Hûd suresi

Hûd suresi, 11. ayet

Hûd suresi, 11. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ

ille-lleẕîne ṣaberû ve`amilu-ṣṣâliḥâti. ülâike lehüm magfiratüv veecrun kebîr.

Diyanet İşleri

Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 8–14 · surenin 11. ayeti / 123

Konu İnsanın hâli, Kur'an'a meydan okuma ve iki zümre Hûd 9–24 3

  1. Hûd 8

    Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka "Onu ne alıkoyuyor?" derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur.

  2. Hûd 9

    Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

  3. Hûd 10

    Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, "Kötülükler benden gitti" diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir.

  4. 11

    Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

  5. Hûd 12

    (Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını göz ardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

  6. Hûd 13

    Yoksa "onu (Kur'an'ı) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah'tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi uydurma on sure getirin."

  7. Hûd 14

    Eğer size (bu konuda) cevap veremedilerse, bilin ki o (Kur'an) ancak Allah'ın ilmiyle indirilmiştir ve O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Artık müslüman oluyor musunuz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. İşte insanın, insan olarak tabiatı budur. Ancak Allah’ın, tevfikini ihsan edip de bu kötü huydan tam zıddı olan iyi huylara çıkardıkları müstesnâdır. Bunlar, sıkıntılı hallerde sabırdan ayrılmayıp ümitsizliğe kapılmayan, rahat ve bolluk zamanlarında da azmayıp farz ve müstehap türünden salih amelleri işleyenlerdir. “İşte onlara” günahlarına karşılık “mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.” Bu mağfiret dolayısı ile hoşlanmadıkları her bir şey üzerlerinden çekilip gider. Büyük mükâfat ise içinde canların çektiği ve gözlerin lezzet aldığı her bir şeyin bulunduğu nimet dolu cennetlere kavuşmaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ancak zorluklara, ibadetlere ve günahlara karşı sabredenler ve salih ameller işleyenler böyle değildir. Böyle olanlar için başka bir durum vardır. Çünkü bunlara ümitsizlik isabet etmez. Bunlar; Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük etmezler ve insanlara karşı kibirlenmezler. İşte bu özelliklere sahip olan kimseler için Rablerinden günahları için bir bağışlanma ve ahirette ise büyük bir mükâfat vardır.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِلَّا illa ancak hariçtir
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. صَبَرُوا۟ saberu sabreden(ler) kök: صبر
  4. وَعَمِلُوا۟ ve amilu ve ameller işleyenler kök: عمل
  5. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati salih kök: صلح
  6. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte
  7. لَهُم lehum onlara vardır
  8. مَّغْفِرَةٌۭ megfiratun bağışlanma kök: غفر
  9. وَأَجْرٌۭ ve ecrun ve ecir kök: اجر
  10. كَبِيرٌۭ kebirun büyük kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: Kibir

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir.…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: Kibir

    Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: Kibir

    (9-10) Gerçekten bu Kur'an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü'minler için büyük bir mükafat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem…

  • Ortak kavram: Kibir

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Ortak kavram: Kibir

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ancak sabredip güzel işler yapanlar başka. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Mustafa İslamoğlu

Ancak sabreden, Allah'ın rızasına uygun işler yapan kimseler (bu tavrı takınmazlar): İşte onlar için, ilahi bir bağış ve muhteşem bir karşılık vardır.

Muhammed Esed

(İnsanların çoğu böyledir; pek tabii) güçlüklere göğüs geren, dürüst ve erdemli davranan kimseler bunun dışında; işte bu sonrakiler ki, onları günahlarından ötürü arınma, bağışlanma ve büyük bir mükafat beklemektedir.

Ahmed Hulusi

Sabreden ve yararlı çalışmalar yapanlar bunun dışındadır. İşte onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

Ali Bulaç

Sabredenler ve salih amellerde bulunanlar başka. İşte, bağışlanma ve büyük ecir bunlarındır.

Ali Özek ve heyeti

Ancak (sıkıntı ve zorluk anında)sabredenler ve salih ameller işleyenler böyle değildir. İşte bunlar için, mağfiret ve büyük mükâfat vardır.

