73. sure

Müzzemmil Suresi المزمل

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Gece ibadeti emri 1–8 karşılaştır — Gece ibadeti emri
  2. Sabret; yalanlayanları bana bırak 9–14 karşılaştır — Sabret; yalanlayanları bana bırak
  3. Firavun'a gönderilen peygamber örneği 15–19 karşılaştır — Firavun'a gönderilen peygamber örneği
  4. Hafifletme ve son hükümler 20 karşılaştır — Hafifletme ve son hükümler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Gece ibadeti emri 1–8

  1. Müzzemmil suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُزَّمِّلُ

    yâ eyyühe-lmüzzemmil.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey (verdiğimiz) görevi üstlenen kişi dipnot 1 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yük yükleme anlamındaki "zeml (زمل)" (Mekayis) kökünden türeyen "müzzemmil" kelimesi ism-i fail olduğu yani eylemi yapan kişiyi ifade ettiği için, kendisine verilen nübüvvet görevini üstlenmiş olan Muhammed aleyhisselamı gösterir. Müzzemmil 73/5. ayet ona daha ağır bir görev yükleneceğini bildirmekte, Müddessir 74/1. ayet de Muhammed aleyhisselama verilen görevden bahsetmektedir.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 1. ayet

  2. Müzzemmil suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 2. ayet. قُمِ ٱلَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا

    ḳumi-lleyle illâ ḳalîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Az bir kısmı hariç geceleyin ayakta ol!

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 2. ayet

  3. Müzzemmil suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 3. ayet. نِّصْفَهُۥٓ أَوِ ٱنقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا

    niṣfehû evi-nḳuṣ minhü ḳalîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Gece yarısında kalk (ve ayakta ol) ya da (ayakta olacağın süreyi) biraz eksilt dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arapçada "gece (ليل)" sözcüğü, gün batımından gün doğumuna kadarki zaman diliminin tamamını kapsar. Gece üç ana bölümden oluşur. Bu bölümlendirme matematiksel hesaba göre değil, ufkun kararmasına ya da aydınlanmasına göre yapılır; çünkü Hud 11/114. ayet, gecenin gündüze yakın bölümlerinden bahseder ve bu yakınlık gördüğümüz güneş ışığı ve ısının değişikliğiyle anlaşılır. Uzunluktan bağımsız olarak, bu bölümlerin her birine "gecenin üçte biri" denir. Gecenin birinci bölümü akşam ve yatsı namazlarının vaktidir. İkinci bölümü yatsı vaktinin bitiminden seher vaktine kadar olan uyku ve dinlenme vaktidir (En'am 6/96). Üçüncü bölümü ise seher/sahur vaktiyle sabah namazının vaktidir. Gecenin birinci ve üçüncü bölümleri alacakaranlıktır ve uzunlukları hemen hemen birbirine eşittir. İkinci bölüm ise ikisinin ortasındaki en uzun bölümdür (İnsan 76/26). Bu bölüme "gece yarısı (نصفه)" denir (Müzzemmil 73/20). Kalkmak için yatmış olmak gerekir. Bu yüzden "gece yarısında kalk" emri, yatsı namazı kılınıp bir miktar uyuduktan sonra gecenin orta bölümünde herhangi bir saatte kalkmayı ifade eder. Ayakta kalınan süreyi "biraz eksiltmek" orta bölümün bir kısmında uyumakla, "biraz artırmak" ise orta bölümle birlikte seher vaktinin de bir kısmında ayakta mümkün olur. Müzzemmil 73/20. ayette Nebimizin ve onunla birlikte bazı müminlerin bu ayette verilen emri nasıl yerine getirdikleri ayrıntılı olarak anlatılmakta, "gecenin üçte birinde", "yarısında" ya da "üçte ikisine yakınında" ayakta oldukları bildirilmektedir. Nebimizin teheccüt namazını kılmak için kalkması zaten zorunludur (İsra 17/79). Teheccüt namazı gecenin orta bölümünde veya seher vaktinde kılınır. Tek başına seher vakti, gecenin üçte birinden az olduğu için Nebimizin ve onunla birlikte olanların Kur'an çalışmak amacıyla gecenin orta bölümünde kalkmış oldukları kesindir. Öyleyse, "gecenin üçte birinde" ayakta olmak, orta bölümde bir müddet ayakta olup sonra sabah namazına kadar uyumak şeklinde anlaşılabilir. "Gecenin yarısında" ayakta olmak, orta bölümde mümkün olabilir. Gecenin üçte ikisi, orta bölümle seher ve sabah namazı vakitlerini içeren iki bölümün toplamıdır. Bundan sabah namazı vakti hariç tutulup seherde ve orta bölümün çoğunda ayakta olunduğunda da "gecenin üçte ikiye yakınında" ayakta kalınmış olur.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 3. ayet

