74. sure

Müddessir Suresi المدثر

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Kalk da uyar; sûr günü 1–10 karşılaştır — Kalk da uyar; sûr günü
  2. Yalnız yarattığım kişi ve Sekar 11–30 karşılaştır — Yalnız yarattığım kişi ve Sekar
  3. Cehennem görevlileri ve yeminler 31–37 karşılaştır — Cehennem görevlileri ve yeminler
  4. Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar 38–48 karşılaştır — Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar
  5. Öğütten yüz çevirenler 49–56 karşılaştır — Öğütten yüz çevirenler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kalk da uyar; sûr günü 1–10

  1. Müddessir suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ

    yâ eyyühe-lmüddeŝŝir.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey örtüsüne bürünen kişi!

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 1. ayet

  2. Müddessir suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 2. ayet. قُمْ فَأَنذِرْ

    ḳum feenẕir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 2. ayet

  3. Müddessir suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 3. ayet. وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ

    verabbeke fekebbir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 3. ayet

  4. Müddessir suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 4. ayet. وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ

    veŝiyâbeke feṭahhir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 4. ayet

  5. Müddessir suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 5. ayet. وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ

    verrucze fehcür.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 5. ayet

  6. Müddessir suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 6. ayet. وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ

    velâ temnün testekŝir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 6. ayet

  7. Müddessir suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 7. ayet. وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ

    velirabbike faṣbir.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 7. ayet

  8. Müddessir suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 8. ayet. فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ

    feiẕâ nüḳira fi-nnâḳûr.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 8. ayet

  9. Müddessir suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 9. ayet. فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ

    feẕâlike yevmeiẕiy yevmün `asîr.

    Süleymaniye Vakfı

    işte o gün zor bir gündür;

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 9. ayet

  10. Müddessir suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 10. ayet. عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ

    `ale-lkâfirîne gayru yesîr.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 10. ayet

Yalnız yarattığım kişi ve Sekar 11–30

  1. Müddessir suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 11. ayet. ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا

    ẕernî vemen ḫalaḳtü veḥîdâ.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 11. ayet

  2. Müddessir suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 12. ayet. وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًا مَّمْدُودًا

    vece`altü lehû mâlem memdûdâ.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 12. ayet

  3. Müddessir suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 13. ayet. وَبَنِينَ شُهُودًا

    vebenîne şühûdâ.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 13. ayet

  4. Müddessir suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 14. ayet. وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًا

    vemehhettü lehû temhîdâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Her türlü imkanı önüne serdim dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın bolca nimet vermesine rağmen nankörlük eden bir başka kişinin durumu Kasas 28/76-82. ayetlerde anlatılmaktadır.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 14. ayet

  5. Müddessir suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 15. ayet. ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ

    ŝümme yaṭme`u en ezîd.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 15. ayet

  6. Müddessir suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 16. ayet. كَلَّآ إِنَّهُۥ كَانَ لِـَٔايَٰتِنَا عَنِيدًا

    kellâ. innehû kâne liâyâtinâ `anîdâ.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 16. ayet

  7. Müddessir suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 17. ayet. سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا

    seürhiḳuhû ṣa`ûdâ.

    Süleymaniye Vakfı

    Onu dik bir yokuşa süreceğim dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Onun için her şeyi zorlaştıracağım" anlamındadır. Allah, yoldan çıktığını onaylamadan önce herkesi uyarır, yaptığı işin kötülüğünü içine ilham eder ve vazgeçsin diye içinde bir sıkıntı oluşturur (En'am 6/125, Şems 91/8).

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 17. ayet

  8. Müddessir suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 18. ayet. إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ

    innehû fekkera veḳaddera.

    Süleymaniye Vakfı

    Çünkü o (Kur'an hakkında ne diyeceğini) düşündü taşındı, ölçtü biçti.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 18. ayet

  9. Müddessir suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 19. ayet. فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

    feḳutile keyfe ḳaddera.

    Süleymaniye Vakfı

    Kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti!

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 19. ayet

  10. Müddessir suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 20. ayet. ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

    ŝümme ḳutile keyfe ḳaddera.

    Süleymaniye Vakfı

    Ah kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti!

