Hâkka suresi

Hâkka suresi, 16. ayet

Hâkka suresi, 16. ayet. وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ

venşeḳḳati-ssemâü fehiye yevmeiẕiv vâhiyeh.

Diyanet İşleri

Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hâkka 13–19 · surenin 16. ayeti / 52

Konu Sûra üfürülüş ve arzın kaldırılması Hâkka 13–18 3

  1. Hâkka 13–15

    (13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.

  2. 16

    Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.

  3. Hâkka 17

    Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin Arş'ını, bunların da üstünde sekiz taşıyıcı taşır.

  4. Hâkka 18

    O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz. Hiçbir sırrınız gizli kalmaz.

  5. Hâkka 19

    İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: "Gelin, kitabımı okuyun!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 13–18. ayetler için yazılmıştır.

13. Yüce Allah, peygamberlerini yalanlayanlara neler yaptığını, onları nasıl cezalandırdığını, daha dünyada iken onları azaba çarptırdığını, buna karşılık peygamberleri ve onlara uyanları nasıl kurtardığını, bunun da âhiretteki cezanın bir başlangıcı, Kıyamet gününde amellerin karşılığının eksiksiz olarak verileceğinin bir habercisi olduğunu söz konusu ettikten sonra Kıyamet gününden önce meydana gelecek olan dehşet verici durumları söz konusu etmektedir.

Bunların ilki İsrafil’in “Sûr’a tek bir üfürüş” üfürmesi olacaktır. Bu da bütün bedenlerin yerden çıkışlarının tamamlanması esnasında olacaktır. İşte o vakit rûhlar çıkıp her biri kendi bedenine girecektir. İnsanlar böylelikle âlemlerin Rabbinin huzurunda dikileceklerdir.

14. “Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek bir defa çarpılıp parçalandığında” un ufak olacaklardır. Yani dağlar darmadağın olacak, yere karışacak ve üzerinde savrulacaktır. Her taraf bir düzlük haline gelecek, orada ne bir yükseklik, ne de bir çukur görülecektir. Yere ve yerin üzerindekilere yapılacak olan bunlardır.

16. Semâya ve orada gerçekleşeceklere gelince; semâ çalkalanacak, parçalanacak ve rengi değişecektir. Bunca sağlamlığına ve gücüne rağmen zayıflayıp yıkılmaya yüz tutacaktır. Bu ise onu sarsan, oldukça dehşetli, büyük bir sıkıntı dolayısı ile olacaktır. Bu hal onu zayıflatacaktır.

17. “Melekler” melaike-i kiram “göğün çevresinde olacak” semânın yanlarında ve onun köşe başlarında Rablerinin huzurunda boyun eğmiş bir halde, azameti karşısında itaatle duracaklar, bekleyeceklerdir.

“O gün onların üstlerinde bulunan sekiz” son derece güçlü melek, “Rabbinin Arş’ını” kullar arasında adaleti ve lütfu ile hüküm vermek üzere geleceği sırada “taşıyacaktır.” Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır:

18. “O gün huzura” Allah’ın huzuruna “çıkarılırsınız ve” bedenlerinizden, bizzat sizden, amellerinizden ve vasıflarınızdan “size ait hiçbir şey gizli kalmaz.” Şüphesiz ki Yüce Allah gizliyi de açığı da bilendir. İnsanlar çıplak ayak, elbisesiz ve sünnetsiz olarak dümdüz bir arazide haşredileceklerdir. Seslenen hepsine sesini işittirecek ve bakan hepsini görecektir. İşte o vakit Allah, yaptıklarının karşılığını kendilerine verecektir. Bundan dolayı Yüce Allah, amellerinin karşılığının veriliş keyfiyetinden söz ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O gün meleklerin oradan inmeleri sebebiyle gökyüzü yarılır. Gökyüzü sağlam ve sımsıkı olmasının ardından artık o gün çok zayıftır.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱنشَقَّتِ venşekkati yarılmıştır kök: شقق
  2. ٱلسَّمَآءُ s-semau gök kök: سمو
  3. فَهِىَ fehiye o
  4. يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün kök: يوم
  5. وَاهِيَةٌۭ vahiyetun zayıftır kök: وهي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gök yarılmış (olacak) ve o gün direncini kaybedecektir.

Mustafa İslamoğlu

Ve gök parçalanmış olacak, zira o gün tüm direncini yitirmiş olacak.

Muhammed Esed

ve gök yarılıp parçalanacak -çünkü o Gün zayıf ve güçsüz düşecek-;

Ahmed Hulusi

O sema (benlik bilinci) yarılmıştır! O süreçte o, göçmüştür!

