Hac suresi

Hac suresi, 50. ayet

Hac suresi, 50. ayet. فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

felleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm magfiratüv verizḳun kerîm.

Diyanet İşleri

Artık iman edip salih ameller işleyenler var ya, işte onlar için bir bağışlama güzel bir nimet (cennet) vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hac 47–53 · surenin 50. ayeti / 78

Konu Şeytanın vesvesesi; o gün mülk Allah'ındır Hac 49–57 3

  1. Hac 47

    Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

  2. Hac 48

    Zalim oldukları halde, mühlet verdiğim, sonra da kendilerini azabımla yakaladığım nice memleket halkları vardır. Dönüş yalnız banadır.

  3. Hac 49

    De ki: "Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım."

  4. 50

    Artık iman edip salih ameller işleyenler var ya, işte onlar için bir bağışlama güzel bir nimet (cennet) vardır.

  5. Hac 51

    Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.

  6. Hac 52

    Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, ayetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  7. Hac 53

    Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

50. Daha sonra Yüce Allah, bu uyarı ve müjdenin tafsilatını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: Kalpleri ile doğru ve samimi olarak “iman edip” azaları ile “salih ameller işleyenler için mağfiret ve bitmez tükenmez bir rızık vardır.” Yani yiyecek, içecek, nikahlanacak türlü nimetler, güzel manzaralar, hoş sesler, Yüce Rabbin cemalini görmek ve kelamını işitmek suretiyle içinde pek çok nimetlere mazhar olunacak olan cennetler vardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İşte Yüce Allah'a iman edip salih ameller işleyenlere, Rableri katından günahları için bir bağışlanma ve cennette kesintisiz bir rızık vardır.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱلَّذِينَ fellezine ve
  2. ءَامَنُوا۟ amenu inananlar için kök: امن
  3. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve yapanlar için kök: عمل
  4. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler kök: صلح
  5. لَهُم lehum onlara vardır
  6. مَّغْفِرَةٌۭ megfiratun mağfiret kök: غفر
  7. وَرِزْقٌۭ ve rizkun ve rızık kök: رزق
  8. كَرِيمٌۭ kerimun bol kök: كرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü'minlerdir.…

  • Aynı kök: كرم (47 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İman edip iyi işler yapanlar için bağışlanma ve değerli rızık vardır.

Mustafa İslamoğlu

Ve işte (Allah'tan aldığım uyarı): İmanda sebat eden, o imanla uyumlu ıslah edici davranışlarda bulunan kimseleri sınırsız bir bağış ve tarifsiz güzellikte bir rızık beklemektedir.

Muhammed Esed

Ve (bilin ki,) imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanları bağışlanma ve çok üstün, çok büyük bir rızık beklemektedir;

Ahmed Hulusi

İman edip imanın gereği yararlı çalışmalar yapmış kimseler için, bağışlanma ve cömert bir yaşam gıdası vardır.

Ali Bulaç

Buna göre, iman edip salih amellerde bulunanlar, onlar için bir bağışlanma (mağfiret) ve üstün bir rızık vardır.

Ali Özek ve heyeti

İman edip sâlih ameller işleyen kimseler için mağfiret ve bol rızık vardır.

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar; onlar için, bağışlanma ve bol geçimlik vardır.

Bayraktar Bayraklı

İman edip iyi amel işleyen kimseler için af ve güzel rızık vardır.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayıp erdemli işler yapanlar, bağışlanma ve bol nimet hak etmişlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnanıp erdemli işler yapanlar, bağışlanma ve bol nimet hakketmişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi iman edip iyi iyi işler işleyenler için hem bir mağfiret, hem de bol nimet vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

İmdi iyman edip salih salih iş yapanlar, onlar için hem bir mağrifet var hem kerim bir rızk

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edip salihatı dipnot 1 yapanlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edip salihatı dipnot 1 yapanlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

Buna göre, inanıp salih amellerde bulunanlar, onlar için bir bağışlanma (mağrifet) ve üstün bir rızık vardır.

Hasan Basri Çantay

İşte hem iman edenler, hem güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar: Mağfiret ve bitmez tükenmez rızık onlarındır.

İbni Kesir

İman edip salih amel işleyenler için mağfiret ve cömertçe verilmiş rızık vardır.

