Hûd suresi

Hûd suresi, 115. ayet

Hûd suresi, 115. ayet. وَٱصْبِرْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجْرَ ٱلْمُحْسِنِينَ

vaṣbir feinne-llâhe lâ yüḍî`u ecra-lmuḥsinîn.

Diyanet İşleri

Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 112–118 · surenin 115. ayeti / 123

Konu Namaz; öncekilerden öğüt; "bekleyin, biz de bekleriz" Hûd 114–123 3

  1. Hûd 112

    Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.

  2. Hûd 113

    Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.

  3. Hûd 114

    (Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.

  4. 115

    Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.

  5. Hûd 116

    Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkar kimseler oldular.

  6. Hûd 117

    Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.

  7. Hûd 118

    (118-119) Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, "Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım" sözü kesinleşti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

115. “Sabret” yani nefsini Allah’a itaat üzere tut, O’na isyan etmekten alıkoy, bu yola bağlılığını sürdür ve bundan usanıp sıkılma. “Çünkü Allah, ihsan sahiplerinin ecrini zayi etmez.” Aksine Allah, yaptıklarının en güzellerini kabul eder ve onların mükâfatını da bu en güzellere göre verir. Bu da zayıf olan nefsi, gevşediği ve gaflete düştüğü her seferinde Yüce Allah’ın mükâfatlarına teşvik etmek suretiyle sabırdan ayrılmamasını sağlamak için büyük bir teşvik içermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

(Ey Muhammed!) Dosdoğru olmak ve diğer hayırlı işleri emrolunduğun şekilde yapmak, zulmetmek ve zalimlere meyletmek gibi yasaklandığın şeyleri terk etmek hususunda sebat edip, sabırlı ol! Şüphesiz Allah, iyilik yapanların karşılığını boşa çıkarmaz. Aksine onların yaptıkları iyi işleri en güzel şekilde kabul eder ve bunun karşılığını en güzel şekilde verir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱصْبِرْ vesbir ve sabret kök: صبر
  2. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  3. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  4. لَا la
  5. يُضِيعُ yudiu zayi etmez kök: ضيع
  6. أَجْرَ ecra ecirlerini kök: اجر
  7. ٱلْمُحْسِنِينَ l-muhsinine iyilik yapanların kök: حسن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضيع (10 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş)

    Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır…

  • Aynı kök: ضيع (10 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…

  • Aynı kök: ضيع (10 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Böylece Yusuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükafatları…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: İhsan

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: İhsan

    Onlar yaralandıktan sonra Allah'ın ve Peygamberinin davetine uyan kimselerdir. Onlardan güzel davranıp iyilik edenlere ve Allah'a karşı gelmekten…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sabırlı ol! Şüphesiz ki Allah güzel davrananların ödülünü ziyan etmez.

Mustafa İslamoğlu

Ve diren: unutma ki Allah iyilerin hak ettiği karşılığı azla zayi etmez!

Muhammed Esed

Ve sabret, sonuna kadar dayan: çünkü Allah iyilik yapanların hak ettiği karşılığı hiçbir şekilde zayi etmez!

Ahmed Hulusi

Sabret. . . Muhakkak ki Allah ihsan sahiplerinin mükafatını zayi etmez.

Ali Bulaç

Ve sabret. Gerçekten Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.

Ali Özek ve heyeti

(Ey Muhammed!) Sabırlı ol, çünkü Allah güzel iş yapanların mükâfatını zayi etmez.

Ali Rıza Safa

Ve dirençli ol. Kuşkusuz, Allah, iyilik yapanları ödülsüz bırakmaz.

Bayraktar Bayraklı

Sabırlı ol! çünkü Allah, güzel iş yapanların ödülünü zayi etmez.

Edip Yüksel

Sabret, çünkü ALLAH, iyilik yapanların ödülünü savsamaz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sabret, çünkü ALLAH, iyilik yapanların ödülünü savsamaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve sabret, çünkü Allah iyi davrananların mükafatını ziyan etmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve sabr et zira Allah muhsinlerin ecrini zayi' etmez

Erhan Aktaş

Sabret! Kuşkusuz Allah, iyilerin iyiliklerini asla karşılıksız bırakmaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sabret! Kuşkusuz Allah, iyilerin iyiliklerini asla karşılıksız bırakmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sabret! Kuşkusuz Allah, iyilerin iyiliklerini asla karşılıksız bırakmaz.

