Diyanet İşleri
Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.
Hâkka suresi
Hâkka suresi, 16. ayet. وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ
venşeḳḳati-ssemâü fehiye yevmeiẕiv vâhiyeh.
Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sûra üfürülüş ve arzın kaldırılması Hâkka 13–18 3
(13-15) Sur'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.
Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin Arş'ını, bunların da üstünde sekiz taşıyıcı taşır.
O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz. Hiçbir sırrınız gizli kalmaz.
İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: "Gelin, kitabımı okuyun!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 13–18. ayetler için yazılmıştır.
13. Yüce Allah, peygamberlerini yalanlayanlara neler yaptığını, onları nasıl cezalandırdığını, daha dünyada iken onları azaba çarptırdığını, buna karşılık peygamberleri ve onlara uyanları nasıl kurtardığını, bunun da âhiretteki cezanın bir başlangıcı, Kıyamet gününde amellerin karşılığının eksiksiz olarak verileceğinin bir habercisi olduğunu söz konusu ettikten sonra Kıyamet gününden önce meydana gelecek olan dehşet verici durumları söz konusu etmektedir.
Bunların ilki İsrafil’in “Sûr’a tek bir üfürüş” üfürmesi olacaktır. Bu da bütün bedenlerin yerden çıkışlarının tamamlanması esnasında olacaktır. İşte o vakit rûhlar çıkıp her biri kendi bedenine girecektir. İnsanlar böylelikle âlemlerin Rabbinin huzurunda dikileceklerdir.
14. “Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek bir defa çarpılıp parçalandığında” un ufak olacaklardır. Yani dağlar darmadağın olacak, yere karışacak ve üzerinde savrulacaktır. Her taraf bir düzlük haline gelecek, orada ne bir yükseklik, ne de bir çukur görülecektir. Yere ve yerin üzerindekilere yapılacak olan bunlardır.
16. Semâya ve orada gerçekleşeceklere gelince; semâ çalkalanacak, parçalanacak ve rengi değişecektir. Bunca sağlamlığına ve gücüne rağmen zayıflayıp yıkılmaya yüz tutacaktır. Bu ise onu sarsan, oldukça dehşetli, büyük bir sıkıntı dolayısı ile olacaktır. Bu hal onu zayıflatacaktır.
17. “Melekler” melaike-i kiram “göğün çevresinde olacak” semânın yanlarında ve onun köşe başlarında Rablerinin huzurunda boyun eğmiş bir halde, azameti karşısında itaatle duracaklar, bekleyeceklerdir.
“O gün onların üstlerinde bulunan sekiz” son derece güçlü melek, “Rabbinin Arş’ını” kullar arasında adaleti ve lütfu ile hüküm vermek üzere geleceği sırada “taşıyacaktır.” Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır:
18. “O gün huzura” Allah’ın huzuruna “çıkarılırsınız ve” bedenlerinizden, bizzat sizden, amellerinizden ve vasıflarınızdan “size ait hiçbir şey gizli kalmaz.” Şüphesiz ki Yüce Allah gizliyi de açığı da bilendir. İnsanlar çıplak ayak, elbisesiz ve sünnetsiz olarak dümdüz bir arazide haşredileceklerdir. Seslenen hepsine sesini işittirecek ve bakan hepsini görecektir. İşte o vakit Allah, yaptıklarının karşılığını kendilerine verecektir. Bundan dolayı Yüce Allah, amellerinin karşılığının veriliş keyfiyetinden söz ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O gün meleklerin oradan inmeleri sebebiyle gökyüzü yarılır. Gökyüzü sağlam ve sımsıkı olmasının ardından artık o gün çok zayıftır.
Aynı kök: شقق (28 geçiş)
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…
Aynı kök: شقق (28 geçiş)
Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…
Aynı kök: شقق (28 geçiş)
Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Gök yarılmış (olacak) ve o gün direncini kaybedecektir.