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 20. ayet

  11. Müddessir suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 21. ayet. ثُمَّ نَظَرَ

    ŝümme neżara.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra durup baktı.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 21. ayet

  12. Müddessir suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 22. ayet. ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ

    ŝümme `abese vebesera.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra yüzünü ekşitti ve kaşlarını çattı.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 22. ayet

  13. Müddessir suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 23. ayet. ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ

    ŝümme edbera vestekbera.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 23. ayet

  14. Müddessir suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 24. ayet. فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ

    feḳâle in hâẕâ illâ siḥruy yü'ŝer.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 24. ayet

  15. Müddessir suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 25. ayet. إِنْ هَٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ

    in hâẕâ illâ ḳavlü-lbeşer.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 25. ayet

  16. Müddessir suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 26. ayet. سَأُصْلِيهِ سَقَرَ

    seuṣlîhi seḳara.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 26. ayet

  17. Müddessir suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 27. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ

    vemâ edrâke mâ seḳar.

    Süleymaniye Vakfı

    Sakar'ın ne olduğunu sana kim bildirebilir!

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 27. ayet

  18. Müddessir suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 28. ayet. لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ

    lâ tübḳî velâ teẕer.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 28. ayet

  19. Müddessir suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 29. ayet. لَوَّاحَةٌ لِّلْبَشَرِ

    levvâḥatül lilbeşer.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 29. ayet

  20. Müddessir suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 30. ayet. عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ

    `aleyhâ tis`ate `aşer.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 30. ayet

Cehennem görevlileri ve yeminler 31–37

  1. Müddessir suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 31. ayet. وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةً وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًا وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ

    vemâ ce`alnâ aṣḥâbe-nnâri illâ melâikeh. vemâ ce`alnâ `iddetehüm illâ fitnetel lilleẕîne keferû liyesteyḳine-lleẕîne ûtü-lkitâbe veyezdâde-lleẕîne âmenû îmânev velâ yertâbe-lleẕîne ûtü-lkitâbe velmü'minûne veliyeḳûle-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velkâfirûne mâẕâ erâde-llâhü bihâẕâ meŝelâ. keẕâlike yüḍillü-llâhü mey yeşâü veyehdî mey yeşâ'. vemâ ya`lemü cünûde rabbike illâ hû. vemâ hiye illâ ẕikrâ lilbeşer.