Ali Bulaç

Gök yarılıp çatlamıştır; artık o gün, 'sarkmış/za'fa uğramıştır.'

Ali Özek ve heyeti

Gök de yarılır ve artık o gün o, çökmeye yüz tutar.

Ali Rıza Safa

Gök, yarılarak parçalanmıştır. Artık, o gün, çökmeye yüz tutmuştur.

Bayraktar Bayraklı

Gök yarılmıştır. O gün o, lime lime sarkmıştır.

Edip Yüksel

Gök yarılmıştır, parçalanmıştır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gök yarılmıştır, parçalanmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve gök yarılmış, o da o gün sarkmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Sema yarılmış o da o gün sarkmıştır,

Erhan Aktaş

Gök yarılır. O Gün, o zayıftır artık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gök yarılır. İzin günü dipnot 1 , o zayıftır artık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Yevme izin", terkibi, "Sadece Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün, "

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gök yarılır. İzin günü, o zayıftır artık.

Gültekin Onan

Gök yarılıp çatlamıştır; artık o gün 'sarkmış/za'fa uğramıştır'.

Hasan Basri Çantay

Gök de yarılmış ve artık o, o gün za'fa düşmüşdür.

İbni Kesir

Gök de yarılmış ve o gün bitkin bir hale gelmiştir.

Mehmet Alagaş

(13-18) Tek bir defalık sûr’a üfürüldüğünde, arz ve dağlar taşındığında, tek bir çarpma ile çarpıldığında, işte o gün olay vuku bulmuştur, g ök yarılmıştır , lime lime çökmüştür /sarkmıştır , Melekler enkazın etrafındadırlar ve Onların üzerinde Rabbinin tahtını sekiz melek taşımaktadırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gökyüzü yarılır ve artık o gün zayıf ve güçsüzdür.

Süleyman Ateş

Gök yarılmıştır; o gün o, zayıf, sarkıktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün gök çatlar ve açılır.

Şaban Britch

Gök paramparça olur, çünkü o gün zayıf ve güçsüz düşer.

Şaban Piriş

Gök paramparça olur, çünkü o gün zayıf ve güçsüz düşer..

Yaşar Nuri Öztürk

Gök yarılmıştır. O gün o, lime lime sarkmıştır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And the heavens have been parted asunder, and with frailty they stand shaky and agitated.

Abdul Haleem

The sky will be torn apart on that Day, it will be so frail.

Abdullah Yusuf Ali

And the sky will be rent asunder, for it will that Day be flimsy,

Abul A'la Maududi

when the sky will be rent asunder, the grip holding it together having loosened on that Day,

Aisha Bewley

and Heaven will be split apart, for that Day it will be very frail.

Al-Hilali & Khan

And the heaven will be rent asunder, for that Day it (the heaven) will be frail and torn up.

Ali Quli Qarai

and the sky will be split open —for it will be frail that day—

Amatul Rahman Omar

And the heaven will cleave asunder for it will have become frail on that day.

Arthur John Arberry

and heaven shall be split, for upon that day it shall be very frail,

Bijan Moeinian

The Day on which the [ozone layer of the] sky will crack and the cosmos will loose its order.

E. Henry Palmer

and the heaven on that day shall be cleft asunder, for on that day shall it wane!

Edip-Layth

The heavens will be torn, and on that day it will be flimsy.

George Sale

and the heavens shall cleave in sunder, and shall fall in pieces, on that day:

Hamid S. Aziz

And the heaven shall cleave asunder, so that on that Day it shall be frail,

Mahmoud Ghali

And the heaven will be cloven. So, upon that Day it will be (very) frail,

Marmaduke Pickthall

And the heaven will split asunder, for that day it will be frail.

Mohamed Ahmed - Samira

The sky will cleave asunder on that day and fall to pieces.

Muhammad Asad

and the sky will be rent asunder - for, frail will it have become on that Day -;

Mustafa Khattab

The sky will then be so torn that it will be frail,

Progressive Muslims

And the heavens will be torn, and on that Day it will be flimsy.

Rashad Khalifa

The heaven will crack, and fall apart.

Sahih International

And the heaven will split [open], for that Day it is infirm.

Sam Gerrans

And the sky be split asunder for it, that day, is frail,

Shabbir Ahmed

And when the sky will be rent asunder, such that frail will it be that Day.

Syed Vickar Ahamed

And the sky will be split apart, for that Day will be flimsy and torn apart,

Taqi Usmani

and the sky will burst apart, while it will have become frail on that day.

The Monotheist Group

And the sky will be torn, and on that Day it will be flimsy.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hâkka suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