Diyanet İşleri
Şüphesiz Kur'an, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.
Hâkka suresi · 48–52. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hâkka suresi, 48. ayet. وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ
Şüphesiz Kur'an, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.
Şüphesiz ki o (Kur'an), muttakîler (duyarlı olanlar) için bir hatırlatmadır.
Gerçek şu ki, bu vahiy muttakiler için bir uyarıdır.
Gerçek şu ki bu (Kuran), Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyan herkes için bir öğüt ve uyarıdır.
Muhakkak ki O (Kur'an), korunmak isteyenler için düşündürücü hatırlatmadır!
Çünkü o (Kur'an, Allah'tan sakınan) muttakiler için bir öğüttür.
Doğrusu o (Kur'an), takvâ sahipleri için bir öğüttür.
Kuşkusuz, O, sorumluluk bilinci taşıyanlar için öğüttür.
- Şüphesiz Kur'an, takva sahipleri için bir öğüttür. İçinizde onu yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
Kuşkusuz bu, erdemliler için bir hatırlatmadır.*
Kuşkusuz bu, erdemliler için bir hatırlatmadır.
Ve o, hiç şüphesiz takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür.
Ve o hiç şüphesiz unutulmıyacak bir öğüddür korunacaklar için
O, takva sahipleri için bir öğüttür.
O, takva dipnot 1 sahipleri için bir öğüttür.
O, takva dipnot 1 sahipleri için bir öğüttür.
Çünkü o (Kuran, Tanrı'dan sakınan) muttakiler için bir öğüttür.
Şübhesiz ki o (Kur'an) (fenalıkdan) korunanlar için kat'i bir öğütdür.
Doğrusu o; müttakiler için bir öğüttür.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Şüphesiz o, takva sahipleri için bir öğüttür.
O (Kur'an), korunanlar için bir öğüttür.
Kur'an, yanlışlardan sakınanlara kesinlikle doğru bilgi vermektedir dipnot 1 .
Kur'an, Allah'tan çekinerek kendini koruyanların, akıllarından çıkarmayacakları bir bilgidir.
Şüphesiz o, sakınanlar için bir öğüttür.
Şüphesiz O, korunanlar için bir hatırlatmadır.
Gerçek şu ki o, sakınanlar için tam bir uyarıcı ve düşündürücüdür.
Hâkka suresi, 49. ayet. وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ
Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
Şüphesiz ki içinizde (onu) yalanlayanların olduğunu bilmekteyiz.
Ama kesinlikle Biz, sizden yalanlayacak olanların çıkacağını da çok iyi biliyoruz.
Ve bakın, içinizde onu yalanlayacakların bulunduğunu iyi biliriz:
Muhakkak ki biz, yalanlayanlarınızı elbette biliyoruz.
Elbette Biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.
İçinizde (onu) yalan sayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.
Kuşkusuz, aranızda yalanlayanların olduğunu kesinlikle biliyoruz.
- Şüphesiz Kur'an, takva sahipleri için bir öğüttür. İçinizde onu yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
İçinizden yalanlayanlar olduğunu iyi biliyoruz.
İçinizden yalanlayanlar olduğunu iyi biliyoruz.
Bununla beraber Biz biliyoruz ki, sizden inanmayanlar var.
Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmıyanlar var
Biz, sizden onu yalanlayıcıları çok iyi biliyoruz.
Biz, sizden onu yalanlayıcıları çok iyi biliyoruz.
Biz, sizden onu yalanlayanları çok iyi biliyoruz.
Elbette biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.
İçinizde yalan sayanlar bulunduğunu elbet biz de biliyoruz.
İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu Biz de bilmekteyiz.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Elbette biz, biliyoruz ki içinizden yalanlayanlar vardır.
Biz, içinizde yalanlayanlar bulunduğunu elbette biliyoruz.
Çok iyi biliyoruz ki içinizde (Kur'an karşısında) yalana sarılanlar var dipnot 1 .
Çok iyi biliyoruz ki içinizde yalancılar var.
Elbette biz, biliyoruz ki içinizden yalanlayanlar vardır.
Elbette biz, biliyoruz ki içinizden yalanlayanlar vardır.
Ve biz, içinizden onu yalanlayanların bulunduğunu kesinlikle biliyoruz.
Hâkka suresi, 50. ayet. وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ
Şüphesiz Kur'an, kafirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.
Şüphesiz ki o (Kur'an), kâfirler için bir pişmanlık (sebebi)dir.
Bir o kadar kesin olan da şu ki, bu durum inkarı hayat tarzı edinenler için derin bir pişmanlık kaynağı olacak;
ama bu (red), şüphesiz, (Allah'ın vahyinin) doğruluğu(nu) inkar edenler için acı bir pişmanlık kaynağı olacaktır,
Muhakkak ki O (kıyamet süreci), hakikat bilgisini inkar edenler için elbette büyük pişmanlıktır!
Gerçekten o (Kur'an), kafirler için bir hasrettir.
Muhakkak o, kâfirler için bir iç yarasıdır
Aslında, O, nankörlük edenler için kesinlikle pişmanlık nedenidir.
