Nisâ suresi

Nisâ suresi, 25. ayet

Nisâ suresi, 25. ayet. وَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ مِنكُمْ طَوْلًا أَن يَنكِحَ ٱلْمُحْصَنَٰتِ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ فَمِن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن فَتَيَٰتِكُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِإِيمَٰنِكُم بَعْضُكُم مِّنۢ بَعْضٍ فَٱنكِحُوهُنَّ بِإِذْنِ أَهْلِهِنَّ وَءَاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ مُحْصَنَٰتٍ غَيْرَ مُسَٰفِحَٰتٍ وَلَا مُتَّخِذَٰتِ أَخْدَانٍ فَإِذَآ أُحْصِنَّ فَإِنْ أَتَيْنَ بِفَٰحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى ٱلْمُحْصَنَٰتِ مِنَ ٱلْعَذَابِ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ ٱلْعَنَتَ مِنكُمْ وَأَن تَصْبِرُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

vemel lem yesteṭi` minküm ṭavlen ey yenkiḥa-lmuḥsenâti-lmü'minâti femim mâ meleket eymânüküm min feteyâtikümü-lmü'minât. vellâhü a`lemü biîmâniküm. ba`ḍuküm mim ba`ḍ. fenkiḥûhünne biiẕni ehlihinne veâtûhünne ücûrahünne bilma`rûfi muḥṣanâtin gayra mesâfiḥâtiv velâ mütteḫiẕâti aḫdân. feiẕâ uḥṣinne fein eteyne bifâḥişetin fe`aleyhinne niṣfü mâ `ale-lmuḥsenâti mine-l`aẕâb. ẕâlike limen ḫaşiye-l`anete minküm. veen taṣbirû ḫayrul leküm. vellâhü gafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 22–28 · surenin 25. ayeti / 176
  1. Nisâ 22

    Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayasızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne kötü bir yoldur.

  2. Nisâ 23

    Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikah altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  3. Nisâ 24

    (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helal kılındı. Onlardan (nikahlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 25

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  5. Nisâ 26

    Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Nisâ 27

    Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.

  7. Nisâ 28

    Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

25. “İçinizden hür olan mü’min kadınları nikâhlayacak imkânı bulamayanlar...” Yâni aranızdan namuslu hür ve mü’min kadınları nikâhlayabilmek için gerekli imkan demek olan mehri bulamayanlar ve bununla birlikte de zinaya düşmekten ve zorluk çekmekten korkan kimselerin mü’min ve mülkiyet altında bulunan cariyeleri nikâhlamaları caizdir. Bu zahire göre böyledir. Zira samimi olan mü’min ile samimi olmayan mü’minleri en iyi bilen, Yüce Allah'tır. Çünkü dünya işlerinde esas olan zahir hallerdir, âhiret hükümleri ise kalpte saklı olan hallere mebnidir.

Bu cariyeleri “velilerinin” yâni ister bir kişi ister birden fazla olsun efendilerinin “izni ile nikâhlayın ve mehirlerini de güzellikle kendilerine verin” yâni cariye dahi olsalar hür kadına mehir vermek icabettiği gibi cariyeye de mehir vermek icabeder. Ancak cariyeleri nikâhlamanın caiz olması onların zinadan uzak duran iffetli “Zinadan kaçınan, gizli dost edinmeyen namuslu kadınlar olmaları” şartına bağlıdır. Yâni ne açıktan ne de gizli bir şekilde zina işleyen kimselerden olmamaları gerekir.

Özetleyecek olursak müslüman hür bir erkeğin, bir cariyeyi nikâhlayabilmesi Yüce Allah’ın sözünü ettiği şu dört şartın yerine gelmesi halinde caizdir: Bu cariyelerin mü’min olmaları, zahiren ve batınen iffetli olmaları, hür kadını nikâhlayabilecek imkanın bulunamaması ve evlenememekten dolayı çok zorluk ve sıkıntı çekilmesidir. Bu şartlar tahakkuk ettiği takdirde cariyelerin nikâhlanmaları caiz olur. Bununla birlikte cariyelerle nikâhlanmayıp sabretmek daha faziletlidir. Çünkü cariyelerle evlenmek, doğacak çocukları köle olmakla karşı karşıya bırakır ve böyle bir nikâh, bir ayıp ve aşağılanma sebebidir. Bu, sabretmek mümkün ise böyledir. Eğer ancak cariyelerle evlenmek sureti ile harama karşı direnebiliniyor ise o takdirde onlarla nikâhlanmak şart olur. İşte bundan dolayı Yüce Allah: “Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayandır, pek merhametlidir” buyurmuştur.

