81. sure

Tekvîr Suresi التكوير

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 3 konu
  1. Kıyamet sahneleri 1–14 karşılaştır — Kıyamet sahneleri
  2. Yemin ve vahyin değeri 15–21 karşılaştır — Yemin ve vahyin değeri
  3. Peygamber deli değildir; Kur'an bir öğüttür 22–29 karşılaştır — Peygamber deli değildir; Kur'an bir öğüttür

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kıyamet sahneleri 1–14

  1. Tekvîr suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 1. ayet. إِذَا ٱلشَّمْسُ كُوِّرَتْ

    iẕe-şşemsü küvvirat.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 1. ayet

  2. Tekvîr suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 2. ayet. وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ

    veiẕe-nnücûmü-nkederat.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 2. ayet

  3. Tekvîr suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 3. ayet. وَإِذَا ٱلْجِبَالُ سُيِّرَتْ

    veiẕe-lcibâlü süyyirat.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 3. ayet

  4. Tekvîr suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 4. ayet. وَإِذَا ٱلْعِشَارُ عُطِّلَتْ

    veiẕe-l`işâru `uṭṭilet.

    Süleymaniye Vakfı

    toplumsal ilişkiler kesildiğinde dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gelenekte, el-işar (الْعِشَارُ) kelimesi, 'on aylık hamile deve' anlamına gelen uşera (عشراء)'nın çoğulu sayılarak ayete "on aylık gebe develer salıverildiğinde" meali verilir. Güneş çepeçevre sarıldığı, yıldızlar karardığı, gökler dürüldüğü ve dağlar yürütüldüğü zaman, bütün canlılar ölmüş olacağından o anlam buraya uymaz. El-işar (الْعِشَارُ), aşere (عاشر) fiilinin mastarı da olabildiğinden ona "muaşeret" anlamını vermek gerekir. Hayvanlar da bizim gibi birer ümmet /toplumdur (En'am 6/38). Mahşer günü, birlikte yaşama şartları bütün toplumlar gibi onlar için de ortadan kaldırılmış olacaktır (Mearic 70/10-14, Abese 80/34-37). Birlikte yaşama şartlarının ortadan kalktığı bir yerde tüm toplumsal ilişkiler kesilir. Ayete buna uygun meal verilmiştir.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 4. ayet

  5. Tekvîr suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 5. ayet. وَإِذَا ٱلْوُحُوشُ حُشِرَتْ

    veiẕe-lvuḥûşü ḥuşirat.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 5. ayet

  6. Tekvîr suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 6. ayet. وَإِذَا ٱلْبِحَارُ سُجِّرَتْ

    veiẕe-lbiḥâru süccirat.

    Süleymaniye Vakfı

    denizler doldurulduğunda, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Secr, (سجر) "karıştırma, yakma ve doldurma" anlamlarına gelir (Mekayis). İnsanların yeniden diriltilmesinden önce dağlar yürütülüp parçalanmış (Taha 20/105-107, Mürselat 77/10) ve denizleri doldurup taşırmış (Tur 52/6, İnfitar 82/3) olacağı için burada uygun olan "doldurma" anlamıdır. Aynı kelime, cehennemin doldurulması ile ilgili olarak da kullanılmıştır (Mü'min 40/72).

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 6. ayet

  7. Tekvîr suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 7. ayet. وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتْ

    veiẕe-nnüfûsü züvvicet.

    Süleymaniye Vakfı

    nefisler /ruhlarla bedenler eşleştirildiğinde, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da ruh ile bedenden her birine nefis dendiği gibi ikisinin birleşiminden oluşan insana da nefis denir. Beden ölür veya uyursa ruh onu terk eder (Zümer 39/42) Bedenin tekrar yaratılmasıyla engel kalkar ve ruh ile bedenin eşleşmesi tekrarlanır. (Fatır 35/11, Nebe 78/8).

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 7. ayet

  8. Tekvîr suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 8. ayet. وَإِذَا ٱلْمَوْءُۥدَةُ سُئِلَتْ

    veiẕe-lmev'ûdetü süilet.

    Süleymaniye Vakfı

    diri diri gömülen kız çocuğuna sorulduğunda

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 8. ayet

  9. Tekvîr suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 9. ayet. بِأَىِّ ذَنۢبٍ قُتِلَتْ

    bieyyi ẕembin ḳutilet.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 9. ayet

  10. Tekvîr suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 10. ayet. وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتْ

    veiẕe-ṣṣuḥufü nüşirat.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 10. ayet

  11. Tekvîr suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 11. ayet. وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتْ

    veiẕe-ssemâü küşiṭat.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 11. ayet

  12. Tekvîr suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 12. ayet. وَإِذَا ٱلْجَحِيمُ سُعِّرَتْ

    veiẕe-lceḥîmü sü``irat.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 12. ayet

  13. Tekvîr suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 13. ayet. وَإِذَا ٱلْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ

    veiẕe-lcennetü üzlifet.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 13. ayet

  14. Tekvîr suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 14. ayet. عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّآ أَحْضَرَتْ

    `alimet nefsüm mâ aḥḍarat.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 14. ayet

Yemin ve vahyin değeri 15–21

  1. Tekvîr suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 15. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلْخُنَّسِ

    felâ uḳsimü bilḫunnes.

