَأْتِىٓ ءَامِنًا يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ٱعْمَلُوا۟ مَا شِئْتُمْ إِنَّهُۥ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

inne-lleẕîne yülḥidûne fî âyâtinâ lâ yaḫfevne `aleynâ. efemey yülḳâ fi-nnâri ḫayrun em mey ye'tî âminey yevme-lḳiyâmeh. i`melû mâ şi'tüm innehû bimâ ta`melûne beṣîr.

Diyanet İşleri

Ayetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O halde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Fussilet 37–43 · surenin 40. ayeti / 54
  1. Fussilet 37

    Gece, gündüz, güneş ve ay Allah'ın varlığının delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer gerçekten Allah'a kulluk ediyorsanız, onları yaratan Allah'a secde edin.

  2. Fussilet 38

    Eğer onlar büyüklük taslarlarsa, bilsinler ki Rabbinin yanında bulunanlar (melekler), gece gündüz hiç usanmadan O'nu tespih ederler.

  3. Fussilet 39

    Allah'ın varlığının delillerinden biri de şudur: Sen yeryüzünü boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine yağmuru indirdiğimiz zaman kıpırdar kabarır. Şüphesiz ki, onu dirilten, elbette ölüleri de diriltir. Şüphesiz O, her şeye gücü hakkıyla yetendir.

  4. 40

    Ayetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O halde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.

  5. Fussilet 41

    Kur'an kendilerine geldiğinde onu inkar edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır.

  6. Fussilet 42

    Ona ne önünden ne de ardından batıl gelemez. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir.

  7. Fussilet 43

    Sana ancak, senden önceki peygamberlere söylenenler söylenmektedir. Hiç şüphesiz senin Rabbin hem bağışlama sahibidir, hem de elem dolu bir azap sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

40. Allah’ın âyetleri hakkında haktan sapmak, hangi şekilde olursa olsun onlar hakkında doğrudan sapmak dmektir. Bu da ya onları reddetmek, bile bile inkâr etmek, onları getireni yalanlamakla olur yahut da bunları gerçek anlamlarından uzaklaştırıp tahrif etmekle ve onları Allah’ın, murad etmediği manalarla yorumlamakla olur.

Yüce Allah, âyetleri hakkında haktan sapanları bildiğini ve bunların kendisine gizli kalmadığını bildirerek onları tehdit etmektedir. O, böylelerinin hem içyüzlerini bilir, hem de dışa vurduklarını bilir. Allah’ın âyetleri hakkındaki bu sapması nedeniyle de onu cezalandıracaktır. Bundan dolayı şöyle buyurmaktadır:

“O halde ateşe atılacak kimse mi” -Allah’ın âyetleri hakkında haktan sapanlar gibi- “hayırlıdır yoksa Kıyamet günü” Allah’ın azabından yana “güven içinde gelen” ve O’nun mükâfatına hak kazanmış olan “kimse mi?” Elbette ki, ikincisi hayırlıdır.

Hak batıldan açıkça ayırt edildiği, Allah’ın azabından kurtaran yol ile helâke götüren yol açık seçik belli olduğuna için Yüce Allah: “Artık dilediğinizi yapın” buyurmaktadır. Dilerseniz sizler Rabbinizin rızasına ve cennetine ulaştıran doğru yolu izleyin. Dilerseniz Rabbinizi gazaplandıran ve bedbahtlık yurdu olan cehenneme ulaştıran sapıklık yolunu izleyin.

