Gâşiye suresi

Gâşiye suresi, 8. ayet

Gâşiye suresi, 8. ayet. وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ

vucûhüy yevmeiẕin nâ`imeh.

Diyanet İşleri

O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Gâşiye 5–11 · surenin 8. ayeti / 26

Konu Nimet içindeki yüzler Gâşiye 8–16 3

  1. Gâşiye 5

    Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.

  2. Gâşiye 6

    Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.

  3. Gâşiye 7

    O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.

  4. 8

    O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.

  5. Gâşiye 9

    Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.

  6. Gâşiye 10

    Yüksek bir cennettedirler.

  7. Gâşiye 11

    Orada hiçbir boş söz işitmezler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 8–16. ayetler için yazılmıştır.

8. Hayır ehline gelince; Kıyamet gününde onların yüzleri hakkında şöyle buyurulmaktadır: “O gün birtakım yüzler de vardır, parıl parıldır.” Nimetlerin parlaklığı yüzlerinde görülür. Bedenleri de dipdiri, yüzleri nurlanmış ve son derece sevinmiş olacaklardır.

9. Dünyada iken işlemiş oldukları salih ameller ve Allah’ın kullarına yaptıkları iyiliklerden ötürü “hoşnutturlar.” Çünkü O’nun mükâfatının kendilerine kat kat fazlası ile hazırlanmış olduğunu görmüşlerdir. Böylece akıbetleri güzel olmuştur ve bütün temennilerini de elde etmişlerdir.

10. Çünkü bu yüzlerin sahipleri, bütün nimet türlerini içeren, yeri ve mevkisi oldukça “yüksek bir cennettedirler.” Bu cennet a’lây-ı iliyyîndedir. Oranın konakları, pek yüksektir. Üst üste bina edilmiş köşkleri vardır. Bu köşklerden Allah’ın kendilerine önceden hazırlamış olduğu lütufları seyrederler.

"Onun toplanmaya hazır olgun meyveleri (onlara) yakındır” (el-Hâkka, 69/23) Yani oranın lezzetli, pek güzel mahsuller veren meyveleri pek çoktur. Bunların toplanması da gâyet kolaydır. Hangi halde olurlarsa olsunlar uzanıp alabilirler. Ağaca tırmanma ihtiyacını duymayacaklar yahut herhangi bir meyveyi almakta zorlanmayacaklardır.

11. “Orada” yani cennette “boş bir söz işitmezler.” Haram sözler şöyle dursun anlamsız ve boş bir söz dahi işitmezler. Onların sözleri, hep güzel ve faydalıdır. Konuşmaları, Allah’ın zikrini ve O’nun ardı arkası kesilmeyen nimetleri anmayı ihtiva eder. Aralarında kalplere sevinç veren ve gönülleri rahatlatıp huzura kavuşturacak şekilde güzel adaba riayet ederler.

12. “Orada akan pınarlar vardır.” Bu, bir cins/tür ismidir. Yani orada onların diledikleri gibi akıttıkları, diledikleri tarafa çevirdikleri, istedikleri gibi yönlendirdikleri akan pınarlar vardır.

13. “Orada yüksek tahtlar vardır.” Taht, yüksekçe oturma yerleridir. Ayrıca bunların üzerindeki oldukça yumuşak döşemelerle de yükseklikleri daha da artar.

14. “(Önlerine) konmuş bardaklar.” Yani lezzetli şarap çeşitleriyle dopdolu bardaklar, önlerinde konulmuş ve onlar için hazırlanmış olacaktır. Bunlar, isteklerine ve tercihlerine amadedir. Ebedi kılınmış genç hizmetçiler bunları onların etrafında dolaştırırlar.

15. “Sıra sıra dizili minderler” İnce ve kalın ipekten ve Allah’tan başka kimsenin bilmediği başka şeylerden yapılmış minderler. Bunlar, üzerlerinde oturmak ve yaslanmak için dizilmiş olacaktır. Kendileri bu yastıkları yapmakla ve onları dizmekle yorulmayacaklardır.