Mehmet Alagaş

(47-51) Senden azabı çabuk / acele istiyorlar, Allah sözünden / vaadinden caymaz / tam karşıtı bir şey yapmaz. Allah’ın yanında ki bir gün, sizin saydığınız bin sene gibidir , memleketlerden nicelerine zalim olduklarında mühlet verdim , sonra onları yakaladım dönüş banadır. (Bize göre bin sene mühlet verilmesi, O’na göre bir gün beklesinler demek gibidir. Her zalim kavmin vakti saati belli) De ki Ey insanlar, Muhakkak ki ben sizin için a paçık bir uyarıcıyım, iman edenler ve düzeltici faaliyet yapanlar onlar için bağışlanma ve ikram edilen rızık vardır , ayetlerimizi aciz bırakmak için yarışanlar ise, işte onlar, cehennem halkıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Artık iman edip salih ameller işleyenler var ya; işte onlar için bir bağışlama, güzel bir nimet (Cennet) vardır.

Süleyman Ateş

İnanıp iyi işler yapanlar için mağfiret ve bol rızık vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.

Şaban Britch

İman edip, salih amellerde bulunanlara mağfiret ve değerli bir rızık (cennet) vardır.

Şaban Piriş

İman edip, doğruları yapanlara bağışlanma ve bol rızık vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Consequently, those who acknowledge Allah with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and deeds with wisdom and piety shall be mercifully forgiven and be graced with blessed provision.

Abdul Haleem

Those who believe and do good deeds will be forgiven and have a generous reward,

Abdullah Yusuf Ali

"Those who believe and work righteousness, for them is forgiveness and a sustenance most generous.

Abul A'la Maududi

So those who believe and act righteously shall be granted forgiveness and an honourable sustenance, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The believers shall have forgiveness’ means that Allah will overlook their faults, weaknesses, and acts of omission and commission. They will have honorable provisions means that they will have excellent supplies which will be given to them in an honorable way.

Aisha Bewley

As for those who have iman and do right actions, they will have forgiveness and generous provision.

Al-Hilali & Khan

So those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds, for them is forgiveness and Rizqun Karîm (generous provision, i.e. Paradise).

Ali Quli Qarai

As for those who have faith and do righteous deeds, for them is forgiveness and a noble provision.

Amatul Rahman Omar

There awaits protection and a generous and honourable provision for those who believe and do deeds of righteousness.

Arthur John Arberry

Those who believe, and do deeds of righteousness -- theirs shall be forgiveness and generous provision.

Bijan Moeinian

"Those who choose to believe and do good deeds, they will receive the Lord’s forgiveness and a generous reward. "

E. Henry Palmer

but those who believe and do right, for them is forgiveness and a generous provision;

Edip-Layth

As for those who acknowledge and promote reforms, for them is forgiveness and a great provision.

George Sale

And they who believe, and do good works, shall obtain forgiveness and an honourable provision.

Hamid S. Aziz

Say, "O mankind! I am naught but a plain Warner to you,

Mahmoud Ghali

So, the ones who have believed and done deeds of righteousness, for them will be forgiveness and an honorable provision.

Marmaduke Pickthall

Those who believe and do good works, for them is pardon and a rich provision;

Mohamed Ahmed - Samira

For those who believe and do the right is forgiveness and gracious provision.

Muhammad Asad

And [know that] those who attain to faith and do righteous deeds shall be granted forgiveness of sins and a most excellent sustenance;

Mustafa Khattab

So those who believe and do good will have forgiveness and an honourable provision.

Progressive Muslims

As for those who believe and do good work, for them is a forgiveness and a great provision.

Rashad Khalifa

Those who believe and lead a righteous life have deserved forgiveness and a generous recompense.

Sahih International

And those who have believed and done righteous deeds - for them is forgiveness and noble provision.

Sam Gerrans

Those who heed warning and do righteous deeds: they have pardon and a noble provision.

Shabbir Ahmed

And know that communities who attain belief and augment the human potential, shall be granted the protection of forgiveness and a most excellent provision (in both worlds).

Syed Vickar Ahamed

"Those who believe and do righteous deeds, for them is forgiveness and a livelihood most plentiful.

Taqi Usmani

So those who come to believe and do good deeds, for them there is forgiveness and dignified provision.

The Monotheist Group

As for those who believe and do good works, for them is a forgiveness and a great provision.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 50. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 50. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 50. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