Hicr suresi

Hicr suresi, 16. ayet

Hicr suresi, 16. ayet. وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ

veleḳad ce`alnâ fi-ssemâi bürûcev vezeyyennâhâ linnâżirîn.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 13–19 · surenin 16. ayeti / 99

Konu Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar Hicr 16–25 3

  1. Hicr 13

    Önceki milletlerin (helakine dair Allah'ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur'an'a) inanmazlar.

  2. Hicr 14–15

    (14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

  3. 16

    Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.

  4. Hicr 17

    Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.

  5. Hicr 18

    Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.

  6. Hicr 19

    Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

16. Yüce Allah, kudretinin kemalini ve yarattıklarına olan merhametini beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki Biz, gökte burçlar” yani tıpkı burçlara benzeyen, karanın ve denizin karanlıklarında kendileri ile yol bulunabilen büyük alametler olan yıldızları “yarattık ve onu” yani göğü “seyredenler için süsledik.” Yıldızlar olmasaydı göğün bu güzel manzarası ve bu hayret verici şekli olmazdı. Bu ise ona bakanların gökler hakkında dikkatle düşünmelerini, bunun üzerinde kafa yormalarını ve onları yoktan Yaratana dair bir delil görmelerini gerektirir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Elbette biz, gökyüzüne insanların yolculuklarda kara ve denizlerin karanlığında yollarını bulduğu çok büyük yıldızlar koyduk ve onları, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın kudretinin bir delili olması için bakan ve gören kimseler için güzelleştirdik.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. جَعَلْنَا cealna biz yaptık kök: جعل
  3. فِى fi
  4. ٱلسَّمَآءِ s-semai gökte kök: سمو
  5. بُرُوجًۭا burucen burçlar kök: برج
  6. وَزَيَّنَّـٰهَا ve zeyyennaha ve onu süsledik kök: زين
  7. لِلنَّـٰظِرِينَ linnazirine bakanlar için kök: نظر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: برج (7 geçiş) · Aynı kök: زين (46 geçiş)

    Artık evlenme ümidi beslemeyen, hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri…

  • Aynı kök: برج (7 geçiş)

    Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, "Bu, Allah'tandır"…

  • Aynı kök: برج (7 geçiş)

    Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.

  • Aynı kök: زين (46 geçiş)

    İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş)

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, gökyüzünde yıldız kümeleri var ettik; ve onları (ibret nazarıyla) bakanlar için süsledik.

Muhammed Esed

Gerçekten de, Biz gökyüzüne büyük takım yıldızları serpiştirdik ve onları, seyredenler için süsleyip bezedik:

Ahmed Hulusi

Andolsun ki biz semada (beyinde) burçlar meydana getirdik (beyinde hakikat müşahedesini oluşturan özel alanlar {pineal gland} oluşturduk) ve ona ibretle bakanlar için (çeşitli özelliklerle) bezedik.

Ali Bulaç

Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.

Ali Özek ve heyeti

Gökte büyük yıldızlar yarattık ve onları bakanlar için süsledik.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, gökte yıldız kümeleri yaptık ve seyredenler için onu süsledik.

Bayraktar Bayraklı

Gerçekten de biz gökyüzüne büyük takımyıldızları/burçlar serpiştirdik ve onları seyredenler için süsleyip bezedik.

Edip Yüksel

Gökte galaksiler yerleştirdik ve gözleyenler için onu/onları süsledik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gökte galaksiler yerleştirdik, ve gözleyenler için onları süsledik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şanım hakkı için biz, gökte burçlar yaptık ve onu seyredenler için süsledik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şanım hakkı için biz Semada burclar yaptık ve onu ehli nazar için tezyin eyledik

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun, Biz, semada burçlar yaptık ve bakanlar için onu donattık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun, Biz, semada burçlar yaptık ve bakanlar için onu donattık.

Gültekin Onan

Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, biz gökde burçlar yapmış, onları (ibretle) temaşa edenler için süslenmişizdir.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, gökte burçlar yaptık ve onları bakanlar için donattık.