Elbette Kur'an, kafirler için bir iç yarasıdır.
O, inkarcılar için bir üzüntü kaynağıdır.
O, inkarcılar için bir üzüntü kaynağıdır.
Ve kesinlikle o, kafirler için bir hasret (vahlanma) vesilesidir.
Ve her halde o, kafirler üzerinde bir hasrettir
O, Kafirler için derin bir pişmanlıktır. dipnot 1
O, Kafirler için derin bir pişmanlıktır. dipnot 1
O, gerçeği yalanlayan nankörler için derin bir pişmanlıktır. dipnot 1
Gerçekten o (Kuran), kafirler için bir hasrettir.
Muhakkak ki o (Kur'an) kafirlere karşı (kaçınılmaz) bir hasretdir.
Ve muhakkak ki o; kafirler için bir üzüntüdür.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Şüphesiz ki o kâfirler için bir pişmanlıktır.
Doğrusu o, kafirler için hasrettir.
Kur'an, ayetleri görmezlikten gelenler için kesinlikle bir yürek acısıdır dipnot 1 .
Kur'an, kendini ayetlere kapatan bu kişilerin de yalanını ortaya çıkarır.
O kâfirler için bir hasret/pişmanlıktır.
O kafirler için bir üzüntüdür.
Ve o, küfre sapanlar için tam bir hasrettir.
Hâkka suresi, 51. ayet. وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ
Şüphesiz Kur'an, gerçek kesin bilgidir.
Şüphesiz ki o (Kur'an), gerçeğin ta kendisidir.
zira o (vahiy), elbette mutlak hakikattir.
çünkü o, mutlak hakikattir!
Muhakkak ki O (kıyamet süreci), elbette Hakk-el Yakin'dir (hakikatin en açık seçik yaşantısıdır)!
Ve şüphesiz o, kesin bir gerçektir (hakku'l-yakin).
ve o, gerçekten kat'î bilginin ta kendisidir.
Ve kuşkusuz, O, kesin gerçektir.
Kur'an, gerçekten kesin bilginin ta kendisidir.
O, kuşkusuz mutlak gerçektir.
O, kuşkusuz mutlak gerçektir.
O, hiç şüphesiz, gerçeğin ta kendisidir.
Ve o hiç şübhesiz hakkulyakin'dir
O, kesinlikle gerçektir.
O, kesinlikle gerçektir. dipnot 1
O, kesinlikle gerçektir.
Ve şüphesiz o, kesin bir gerçektir (hakku'l yakin).
Hiç şüphesiz ki o (Kur'an) kat'i bilginin tam gerçeğidir.
Hiç şüphesiz ki o; kesin gerçektir.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Ve şüphesiz o, kesin bir gerçektir.
O, kesin gerçektir.
Şüphesiz Kur'an, doğruluğu kesin olarak bilinebilir bir gerçektir dipnot 1 .
Çünkü o, kesin gerçektir.
O, kesin bir gerçektir.
O, kesin bir gerçektir.
Ve o, kesin bilginin tam gerçeğidir.
Hâkka suresi, 52. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
O halde sen, yüce Rabbinin adıyla tespih et.
Yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt)! dipnot 1
Sözün ozü: (Ey muhatap) sen, azamet sahibi Rabbin adına hareket et!
Öyleyse, kudret sahibi Rabbinin ismini yücelt!
Öyleyse, ismi Aziym olan Rabbin namına (Esma'sına kullukla) işlevine devam ederek O'nu tespih etmiş ol!
Öyleyse, büyük Rabbini ismiyle tesbih et.
O halde,Yüce Rabbinin adını yüceltip noksanlıklardan tenzih et.
Artık, Efendinin Büyük İsmini yücelterek an! dipnot 535
O halde, Yüce Rabbinin ismi ile tesbih et.
Öyleyse Büyük olan Efendinin ismini yücelt. dipnot 1
Öyleyse Büyük olan Rabbinin ismini yücelt.
Haydi, Rabbinin yüce ismi ile tesbih et!
haydi tesbih et rabbının azim ismiyle
O halde Azim Rabb'inin adını tesbih dipnot 1 et.
O halde Azim Rabb'inin adını tesbih et.
O halde Yüce Rabb'inin ismini tesbih dipnot 1 et.
Öyleyse, büyük rabbini ismiyle tesbih et.
O halde O büyük Rabbini, kendi adiyle, tesbih (ve tenzih) et.
Öyleyse Rabbını, o büyük adıyla tesbih et.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
O halde sen, Yüce Rabbinin adını tesbih et!
Öyleyse ulu Rabbinin adını tesbih et (O'nun eksikliklerinden uzak, yücelerden yüce olduğunu an).
Öyleyse sen, Rabbinin muazzam adı /özelliği sebebiyle ona boyun eğ! dipnot 1
Öyleyse Yüce Rabbinin adını her türlü eksiklikten uzak tut.
O halde sen, yüce Rabbinin adı ile tesbih et!
O halde sen, yüce Rabbinin adı ile tesbih et!
Hadi artık, yüce Rabbinin adını tespih et!
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.