Ali Rıza Safa

Dirençli olanlar, erdemli edimler yapanlar böyle değildir. İşte onlar için, bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Bayraktar Bayraklı

Ancak sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir. İşte onlar için, bir bağışlama ve büyük bir ödül vardır.

Edip Yüksel

Sabredenler ve erdemli işler yapanlar için ise bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sabredenler ve erdemli işler yapanlar için ise bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak her iki durumda da sabredip güzel güzel işler yapanlar başka; işte onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak her iki halde sabredib salih salih ameller işliyenler başka, işte onlar için bir mağrifet ve büyük bir ecir var

Erhan Aktaş

Ancak sabredenler ve salihatı dipnot 1 yapanlar hariç. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak sabredenler ve salihatı dipnot 1 yapanlar hariç. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak sabredenler ve salihatı yapanlar hariç. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Gültekin Onan

Sabredenler ve salih amellerde bulunanlar başka. İşte, bağışlanma ve büyük ecir bunlarındır.

Hasan Basri Çantay

(Derdlere, sıkıntılara) göğüs gerib de güzel güzel amel (ve hareketler) de bulunanlar böyle değil. (Günahlarını) yarlığamak ve büyük mükafat işte bunlar, bunlar içindir.

İbni Kesir

Sadece sabredip de güzel ameller işleyenlere; işte onlara mağfiret ve büyük ecir vardır.

Mehmet Alagaş

(1-11) Elif Lâm Râ, Ayetleri ile hüküm verilmiş kitaptır, ayrıca hâkim ve haberdar olan tarafından ayrıntılanmıştır / detaylandırılmıştır. Sadece Allaha ibadet edin, muhakkak ki ben sizin için uyarıcıyım ve müjdeciyim, e ğer Rabbinize sığınırsanız ardından da ona tövbe ederseniz, sizi belli bir süreye kadar güzel geçimlik mallarla / metalarla geçindirsin. Hazinesinden, hazine sahibi / fazıl sahibi herkese versin, eğer ki yüzünüzü dönerseniz üzerinizdeki büyük gün azabından korkarım, geri dönüşünüz Allah’adır, O her şeyi ayarlayıp güç yetirendir. Dikkat edin! Ondan korkularından göğüslerini örtüyorlar, dikkat edin! onlar örtülerine bürünüyorlarken gizlediklerini de ve açığa çıkardıklarını da bilir. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilir. Arzda ne yaratık varsa onun rızkı Allaha aittir , onun nerede bulunduğunu ve emaneten durduğu yeri bilir , hepsi apaçık bir kitaptadır. O Semaları ve arzı altı günde, sizin hanginizin güzel amel yapacağını imtihan etmek için yarattı, tahtı suyun üzerinde idi, eğer ki siz kesinlikle öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz dersen, kafirler sana diyecekler ki bu sadece apaçık bir büyüdür / sihirdir. Eğer ki sayılı bir topluluğa kadar üzerlerinde ki azabı tehir etsek, O neyi hesa p ediyor / planı nedir ki diyecekler. Dikkat edin! o gün onlara geldiğinde ondan muaf tutulan olmayacak, alay ediyor / dalga geçiyor oldukları şey, onların başına gelecek. Eğer ki insana bizden bir rahmet tattırsak, ardından onu ondan çekip alsak, karamsar olur yok sayar, e ğer ki dokunan bir zarar sonrası ona bir nimet tattırsak o vakit kötülükler benden gitti der ve kesinlikle rahatlar ve övünür , sabredenler ve salih amel işleyenler e, onlara bağışlanma ve büyük mükafat vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sabreden ve salih ameller işleyen kimseler böyle değildir. İşte onlara, mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

Süleyman Ateş

Ancak sabredip iyi işler yapanlar böyle değildir. İşte onlar için mağfiret ve büyük mükafat vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama sabırlı olanlar ve iyi işler yapanlar böyle değillerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Şaban Britch

Sabreden ve salih ameller işleyen kimseler böyle değildir. İşte onlara, mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

Şaban Piriş

Sabreden ve doğru hareket eden kimseler böyle değildir. İşte onlara, bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sabredip hayra ve barışa yönelik amel sergileyenler böyle yapmazlar. Bunlar kendileri için bir yarlıgama ve büyük bir ödül öngörülen kişilerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Such an attitude is never adopted by those who exercise patience and imprint their deeds with wisdom and piety. Such persons are the recipients of Allah's mercy and forgiveness and deserve a great reward.