“Şâyet evlendikten sonra” yâni evlenirseler -veya müslüman olursalar- ve “fuhuş işlerlerse onlara evli ve hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir.” Bu, yarısı mümkün olan cezadır ki o da celde (sopa) cezasıdır. Cariyeler zina ettikleri takdirde onlara elli sopa vurulur. Recme gelince cariyeler hakkında bu, söz konusu değildir. Çünkü recmin ikiye bölünmesi mümkün değildir. Birinci görüşe göre eğer cariyeler evlenmeyecek olurlarsa haklarında had cezası olmaz. Onlar için sadece kendilerini fuhuş işlemekten alıkoyacak kadar bir tazir cezası söz konusudur. İkinci görüşe göre cariyeler müslüman kadınlardan farklıdır. Onlar bir hayasızlık ve fuhuş işleyecek olurlarsa tazir olunurlar.

Âyet-i kerime Yüce Allah’ın “Ğafur ve Rahim” ismi kerimleri ile sona ermektedir. Çünkü bu hükümler kullara bir rahmet, ilâhi bir kerem ve ihsandır. Yüce Allah onlar aleyhine işi dar tutmamaış, aksine olabildiğince geniş tutmuştur. Haddin söz konusu edilmesinden sonra Allah’ın bağışlayıcılığının söz konusu edilmesi, hadlerin keffaret olduğuna ve Allah’ın hadler vasıtası ile kullarının günahlarını bağışladığına bir işaret olabilir. Nitekim bu hususta hadis de varid olmuştur. Sözü geçen had konusunda erkek kölenin hükmü de cariyenin hükmü gibidir. Çünkü bu açıdan aralarında her hangi bir fark yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey erkekler! İçinizden, malının az olması sebebiyle hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimselerin, zahiren size Mümin görünen başkasına ait Mümin köle kadınlarla evlenmesi caizdir. Allah, imanınızın hakikatini ve iç hallerinizi en iyi bilendir. Köle kadınlar din ve insanlıkta sizinle eşittir. Onları küçümseyerek evlenmekten kaçınmayın. Sahiplerinin izniyle onlarla evlenin. Mehirlerini hiç eksiltmeden ve onları oyalamadan verin. Bu durum, onlar açık açık zina etmeyen veya kendileriyle gizli gizli zina ettiği dostlar edinmemiş iffetli kimseler ise böyledir. Şayet onlar evlenir ve ardından zina suçu işlerlerse, onlar için hür kadının cezasının yarısı vardır. Elli celde/sopa darbesi cezası vardır. Zina eden özgür evli kadının cezasının aksine onlara taşlanarak öldürülme recm cezası verilmez. Burada iffetli köle kadınlarla evlenmenin mübah olmasının zikredilmesi, zinaya düşmekten korkan ve özgür kadınlarla evlenmeye güç yetiremeyen kimseler içindir. Yoksa, köle bir kadından, köle çocuk sahibi olmaktan sakınmak için köle kadınlarla evlenmeden sabretmek daha evladır. Allah tövbe eden kullarını bağışlar ve onlara merhamet eder. Onlara hür kadınlarla evlenmekten aciz olmaları halinde, zinaya düşmekten korktuklarında, köle kadınlarla evlenmelerine izin vermesi de onun rahmetindendir.