“Çünkü O, yaptıklarınızı çok iyi görendir.” Durumunuza ve amellerinize göre size mükâfat ya da ceza verecektir. Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir: “De ki: Hak, Rabbinizden gelmiştir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin.” (el-Kehf, 18/29)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz ki Allah'ın ayetleri hakkında doğrudan sapıp onları inkâr edenler, yalanlayanlar ve tahrif edenlerin hali bize gizli kalmaz, onları biliriz. Ateşe atılan mı yoksa kıyamet günü azaptan emin olarak gelen mi daha üstündür? -Ey insanlar!- Hayır ve şerden dilediğinizi yapın. Şüphesiz size hayrı ve şerri açıkladık. Yüce Allah, hayır ve şerden yaptığınızı görendir. Yapmış olduğunuz amellerinizden hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine
  3. يُلْحِدُونَ yulhidune doğruluktan sapanlar kök: لحد
  4. فِىٓ fi hususunda
  5. ءَايَـٰتِنَا ayatina ayetlerimiz kök: ايي
  6. لَا la
  7. يَخْفَوْنَ yehfevne gizli kalmazlar kök: خفي
  8. عَلَيْنَآ ۗ aleyna bize
  9. أَفَمَن efemen kimse mi?
  10. يُلْقَىٰ yulka atılan kök: لقي
  11. فِى fi içine
  12. ٱلنَّارِ n-nari ateşin kök: نور
  13. خَيْرٌ hayrun daha iyidir kök: خير
  14. أَم em yoksa
  15. مَّن men kimse (mi?)
  16. يَأْتِىٓ ye'ti gelen kök: اتي
  17. ءَامِنًۭا aminen güvenle kök: امن
  18. يَوْمَ yevme günü kök: يوم
  19. ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  20. ٱعْمَلُوا۟ a'melu yapın kök: عمل
  21. مَا ma ne
  22. شِئْتُمْ ۖ şi'tum diliyorsanız kök: شيا
  23. إِنَّهُۥ innehu elbette O
  24. بِمَا bima şeyleri
  25. تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınızı kök: عمل
  26. بَصِيرٌ besirun görmektedir kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لحد (6 geçiş)

    En güzel isimler Allah'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına…

  • Aynı kök: لحد (6 geçiş)

    Andolsun ki biz onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'an ise gayet açık…

  • Aynı kök: لحد (6 geçiş)

    Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O'nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O'ndan başka asla bir sığınak da bulamazsın.

  • Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O, kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor, birçoğunu da…

  • Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet…

  • Aynı kök: خفي (34 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık) · Ortak kavram: Hayır

    İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık) · Ortak kavram: Hayır

    Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimiz hakkında eğriliğe sapanlar bize gizli kalmazlar. Kıyamet günü ateşin içine atılacak olan mı hayırlıdır; yoksa (huzurumuza) güvenle gelecek olan mı? Dilediğinizi yapın! Şüphesiz ki O yaptıklarınızı görendir.

Mustafa İslamoğlu

Gerçek şu ki, ayetlerimizi anlam ve amacından saptıranlar asla bizden gizlenemezler: şimdi, ateşe atılan mı, yoksa Kıyamet Günü (huzura) güven içinde gelen mi daha değerlidir? İstediğinizi yapın; nasıl olsa O yaptığınız her şeyi görmektedir.

Muhammed Esed

Mesajlarımızın anlamını saptıranlar Bizden gizlenemezler, öyleyse (şu iki kişiden) hangisi daha iyidir? Ateşe atıl(maya mahkum edil)en mi, yoksa Kıyamet Günü (huzurumuza) güvenle gelecek olan mı? Dilediğinizi yapın! O, yaptığınız her şeyi görür.

Ahmed Hulusi

İşaretlerimizi amacından saptıranlar, bize gizli kalmazlar. . . Şimdi Nar'a atılan kimse mi hayırlıdır yoksa kıyamet sürecine güvende olarak gelen kimse mi? Dilediğinizi yapın! Muhakkak ki O, yaptıklarınızı (yaratanı olarak) Basıyr'dir.

Ali Bulaç

Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. Öyleyse ateşin içine bırakılan mı daha hayırlıdır yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O yaptıklarınızı gerçekten görendir.

Ali Özek ve heyeti

Âyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar bize gizli kalmaz. O halde, ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi yapın! Kuşkusuz O, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, ayetlerimizin anlamını saptıranlar, Bizden gizlenemezler. Öyleyse ateşe atılan mı daha iyidir; yoksa Yeniden Yaratılış Günü'nde, güven içinde gelen mi? İstediğinizi yapın; kuşkusuz, O, yaptıklarınızı Görendir.

Bayraktar Bayraklı

Ayetlerimizin anlamını saptıranlar, kendilerini bizden gizleyemezler. Kıyamet gününde ateşe atılacak olan mı daha iyidir; yoksa güven içinde gelecek olan mı? Dilediğinizi yapınız. Şüphesiz ki Allah, yaptığınız her şeyi görmektedir.

