Diyanet İşleri
Elbette onları hoşnut olacakları bir yere sokacaktır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).
Hac suresi
Hac suresi, 59. ayet. لَيُدْخِلَنَّهُم مُّدْخَلًا يَرْضَوْنَهُۥ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَلِيمٌ حَلِيمٌ
leyüdḫilennehüm müdḫaley yerḍavneh. veinne-llâhe le`alîmün ḥalîm.
Elbette onları hoşnut olacakları bir yere sokacaktır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hicret edip öldürülenler ve Allah'ın kudreti Hac 58–66 3
İşte o gün mülk (hükümranlık) Allah'ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih ameller işlemiş olanlar Naim Cennetleri'ndedirler.
İnkar edip ayetlerimizi yalanlamış olanlara gelince, onlar için de alçaltıcı bir azap vardır.
Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, Allah onlara muhakkak güzel bir rızık verecektir. Şüphe yok ki Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
Elbette onları hoşnut olacakları bir yere sokacaktır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).
Bu böyle. Bir de kim kendisine verilen eziyetin dengiyle karşılık verir de sonra yine kendisine zulmedilirse, elbette Allah ona yardım eder. Hiç şüphesiz ki Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.
Bu böyle. Çünkü Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Şüphesiz ki Allah hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O'nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
59. Bu açıklamaya göre Yüce Allah’ın: “O, elbette onları razı olacakları bir yere koyacaktır.” buyruğu Allah’ın onlara çeşitli ülkelerin fethini, özellikle de hoşnutluk ve sevinç içerisinde girdikleri şerefli Mekke fethini müyesser kılması ile gerçekleşmiştir. Ya da (ilk manaya göre) bundan kasıt, âhiretteki rızık olup girilecek yer de cennettir. Böylelikle âyet-i kerime, hem dünyadaki hem âhiretteki rızkı bir arada ifade etmiş olmaktadır. Buyruğun lafızları bütün bu anlamlara uygun düşmektedir. Anlaşılan o ki bu iki mana da doğrudur. İki mananın bir arada kastedilmiş olmasına da bir mani yoktur. “Gerçekten Allah, her şeyi pek iyi bilendir.” İşlerin içini de dışını da öncekilerini de sonrakilerini de bilir. ”Halîmdir.” İnsanlar, O’na isyan ederler, pek büyük günahlarla O’na karşı çıkarlar. O ise onları cezalandırmaya tam anlamıyla muktedir olduğu halde cezalarını çabuklaştırmaz. Aksine kesintisiz olarak onlara rızkını ihsan eder. Yine de lütfunu onlara ulaştırır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhakkak Allah onları razı olacakları bir yere koyacaktır ve orası cennettir. Şüphesiz Yüce Allah onların niyet ve amellerini hakkıyla bilendir. Halîm, işlemiş oldukları hatadan dolayı onları cezalandırmada acele etmeyendir.
Aynı kök: حلم (21 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: "Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…
Aynı kök: حلم (21 geçiş)
Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar.…
Aynı kök: حلم (21 geçiş)
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Aynı kök: دخل (126 geçiş)
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Aynı kök: دخل (126 geçiş)
Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah) onları, memnun kalacakları bir yere dipnot 1 elbette yerleştirecektir. Şüphesiz ki Allah bilendir, hoşgörülüdür.
Kesinlikle onları hoşnut olacakları bir makama kavuşturacaktır; zira şu bir gerçek ki, Allah (onların her birinin neden razı olacaklarını) çok iyi bilen, (isyankar kullarını cezalandırmada) hiç acele etmeyendir.
(ve dolayısıyla,) onları, mutlaka, son derece hoşnut kalacakları bir (varoluş) konumuna eriştirecektir; çünkü Allah, mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir, halimdir.
Onları razı olacakları yaşama dahil eder. . . Muhakkak ki Allah Aliym'dir, Haliym'dir.
Onları, kendisinden gerçekten hoşnut kalacakları bir yere sokacaktır. Şüphesiz Allah, bilendir, halimdir.
Onları, hoşnut olacakları bir yere sokacaktır. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir; ceza vermekte de aceleci değildir.
Hoşnut olacakları bir konuma, onları kesinlikle eriştirecektir. Çünkü kuşkusuz, Allah, Bilendir; Hoşgörülüdür.
Kesinlikle onları hoşlanacakları bir yerde konaklatacaktır. Şüphesiz Allah, her şeyi bilir; son derece yumuşak davranandır.
Hoşnut olacakları bir kabul ile katına alacaktır onları. ALLAH Bilendir, Şefkatlidir.
Hoşnut olacakları bir kabul ile katına alacaktır onları. ALLAH Bilendir, Şefkatlidir.
O kesinlikle onları hoşnut olacakları bir yere koyacaktır. Çünkü Allah herşeyi çok iyi bilir ve çok şefkatlidir.
O elbette onları hoşnud olacakları bir medhale koyacaktır ve çünkü Allah, gayet alim, gayet halimdir
Onları kesinlikle hoşnut olacakları bir yere yerleştirecektir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.
Onları kesinlikle hoşnut olacakları bir yere yerleştirecektir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.
Onları kesinlikle hoşnut olacakları bir yere yerleştirecektir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.
Onları, kendisinden gerçekten hoşnut kalacakları bir yere sokacaktır. Şüphesiz Tanrı, bilendir, halimdir.