Gültekin Onan

Ve sabret. Gerçekten Tanrı, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.

Hasan Basri Çantay

Sabr-u sebat et. Zira Allah iyi hareket edenlerin mükafatını zaayi etmez.

İbni Kesir

Sabret, çünkü Allah ihsan edenlerin ücretini zayi etmez.

Mehmet Alagaş

(100-123) Bunlar memleketlerin / kuraaların sana anlattığımız haberleridir, b azısı ayakta, bazısı biçildi / hasat edildi , o nlara zulmetmedik velakin kendilerine zulmettiler, Rabbinin emri geldiğinde Allah ’ın dışında çağırdıkları ilahları bi r şey yapamadılar / onlara fayda vermediler, ziyanları / tetbibleri dışında bir şeylerini artırmadı, Rabbin memleketleri böyle tutup yakalar yakaladığında o memleketler zalimdirler, muhakkak ki O'nun tutup yakalaması acıtıcı dır, şiddetlidir, ahiret azabından korkan biri için bunda kesinlikle gösterge / ayet vardır, işte bu, insanlar için bir araya gelme günüdür, ve şahit olma günüdür. O, sayılı süre hiç ertelenmez / tehir edilmez , o gün geldiğinde , O ’nun izni dışında kimse konuşamaz / kelam edemez, onlarda birileri isyancıdır / eşkıyadır / şâkidir, birileri de mesuttur / saidtir, İsyancılar ateş içindeler ve orada iniltileri ve derin derin solumaları vardır, semalar ve arz devam ettiği sürece Rabbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar, Rabbin, neyi dilerse / neyi murat ederse onu yapandır. Mesud olanlar ise cennettedirler, semalar ve arz devam ettiği sürece, R abbinin istedikleri hariç orada kalıcıdırlar , kesintisiz bir armağandır. Onların ibadet ettiklerinden dolayı kafa karışıklığı içinde olma / tereddüt içinde / mirye içinde olma, onlar babalarının taptıkları dışında başka bir şeye tapmıyorlar, nasipleri olanı, kısmadan / eksiltmeden onlara da vereceğiz / vefa edeceğiz. Kesin olan şu ki, Musa’ya kitabı verdik, zıtlaşmaya / ihtilafa düştüler, şayet Rabbinin önceden kesinleşmiş kelimesi olmasa aralarında ki hüküm gerçekleşirdi, muhakkak ki onlar ondan şüphe ve tereddüt içindeler. Muhakkak ki Rabbin her birisine yaptıklarını / amellerini tam olarak ödeyecektir / vefa edecektir , muhakkak ki O yaptıklarından haberdardır. Emredildiğin gibi sen ve beraberinde tövbe edenler doğru olun / istikamet üzere olun, taşkınlık etmeyin, muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir, zalimlere eğilim göstermeyin, size ateş dokunur, sizin için Allah dışında bir dost yoktur sonra yardım da göremezsiniz, gündüzün her iki tarafında gecenin sabaha yakın kısımlarımda kalkıp namaz kılın, kesinlikle güzellikler kötülükleri giderir, bu hatırlay ıp ananlara bir hatırlatmadır , sabret, muhakkak ki Allah , güzellik yapanların ecrini zayi etmez / zaiyata uğratmaz. Sizden önceki kuşakların / nesillerin geriye kalan ulular, arzda fesadı yasak etselerdi ya onlardan kurtardığımız azınlıkta ki birileri hariç bundan men eden olmadı , zalimlere ve içinde bulundukları refaha uydular / tabi oldular ve suçlu oldular, Rabbin halkı ıslahatçı iken zulmederek onları helak edecek değildir, şayet Rabbin dilese insanları tek bir toplum / tek bir ümmet yapardı, Rabbinin esirgedikleri / merhamet ettikleri hariç karşıtlaşmaya / muhalefete devam ediyorlar, onları da bu yüzden yarattı. Rabbinin kelimesi tamamlandı, cehennemi cinlerin ve insanların tamamıyla dolduracağız. Resullerin haberlerinden gönlünü sabitleyecek her ne varsa sana hepsini anlattık, b u konuda sana hakikat ve müminlere öğüt / vaaz ve hatırlatma geldi , iman etmeyenlere deki, imkanlarınızca yapın bizde yapıyoruz, bekleyip gözleyin bizlerde bekleyip gözlüyoruz. Semaların ve arzın bilinemeyenleri / gaybı Allah ’ındır, emirlerin hepsi ona geri döner, O'na ibadet edin O’nu vekil tayin edin, Ra bbin yaptıklarınızı dikkatinden kaçırmaz / gafil değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey Muhammed!) Sabırlı ol! Çünkü Allah ihsan sahibi kimselerin mükâfatını zayi etmez.