    Süleymaniye Vakfı

    Hayır (iddia ettiğiniz gibi değil)! Gözden kaybolanlara yemin ederim,

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 15. ayet

  2. Tekvîr suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 16. ayet. ٱلْجَوَارِ ٱلْكُنَّسِ

    elcevâri-lkünnes.

    Süleymaniye Vakfı

    (yörüngesinde) akıp (zaman zaman) görülmeyenlere; dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneş, Ay ve gezegenler, yörüngelerinde akarken (Yasin 36/38-400) belirli aralıklarla bazen görünür bazen görünmezler (En'am 6/76-78).

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 16. ayet

  3. Tekvîr suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 17. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ

    velleyli iẕâ `as`as.

    Süleymaniye Vakfı

    başladığı ve bittiği vakitlerde geceye, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gecenin başı ve sonu alacakaranlık olur (Hud 11/114). Bunlar ikişer bölümdür. Akşamın alaca karanlığının birinci bölümünde akşam, ikinci bölümünde yatsı namazı kılınır. Sabahın alaca karanlığının birinci bölümü seher ve sahur vakti, ikinci bölümü de sabah namazı ve oruca başlama vaktidir. Beyaz gecelerin yaşandığı bölgelerde yatsı vaktinin sonunda, hava soğur ve canlılar yuvalarına çekilmiş olurlar. Seher vakti, ısının az da olsa artmaya başlaması, insanın vücudunda da ısınma olması ve canlıların yuvalarında uyanması ile anlaşılır. Bu ayette, akşamın ve sabahın alacakaranlıklarına yemin edilmektedir. (Müddessir 74/33, İnşikak 84/17, Fecr 89/4, Şems 91/4, Leyl 92/1, Duha 93/2).

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 17. ayet

  4. Tekvîr suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 18. ayet. وَٱلصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ

    veṣṣubḥi iẕâ teneffes.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 18. ayet

  5. Tekvîr suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 19. ayet. إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ

    innehû leḳavlü rasûlin kerîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Kur'an, kesinlikle değerli bir elçinin /Cebrail'in getirdiği sözdür dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Elçinin sözü, onu gönderenin sözüdür. Ayetleri Muhammed aleyhisselama getiren elçi, vahiy meleği Cebrail'dir (Şuara 26/192-195). Resul yani elçi kendi sözünü değil onu gönderenin sözünü ilettiğinden, Kur'an, elçiyi gönderen Allah'ın sözüdür.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 19. ayet

  6. Tekvîr suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 20. ayet. ذِى قُوَّةٍ عِندَ ذِى ٱلْعَرْشِ مَكِينٍ

    ẕî ḳuvvetin `inde ẕi-l`arşi mekîn.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 20. ayet

  7. Tekvîr suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 21. ayet. مُّطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ

    müṭâ`in ŝemme emîn.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 21. ayet

Peygamber deli değildir; Kur'an bir öğüttür 22–29

  1. Tekvîr suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 22. ayet. وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ

    vemâ ṣâḥibüküm bimecnûn.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 22. ayet

  2. Tekvîr suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 23. ayet. وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ

    veleḳad raâhü bil'üfüḳi-lmübîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Cebrail'i, o açık ufukta (Nur Dağı'nda) kesinlikle gördü dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kabe'nin çevresindeki en yüksek dağ, Hira Mağarası'nın bulunduğu Nur Dağı'dır (Hira, TDV İslam Ansiklopedisi). Kabe'den bakıldığında en yüksek ufuk, o dağın tepesidir. Muhammed aleyhisselam, dağın tepesindeki Hira Mağarası'nda iken en tepede Cebrail aleyhisselamı görmüş, daha sonra Cebrail onun yanına inmiş ve ona ilk vahyi iletmiştir (Necm 53/7-10).

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 23. ayet

  3. Tekvîr suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 24. ayet. وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍ

    vemâ hüve `ale-lgaybi biḍanîn.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 24. ayet

  4. Tekvîr suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 25. ayet. وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَٰنٍ رَّجِيمٍ

    vemâ hüve biḳavli şeyṭânir racîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekkeliler Muhammed aleyhisselamın cinlerin etkisinde kaldığını söylüyorlardı (Tekvir 81/22). Cinler, birinci kat göğe çıkar, dost edindikleri bazı insanlara Mele-i A'la'dan haberler getirirlerdi (Cin Suresi 72/1-12). İnsanların ve cinlerin yoldan çıkmış olanına şeytan denir (En'am 6/112). Muhammed aleyhisselam Kur'an'daki sözleri, herhangi bir şeytandan almamıştır (Şuara 26/210-212).

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 25. ayet

  5. Tekvîr suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 26. ayet. فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ

    feeyne teẕhebûn.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 26. ayet

  6. Tekvîr suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 27. ayet. إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ

    in hüve illâ ẕikrul lil`âlemîn.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 27. ayet

  7. Tekvîr suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 28. ayet. لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ

    limen şâe minküm ey yesteḳîm.

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 28. ayet

  8. Tekvîr suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Tekvîr suresi, 29. ayet. وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ teşâûne illâ ey yeşâe-llâhü rabbü-l`âlemîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Sizin bir şey yapmanız, ancak varlıkların sahibi olan Allah'ın, şartları oluşturması ile mümkündür dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müddessir 74/56, İnsan 76/30. Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html

    Ayet detayı — Tekvîr suresi, 29. ayet