    Süleymaniye Vakfı

    O ateşin (Cehennemin) görevlilerini sadece meleklerden oluşturduk dipnot 1 . Sayılarını dipnot 2 da kafirler için sırf bir imtihan dipnot 3 sebebi yaptık ki kendilerine kitap verilenler (Kur'an'ın Allah'ın kitabı olduğu konusunda) kesin kanaate varsınlar, iman edenlerin güvenleri artsın, kendilerine kitap verilenler ile müminler şüpheye düşmesinler, kalplerinde hastalık olanlarla dipnot 4 kafirler de şöyle desinler: "Allah bu sayıyla neyi amaçlamış olabilir ki! dipnot 5 " Böylece Allah, (sapkınlığı) tercih edeni sapkın sayar, (doğru yolu) tercih edeni de yoluna kabul eder. Rabbinin ordularını sadece kendisi bilir dipnot 6 . Bunlar, insanlar için sadece doğru bilgidir dipnot 7 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette geçen "ashabun nar" tamlaması, Kur'an'ı bir bütünlük içinde okumayan ya da bir bütünlük içinde okumayı yeni öğrenen zihinlerde bir karışıklık yaratabilmektedir. Kur'an'ın genelinde kısaca "cehennemlik" olarak çevirebileceğimiz şekilde geçen bu tamlama, bu ayette "ashab" kelimesinin anlamlarını değerlendirmemizi gerektirmektedir. Zira bir dilden diğer bir dile çeviri yaparken çevrilen kelimenin bağlamı çok önemlidir. Sadece meleklerin "Ashabun nar" yapıldığı söylendiğinden ve sayıları da 19 olarak verildiğinden buradaki "ashabun nar" tamlamasını "cehennemlik" olarak çeviremeyiz. Eğer böyle çevirirsek başka kimse cehenneme girmeyecek demek olur ve bu Kur'an'a ters düşer. Bunun yerine "cehennemi sahiplenmiş, orada görevlendirilmiş melekler" olarak anlamamız gerekir. Kaldı ki Tahrim 66/6'da Allah'ın sözünden çıkmayan, gayet katı bir takım meleklerin cehennemde görevlendirildiğinin anlatıldığını göz önünde tutmalıyız. Bu ayette dikkatinizi "nar" "aleyha" ve "melaiketun" kelimelerine çekmek gerekir. Diğer tamlamaları bir kenara konursa "nar üstündeki melekler"den bahsedildiği anlaşılır. Tıpkı bir önceki ve bu ayette olduğu gibi. "(Sekar'ın) Üzerinde 19, biz meleklerden başkasını ashabun nar yapmadık…" Zaten Allah kimseyi cehennemlik "yapmaz". Kullarından, görmezlikte direnenlerin kafirliğini onaylar sadece. Oysa burada Allah'ın kendi yaptığı bir durumdan bahsedilmekte.Cehennemde görevli melekler, oranın bekçileridir. Bunu bildiren ayetler şunlardır: Zümer 39/71-72, Mümin 40/49-50, Zuhruf 43/77, Mülk 67/8.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette bildirilen melek sayısı tıpkı ayette belirtildiği gibi kafirler için imtihan sebebi olmuştur. Bu gibi insanlar, Kitab'ın ayetler arası ilişkisini örtmek için, sözde matematiksel ilişkiler ağı kurarak, Kitab'ın iç bağlantılarını kafalarına göre kurmak ve fitne çıkarma isteğiyle çeşitli yorumlar yapar, kendilerine veya önderlerine kutsallık devşirmeye çalışırlar. Oysa Kitabın ayetler arası ilişkisinin kuralı Al-i İmran 3/7'de açık olarak bildirilmiştir. Kuranın ayetleri arasında rakamsal bir ilişki olduğunu gösteren hiçbir ayet ve nebimizden bu konuda hiçbir rivayet bulunmamaktadır.
    3. metne dön, dipnot 3
      "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bunlar münafıklardır (Bakara 2/8-10).
    5. metne dön, dipnot 5
    6. metne dön, dipnot 6
    7. metne dön, dipnot 7
      Kalem 68/52. Bu ayet, ilahi kitaplar arasındaki sıkı bağı, insanlığın evrensel hafızasındaki doğru bilgiyi (zikir) ve özelde de Kuran ile önceki ilahi kitaplar arasındaki tasdik ilişkisini göstermesi açısından çok önemlidir. Cehennemde görevli meleklerin sayısına dair sayısal bir ifade kullanılmasının iki yönlü işlevi olduğu ayette açıkça ifade edilmektedir. İlki, bu sayısal ifadenin kafirler için imtihan (fitne) vesilesi yapılmasıdır. Gerçek tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmasına rağmen vasıfları gereği, görmezlikten gelmeleri sebebiyle tasdik ilişkisini dikkate almayan bu kesim on dokuz sayısını zikre dönüştürmüyor dahası kalplerinde hastalık bulunanlarla birlikte "Allah bu sayıyla neyi amaçlamış olabilir ki!" diyerek alaya alıyorlardı. Görevli meleklerin sayısına dair sayısal bir ifadenin ikinci işlevi ise kendilerine kitap verilenlerden mümince tavır sergileyenlerin kitabın Allah'tan geldiği hususunda kati bilgiye ulaşmaları ve imanlarının artması şeklinde olmaktadır. Kimileri için anlamsız olan on dokuz sayısı bu kişiler için, içeriğini bildikleri ellerindeki kitapla Kuran arasındaki örtüşmeyi ortaya çıkarmaktaydı. Böylelikle bu sayısal ifade insanların bir kısmı için sapkınlıklarının bir kısmı için de hidayetlerinin tescili olmaktaydı. Cehennemde görevli meleklerin sayısına dair ayette geçen on dokuz sayısının Kur'an'ın indiği dönemde, kendilerine kitap verilenler için büyük önem taşıdığı söylenmesine rağmen, elimizdeki Tevrat ve İncil'de böylesi ifadelerin bulunmayışı, Kuran'ın da zaman zaman dikkat çektiği, ilahi kitaplara yönelik insan eliyle gerçekleşen bazı karartma ve gizlemelerin somut örneği olarak görülebilir (Maide 5/15). Kurdukları düzenin bozulmaması ve nemalandıkları menfaatlerin kesilmemesi için ellerindeki kitap ile Kuran arasındaki tasdik ilişkisini kesmek kötü niyetlilerin yapacakları öncelikli işler olmalıdır. Buna rağmen; insanlığın evrensel hafızasından silinmeyen dolayısıyla Kuran'da bahsedilen on dokuz rakamıyla örtüşen bir literatür mevcuttur. Mesela Sabiilerde iyinin karşısında kötülüğü temsil eden varlıklar olarak yedi gezegen ile oniki burçtan bahsedilir: (https://gnosis.org/library/Mandaean_Religion_Rudolf.html) Gnostik bazı metinlerde cehennemin sakinlerinden olan yedi ve oniki ayrı varlıktan söz edilir ve bunlardan kurtulmayı başaranın mutluluğa ulaştığına inanılır (https://gnosis.org/library/grs-mead/gnostic_john_baptist/gjb-2-1.htm#page_42_note_5; https://gnosis.org/library/tsod.htm; https://gnosis.org-/library/grs-mead/gnostic_john_baptist/gjb-2-3.htm#page_83_fr) Budizm'e ait evrenin işleyişini anlatan ve "The Lord of Hell" adıyla bilinen tasvirde (enma-ten mandalası = Mandala of Nineteen Deities) ondokuz cehennem efendisi vardır: https://emuseum.nich.go.jp/detail?langId=en&webView=&content_base_id=100956&content_part_id=000&content_pict_id=0 (https://syuweb.kyohaku.go.jp/ibmuseum_public/index.php?app=shiryo&mode=-detail&language=en&data_id=702&list_id=518930) Oniki ve yedi melek tasvirlerine eski Mısır inanç sisteminde de rastlanır: (https://gnosis.org/naghamm/goseqypt.html)