  4. Müzzemmil suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 4. ayet. أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ ٱلْقُرْءَانَ تَرْتِيلًا

    ev zid `aleyhi verattili-lḳur'âne tertîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Yahut biraz daha (süre) ekle dipnot 1 ve Kur'an'ı tertil üzere oku /ayet kümelerinin dipnot 2 bağlantılarını bulup onları doğru bir şekilde sıralayarak oku dipnot 3 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      "Ayet kümeleri" anlamı verdiğimiz "kur'an", karaa (قرأ) fiilinin mastarı olup toplama ve birleştirme anlamındadır. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın son kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada kur'an (قُرْآنً) kelimesinin çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an kelimesine, bağlamına göre, kur'anlar yani ayet kümeleri diye de anlam verilebilir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Tertil, bir şeyin bağlantılarını kurup onu doğru bir şekilde sıralamaktır (Müfredat). Allah, kendi sözlerinden ibaret olan ayetlerin birbirleriyle bağlantılarını da kendisi kurmuş, onları, açık ve anlaşılır bir metotla, hikmet metodu ile düzenlemiştir (A'raf 7/52, İsra 17/106, Furkan 25/32). Burada Muhammed aleyhisselama emredilen tertil, Allah'ın kurduğu bağlantıları bularak ayet kümelerini ona göre anlamaya çalışmasıdır. Böylece Kur'an'ı, Allah'ın istediği şekilde okumuş olacaktır. Bu ayet, surenin son ayeti ile birlikte düşünülünce Nebimizin Mekke'de, her gece ümmetinden bir kesime, Kitabı ve hikmeti öğrettiğini (Bakara 2/151, Al-i İmran 3/164, Cuma 62/2), 20. ayet ise onun bu metodu Medine'de, uygun zamanlarda öğretmeye devam ettiğini açıkça göstermektedir.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 4. ayet

  5. Müzzemmil suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 5. ayet. إِنَّا سَنُلْقِى عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا

    innâ senülḳî `aleyke ḳavlen ŝeḳîlâ.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 5. ayet

  6. Müzzemmil suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 6. ayet. إِنَّ نَاشِئَةَ ٱلَّيْلِ هِىَ أَشَدُّ وَطْـًٔا وَأَقْوَمُ قِيلًا

    inne nâşiete-lleyli hiye eşeddü vaṭ'ev veaḳvemü ḳîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Gece oluşan ortam dipnot 1 belletme açısından daha etkili (o ortamda yapılan) konuşmalar da daha kalıcıdır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öğrenilen bilginin zihinde kalıcılık kazanması ve bellek oluşumu beyinde önce kısa süreli güçlendirme /potensiasyon ve yapılan tekrarlarla birlikte uzun süreli güçlendirme /potensiasyon denilen süreçlerle oluşur. Bu süreçte sinir hücreleri arasında gözle görülür bağlantılar oluşur ve sinir hücreleri yeniden inşa olurlar.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu Surenin 20. ayetinde, gece yapılan Kur'an'ı anlama çalışmalarına, Nebimizle beraber bir çok Müslümanın da katıldığı ifade edilmektedir.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 6. ayet

  7. Müzzemmil suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 7. ayet. إِنَّ لَكَ فِى ٱلنَّهَارِ سَبْحًا طَوِيلًا

    inne leke fi-nnehâri sebḥan ṭavîlâ.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 7. ayet