Mehmet Alagaş

(1-25) Elif Lâm Râ, bunlar kitabın ve apaçık okunanın / kuranın ayetleridir , nice zaman sonra kafirler keşke teslim olsaydık / Müslüman olsaydık diye arzu edecekler. Sal onları , yesinler tüketsinler emelleri / kişisel hedefleri onları oyalasın dursun, ilerde bilecekler. Biz memleketleri bilenen bir kitapları ol madan yok etmedik / helak etmedik, hiçbir topluluk süresinin önüne ne geçemez ne de erteleyemez. Dediler ki Ey kendis ine hatırlatma indirilen kişi , sen kesin ola rak cinlenmişsin / mecnunsun, eğer sen sözüne bağlı isen bize melek getirsen ya, melekler sadece gerçek olarak inerler ve o zamanda onlar bekletilenlerden olmazlar (Melekler b oş gelmezler azaplı gelirler) biz mu hakkak ki hatırlatıcıyı indiriyoruz ve kesinlikle onu da biz koruyacağız. Kesin olan şu ki, biz, senden önce, evvelki takipçilere de / şiaya da gönderdik, onlar ise elçilerden gelenlerle sadece alay ettiler , böylelikle Onu (Alay etmeyi) suçluların kalbine sokarız, Ona / Resule inanmazlar, kesinlikle evvelkilerin de iş yapış şekli / sünneti buydu. Gökten üzerlerine kapı açsak da ve de onlar gölgelenerek oraya yükselseler bile yine de bakışlarımız sarhoşladı, doğrusu bizler büyülenmiş / sihirlenmiş kavimiz derler. Kesin olan şu ki, gökte burçlar / kuleler / kaleler / takım yıldızları yaptık onları bakanlar için süsledik / ziynetlendirdik, Taş atılmış / recm edilmiş şeytandan da onu koruduk, ancak kim, işitme hırsızlığı yaparsa, apaçık yanan bir yıldız onu da kovalar. Arzı da yayıp uzatarak döşedik, oraya sabiteler attık, orada ölçülü bir şekilde her şeyden bitki yetiştirdik, sizin için ve de henüz kendilerini rızıklandıramadığı nız kimseler için orada geçimlik malzemeler / iaşeler yaptık, hiçbir şey yok ki onun üretilip depolandığı yeri / hazinesi yanımızda olmasın ve biz onu da ancak bilinen bir ayar üzere / takdir üzere indiririz. Aşılama amaçlı rüzgâr göndeririz, gökten su indiririz, onunla sizi sularız, depolandıkları yeri / hazinelerini tutan sizler değilsiniz. (Bulut hazinesi) Kesinlikle biz, diriltiyor ve öldürüyoruz, mirasçılar / varisler de bizleriz. Kesin olan şu ki, sizden kimler öne geçmek / öne alınmak istiyor, biliyoruz kim de ertelenmek / sonraya bırakılmak istiyor onu da biliyoruz. Muhakkak ki Rabbin onları bir araya toparlayacaktır ve kesinlikle O, yargıçtır / hâkimdir, bilendir / alimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gökte burçlar (yıldızlar) var ettik ve onları bakanlar için süsledik.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, gökte burçlar yaptık. Ve onu bakanlar için süsledik.

Süleymaniye Vakfı

Gökte burçlar /takımyıldızlar dipnot 1 oluşturduk ve seyredenler için göğü süsledik.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burç (بُرج), Arapçada köşk ve kale anlamına gelir (Mekayis). Birinci kat semanın her tarafını süsleyen yıldız kümeleri uzaktan, köşkler ve kaleler gibi gözükürler (Nisa 4/78, Furkan 25/61, Buruc 85/1).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Birinci kat) Gökte dipnot 1 yıldızlar (burçlar) oluşturduk. Seyredenler için onları süsledik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Birinci kat gök. Bu gök şu an için bizim bildiğimiz evrendir. Kuran, bu evrenden(gökten) hariç 6 tane daha göğün üst üste inşa edildiğini bildirmektedir.

