Hac suresi

Hac suresi, 47. ayet

Hac suresi, 47. ayet. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَلَن يُخْلِفَ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ وَإِنَّ يَوْمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ

veyesta`cilûneke bil`aẕâbi veley yuḫlife-llâhü va`deh. veinne yevmen `inde rabbike keelfi senetim mimmâ te`uddûn.

Diyanet İşleri

Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hac 44–50 · surenin 47. ayeti / 78

Konu Savaş izni ve helâk edilen memleketler Hac 38–48 3

  1. Hac 44

    (43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkar etmek nasılmış, (gördüler).

  2. Hac 45

    Halkı zulmetmekteyken helak ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice muhteşem saraylar vardır!

  3. Hac 46

    Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

  4. 47

    Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

  5. Hac 48

    Zalim oldukları halde, mühlet verdiğim, sonra da kendilerini azabımla yakaladığım nice memleket halkları vardır. Dönüş yalnız banadır.

  6. Hac 49

    De ki: "Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım."

  7. Hac 50

    Artık iman edip salih ameller işleyenler var ya, işte onlar için bir bağışlama güzel bir nimet (cennet) vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. Yani şu azabı yalanlayan kimseler cahillikleri, zulümleri, inatları, Allah’ın aciz olduğunu ortaya koyma arzuları, peygamberleri yalanlamaları sebebi ile azabı çabucak getirmeni isterler. Oysa Allah, asla vaadinden dönmez. Onları kendisi ile tehdit ettiği azabın gerçekleşmesi kaçınılmaz bir şeydir. Bu azaba karşı onları hiçbir şey de koruyamaz. Bu azabın acele gelmesini sağlamak, bunu çabucak gerçekleştirmek ise senin elinde değildir, ey Muhammed! Öyleyse onların acele etmeleri ve bizim acizliğimizi ortaya koymak isteyişleri seni üzmesin, rahatsız etmesin. Bunların önünde ilkinden sonuna kadar bütün insanların bir araya getirileceği bir gün, kıyamet günü vardır. O günde amellerinin karşılığı verilecektir ve sonu gelmez, can yakıcı bir azaba uğratılacaklardır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Gerçek şu ki Rabbinin katında bir gün” uzunluğu, şiddeti ve dehşetinden ötürü “sizin saydığınız (dünya yıllarından) bin yıl gibidir.” Dolayısı ile dünya hayatında onlara azap ister gelip çatsın, ister ertelensin, bu günün onları gelip yakalaması kaçınılmaz bir şeydir. Bu âyet-i kerimeden maksadın şu olma ihtimali de vardır: Yüce Allah Halîmdir. Çabucak azabı göndermez. Onlar azabın çabucak gelmesini isteyecek olsalar dahi şunu bilmeliler ki Allah nezdindeki bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir. Dolayısı ile siz, bu süreyi uzun görseniz dahi ve bu süre zarfında azabın inişinin geciktiğini zannetseniz bile, şüphesiz Yüce Allah çok uzun süreler mühlet vermekle birlikte, ihmal etmez. Nihâyet o azabı ile zalimleri yakalar ve bir daha da onları bırakmaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Kavminden kâfir olanlar kendisi ile korkutuldukları azabın dünyada kendilerine hemen gönderilmesini ve ahiret azabının başlarına gelmesini istemektedirler. Yüce Allah onlara vadettiği bu vaadinden asla dönmez. Acele ettikleri azabın bir kısmı Bedir günü başlarına gelmiştir. İçinde azap olan ahiretteki bir gün dünyadaki hesabınıza göre bin sene gibidir.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ ve yestea'ciluneke ve senden çabucak istiyorlar kök: عجل
  2. بِٱلْعَذَابِ bil-azabi azabı kök: عذب
  3. وَلَن velen fakat
  4. يُخْلِفَ yuhlife caymaz kök: خلف
  5. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  6. وَعْدَهُۥ ۚ vea'dehu sözünden kök: وعد
  7. وَإِنَّ ve inne ve şüphesiz
  8. يَوْمًا yevmen bir gün kök: يوم
  9. عِندَ inde yanında kök: عند
  10. رَبِّكَ rabbike Rabbinin kök: ربب
  11. كَأَلْفِ keelfi bin (yıl) gibidir kök: الف
  12. سَنَةٍۢ senetin yıl kök: سنو
  13. مِّمَّا mimma
  14. تَعُدُّونَ teuddune sizin saydıklarınızdan kök: عدد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: الف (22 geçiş) · Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O'na yükselir.

  • Aynı kök: الف (22 geçiş) · Aynı kök: سنو (20 geçiş)

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Aynı kök: الف (22 geçiş) · Aynı kök: سنو (20 geçiş)

    Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O,…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

  • Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir…

  • Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alamet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece…

  • Aynı kök: سنو (20 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Bir de kalkmış, azabın çabuk gelmesi için seni sıkıştırıyorlar. Ama Allah sözünden asla caymaz; ve unutmayın ki, Senin Rabbin katında bir gün sizin hesabınıza göre tut ki bin yıldır;

Muhammed Esed

Ve bir de (ey Muhammed,) (gelecekse gelsin diyerek) onlar azap konusunda sana meydan okuyorlar: fakat (bilmelidirler ki) Allah vaadinden asla cayacak değildir ve bilin ki, Rabbinin ölçüsüyle bir gün, sizin hesap ettiğiniz bin yıl gibidir.