Edip Yüksel

Ayetlerimiz konusunda çarpıtmalar yapanlar bizden gizli kalmaz. Ateşe atılan mı, yoksa diriliş gününde güven içinde bize gelen mi daha iyidir? Dilediğiniz gibi davranın. O, yaptıklarınızı elbette Görendir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Müşriklerin Kuran'da tahrifat yapmaya çalışacaklarını bilen Yüce Tanrı, Kuran'ın mükemmel korunmasından söz ettiği ayetlerden önce, tahrifatçılara uyarıda bulunmaktadır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayetlerimiz konusunda çarpıtmalar yapanlar bizden gizli kalmaz. Ateşe atılan mı, yoksa diriliş gününde güven içinde bize gelen mi daha iyidir? Dilediğiniz gibi davranın. O, yaptıklarınızı elbette Görendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimizde ilhada sapan sapkınlar (ayetlerimize yalan diyenler) elbette Bize gizli kalmazlar. O halde ateşe atılan mı hayırlıdır, yoksa kıyamet gününde güven içinde gelecek olan mı? Düşünün de istediğinizi yapın, çünkü o her ne yaparsanız görür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ayetlerimizde ilhada sapan sapgınlar elbette bize gizli kalmazlar o halde ateşe atılan mı hayırlıdır yoksa Kıyamet günü emniyyet içinde gelecek olan mı? Düşünün de istediğinizi yapın, çünkü o her ne yaparsanız görür

Erhan Aktaş

Ayetlerimizde saptırma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. O halde kıyamet günü ateşe atılan kimse mi yoksa Bize güven içinde gelenler mi hayırlıdır? Dilediğinizi yapın. Kuşkusuz O, yaptığınız şeyleri en iyi görendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ayetlerimizde saptırma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. O halde Kıyamet Günü ateşe atılan kimse mi yoksa Bize güven içinde gelenler mi hayırlıdır? Dilediğinizi yapın. Kuşkusuz O, yaptığınız şeyleri en iyi görendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ayetlerimizde saptırma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. O halde Kıyamet Günü ateşe atılan kimse mi yoksa Bize güven içinde gelenler mi hayırlıdır? Dilediğinizi yapın. Kuşkusuz O, yaptığınız şeyleri en iyi görendir.

Gültekin Onan

Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar bize gizli kalmazlar. Öyleyse ateşin içine bırakılan mı daha hayırlıdır yoksa kıyamet günü güvenle (aminen) gelen mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O yaptıklarınızı gerçekten görendir.

Hasan Basri Çantay

Bizim ayetlerimiz hakkında sapkınlık edenler şübhesiz bize gizli kalmazlar. O halde ateşin içine atılacak olan kimse mi hayırlıdır, yoksa kıyamet günü korkusuzca gelecek olan kişi mi? Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O, ne yaparsanız hakkıyle görendir.

İbni Kesir

Ayetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp eğriliğe sapanlar, bize gizli değillerdir. Ateşe atılan mı, yoksa kıyamet günü güven içinde olan mı daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Doğrusu O; yaptıklarınızı görendir.