Şaban Britch

Gökte burçlar (yıldızlar) varettik ve onları bakanlar için süsledik.

Şaban Piriş

Gökte burçlar varettik ve onları bakanlar için süsledik.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz gökte burçlar oluşturduk ve onu/onları, seyredenler için süsledik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We established in the heavens mansions or divisions of the ecliptic to be occupied by the moon on successive days and a belt within which the apparent motions of the sun, the moon and principal planets take place - Signs of the Zodiac*- and We adorned them with qualities affording keen pleasure to the sense of sight.

Abdul Haleem

We have set constellations up in the sky and made it beautiful for all to see,

Abdullah Yusuf Ali

It is We Who have set out the zodiacal signs in the heavens, and made them fair-seeming to (all) beholders;

Abul A'la Maududi

We have indeed set constellations in the heavens dipnot 1 and have beautified them for the beholders, dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In the preceding( Ayats 14-15) it was stated that the disbelievers had become so hardened against the Quran that they would not have believed in it even if they had ascended the Heaven and seen with their own eyes the signs mentioned in it. Now in (Ayats 16-22), some of the signs are being cited in order to convince there of its truth.
  2. metne dön, dipnot 2
    Buruj (mansions of stars) are signs of Allah. For it is not possible to pass through one sphere of the Heaven into another, as each sphere of the space has been fortified by invisible boundaries. In this connection, it may be noted that literally the Arabic word burj means a fortified place, but as a technical term of ancient astronomy this stood for each of the twelve signs of the Zodiac, which marked the sun’s path through the heavens. This has led some of the commentators to form the opinion that in this verse the word buruj refers to the same. But there are some others who think that it means stars or planets. However, if we consider this word in the context of (Ayat 19), we are led to the conclusion that probably it stands for spheres.

Aisha Bewley

We have placed constellations in heaven and made them beautiful for those who look.

Al-Hilali & Khan

And indeed, We have put the big stars in the heaven and We beautified it for the beholders.[1]

Ali Quli Qarai

Certainly We have appointed houses in the sky and adorned them for the onlookers,

Amatul Rahman Omar

We have indeed set up constellations in the heaven, and We have decked it fair for the beholders,

Arthur John Arberry

We have set in heaven constellations and decked them out fair to the beholders,

Bijan Moeinian

I am the One Who has set out the zodiac signs in the heaves that has made some so enchanted.

E. Henry Palmer

And we have placed in the sky the signs of the zodiac, and have made them seemly to the beholders;

Edip-Layth

We have placed galaxies in the heavens and We have made them pleasant to the onlookers.

George Sale

We have placed the twelve signs in the heaven, and have set them out in various figures, for the observation of spectators:

Hamid S. Aziz

And We have placed in the sky the Signs of the Zodiac (or mansions or constellations of stars), and have made them beautiful to the beholders;

Mahmoud Ghali

And indeed We have already made in the heaven constellations, and We have adorned it to the onlookers.

Marmaduke Pickthall

And verily in the heaven we have set mansions of the stars, and We have beautified it for beholders.

Mohamed Ahmed - Samira

We have placed the signs of the Zodiac in the sky, and decked it out for those who can see;

Muhammad Asad

AND, INDEED, We have set up in the heavens great constellations, and endowed them with beauty for all to behold;

Mustafa Khattab

Indeed, We have placed constellations in the sky, and adorned it for all to see.

Progressive Muslims

And We have placed towers in the heavens and We have made them pleasant to the onlookers.

Rashad Khalifa

We placed galaxies in the sky, and adorned it for the beholders.

Sahih International

And We have placed within the heaven great stars and have beautified it for the observers.

Sam Gerrans

And We have set in the sky constellations, and made them fair for the beholders,

Shabbir Ahmed

We have set constellations in the Sky and We have beautified it for the beholders.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We have set out the Zodiacal Signs (for planets) in the heavens, and made them seem fair to the onlookers;

Taqi Usmani

We have created stellar formations in the sky and have beautified them for onlookers,

The Monotheist Group

AndWe have placed towers in the heaven and We have made them pleasant to the onlookers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