Diyanet İşleri
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Gâşiye suresi
Gâşiye suresi, 9. ayet. لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌ
lisa`yihâ râḍiyeh.
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nimet içindeki yüzler Gâşiye 8–16 3
Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.
O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.
O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Yüksek bir cennettedirler.
Orada hiçbir boş söz işitmezler.
Orada akan bir kaynak vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 8–16. ayetler için yazılmıştır.
8. Hayır ehline gelince; Kıyamet gününde onların yüzleri hakkında şöyle buyurulmaktadır: “O gün birtakım yüzler de vardır, parıl parıldır.” Nimetlerin parlaklığı yüzlerinde görülür. Bedenleri de dipdiri, yüzleri nurlanmış ve son derece sevinmiş olacaklardır.
9. Dünyada iken işlemiş oldukları salih ameller ve Allah’ın kullarına yaptıkları iyiliklerden ötürü “hoşnutturlar.” Çünkü O’nun mükâfatının kendilerine kat kat fazlası ile hazırlanmış olduğunu görmüşlerdir. Böylece akıbetleri güzel olmuştur ve bütün temennilerini de elde etmişlerdir.
10. Çünkü bu yüzlerin sahipleri, bütün nimet türlerini içeren, yeri ve mevkisi oldukça “yüksek bir cennettedirler.” Bu cennet a’lây-ı iliyyîndedir. Oranın konakları, pek yüksektir. Üst üste bina edilmiş köşkleri vardır. Bu köşklerden Allah’ın kendilerine önceden hazırlamış olduğu lütufları seyrederler.
"Onun toplanmaya hazır olgun meyveleri (onlara) yakındır” (el-Hâkka, 69/23) Yani oranın lezzetli, pek güzel mahsuller veren meyveleri pek çoktur. Bunların toplanması da gâyet kolaydır. Hangi halde olurlarsa olsunlar uzanıp alabilirler. Ağaca tırmanma ihtiyacını duymayacaklar yahut herhangi bir meyveyi almakta zorlanmayacaklardır.
11. “Orada” yani cennette “boş bir söz işitmezler.” Haram sözler şöyle dursun anlamsız ve boş bir söz dahi işitmezler. Onların sözleri, hep güzel ve faydalıdır. Konuşmaları, Allah’ın zikrini ve O’nun ardı arkası kesilmeyen nimetleri anmayı ihtiva eder. Aralarında kalplere sevinç veren ve gönülleri rahatlatıp huzura kavuşturacak şekilde güzel adaba riayet ederler.
12. “Orada akan pınarlar vardır.” Bu, bir cins/tür ismidir. Yani orada onların diledikleri gibi akıttıkları, diledikleri tarafa çevirdikleri, istedikleri gibi yönlendirdikleri akan pınarlar vardır.
13. “Orada yüksek tahtlar vardır.” Taht, yüksekçe oturma yerleridir. Ayrıca bunların üzerindeki oldukça yumuşak döşemelerle de yükseklikleri daha da artar.
14. “(Önlerine) konmuş bardaklar.” Yani lezzetli şarap çeşitleriyle dopdolu bardaklar, önlerinde konulmuş ve onlar için hazırlanmış olacaktır. Bunlar, isteklerine ve tercihlerine amadedir. Ebedi kılınmış genç hizmetçiler bunları onların etrafında dolaştırırlar.
15. “Sıra sıra dizili minderler” İnce ve kalın ipekten ve Allah’tan başka kimsenin bilmediği başka şeylerden yapılmış minderler. Bunlar, üzerlerinde oturmak ve yaslanmak için dizilmiş olacaktır. Kendileri bu yastıkları yapmakla ve onları dizmekle yorulmayacaklardır.
16. “Ve serilmiş son derece kıymetli halılar vardır.” Oturacakları meclislerinin her tarafı bu tür gâyet güzel ve değerli halılarla döşeli olacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Dünyada işlediği salih amellerinden razıdır. Muhakkak ki yaptığı amellerinin mükâfatını kendisi için birikmiş olarak misliyle bulmuştur.
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah, kullarına çok şefkatlidir.
Aynı kök: سعي (30 geçiş)
Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…
Aynı kök: سعي (30 geçiş)
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Aynı kök: سعي (30 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Çalışmalarından memnundur.
sonuçta gayretinin meyvesinden hoşnut ve razı olmuştur;
çabaları(nın meyvesini tatmak)tan memnun,
(Hakkıyla yaptığı) çalışmalarının getirisinden razıdır!
Harcadığı çabadan dolayı hoşnuttur.
(dünyadaki) çabalarından hoşnut olmuşlardır,
Çalışmıştır; hoşnutluk içindedir.
- O gün birtakım yüzler de şen olacaklar; çalıştığından dolayı yüksek bir cennette hoşnuttur; orada boş söz işitmeyecekler.
Yaptıklarından ötürü sevinçlidir.
Yaptıklarından ötürü sevinçlidir.
Yaptıklarından hoşnut.
Sayinden hoşnuddur
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
Harcadığı çabadan dolayı hoşnuttur.
(Dünyada taat ve ibadetle) çalışdığından dolayı hoşnuddur.
Çalıştıklarından hoşnuddur.
(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.
Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
İşinden memnun,
Sarf ettikleri çabalardan dolayı memnundurlar. dipnot 1
yaptıklarından memnun,
Çalışmasından hoşnuttur.
Çalışmasından hoşnuttur.
Emek ve gayreti yüzünden hoşnuttur.
Pleased with doing their endeavour in life lifting to Allah their inward sight,
well pleased with their labour,
Pleased with their striving,-
well-pleased with their striving. dipnot 1
well-pleased with their efforts
Glad with their endeavour (for their good deeds which they did in this world, along with the true Faith of Islâmic Monotheism).[1]
pleased with their endeavour;
Well-satisfied with (the fruit of) their (pious) strivings.
with their striving well-pleased,
These are those who are happy with their accomplishment.
content with their past endeavours, -
For their pursuit they are content.
well pleased with their past endeavour:
Content with their past endeavours,
With their endeavor satisfied,
Glad for their effort past,
Well-pleased with their endeavour,
well-pleased with [the fruit of] their striving,
˹fully˺ pleased with their striving,
For their pursuit they are content.
Satisfied with their work.
With their effort [they are] satisfied
With their striving well-pleased,
Happy with the fruit of their effort.
Pleased with their struggle (of this life)—
well pleased with their endeavor,
For their pursuit they are content.