Mehmet Alagaş

(37-46) Gece, gündüz, güneş, ay, O’nun ayetlerindendir, Güneşe ve aya secde etmeyin, eğer ki ibadet edecekseniz de onların (bu saydıklarımızın) hepsini yaratana secde edin. Eğer ki büyüklenirlerse (Allaha secde etmekten imtina ederlerse) Rabbinin yanındakiler zaten gece gündüz onu hiç bıkmadan üstün tutmaktadırlar / tesbih etmektedirler. (Zaten yeteri kadar kul var) (Her şeyin üstünde tutmak, tıpkı ne gibi suyun üstünde tutunma, y üzme gibi) Onun ayetlerinden biri de Arz’ın ürkmüş halde olmasıdır, Onun üzerine suyu indirdiğimiz de sarsılır, hareketlenir ve kabarır, işte ona hayat veren kesinlikle ölülere de hayat verecektir, Muhakkak ki O her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Bizim Ayetlerimizde meyledip sapanlar bize gizli kalamaz / biliriz , ateşe atılan kişi mi daha hayırlıdır kıyamet günü emniyet içinde getirilen (hangisi daha hayırlı?) şimdilik istediğinizi /dilediğinizi yapın, muhakkak ki O yaptıklarınızı görendir. Onlara hatırlatma geldiğinde üzerini örttüler / yok saydılar, muhakkak ki O , saygın bir kitaptır. (Yok sayılacak bir kitap değildir) Ona önünden ve ardından bir geçersizlik / iptallik / batıllık getirilemez , hâkim ve övülen den indirilmedir. Sana da senden öncekilere denilenlerden başkası / farklısı söylenmiyor. (Aynı / tanıdık bilindik şeyleri söylüyorlar) Muhakkak ki Rabbin mağfiret te sahibidir acıtıcı / elim bir azap ta sahibidir. Eğer ki Onu / okunanı / Kuran ’ı yabancı / acemi yapsaydık diyeceklerdi ki; Onun ayetleri sınıf sınıf ayrıştırılarak anlatılsaydı. Arabi ye yabancı mı? (Kendi dilinizden değil mi? doğru söyleyin nasıl acemi dersiniz) De ki O yola sokar / hidayet verir ve tedavi eder / şifa verir. İman etmeyen kimselerin kulaklarında ağır işitme / sağırlık vardır , onlar da körlük te vardır, işte onlar çok uzak bir mekândan çağrılmaktadırlar. Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya da kesinlikle kitabı verdik O’nda karşıtlık oluştu , ihtilafa düşüldü, eğer ki Rabbin kendini verdiği bir kelimeyle / ver diği söz ile tutmasaydı , onlar hakkındaki hüküm gerçekleşirdi. Muhakkak ki onlar, ondan kuşkulanıyorlar ve şüphe / mürib içindeler. (Şek; kuşku Rayb, şüphe Mirye; tereddüt) Kim ıslah edici bir faaliyet icra ederse kendisi içindir, kim de kötülük icra ederse aleyhinedir, Rabbin kullarına zulmedici değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ayetlerimiz hakkında doğru yoldan sapanlar muhakkak onlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşe atılacak kimse mi hayırlıdır yoksa kıyamet gününde emin olarak gelen kimse mi? Dilediğinizi yapın, çünkü o ne yaptığınızı çok iyi görendir.

Süleyman Ateş

Ayetlerimiz hususunda doğruluktan sapanlar bize gizli kalmazlar. Şimdi, ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa kıyamet günü güvenle gelen mi? Dilediğinizi yapın, O, yaptıklarınızı görmektedir.

Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimizde saptırma yapanlar bize asla gizli kalmazlar dipnot 1 . Kıyamet /mezardan kalkış günü; ateşe atılacak olan mı, yoksa güven içinde (huzurumuza) gelecek olan mı daha hayırlıdır dipnot 2 ? Siz istediğinizi yapın; Allah, yaptığınız her şeyi görendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Âyetlerimiz karşısında yamukluk yapanlar dipnot 1 bize gizli kalmazlar. Ateşe atılacak olan mı hayırlıdır, yoksa (mezardan) kalkış günü güven içinde gelecek olan mı? Ne yaparsanız yapın; Allah yaptığınızı görür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yamukluk yapmak diye tercüme ettiğimiz kelime ilhad'dır; lahd kökünden gelir. Lahd, kabirlerde kıble tarafına açılan yarım daire şeklindeki oyuktur, ölünün yüzü ve göğsü o oyuğa yapıştırılarak kabrin orta kısmı boşaltılır. Ayetler ortadayken kendini bu şekilde kenara çeken ve ayetleri duymamış gibi davrananlar ilhadda bulunmuş olurlar. Bir çok kimse vardır ki okuduğunuz ayeti duyar ve anlar ama hesabına gelmediği için duymazlıktan gelir; susar ve hiç bir şey konuşmaz. Yamukluk yapma kelimesi Türkçe bakımından uygun düşüyor. Onun yerine "kendini kenara çekenler" veya "kenara çekilenler" de denebilir.