  8. Müzzemmil suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 8. ayet. وَٱذْكُرِ ٱسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ إِلَيْهِ تَبْتِيلًا

    veẕküri-sme rabbike vetebettel ileyhi tebtîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Rabbinin ismini /özelliğini dipnot 1 aklında tut dipnot 2 ve tamamen O'nun yoluna baş koy dipnot 3 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Özellik" diye meal verdiğimiz kelime "isim"dir. Çünkü Arapçada isim, bir şeyi tanımlayan, neye yaradığını gösteren ve akılda tutmaya yarayan sözdür (Müfredat). Türkçede "isim", bu anlamı içermediği için meale "özellik" olarak yazdık (Bakara 2/31, A'raf 7/180, İsra 17/110, Taha 20/8, Haşr 59/24).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 8. ayet

Sabret; yalanlayanları bana bırak 9–14

  1. Müzzemmil suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 9. ayet. رَّبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ فَٱتَّخِذْهُ وَكِيلًا

    rabbü-lmeşriḳi velmagribi lâ ilâhe illâ hüve fetteḫiẕhü vekîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    O, doğunun da batının da Rabbi /Sahibidir dipnot 1 . Ondan başka ilah yoktur. Öyleyse O'nu kendine vekil /dayanak edin dipnot 2 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneş, yıl boyunca her gün farklı noktalardan doğar ve batar. 21 Aralık'tan 21 Haziran'a kadar doğuş ve batış noktaları sürekli kuzeye kayar. 20 Haziran'da kuzeydeki en uç doğuş ve batış noktalarına ulaşır, 21 Haziran'da geri dönmeye başlar ve 21 Aralık'a kadar sürekli güneye kayar. 20 Aralık'ta güneydeki en uç doğuş ve batış noktalarına ulaşır ve 21 Aralık'ta geri dönmeye başlar. (Şuara 26/28, Saffat 37/5, Rahman 55/17, Mearic 70/40).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 9. ayet

  2. Müzzemmil suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 10. ayet. وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا

    vaṣbir `alâ mâ yeḳûlûne vehcürhüm hecran cemîlâ.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 10. ayet

  3. Müzzemmil suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 11. ayet. وَذَرْنِى وَٱلْمُكَذِّبِينَ أُو۟لِى ٱلنَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَلِيلًا

    veẕernî velmükeẕẕibîne üli-nna`meti vemehhilhüm ḳalîlâ.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 11. ayet

  4. Müzzemmil suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 12. ayet. إِنَّ لَدَيْنَآ أَنكَالًا وَجَحِيمًا

    inne ledeynâ enkâlev veceḥîmâ.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 12. ayet

  5. Müzzemmil suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 13. ayet. وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا

    veṭa`âmen ẕâ guṣṣativ ve`aẕâben elîmâ.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 13. ayet

  6. Müzzemmil suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 14. ayet. يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ وَكَانَتِ ٱلْجِبَالُ كَثِيبًا مَّهِيلًا

    yevme tercüfü-l'arḍu velcibâlü vekâneti-lcibâlü keŝîbem mehîlâ.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 14. ayet

Firavun'a gönderilen peygamber örneği 15–19

  1. Müzzemmil suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 15. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَآ إِلَيْكُمْ رَسُولًا شَٰهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَآ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ رَسُولًا

    innâ erselnâ ileyküm rasûlen şâhiden `aleyküm kemâ erselnâ ilâ fir`avne rasûlâ.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 15. ayet

  2. Müzzemmil suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 16. ayet. فَعَصَىٰ فِرْعَوْنُ ٱلرَّسُولَ فَأَخَذْنَٰهُ أَخْذًا وَبِيلًا

    fe`aṣâ fir`avnü-rrasûle feeḫaẕnâhü aḫẕev vebîlâ.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 16. ayet

  3. Müzzemmil suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 17. ayet. فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ ٱلْوِلْدَٰنَ شِيبًا

    fekeyfe tetteḳûne in kefertüm yevmey yec`alü-lvildâne şîbâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Peki ya siz (bu resulü) görmezden gelirseniz, çocukları bile ak saçlı ihtiyarlar haline getirecek (kadar dehşetli) bir günde kendinizi nasıl koruyacaksınız dipnot 1 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 17. ayet

  4. Müzzemmil suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 18. ayet. ٱلسَّمَآءُ مُنفَطِرٌۢ بِهِۦ كَانَ وَعْدُهُۥ مَفْعُولًا

    essemâü münfeṭirum bih. kâne va`dühû mef`ûlâ.