Abdul Haleem

Not so those who are steadfast and do good deeds: they will have forgiveness and a great reward.

Abdullah Yusuf Ali

Not so do those who show patience and constancy, and work righteousness; for them is forgiveness (of sins) and a great reward.

Abul A'la Maududi

except those who are patient dipnot 1 and act righteously. Such shall have Allah's forgiveness and a great reward. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here sabr (fortitude) also implies another meaning, that is, steadfastness, the antonym of shallowness etc. that has been mentioned in the preceding verse. Those "Who are steadfast" remain fine and unwavering in their purpose in spite of the vicissitudes of life. They are not influenced by the changes of circumstances but stick to the right reasonable and correct attitudes they have adopted. They do not give themselves airs nor become intoxicated nor over jubilant and boastful if they win power, prosperity and name. On the contrary, they are neither subdued nor depressed if they are visited by adversity. In short, they come out successful in their trial by Allah, whether it be in the shape of favor or adversity and remain steadfast in both the cases.
  2. metne dön, dipnot 2
    This is the favor that Allah shows to such people; He forgives their shortcomings and gives them rich rewards for their good deeds.

Aisha Bewley

except for those who are steadfast and do right actions. They will receive forgiveness and a large reward.

Al-Hilali & Khan

Except those who show patience and do righteous good deeds: those, theirs will be forgiveness and a great reward (Paradise).

Ali Quli Qarai

excepting those who are patient and do righteous deeds. For such there will be forgiveness and a great reward.

Amatul Rahman Omar

Such, however, is not the case with those who steadfastly persevere (in virtues) and do deeds of righteousness. It is these for whom there awaits protection and a great reward.

Arthur John Arberry

save such as are patient, and do deeds of righteousness; for them awaits forgiveness and a mighty wage.

Bijan Moeinian

Only those are free from such vices that show patience and do good deeds. These are the ones who are entitled to My forgiveness and a great reward.

E. Henry Palmer

Save those who are patient and do right; these - for them is pardon and a mighty hire!

Edip-Layth

Except for those who are steadfast and promote reforms; these will have a pardon, and a great reward.

George Sale

Except those who persevere with patience, and do that which is right; they shall receive pardon, and a great reward.

Hamid S. Aziz

And if We make him taste of comfort after distress has touched him, he will surely say, "All evils have departed from me. " Verily, then he is exultant and boastful.

Mahmoud Ghali

Except the ones who (endure) patiently and do deeds of righteousness; those will have forgiveness and a great reward.

Marmaduke Pickthall

Save those who persevere and do good works. Theirs will be forgiveness and a great reward.

Mohamed Ahmed - Samira

Except those who endure with patience and do the right, who will have pardon and a great reward.

Muhammad Asad

[And thus it is with most men-] save those who are patient in adversity and do righteous deeds: it is they whom forgiveness of sins awaits, and a great reward.

Mustafa Khattab

except those who patiently endure and do good. It is they who will have forgiveness and a mighty reward.

Progressive Muslims

Except for those who are patient and do good work; these will have a pardon, and a great reward.

Rashad Khalifa

As for those who steadfastly persevere, and lead a righteous life, they deserve forgiveness and a generous recompense.

Sahih International

Except for those who are patient and do righteous deeds; those will have forgiveness and great reward.

Sam Gerrans

Save those who are patient, and do righteous deeds; those have forgiveness and a great reward.

Shabbir Ahmed

But those who are steadfast in adversity and prosperity, and work to improve the quality of life for all, behave positively. For them is the protection of forgiveness and a great reward.

Syed Vickar Ahamed

Except those who show patience and constancy do not act thus, and (they) work righteousness; (For) those, theirs will be forgiveness and a great reward (Paradise).

Taqi Usmani

except those who are patient and do good deeds. Such people will have Allah’s forgiveness and a great reward.

The Monotheist Group

Except for those who are patient and do good works; these will have a pardon, and a great reward.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