16. “Ve serilmiş son derece kıymetli halılar vardır.” Oturacakları meclislerinin her tarafı bu tür gâyet güzel ve değerli halılarla döşeli olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ve o gün karşılaştıkları nimetlerden dolayı bahtiyar olan kimselerin yüzleri de nimet ve mutluluk içinde sevinçlidir.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وُجُوهٌۭ vucuhun yüzler de var ki kök: وجه
  2. يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün kök: يوم
  3. نَّاعِمَةٌۭ naimetun ni'met içinde mutludur kök: نعم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    (Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i…

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.

  • Ortak kavram: Nimet

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Nimet

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden…

  • Ortak kavram: Nimet

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O gün bazı yüzler de nimet içindedir (mutludur).

Mustafa İslamoğlu

Bazıları da vardır o gün; nimete gark olmuştur;

Muhammed Esed

Bazı yüzler (de) o Gün mutlulukla parıldayacak,

Ahmed Hulusi

O süreçte nimetin eseri görülen nice yüzler de (vardır).

Ali Bulaç

O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler.

Ali Özek ve heyeti

O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar,

Ali Rıza Safa

Yüzler vardır; o gün pırıl pırıl.

Bayraktar Bayraklı

- O gün birtakım yüzler de şen olacaklar; çalıştığından dolayı yüksek bir cennette hoşnuttur; orada boş söz işitmeyecekler.

Edip Yüksel

O gün başka yüzler de var ki mutludur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O gün başka yüzler de var ki mutludur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kimi yüzler de mesuttur o gün.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir takım yüzler de o gün mes'uddur

Gültekin Onan

O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimettedirler.

Hasan Basri Çantay

Yüzler (vardır) o gün güzeldir (ni'metlere mazhardır).

İbni Kesir

Yüzler de vardır ki; o gün, parıl parıldır.

Mehmet Alagaş

(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.

Süleyman Ateş

Yüzler de var ki o gün ni'met içinde mutlu,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün kimi yüzler de mutlu,

Şaban Britch

O günde yüzler vardır pırıl pırıl.

Şaban Piriş

O günde yüzler vardır pırıl pırıl..

Yaşar Nuri Öztürk

Yüzler de vardır o gün, nimetlerle mutlu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There will be other faces radiant with delight.

Abdul Haleem

On that Day there will also be faces radiant with bliss,

Abdullah Yusuf Ali

(Other) faces that Day will be joyful,

Abul A'la Maududi

On that very Day some faces shall be radiant with joy,

Aisha Bewley

Some faces on that Day will be radiant,

Al-Hilali & Khan

(Other) faces that Day will be joyful,

Ali Quli Qarai

Some faces on that day will be joyous,

Amatul Rahman Omar

On that day some (other) persons will be fresh and joyful,

Arthur John Arberry

Faces on that day jocund,

Bijan Moeinian

On the other hand, on that day there will be faces full of joy.

E. Henry Palmer

Faces on that day shall be comfortable,

Edip-Layth

Faces on that day are joyful.

George Sale

But the countenances of others, on that day, shall be joyful;

Hamid S. Aziz

Other faces on that day shall be joyful,

Mahmoud Ghali

(Other) faces upon that day will be blissful,

Marmaduke Pickthall

In that day other faces will be calm,

Mohamed Ahmed - Samira

Many faces will be joyous on that day,

Muhammad Asad

[And] some faces will on that Day shine with bliss,

Mustafa Khattab

On that Day ˹other˺ faces will be glowing with bliss,

Progressive Muslims

And faces on that Day which are soft.

Rashad Khalifa

Other faces on that day will be full of joy.

Sahih International

[Other] faces, that Day, will show pleasure.

Sam Gerrans

Faces, that day, will be joyous:

Shabbir Ahmed

On that Day some faces will shine with Bliss.

Syed Vickar Ahamed

On that Day (other) faces will be joyful,

Taqi Usmani

Many faces that day will be full of glamour,

The Monotheist Group

And faces on that Day which are soft.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