O, her halde bunları hoşnud olacakları bir yere sokacakdır. Muhakkak ki Allah onlar (ın niyyetlerini) hakkıyle bilendir, (ıkaab hususundaki) hılmi cidden gaalibdir.
Andolsun ki; onları hoşnud olacakları bir yere koyacaktır. Muhakkak ki Allah; Alim'dir, Halim'dir.
(58-64) Allah yolunda yerlerinden çıkanlar / hicret edenler sonra da öldürülenler / katledilenler veya ölenler, Allah onları güzel bir rızıkla / erzakla rızıklandıracaktır , Allah rızıklandırıcıların hayırlısıdır, o nları hoşnut ola rak girecekleri b ir yere sokacaktır, Muhakkak ki Allah bilendir, uysal davranandır. Sözün özü, her kim kendisine uygulananın aynısı ile karşılık verir / mukabelede bulunur , s onra yine aleyhine haddi aşan / aşırı bir durum olursa , Allah ona mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah affedendir , bağışlayandır. Sözün özü, Allah kesinlikle geceyi gündüze katar, gündüzü de gecenin içine katar, muhakkak ki Allah işitendir görendir. Sözün özü, Allah, işte O, gerçektir ve O’nun dışında dua ettikleriniz de işte onlar da geçersiz olandır / batıldır, muhakkak ki Allah yücedir ve büyüktür. Muhakkak ki Allah’ın suyu gökten indirdiğini görmedin mi? Arz yemyeşil olarak ortaya çıkar / yemyeşil hale gelir , muhakkak ki Allah naziktir / latiftir, haberi olandır, semalarda ve arzda ne varsa O’nundur, muhakkak ki Allah, işte O, zengindir, övülendir.
Elbette onları, hoşnut olacakları bir yere (Cennete) sokacaktır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, Halîm'dir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Onları razı olacakları bir yere sokacaktır. Doğrusu Allah, bilendir, halimdir.
Onları kesinlikle hoşlanacakları bir yere yerleştirir. Allah elbette daima bilen ve fırsat tanıyandır dipnot 1 .
Bir de onları, hoşlanacakları bir yere elbette yerleştirecektir. Allah bilir, yumuşak davranır.
Onları hoşlarına gidecek bir yere girdirecektir. Elbette Allah, herşeyi bilendir, Halim'dir.
Onları hoşlarına gidecek bir yere girdirecektir. Elbette Allah, bilmektedir, acele etmemektedir.
Onları, razı olacakları bir yere elbette sokacaktır. Allah elbette ki, Alim'dir, Halim'dir.
He shall admit them into favour and grant them an honourable entry actuating them with the feeling of pleasure and satisfaction; Allah is indeed 'Alimun and Halimun (Forbearing) toward His creatures.
He will admit them to a place that will please them: God is all knowing and most forbearing.
Verily He will admit them to a place with which they shall be well pleased: for Allah is All-Knowing, Most Forbearing.
He will surely admit them to a resort which will please them. Most certainly Allah is All-Knowing, Most Forbearing. dipnot 1
He will admit them by an entrance which is pleasing to them. Allah is All-Knowing, All-Forbearing.
Truly, He will make them enter an entrance with which they shall be well-pleased, and verily, Allâh indeed is All-Knowing, Most Forbearing.
He will admit them into an abode they are pleased with. Indeed Allah is all-knowing, all-forbearing.
He will make them enter a place which they will like. Verily, Allâh is All-Knowing, Forbearing (in the matter of punishment).
He shall admit them by a gate that is well-pleasing to them; and surely God is All-knowing, All-clement.
God will let them enter to Paradise and they will be very pleased with their admission. Know that God is the Most Knowledgeable (and knows what troubles His martyrs have gone through) and the Most patient (letting the mean people do all kind of wickedness in their absolute freedom of choice.)
He shall surely make them enter by an entrance that they like; for, verily, God is knowing, clement.
He will admit them an entrance that they will be pleased with, and God is Knowledgeable, Compassionate.
He will surely introduce them with an introduction with which they shall be well-pleased: For God is knowing and gracious.
And those who flee their homes in the cause of Allah, and then are slain or die, Allah will surely provide them with a goodly provision; for, verily, Allah is the best of providers.
Indeed He will definitely cause them to enter by an entrance that satisfies them; and surely Allah is indeed Ever-Knowing, Ever-Forbearing.
Assuredly He will cause them to enter by an entry that they will love. Lo! Allah verily is Knower, Indulgent.
God will surely lead them to a place with which they will be gratified. Verily God is all-knowing and forbearing.
[and] He will most certainly cause them to enter upon a state (of being) that shall please them well: for, verily, God is all-knowing, most forbearing.
He will certainly admit them into a place they will be pleased with. For Allah is truly All-Knowing, Most Forbearing.
He will admit them an entrance that they will be pleased with, and God is Knowledgeable, Compassionate.
Most assuredly, He will admit them an admittance that will please them. GOD is Omniscient, Clement.
He will surely cause them to enter an entrance with which they will be pleased, and indeed, Allah is Knowing and Forbearing.
He will make them enter by an entrance with which they will be satisfied; and God is knowing and clement.
Allah, the Knower, the Clement, will admit them to a place they will love.
Surely, He will admit them to a place with which they will be very pleased: Verily, Allah indeed is All Knowing (Aleem), Most Forbearing (Haleem).
He will definitely admit them to an entrance they will be pleased with, and Allah is surely All-Knowing, Forbearing.
He will admit them an entrance that they will be pleased with, and God is Knowledgeable, Compassionate.