Şaban Britch

Ayetlerimiz hakkında ilhad edenler/haktan sapanlar bize gizli değildir. Kıyamet günü ateşe atılanlar mı daha hayırlıdır yoksa emniyet içinde gelen mi? İstediğinizi yapın. Nitekim O ne yaptığınızı görendir.

Şaban Piriş

Ayetlerimiz hakkında yanlış yorumda bulunanlar bize gizli değildir. Kıyamet günü ateşe atılanlar mı daha hayırlıdır yoksa emniyet içinde gelen mi? İstediğinizi yapın. Nitekim O ne yaptığınızı görüyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayetlerimiz hakkında eğri ile doğruyu birbirine katanlar, bize gizli kalmazlar. Şimdi, ateşin içine atılan mı hayırlıdır, kıyamet günü güven içinde gelen mi? Dilediğinizi yapın. O, yapıp ettiklerinizi iyice görmektedir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those who corrupt Our revelations and distort them from their intended purpose and meaning are not hidden from Us nor is their motive unknown to Us. But then, is he who is cast into Hell fire better or he who comes back in Day of Judgment actuated with the feeling of security? You -infidels- just proceed as you have begun if you will; He is indeed Bassirun (Omnipresent Who sees all that you do.)

Abdul Haleem

Those who distort the meaning of Our message are not hidden from Us. Is he who is hurled into the Fire better, or he who comes through safely on the Day of Resurrection? Do whatever you want, God certainly sees everything you do.

Abdullah Yusuf Ali

Those who pervert the Truth in Our Signs are not hidden from Us. Which is better?- he that is cast into the Fire, or he that comes safe through, on the Day of Judgment? Do what ye will: verily He seeth (clearly) all that ye do.

Abul A'la Maududi

Those dipnot 1 who pervert Our Signs dipnot 2 are not hidden from Us. dipnot 3 Is he who will be cast into the Fire better, or he who comes secure on the Day of Resurrection? Do as you wish; He sees all what you do.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    After telling the common people in a few sentences that the doctrine of Tauhid and the Hereafter to which Muhammad (peace be upon him) is inviting them, is rational and the signs of the universe testify to its being right and true, the discourse again turns to the opponents who were determined to oppose it stubbornly.
  2. metne dön, dipnot 2
    The word yulhidun in the original is derived from ilhad which means to deviate, to turn away from the right to the wrong path, to adopt crookedness. Thus, ilhad in the revelations of Allah would mean that instead of understanding them in their clear and straightforward meaning one should misconstrue them and go astray and also lead others astray. One of the devices being adopted by the disbelievers of Makkah to defeat the message of the Quran was that they would hear the verses of the Quran and then would isolate one verse from its context, tamper with another, misconstrue a word or a sentence and thus raise every sort of objection and would mislead the people, saying that the Prophet (peace be upon him) had said such and such a thing that day.
  3. metne dön, dipnot 3
    These words imply a severe threat. The All-Powerful Ruler’s saying that the acts of such and such a person are not hidden from Him by itself contains the meaning that he cannot escape their consequences.

Aisha Bewley

Those who adulterate Our Signs are not concealed from Us. Who is better – someone who will be thrown into the fire or someone who will arrive in safety on the Day of Rising? Do what you like. He sees whatever you do.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who turn away from Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc. by attacking, distorting and denying them) are not hidden from Us. Is he who is cast into the Fire better or he who comes secure on the Day of Resurrection? Do what you will. Verily He is All-Seer of what you do (this is a severe threat to the disbelievers[1]).

Ali Quli Qarai

Indeed those who commit sacrilege in Our signs are not hidden from Us. Is someone who is cast in the Fire better off, or someone who arrives safely on the Day of Resurrection? Act as you wish; indeed He sees best what you do.

Amatul Rahman Omar

Surely, those who follow crooked ways regarding Our teachings, are not hidden from Us. (You can judge for yourselves) whether he who is cast into the Fire better or he who comes on the Day of Resurrection in peaceful security. (Now after this clarification you are free to) do what you will but (remember) He keeps a keen watch over all that you do.

Arthur John Arberry

Those who blaspheme Our signs are not hidden from Us. What, is he who shall be cast into the Fire better, or he who comes on the Day of Resurrection in security? Do what you will; surely He sees the things you do.