Ahmed Hulusi

Senden azabını acele istiyorlar. . . Allah vaadinden asla caymaz! Muhakkak ki Rabbinin indinde bir gün, size göre bin yıl gibidir! (Buradaki işaret insanın geçeceği vefat sonrasındaki yaşam boyutu algılamasınadır Allahu alem. Çünkü 'Rabbinin' denerek, kişinin Esma bileşimi algılamasının getirisi olan bilinç boyutuna {beyninin içindeki - kozasındaki dünyasının zaman anlayışına} atıf yapılmaktadır. İşaret Rabb-ül alemin'e göre değildir. A. H. )

Ali Bulaç

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduğunuz bin yıl gibidir.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

Ali Rıza Safa

Üstelik cezayı, ivedi olarak senden istiyorlar. Oysa Allah, verdiği sözden asla dönmez. Çünkü aslında, Efendinin katında bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Rabbin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Edip Yüksel

O azabı çabuk getirmen için sana meydan okuyorlar. ALLAH sözünü bozmaz. Efendinin katında bir gün, onların hesabıyla bin sene gibidir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Zaman görelidir. * Bak 32:5; 70:4.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O azabı çabuk getirmen için sana meydan okuyorlar. ALLAH sözünü bozmaz. Rabbinin katında bir gün, onların hesabıyla bin sene gibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de senden acele azap istiyorlar. Elbette Allah sözünden caymaz. Bununla beraber Rabbinin katında bir gün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de senden acele azab istiyorlar, elbette Allah, va'dinde hulf etmez, bununla beraber rabbının ındinde bir gün sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir

Erhan Aktaş

Ve senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysa Allah, sözünden asla dönmez. Kuşkusuz Rabb'ine göre bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysa Allah, sözünden asla dönmez. Kuşkusuz Rabb'ine göre bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Oysa Allah, sözünden asla dönmez. Kuşkusuz Rabb'ine göre bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Gültekin Onan

Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar. Tanrı vaadine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin rabbinin katında bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

Hasan Basri Çantay

Senden (başlarına çatacak) azabı (n) çabucak gelmesini isterler. Allah, tehdidinden asla caymaz. Hakıykat, Rabbinin indinde bir gün sizin sayacaklarınızdan bin yıl gibidir.

İbni Kesir

Senden çabucak azabı getirmeni istiyorlar. Allah, asla vaadinden caymaz. Doğrusu Rabbının katında bir gün; saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Mehmet Alagaş

(47-51) Senden azabı çabuk / acele istiyorlar, Allah sözünden / vaadinden caymaz / tam karşıtı bir şey yapmaz. Allah’ın yanında ki bir gün, sizin saydığınız bin sene gibidir , memleketlerden nicelerine zalim olduklarında mühlet verdim , sonra onları yakaladım dönüş banadır. (Bize göre bin sene mühlet verilmesi, O’na göre bir gün beklesinler demek gibidir. Her zalim kavmin vakti saati belli) De ki Ey insanlar, Muhakkak ki ben sizin için a paçık bir uyarıcıyım, iman edenler ve düzeltici faaliyet yapanlar onlar için bağışlanma ve ikram edilen rızık vardır , ayetlerimizi aciz bırakmak için yarışanlar ise, işte onlar, cehennem halkıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Senden azabı çabucak getirmeni isterler. Allah sözünden asla caymaz. Gerçek şu ki, Rabbinin yanında bir gün, sayacağınız bin yıl gibidir.

Süleyman Ateş

Senden azabı çabuk istiyorlar. Allah sözünden caymaz. (Ama herşeyin bir zamanı vardır. O, acele etmez. Zira) Rabbinin yanında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, sözünden asla caymadığı halde, onlar senden azabın çabuklaştırılmasını istiyorlar. Halbuki Rabinin katındaki bir gün sizin sayınızla bin yıl gibidir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Demek ki gökler ve yer, Allah açısından altı günde (Araf 7/54) bizim açımızdan altı bin yılda yaratılmıştır. Bu ve benzeri ayetler, Allah'ın zamandan münezzeh olduğu iddialarının yanlışlığını gösterir. .

Şaban Britch

Senden, azabı acele getirmeni istiyorlar. Fakat Allah, verdiği sözden dönmez. Rabbi’nin katında (ahirette) bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Şaban Piriş

Senden, azabı acele getirmeni istiyorlar. Fakat Allah, verdiği sözden dönmez. Rabbi'nin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Senden aceleyle azabı istiyorlar: Allah, vaadine asla ters düşmez. Şu da bir gerçek ki Rabbinin katındaki bir gün, sizin saymakta olduğunuzun bin yılı gibidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they -the infidels- ask you O Muhammad to hasten on the promised retributive punishment. But never shall Allah break His promise nor go back on His word. And a day in your Creator's calendar is as a thousand years of your earthly calendar.

