Hicr suresi

Hicr suresi, 38. ayet

Hicr suresi, 38. ayet. إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ

ilâ yevmi-lvaḳti-lma`lûm.

Diyanet İşleri

(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 35–41 · surenin 38. ayeti / 99
  1. Hicr 35

    (34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.

  2. Hicr 36

    İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.

  3. 37–38

    (37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.

  4. Hicr 39–40

    (39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.

  5. Hicr 41

    (41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 36–38. ayetler için yazılmıştır.

36. Bunun üzerine İblis “dedi ki: Rabbim, öyle ise bana onların tekrar diriltilecekleri güne kadar mühlet ver.” yani süre tanı.

37-38. “Buyurdu ki: Sen mühlet verilenlerdensin, bilinen vaktin (geleceği) güne kadar.” Allah’ın, İblis’in duasını kabul etmesi, ona olan bir lütufdan dolayı değildir. Bu, Allah tarafından hem onun, hem de kulların imtihan edilmesi için kabul edilmiştir. Böylelikle yüce Mevlasına itaat edenle düşmanına itaat eden, doğru ve samimi kimselerle böyle olmayanlar birbirlerinden ayırt edilsin. Yüce Allah, bu yüzden bizi ondan son derece sakındırmış ve onun bizden neler istediğini açıklamıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bütün mahlukatın öldüğü, Sûr'un ilk üflendiği vakte kadar.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِلَىٰ ila kadar
  2. يَوْمِ yevmi gününe kök: يوم
  3. ٱلْوَقْتِ l-vekti vaktin kök: وقت
  4. ٱلْمَعْلُومِ l-mea'lumi bilinen kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وقت (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    (80-81) Allah, şöyle dedi: "Sen o bilinen vakte (kıyamet gününe) kadar mühlet verilenlerdensin."

  • Aynı kök: وقت (13 geçiş)

    Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…

  • Aynı kök: وقت (13 geçiş)

    Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz,…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(37, 38) (Allah) "Bilinen vaktin gününe kadar zaman verilenlerdensin." demişti.

Mustafa İslamoğlu

(tabi ki, sadece tarafımdan) bilinen zaman doluncaya ve günü gelinceye kadar!"

Muhammed Esed

(tabii,) vakti (ancak Benim tarafımdan) bilinen o Gün'e kadar."

Ahmed Hulusi

"Bilinen süreç gelene kadar!"

Ali Bulaç

"Bilinen günün vaktine kadar."

Ali Özek ve heyeti

Bilinen bir vakte kadar.

Ali Rıza Safa

"Zamanı bilinen güne dek!"

Bayraktar Bayraklı

- Allah, "Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin" buyurdu.

Edip Yüksel

"Bilinen vaktin gününe kadar..."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bilinen vaktin gününe kadar....'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(37-38) Allah: "Haydi, sen bilinen zamanın gününe kadar mühlet verilenlerdensin!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

(37-38) Haydi dedi: sen vakti ma'lum gününe kadar mühlet verilenlerdensin

Erhan Aktaş

"Bilinen zamanın gününe kadar." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bilinen zamanın gününe kadar." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bilinen zamanın gününe kadar." dedi.

Gültekin Onan

"Bilinen günün vaktine kadar."

Hasan Basri Çantay

(37-38) Buyurdu: "O halde sen (ındallah) ma'lum olan (bir) zamanın gününe kadar gecikdirilenlerdensin".

İbni Kesir

Bilinen gün gelene kadar.

Mehmet Alagaş

(26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Vakti bilinen bir güne kadar.

Süleyman Ateş

"O bilinen vaktin gününe kadar!"

Süleymaniye Vakfı

O malum gün dipnot 1 gelinceye kadar (ölmeyeceksin) dipnot 2 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Malum gün" birinci sura üflendiği gündür. O gün,, Allah'n tercih ettikleri dışında bütün canlılar ölecektir. (Zümer 39/68) Yeniden dirilen insana, ölümle dirilmesi arasında geçen süre, göz açıp kapayacak kadar hatta daha da az gelir (Nahl 16/77, Kamer 54/50). İblis, en son ölen canlı dahi olsa o da aynı şeyi hissedecektir. Bu ayetten Meleklerin de ömürlü varlıklar olduğu ancak bazılarına Kıyamet /mezardan kalkış gününe kadar yaşama hakkı tanındığı anlaşılıyor.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Belli günün vakti gelinceye kadar."

Şaban Britch

Vakti bilinen bir güne kadar..

Şaban Piriş

Vakti bilinen bir güne kadar..

Yaşar Nuri Öztürk

"Bilinen vaktin gününe kadar..."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Till the specified Day on which the point of time has been predetermined".

Abdul Haleem

‘until the Day of the Appointed Time.’

Abdullah Yusuf Ali

"Till the Day of the Time appointed."

Abul A'la Maududi

until the day of a known time."

Aisha Bewley

until the Day whose time is known. ’

Al-Hilali & Khan

"Till the Day of the time appointed."

Ali Quli Qarai

until the day of the known time. ’

Amatul Rahman Omar

`Till the day of which the time is known (to Me). '

Arthur John Arberry

unto the day of a known time. '

Bijan Moeinian

"Until that Day which is pre-determined. "

E. Henry Palmer

until the day of the noted time. '

Edip-Layth

"Until the day of the appointed time."

George Sale

until the day of the appointed time.

Hamid S. Aziz

Until the Day of the Appointed Time. "

Mahmoud Ghali

To the Day of a known time. "

Marmaduke Pickthall

Till the Day of appointed time.

Mohamed Ahmed - Samira

"Till the predetermined time. "

Muhammad Asad

till the Day the time whereof is known [to Me alone]. "

Mustafa Khattab

until the appointed Day."

Progressive Muslims

"Until the Day of the appointed time. "

Rashad Khalifa

"Until the specified day and time."

Sahih International

Until the Day of the time well-known. "

Sam Gerrans

“Until the day of the known time.”

Shabbir Ahmed

"Till the Day known (to Me alone)".

Syed Vickar Ahamed

"Till the Day of the Time appointed. "

Taqi Usmani

till the day of the Appointed Time."

The Monotheist Group

"Until the Day of the time appointed."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 38. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 38. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 38. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