Ve gök parçalanmış olacak, zira o gün tüm direncini yitirmiş olacak.
ve gök yarılıp parçalanacak -çünkü o Gün zayıf ve güçsüz düşecek-;
O sema (benlik bilinci) yarılmıştır! O süreçte o, göçmüştür!
Gök yarılıp çatlamıştır; artık o gün, 'sarkmış/za'fa uğramıştır.'
Gök de yarılır ve artık o gün o, çökmeye yüz tutar.
Gök, yarılarak parçalanmıştır. Artık, o gün, çökmeye yüz tutmuştur.
Gök yarılmıştır. O gün o, lime lime sarkmıştır.
Gök yarılmıştır, parçalanmıştır.
Gök yarılmıştır, parçalanmıştır.
Ve gök yarılmış, o da o gün sarkmıştır.
Ve Sema yarılmış o da o gün sarkmıştır,
Gök yarılır. O Gün, o zayıftır artık.
Gök yarılır. İzin günü dipnot 1 , o zayıftır artık.
Gök yarılır. İzin günü, o zayıftır artık.
Gök yarılıp çatlamıştır; artık o gün 'sarkmış/za'fa uğramıştır'.
Gök de yarılmış ve artık o, o gün za'fa düşmüşdür.
Gök de yarılmış ve o gün bitkin bir hale gelmiştir.
(13-18) Tek bir defalık sûr’a üfürüldüğünde, arz ve dağlar taşındığında, tek bir çarpma ile çarpıldığında, işte o gün olay vuku bulmuştur, g ök yarılmıştır , lime lime çökmüştür /sarkmıştır , Melekler enkazın etrafındadırlar ve Onların üzerinde Rabbinin tahtını sekiz melek taşımaktadırlar.
Gökyüzü yarılır ve artık o gün zayıf ve güçsüzdür.
Gök yarılmıştır; o gün o, zayıf, sarkıktır.
Gök yarılır, artık o gün çökmeye yüz tutmuş hale gelir dipnot 1 .
O gün gök çatlar ve açılır.
Gök paramparça olur, çünkü o gün zayıf ve güçsüz düşer.
Gök paramparça olur, çünkü o gün zayıf ve güçsüz düşer..
Gök yarılmıştır. O gün o, lime lime sarkmıştır.
And the heavens have been parted asunder, and with frailty they stand shaky and agitated.
The sky will be torn apart on that Day, it will be so frail.
And the sky will be rent asunder, for it will that Day be flimsy,
when the sky will be rent asunder, the grip holding it together having loosened on that Day,
and Heaven will be split apart, for that Day it will be very frail.
And the heaven will be rent asunder, for that Day it (the heaven) will be frail and torn up.
and the sky will be split open —for it will be frail that day—
And the heaven will cleave asunder for it will have become frail on that day.
and heaven shall be split, for upon that day it shall be very frail,
The Day on which the [ozone layer of the] sky will crack and the cosmos will loose its order.
and the heaven on that day shall be cleft asunder, for on that day shall it wane!
The heavens will be torn, and on that day it will be flimsy.
and the heavens shall cleave in sunder, and shall fall in pieces, on that day:
And the heaven shall cleave asunder, so that on that Day it shall be frail,
And the heaven will be cloven. So, upon that Day it will be (very) frail,
And the heaven will split asunder, for that day it will be frail.
The sky will cleave asunder on that day and fall to pieces.
and the sky will be rent asunder - for, frail will it have become on that Day -;
The sky will then be so torn that it will be frail,
And the heavens will be torn, and on that Day it will be flimsy.
The heaven will crack, and fall apart.
And the heaven will split [open], for that Day it is infirm.
And the sky be split asunder for it, that day, is frail,
And when the sky will be rent asunder, such that frail will it be that Day.
And the sky will be split apart, for that Day will be flimsy and torn apart,
and the sky will burst apart, while it will have become frail on that day.
And the sky will be torn, and on that Day it will be flimsy.