Diyanet İşleri
O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
Gâşiye suresi
Gâşiye suresi, 8. ayet. وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ
vucûhüy yevmeiẕin nâ`imeh.
O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nimet içindeki yüzler Gâşiye 8–16 3
Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.
Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.
O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.
O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Yüksek bir cennettedirler.
Orada hiçbir boş söz işitmezler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 8–16. ayetler için yazılmıştır.
8. Hayır ehline gelince; Kıyamet gününde onların yüzleri hakkında şöyle buyurulmaktadır: “O gün birtakım yüzler de vardır, parıl parıldır.” Nimetlerin parlaklığı yüzlerinde görülür. Bedenleri de dipdiri, yüzleri nurlanmış ve son derece sevinmiş olacaklardır.
9. Dünyada iken işlemiş oldukları salih ameller ve Allah’ın kullarına yaptıkları iyiliklerden ötürü “hoşnutturlar.” Çünkü O’nun mükâfatının kendilerine kat kat fazlası ile hazırlanmış olduğunu görmüşlerdir. Böylece akıbetleri güzel olmuştur ve bütün temennilerini de elde etmişlerdir.
10. Çünkü bu yüzlerin sahipleri, bütün nimet türlerini içeren, yeri ve mevkisi oldukça “yüksek bir cennettedirler.” Bu cennet a’lây-ı iliyyîndedir. Oranın konakları, pek yüksektir. Üst üste bina edilmiş köşkleri vardır. Bu köşklerden Allah’ın kendilerine önceden hazırlamış olduğu lütufları seyrederler.
"Onun toplanmaya hazır olgun meyveleri (onlara) yakındır” (el-Hâkka, 69/23) Yani oranın lezzetli, pek güzel mahsuller veren meyveleri pek çoktur. Bunların toplanması da gâyet kolaydır. Hangi halde olurlarsa olsunlar uzanıp alabilirler. Ağaca tırmanma ihtiyacını duymayacaklar yahut herhangi bir meyveyi almakta zorlanmayacaklardır.
11. “Orada” yani cennette “boş bir söz işitmezler.” Haram sözler şöyle dursun anlamsız ve boş bir söz dahi işitmezler. Onların sözleri, hep güzel ve faydalıdır. Konuşmaları, Allah’ın zikrini ve O’nun ardı arkası kesilmeyen nimetleri anmayı ihtiva eder. Aralarında kalplere sevinç veren ve gönülleri rahatlatıp huzura kavuşturacak şekilde güzel adaba riayet ederler.
12. “Orada akan pınarlar vardır.” Bu, bir cins/tür ismidir. Yani orada onların diledikleri gibi akıttıkları, diledikleri tarafa çevirdikleri, istedikleri gibi yönlendirdikleri akan pınarlar vardır.
13. “Orada yüksek tahtlar vardır.” Taht, yüksekçe oturma yerleridir. Ayrıca bunların üzerindeki oldukça yumuşak döşemelerle de yükseklikleri daha da artar.
14. “(Önlerine) konmuş bardaklar.” Yani lezzetli şarap çeşitleriyle dopdolu bardaklar, önlerinde konulmuş ve onlar için hazırlanmış olacaktır. Bunlar, isteklerine ve tercihlerine amadedir. Ebedi kılınmış genç hizmetçiler bunları onların etrafında dolaştırırlar.
15. “Sıra sıra dizili minderler” İnce ve kalın ipekten ve Allah’tan başka kimsenin bilmediği başka şeylerden yapılmış minderler. Bunlar, üzerlerinde oturmak ve yaslanmak için dizilmiş olacaktır. Kendileri bu yastıkları yapmakla ve onları dizmekle yorulmayacaklardır.
16. “Ve serilmiş son derece kıymetli halılar vardır.” Oturacakları meclislerinin her tarafı bu tür gâyet güzel ve değerli halılarla döşeli olacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ve o gün karşılaştıkları nimetlerden dolayı bahtiyar olan kimselerin yüzleri de nimet ve mutluluk içinde sevinçlidir.
Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i…
Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…
Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.
Ortak kavram: Nimet
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Nimet
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden…
Ortak kavram: Nimet
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O gün bazı yüzler de nimet içindedir (mutludur).
Bazıları da vardır o gün; nimete gark olmuştur;
Bazı yüzler (de) o Gün mutlulukla parıldayacak,
O süreçte nimetin eseri görülen nice yüzler de (vardır).
O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler.
O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar,
Yüzler vardır; o gün pırıl pırıl.
- O gün birtakım yüzler de şen olacaklar; çalıştığından dolayı yüksek bir cennette hoşnuttur; orada boş söz işitmeyecekler.
O gün başka yüzler de var ki mutludur.
O gün başka yüzler de var ki mutludur.
Kimi yüzler de mesuttur o gün.
Bir takım yüzler de o gün mes'uddur
O Gün birtakım yüzler dipnot 1 nimetler içindedirler.
İzin Günü birtakım yüzler dipnot 1 nimetler içindedirler.
İzin Günü bir takım yüzler dipnot 1 nimetler içindedirler.
O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimettedirler.
Yüzler (vardır) o gün güzeldir (ni'metlere mazhardır).
Yüzler de vardır ki; o gün, parıl parıldır.
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
Yüzler de var ki o gün ni'met içinde mutlu,
O gün kimi yüzler de rahatlamıştır. dipnot 1
O gün kimi yüzler de mutlu,
O günde yüzler vardır pırıl pırıl.
O günde yüzler vardır pırıl pırıl..
Yüzler de vardır o gün, nimetlerle mutlu.
There will be other faces radiant with delight.
On that Day there will also be faces radiant with bliss,
(Other) faces that Day will be joyful,
On that very Day some faces shall be radiant with joy,
Some faces on that Day will be radiant,
(Other) faces that Day will be joyful,
Some faces on that day will be joyous,
On that day some (other) persons will be fresh and joyful,
Faces on that day jocund,
On the other hand, on that day there will be faces full of joy.
Faces on that day shall be comfortable,
Faces on that day are joyful.
But the countenances of others, on that day, shall be joyful;
Other faces on that day shall be joyful,
(Other) faces upon that day will be blissful,
In that day other faces will be calm,
Many faces will be joyous on that day,
[And] some faces will on that Day shine with bliss,
On that Day ˹other˺ faces will be glowing with bliss,
And faces on that Day which are soft.
Other faces on that day will be full of joy.
[Other] faces, that Day, will show pleasure.
Faces, that day, will be joyous:
On that Day some faces will shine with Bliss.
On that Day (other) faces will be joyful,
Many faces that day will be full of glamour,
And faces on that Day which are soft.