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 18. ayet

  5. Müzzemmil suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 19. ayet. إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا

    inne hâẕihî teẕkirah. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî sebîlâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunlar, size verilen doğru bilgilerdir. Yapılması gerekeni yapan dipnot 1 , Rabbinin gösterdiği bir yola girer dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 19. ayet

Hafifletme ve son hükümler 20

  1. Müzzemmil suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Müzzemmil suresi, 20. ayet. إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَىٰ مِن ثُلُثَىِ ٱلَّيْلِ وَنِصْفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَىٰ وَءَاخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِى ٱلْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ ٱللَّهِ وَءَاخَرُونَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَقْرِضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌۢ

    inne rabbeke ya`lemü enneke teḳûmü ednâ min ŝülüŝeyi-lleyli veniṣfehû veŝülüŝehû veṭâifetüm mine-lleẕîne me`ak. vellâhü yüḳaddiru-lleyle vennehâr. `alime el len tuḥṣûhü fetâbe `aleyküm faḳraû mâ teyessera mine-lḳur'ân. `alime en seyekûnü minküm merḍâ veâḫarûne yaḍribûne fi-l'arḍi yebtegûne min faḍli-llâhi veâḫarûne yüḳâtilûne fî sebîli-llâh. faḳraû mâ teyessera minhü veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâte veaḳriḍü-llâhe ḳarḍan ḥasenâ. vemâ tüḳaddimû lienfüsiküm min ḫayrin tecidûhü `inde-llâhi hüve ḫayrav vea`żame ecrâ. vestagfirü-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Senin ve seninle beraber olanlardan bir grubun, gecenin üçte ikisine yakın bir vakitte, yarısında veya üçte birinde ayakta olduğunuzu Rabbin elbette biliyor dipnot 1 . Gece ile gündüzün ölçüsünü Allah koyar. O, bunu tam başaramayacağınızı bildi de yüzünüze baktı (ve işinizi kolaylaştırdı). Artık Kur'an'ı kolayınıza geldiği zaman dipnot 2 okuyun. O, içinizden hastaların olacağını, kimilerinin Allah'ın lütfunu aramak için yolculuğa çıkacağını, kimilerinin de Allah yolunda savaşacağını bilir. Öyleyse Kur'an'ı, kolayınıza geldiği zaman okuyun. Namazı düzgün ve sürekli kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir ödünç verin dipnot 3 . Kendiniz için şimdiden ne hayır yaparsanız onun karşılığını Allah katında daha iyi ve daha büyük bir ödül olarak bulursunuz dipnot 4 . Allah'tan bağışlanma dileyin. Çünkü Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gecenin bölümleriyle ilgili ayrıntılı bilgi için Müzzemmil 73/3. ayetin dipnotuna bakınız.
    2. metne dön, dipnot 2
      Suredeki bütünlüğün bozulmaması için (مَا تَيَسَّرَ) deki (ما)'yı, fiile mastar ve vakit anlamı yükleyen bağlaç saymak gerekir. Ona "kolayınıza geldiği zaman" anlamı vermemiz bundandır.
    3. metne dön, dipnot 3
      "Karz (قرض)" Arapçada "kesmek" anlamındadır. Ayette geçen "güzel bir ödünç", kendi malından kesip vermek, infak etmek anlamındadır. Kimseden bir karşılık beklemeden Allah rızası için infak edenlere Allah kat-kat fazlasını verecektir (Bakara 2/245, Hadid 57/11, 18, Teğabün 64/17). Allah'a ödünç verme ifadesi Tevrat'ta da geçer: "Yoksula cömert davranan Rab'be ödünç vermiştir; karşılığını da Rab ona ödeyecektir." (Tevrat-Özdeyişler 19:17)
    4. metne dön, dipnot 4

    Ayet detayı — Müzzemmil suresi, 20. ayet