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 31. ayet

  2. Müddessir suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 32. ayet. كَلَّا وَٱلْقَمَرِ

    kellâ velḳamer.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 32. ayet

  3. Müddessir suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 33. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ

    velleyli iẕ edbera.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 33. ayet

  4. Müddessir suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 34. ayet. وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ

    veṣṣubḥi iẕâ esfera.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 34. ayet

  5. Müddessir suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 35. ayet. إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ

    innehâ leiḥde-lküber.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 35. ayet

  6. Müddessir suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 36. ayet. نَذِيرًا لِّلْبَشَرِ

    neẕîral lilbeşer.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 36. ayet

  7. Müddessir suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 37. ayet. لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ

    limen şâe minküm ey yeteḳaddeme ev yeteeḫḫar.

    Süleymaniye Vakfı

    İçinizden önde gitmeyi veya geri kalmayı tercih edenler dipnot 1 için (bir uyarı) dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 37. ayet

Herkes kazandığına rehindir; suçlulara sorulanlar 38–48

  1. Müddessir suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 38. ayet. كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ

    küllü nefsim bimâ kesebet rahîneh.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 38. ayet

  2. Müddessir suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 39. ayet. إِلَّآ أَصْحَٰبَ ٱلْيَمِينِ

    illâ aṣḥâbe-lyemîn.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 39. ayet

  3. Müddessir suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 40. ayet. فِى جَنَّٰتٍ يَتَسَآءَلُونَ

    fî cennâtin. yetesâelûn.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 40. ayet

  4. Müddessir suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 41. ayet. عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ

    `ani-lmücrimîn.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 41. ayet

  5. Müddessir suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 42. ayet. مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ

    mâ selekeküm fî seḳara.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 42. ayet

  6. Müddessir suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 43. ayet. قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ

    ḳâlû lem nekü mine-lmüṣallîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar şöyle derler: "Biz, kulluk görevlerini yapanlardan dipnot 1 değildik.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin metninde geçen "el-musallin (الْمُصَلِّينَ)"nin türediği "salat (صلَاة)" kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır (Lisan'ul-Arab). Bunu yapan kişilere el-musallin denir. Burada, Allah'ın verdiği görevleri sürekli yapan kişiler anlatılmaktadır. Namaza salat denmesi, hiçbir şart altında terk edilemeyen ve her gün, belli vakitlerde yerine getirilmesi gereken tek ibadet olmasından dolayıdır (Meryem 19/59, Kıyamet 75/31-32).