Bijan Moeinian

Those who misrepresent God’s signs are not out of His reach. Just consider who is better off: he who will be thrown into the Hellfire or he who meets his Lord securely in the Day of Judgment? The choice is yours, but know that God is watching over everything you do.

E. Henry Palmer

Verily, those who are inclined to oppose our signs are not hidden from us. Is he who is cast into the fire better, or he who comes safe on the resurrection day? Do what ye will: verily, He on what ye do doth look.

Edip-Layth

Surely, those who distort Our signs are not hidden from Us. Is one who is thrown into hell better, or one who comes secure on the day of resurrection? Do whatever you wish; He is Seer of everything you do.

George Sale

Verily those who impiously wrong our signs, are not concealed from Us. Is he, therefore, better, who shall be cast into hell fire, or he who shall appear secure on the day of resurrection? Work that which ye will: He certainly beholdeth whatever ye do.

Hamid S. Aziz

Surely they who distort Our revelations are not hidden from Us. What! Is he, then, who is cast into the Fire better, or he who comes secure on the Day of Resurrection? Do what you like, surely He is Seer of what you do.

Mahmoud Ghali

Surely (those) who blaspheme Our signs are not concealed from Us. So, is he who will be cast into the Fire more charitable, (i.e., better) or he who (really) comes up secure on the Day of the Resurrection? Do whatever you decide (on); surely He is Ever-Beholding of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who distort Our revelations are not hid from Us. Is he who is hurled into the Fire better, or he who cometh secure on the Day of Resurrection? Do what ye will. Lo! He is Seer of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely those who slander Our signs are not hidden from Us. Then, is he better who will be cast into Hell, or he who will come out safe on the Day of Resurrection? Do whatever you will, He sees whatsoever you do.

Muhammad Asad

VERILY, they who distort the meaning of Our messages are not hidden from Us: hence, which [of the two] will be in a better state - he that is [destined to be] cast into the fire, or he that shall come secure [before Us] on Resurrection Day? Do what you will: verily, He sees all that you do.

Mustafa Khattab

Indeed, those who abuse Our revelations[1] are not hidden from Us. Who is better: the one who will be cast into the Fire or the one who will be secure on Judgment Day? Do whatever you want. He is certainly All-Seeing of what you do.

Progressive Muslims

Surely, those who distort Our revelations are not hidden from Us. Is one who is thrown into Hell better, or one who comes secure on the Day of Resurrection Do whatever you wish; He is Seer of everything you do.

Rashad Khalifa

Surely, those who distort our revelations are not hidden from us. Is one who gets thrown into Hell better, or one who comes secure on the Day of Resurrection? Do whatever you wish; He is Seer of everything you do.

Sahih International

Indeed, those who inject deviation into Our verses are not concealed from Us. So, is he who is cast into the Fire better or he who comes secure on the Day of Resurrection? Do whatever you will; indeed, He is Seeing of what you do.

Sam Gerrans

Those who deviate from Our proofs are not hidden from Us. Is then he who is cast into the Fire better, or he who comes secure on the Day of Resurrection? Do what you will, He sees what you do.

Shabbir Ahmed

Behold, those who distort Our Messages are not hidden from Us. Hence, is he who is cast into the Fire better, or he who comes secure on the Resurrection Day? Do what you will; He is ever Seer of all that you do.

Syed Vickar Ahamed

Verily, those who distort (and change) the Truth in Our Signs (Ayât) are not hidden from Us. Who is better? He who is thrown into the Fire, or he that comes safely through, on the Day of Judgment? Do what you want to do: (But be) sure, He is All Seeing (Baseer) of everything that you do.

Taqi Usmani

Surely those who adopt perversity about Our verses are not hidden from Us. So, tell me which one is better: the one who is thrown into the Fire, or the one who will come safely on the Day of Judgment? Do whatever you wish. He is watchful of whatever you do.

The Monotheist Group

Those who distort Our revelations are not hidden from Us. Is one who is thrown into Hell better, or one who comes secure on the Day of Resurrection? Do whatever you wish; He is Seer of what you do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 40. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 40. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Fussilet suresi, 40. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