Kelimeler

58 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَن ve men ve kimse
  2. لَّمْ lem
  3. يَسْتَطِعْ yestetia' gücü yetmeyen kök: طوع
  4. مِنكُمْ minkum içinizden
  5. طَوْلًا tavlen mali güce kök: طول
  6. أَن en
  7. يَنكِحَ yenkiha evlenmek için kök: نكح
  8. ٱلْمُحْصَنَـٰتِ l-muhsanati hür kadınlarla kök: حصن
  9. ٱلْمُؤْمِنَـٰتِ l-mu'minati inanmış kök: امن
  10. فَمِن femin
  11. مَّا ma
  12. مَلَكَتْ meleket malik olduklarınız kök: ملك
  13. أَيْمَـٰنُكُم eymanukum yeminlerinizle kök: يمن
  14. مِّن min -dan (alsın)
  15. فَتَيَـٰتِكُمُ feteyatikumu genç kızlarınız- kök: فتي
  16. ٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ۚ l-mu'minati inanmış kök: امن
  17. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  18. أَعْلَمُ ea'lemu daha iyi bilir kök: علم
  19. بِإِيمَـٰنِكُم ۚ biimanikum sizin imanınızı kök: امن
  20. بَعْضُكُم bea'dukum hepiniz kök: بعض
  21. مِّنۢ min -densiniz
  22. بَعْضٍۢ ۚ bea'din birbiriniz- kök: بعض
  23. فَٱنكِحُوهُنَّ fenkihuhunne öyle ise onlarla evlenin kök: نكح
  24. بِإِذْنِ biizni izniyle kök: اذن
  25. أَهْلِهِنَّ ehlihinne ailelerinin kök: اهل
  26. وَءَاتُوهُنَّ ve atuhunne ve verin kök: اتي
  27. أُجُورَهُنَّ ucurahunne ücretlerini (mehirlerini) kök: اجر
  28. بِٱلْمَعْرُوفِ bil-mea'rufi güzelce kök: عرف
  29. مُحْصَنَـٰتٍ muhsanatin iffetli yaşamaları kök: حصن
  30. غَيْرَ gayra kök: غير
  31. مُسَـٰفِحَـٰتٍۢ musafihatin zina etmemeleri kök: سفح
  32. وَلَا ve la
  33. مُتَّخِذَٰتِ muttehizati ve (gizli) edinmemeleri kök: اخذ
  34. أَخْدَانٍۢ ۚ ehdanin dost kök: خدن
  35. فَإِذَآ feiza iken
  36. أُحْصِنَّ uhsinne evli kök: حصن
  37. فَإِنْ fe in eğer
  38. أَتَيْنَ eteyne yaparlarsa kök: اتي
  39. بِفَـٰحِشَةٍۢ bifahişetin fuhuş kök: فحش
  40. فَعَلَيْهِنَّ fealeyhinne onlara
  41. نِصْفُ nisfu yarısı (uygulanır) kök: نصف
  42. مَا ma
  43. عَلَى ala üzerine
  44. ٱلْمُحْصَنَـٰتِ l-muhsanati hür kadınlar kök: حصن
  45. مِنَ mine
  46. ٱلْعَذَابِ ۚ l-azabi yapılan işkencenin kök: عذب
  47. ذَٰلِكَ zalike bu
  48. لِمَنْ limen içindir
  49. خَشِىَ haşiye korkanlar kök: خشي
  50. ٱلْعَنَتَ l-anete sıkıntıya düşmekten kök: عنت
  51. مِنكُمْ ۚ minkum içinizden
  52. وَأَن ve en fakat
  53. تَصْبِرُوا۟ tesbiru sabretmeniz kök: صبر
  54. خَيْرٌۭ hayrun daha iyidir kök: خير
  55. لَّكُمْ ۗ lekum sizin için
  56. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  57. غَفُورٌۭ gafurun bağışlayandır kök: غفر
  58. رَّحِيمٌۭ rahimun esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خدن (2 geçiş) · Aynı kök: سفح (4 geçiş) · Aynı kök: حصن (18 geçiş)

    Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Mü'min…

  • Aynı kök: سفح (4 geçiş) · Aynı kök: حصن (18 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)

    (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların…

  • Aynı kök: حصن (18 geçiş) · Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: فتي (21 geçiş)

    Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…

  • Aynı kök: نكح (23 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş)

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…

  • Aynı kök: نصف (7 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: عنت (5 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu…

  • Aynı kök: فحش (24 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir…

  • Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Münafıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İçinizden, imanlı özgür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kişi, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan, yeminlerinizin sahip oldukların)dan (cariyelerinizden alsın)! Allah sizin imanınızı çok iyi bilendir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Onları sahiplerinin izni ile nikâhlayın ve namuslu yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ile uygun bir şekilde mehirlerini de (bizzat) kendilerine verin! Evlendikten sonra bir çirkinlik (fuhuş) yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). dipnot 1 Bu (cariye ile evlenme emri), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için hayırlı olandır. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümlede verilmek istenen mesaj, Nûr 24:2'de belirtildiği üzere, zinaya öngörülen 100 [celde] (değnek) sopa cezasının cariyelikten sonra evlilik yapan kadınlara zina yapmaları durumunda bunun yarısının yani 50 sopalık cezanın uygulanacağı hükmünü içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Aranızdan her kimin durumu, hür bir mü'min kadın almaya elvermezse, o meşru şekilde sahip olduğunuz mü'min kızlardan birini alsın; çünkü Allah, imanınızı(n değerini) çok iyi bilir; (zaten eşler olarak) siz, birbirini bütünleyen parçalarsınız. O halde iffetini koruyan, fuhşa bulaşmayan ve dost da tutmayan kadınlarla sahiplerinin izniyle evlenin ve mehirlerini makul bir şekilde verin! Onlar evlendirildikten sonra iffetsiz bir davranışta bulunurlarsa, onları hür evli kadınlara verilenin yarısıyla cezalandırın! Bu, içinizden zorlanınca günaha girme korkusu duyanlar içindir. Fakat sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır: Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Muhammed Esed