Süleyman Ateş

Sabret, çünkü Allah güzel davrananların ecrini zayi etmez.

Süleymaniye Vakfı

Sen sabırlı ol /duruşunu bozma! Allah güzel davrananların ödülünü zayi etmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sabret. Allah güzel davrananların ödülünü eksiltmez.

Şaban Britch

Sabret, Allah iyilerin ecrini zayi etmez.

Şaban Piriş

Sabret, Allah iyilerin ecrini zayi etmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Sabret! Allah, güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In patience possess you people your souls, therefore, be patient and remember that Allah does not annul, withhold or withdraw the fruit people are entitled to reap from deeds of wisdom and piety.

Abdul Haleem

Be steadfast: God does not let the rewards of those who do good go to waste.

Abdullah Yusuf Ali

And be steadfast in patience; for verily Allah will not suffer the reward of the righteous to perish.

Abul A'la Maududi

And be patient; for indeed Allah never lets the reward of those who do good go to waste.

Aisha Bewley

And be steadfast. Allah does not let the wage of good-doers go to waste.

Al-Hilali & Khan

And be patient; verily, Allâh wastes not the reward of the good-doers.

Ali Quli Qarai

And be patient; indeed Allah does not waste the reward of the virtuous.

Amatul Rahman Omar

And be you patiently persevering, for surely Allâh suffers not the reward of the doers of good to others to go waste.

Arthur John Arberry

And be thou patient; God will not leave to waste the wage of the good-doers.

Bijan Moeinian

Be patient and know that the Lord does not deprive the good people from their rewards.

E. Henry Palmer

And be thou patient, for God wastes not the hire of those who do good.

Edip-Layth

Be patient, for God does not waste the reward of the good doers.

George Sale

Wherefore persevere with patience ; for God suffereth not the reward of the righteous to perish.

Hamid S. Aziz

And be you steadfast in prayer at the two ends of the day, and the (three) watches of the night. Verily, good things annul evil things. This is a reminder for the mindful.

Mahmoud Ghali

And (endure) patiently, (for) then surely Allah does not leave to waste the reward of the fair-doers.

Marmaduke Pickthall

And have patience, (O Muhammad), for lo! Allah loseth not the wages of the good.

Mohamed Ahmed - Samira

Be steadfast, for verily God does not let the reward of those who are upright and do good to go waste.

Muhammad Asad

And be patient in adversity: for, verily,. God does not fail to requite the doers of good!

Mustafa Khattab

And be patient! Certainly Allah does not discount the reward of the good-doers.

Progressive Muslims

And be patient, for God does not waste the reward of the good doers.

Rashad Khalifa

You shall steadfastly persevere, for GOD never fails to recompense the righteous.

Sahih International

And be patient, for indeed, Allah does not allow to be lost the reward of those who do good.

Sam Gerrans

And be thou patient, for God causes not to be lost the reward of the doers of good.

Shabbir Ahmed

Be steadfast in service. Allah never loses the wages of the benefactors of humanity.

Syed Vickar Ahamed

And be steady (and consistent) in patience; Surely Allah will not let the reward of the righteous to be lost.

Taqi Usmani

And be patient, for Allah does not let the reward of the righteous go to waste.

The Monotheist Group

And be patient, for God does not waste the reward of the good doers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 115. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 115. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 115. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