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 43. ayet

  7. Müddessir suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 44. ayet. وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ

    velem nekü nuṭ`imü-lmiskîn.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 44. ayet

  8. Müddessir suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 45. ayet. وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ

    vekünnâ neḫûḍu me`a-lḫâiḍîn.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 45. ayet

  9. Müddessir suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 46. ayet. وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

    vekünnâ nükeẕẕibü biyevmi-ddîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Her şeyin karşılığını bulacağı dipnot 1 gün hakkında da hep yalan söylerdik dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Din, "adet, durum; yapılan işe karşılık vermek ve verilen karşılık, itaat /boyun eğme" anlamlarına gelir (es-Sıhah). Din, Kuran'da insanın kabul edip ona göre yaşamaya söz verdiği sistem anlamına da gelir (Al-i İmran 3/19, Kafirun 109/6). Eğer bu din Allah'ın dini ise boyun eğilen yalnızca Allah'tır ve karşılığı ondan beklenir. "Din günü" de dünyada yapılanların karşılığının alınacağı Ahiret günüdür (Nur 24/25, Saffat 37/19-20, Sad 38/78, Zariyat 51/6, 12-13, Vakıa 56/56, Mearic 70/26, İnfitar 82/9, 15-19).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 46. ayet

  10. Müddessir suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 47. ayet. حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ

    ḥattâ etâne-lyeḳîn.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 47. ayet

  11. Müddessir suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 48. ayet. فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ

    femâ tenfe`uhüm şefâ`atü-şşâfi`în.

    Süleymaniye Vakfı

    Artık şefaatçilerin şefaati onlara bir fayda vermeyecek dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şefaat, birine eşlik etmek veya arka çıkmaktır (El-Ayn, Müfredat). Dünyada insanlar birbirlerine şefaat edebildikleri yani arka çıkıp destek olabildikleri (Nisa 4/85) gibi, melekler de insanlara şefaat edebilir yani onlara destek olabilirler (Enbiya 21/28, Necm 53/26). Ama mahşer günü kimse kimseye şefaat edemeyecektir (Bakara 2/48, İnfitar 82/17-19). Ancak cehenneme gitmiş biri eğer şirk günahı işlememişse Allah'ın onayıyla cennetteki yakınının yanına alınır. İşte birinin Allah'ın onayıyla diğerine şefaat etmesi bu şekildedir. (Bakara 2/255, A'raf 7/46-49, Meryem 19/86-87, Tur 52/21). Çünkü Allah'ın onayı olmadan şefaat olmaz (Taha 20/109, Secde 32/4, Sebe 34/23).

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 48. ayet

Öğütten yüz çevirenler 49–56

  1. Müddessir suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 49. ayet. فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ

    femâ lehüm `ani-tteẕkirati mü`riḍîn.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 49. ayet

  2. Müddessir suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 50. ayet. كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُّسْتَنفِرَةٌ

    keennehüm ḥumürum müstenfirah.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar, ürküp kaçışan eşekler gibidir,

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 50. ayet

  3. Müddessir suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 51. ayet. فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ

    ferrat min ḳasverah.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 51. ayet

  4. Müddessir suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 52. ayet. بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًا مُّنَشَّرَةً

    bel yürîdü küllü-mriim minhüm ey yü'tâ ṣuḥufem müneşşerah.

    Süleymaniye Vakfı

    Aslında onlardan her biri, kendilerine dağıtılacak sayfalar /belgeler getirilmesini ister dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Muhammed aleyhisselamın Allah'ın elçisi olduğunu gösteren birer belge talep etmektedirler (En'am 6/7, İsra 17/93).

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 52. ayet

  5. Müddessir suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 53. ayet. كَلَّا بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ

    kellâ. bel lâ yeḫâfûne-l'âḫirah.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 53. ayet

  6. Müddessir suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 54. ayet. كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌ

    kellâ innehû teẕkirah.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 54. ayet

  7. Müddessir suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 55. ayet. فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

    femen şâe ẕekerah.

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 55. ayet

  8. Müddessir suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Müddessir suresi, 56. ayet. وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ

    vemâ yeẕkürûne illâ ey yeşâe-llâh. hüve ehlü-ttaḳvâ veehlü-lmagfirah.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar, ancak Allah'ın gerekeni yapması ile dipnot 1 bu bilgiden yararlanırlar dipnot 2 . Allah, her türlü yanlıştan sakınan ve hep bağışlayandır dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء ) fiilinin kökü, "bir şeyi var etme" anlamında olan "şey (شيء)"dir (Müfredat). Nesnesine göre anlamı değişir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın gerekeni yapması, elçileri aracılığı ile kitaplarının içeriğini ulaştırmasıdır. İsra 17/15, İnsan 76/30, Tekvir 81/27-30.
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Müddessir suresi, 56. ayet