Aranızdan her kim, içinde bulunduğu şartlardan dolayı hür bir mümin kadın ile evlenecek durumda değilse, onu, meşru şekilde sahip olduğunuz mümin bakirelerden biri (ile evlendirin). Allah, imanınız ile ilgili her şeyi bilir; her birini diğerinizin bir benzeridir. O halde fuhuşta bulunmayan, dost tutmayan ve meşru evlilik bağını gözeten kadınlarla sahiplerinin iznini alarak evlenin ve mehirlerini uygun şekilde kendilerine verin. Onlar evlendikten sonra gayri ahlaki bir davranışta bulunurlarsa, hür evli kadınların tabi oldukları cezanın yarısıyla cezalandırılırlar. Bu (cariyeler ile evlenme izni), günah işlemekten korkanlarınız içindir. Fakat sabırla direnmeniz (ve bu tür evliliklerden kaçınmanız)sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.

Ahmed Hulusi

Sizden, iman eden hür kadınlarla evlenme imkanına sahip olmayanlar, malik olduğunuz iman eden genç kızlarınızdan (nikahlasın). . . Allah sizin imanınızı (hakikatinizde olarak) bilir. . . Birbirinizdensiniz. . . Onları, sahiplerinin izniyle nikahlayın. Gizli dost edinmeyerek, zinadan uzak durarak, iffetli kadınlar olmaları halinde, örf üzere (mehrlerini) verin. . . Evliliğe geçtikten sonra eğer fuhuş yaparlarsa, (o takdirde) hür kadınlara tatbik edilen azabın yarısı onlara verilir. . . Bu (cariyeler ile evlenme yolu), sizden suç işlemekten korkan kimse içindir. . . Şartlara dayanmanız, sizin için daha hayırlıdır. . . Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

İçinizden özgür mü'min kadınları nikahlamaya güç yetiremeyenler, o zaman sağ ellerinizin malik olduğu inanmış cariyelerinizden (alsın.) Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Öyleyse onları, fuhuşta bulunmayan, iffetli ve gizlice dostlar edinmemişler olarak velilerinin izniyle nikahlayın. Onlara ücretlerini (mehirlerini) maruf (güzel ve örfe uygun) bir şekilde verin. Evlendikten sonra, fuhuş yapacak olurlarsa, özgür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı(nı uygulayın.) Bu, sizden günaha sapmaktan endişe edip korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

İçinizden, imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan) cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Hep aynı köktensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ve sahiplerinin izni ile onları (cariyeleri) nikâhlayıp alın, mehirlerini de maruf (normal) ölçüler içinde (gönül hoşnutluğu ile) verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Aranızdan, özgür kadınlarla evlenmeye güçleri yetmeyenler, yanlarında kendilerine bağlı olan inanmış kızlarınızdan alsınlar. Allah, inancınızı bilir. Hepiniz, birbirinizle özdeşsiniz. Öyleyse zina etmeyen ve gizli ilişkiler içinde bulunmayanları, bağlı olduklarından onay alarak evlendirin ve ödencelerini aksatmadan verin. Evlendikten sonra sağtöreye uygun olmayan ilişkilerde bulunurlarsa, özgür kadınlara verilen cezanın yarısını uygulayın. Suç işlemekten korkanlarınız için böyledir. Dirençli olursanız, sizin için daha iyidir. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

İçinizden, inanmış hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, elleriniz altında bulunan inanmış genç kızlarınızdan/cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Hepiniz birbirinizdensiniz/hepiniz aynı kökten gelmektesiniz. Öyleyse iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları şartıyla, sahiplerinin izniyle onlarla evleniniz; ücretlerini/ mehirlerini de güzelce veriniz. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara verilen cezanın yarısı uygulanır. Bu cariye ile evlenme, içinizden sıkıntıya düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha iyidir. Allah bağışlayandır; merhamet edendir.