Abdul Haleem

They will challenge you [Prophet] to hasten the punishment. God will not fail in His promise- a Day with your Lord is like a thousand years by your reckoning.

Abdullah Yusuf Ali

Yet they ask thee to hasten on the Punishment! But Allah will not fail in His Promise. Verily a Day in the sight of thy Lord is like a thousand years of your reckoning.

Abul A'la Maududi

They ask you to hasten the punishment. dipnot 1 Allah shall most certainly not fail His promise; but a Day with your Lord is as a thousand years of your reckoning. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to the oft-repeated challenge by the disbelievers: Well, if you are a true prophet, why does not that chastisement come with which you have been threatening us, for we have been rejecting your claim of being a true Prophet of Allah.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, the decisions of Allah do not follow your time and calendar, nor do the consequences of your wrong attitudes appear immediately after the deeds. Therefore it will be very foolish for the part of a people to argue that the threat of punishment was empty just because a decade or a century had passed since they had adopted a wicked attitude and conduct with impurity.

Aisha Bewley

They ask you to hasten the punishment. Allah will not break His promise. A day with your Lord is equivalent to a thousand years in the way you count.

Al-Hilali & Khan

And they ask you to hasten on the torment! And Allâh fails not His Promise. And verily, a day with your Lord is as a thousand years of what you reckon.

Ali Quli Qarai

They ask you to hasten the punishment, though Allah shall never break His promise. Indeed a day with your Lord is like a thousand years of your reckoning.

Amatul Rahman Omar

And they (- the disbelievers) demand of you to expedite (their) punishment. Allâh will not fail His promise. (Remember however that) one day with your Lord is (sometimes) equal to one thousand years by your counting.

Arthur John Arberry

And they demand of thee to hasten the chastisement! God will not fail His promise; and surely a day with thy Lord is as a thousand years of your counting.

Bijan Moeinian

They challenge you as to when God will punish them. God never reneges His promise. The (calendar of the Lord, however is different from your and a) Day of God is equal to a thousand of your years.

E. Henry Palmer

They will bid thee hasten on the torment, but God will never fail in his promise; for, verily, a day with thy Lord is as a thousand years of what ye number.

Edip-Layth

They seek you to hasten the retribution; and God will not break His promise. A day with your Lord is like one thousand of the years you count.

George Sale

They will urge thee to hasten the threatened punishment; but God will not fail to perform what He hath threatened: And verily one day with thy Lord is as a thousand years, of those which ye compute.

Hamid S. Aziz

Have they not travelled through the land? And have they not heart wherewith to feel (understand), and ears wherewith to hear? For, indeed, it is not their eyes that are blind, but it is the hearts which are within their breasts that grow blind.

Mahmoud Ghali

And they ask you to hasten the torment! And Allah will never fail His promise; and surely a Day in the Reckoning of your Lord is as a thousand years of what you count.

Marmaduke Pickthall

And they will bid thee hasten on the Doom, and Allah faileth not His promise, but lo! a Day with Allah is as a thousand years of what ye reckon.

Mohamed Ahmed - Samira

That is how they ask you to hasten the punishment; but God does not go back on His promise. Verily a day with your Lord is equal by your reckoning to a thousand years.

Muhammad Asad

And [so, O Muhammad,] they challenge thee to hasten the coming upon them of [God’s] chastisement: but God never fails to fulfill His promise - and, behold, in thy Sustainer’s sight a day is like a thousand years of your reckoning.

Mustafa Khattab

They challenge you ˹O Prophet˺ to hasten the torment. And Allah will never fail in His promise. But a day with your Lord is indeed like a thousand years by your counting.

Progressive Muslims

And they seek you to hasten the retribution; and God will not break His promise. And a day with your Lord is like one thousand of the years you count.

Rashad Khalifa

They challenge you to bring retribution, and GOD never fails to fulfill His prophecy. A day of your Lord is like a thousand of your years.

Sahih International

And they urge you to hasten the punishment. But Allah will never fail in His promise. And indeed, a day with your Lord is like a thousand years of those which you count.

Sam Gerrans

And they ask thee to hasten the punishment! But God does not fail in His promise. And a day with thy Lord is as a thousand years of what you count.)

Shabbir Ahmed

And so (O Prophet) they challenge you to hasten the doom, but Allah never fails to fulfill His Promise. A day of your Lord is like a thousand of your years. (32:5), (70:40). (Before your Lord, is the eternal Now. He is Above temporal and spatial bounds).

Syed Vickar Ahamed

And yet they ask you to quicken the punishment! But Allah will not fail in His promise. Surely, a Day in the sight of your Lord is like a thousand years of your calculation.

Taqi Usmani

They ask you to bring the punishment sooner, while Allah will never go back on His promise. In fact, one day with your Lord is like one thousand years according to your calculation.

The Monotheist Group

Andthey seek you to hasten the retribution; and God will not break His promise. And a day with your Lord is like one thousand of the years which you count.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hac suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