Edip Yüksel

Sizden korunmuş/iffetli kadınlarla evlenmeye güç yetiremeyenler, yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi oldukları gerçeği onaylamış kadınlarla evlensinler. Onaylamanızın aslını en iyi bilen ALLAH'tır. Birbirinize eşitsiniz. Sahiplerinin izniyle ve uygun şekilde mehirlerini ödeyerek onlarla nikahlanın. İffetli yaşasınlar, zina etmesinler ve gizli dostlar edinmesinler. Evlilik yoluyla özgürlüklerine kavuştuktan sonra zina yaparlarsa, kendilerine korunmuş kadınlara verilen cezanın yarısı uygulanmalı. Bu, günaha girmekten korkanlarınız içindir. Sabrederseniz sizin için daha iyi. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * O günün mevcut bir realitesi olan kölelik kurumu Kuran tarafından kaldırılır (4:92; 5:89; 8:67; 24:32-33; 58:3; 90:13). * Nitekim bu ayet eşitliği vurguluyor. * Bak 60:10. * Tanrı, özgürlüğüne kavuşmuş olmalarına rağmen geçmişlerini hesaba katarak eski kölelere daha hafif bir ceza öngörüyor. * Bu yasa, aynı zamanda, zina suçunu işleyen özgür kadınların cezasının taşla öldürme olamayacağını kanıtlıyor. Zira "ölüm cezasının yarısı" diye bir şey olamaz. * Bak 24:2

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sizden özgür kadınlarla evlenmeye güç yetiremiyenler, inanmış yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi oldukları ile evlensinler. İnancınızı en iyi bilen ALLAH'tır. Birbirinize eşitsiniz. Sahiplerinin izniyle ve uygun şekilde mehirlerini ödeyerek onlarla nikahlanın. İffetli yaşasınlar, zina etmesinler ve gizli dostlar edinmesinler. Evlilik yoluyla özgürlüklerine kavuştuktan sonra zina yaparlarsa, kendilerine özgür kadınlara verilen cezanın yarısı uygulanmalı. Bu, günaha girmekten korkanlarınız içindir. Sabrederseniz sizin için daha iyi. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçinizden kim hür olan mümin kadınları nikahla alacak mali güce sahip değilse, ona da sahip bulunduğunuz mümin cariyelerinizden var. Allah, kadrinizi imanınız ile çok iyi bilir. Siz müminler hep birbirinizden sayılırsınız, o halde fuhuşta bulunmayan gizli dost edinmeyen, namuslu yaşamakta olan cariyeleri sahiplerinin izniyle nikahlayınız, mehirlerini de güzelce kendilerine veriniz. Eğer evlendikten sonra bir fuhuş irtikap ederlerse o vakit bunlara, hür kadınlar üzerine terettüp edecek cezanın yarısı lazım gelir. Bu durum sizden günaha girmek korkusunda olanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Bununla beraber Allah günahları bağışlayandır, merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

İçinizden her kim hurrolan mü'min kadınları nikah edecek genişliğe güç yetiremiyorsa ona da ellerinizin altındaki mü'min cariyelerinizden var, Allah kadrinizi iymanınızla bilir, mü'minler hep biribirinizden sayılırsınız, onun için fuhuşta bulunmayarak, gizli dost da edinmiyerek namuslu yaşadıkları halde onları sahiblerinin izniyle nikah ediniz ve mehirlerini güzellikle kendilerine veriniz, eğer evlendikten sonra bir fuhş irtikab ederlerse o vakıt üzerlerine hür kadınlar üzerine terettüb edecek cezanın yarısı lazım gelir, şu suret günaha girmek korkusu olanlarınız içindir, yoksa sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır, bununla beraber Allah gafurdur, rahimdir.

Erhan Aktaş

Sizden kim muhsenat dipnot 1 Mü'min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse, yeminle sahip olduğunuz dipnot 2 Mü'min genç kadınlarla evlensin. Allah, imanınızı en iyi bilendir. dipnot 3 Sizler, birbirinizdensiniz. O halde iffetli, edepli, hayasızlık etmeyen ve gizli dost edinmemiş olanlarla; sorumlularının izni ve ücretlerini meşru bir şekilde vererek evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu içinizden günaha girme korkusu taşıyanlar içindir. Ancak sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hür kadınlarla (4:24. ayetin dipnotu).
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 4:3 ayetin 6. dipnotu.
  3. metne dön, dipnot 3
    Sosyal konumu tercih etmek yerine imanlı olmayı tercih edin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizden kim muhsenat dipnot 1 mü'min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse, yeminle sahip olduğunuz dipnot 2 mümin esir kızlarla evlensin. Allah, imanınızı en iyi bilendir. dipnot 3 Sizler, birbirinizdensiniz. O halde iffetli, edepli, hayasızlık etmeyen ve gizli dost edinmemiş olanlarla; sorumlularının izni ve ücretlerini meşru bir şekilde vererek evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu içinizden günaha girme korkusu taşıyanlar içindir. Ancak sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hür kadınlarla. Bkz. 4:24 ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 4:24 ayetin dipnotu.
  3. metne dön, dipnot 3
    Sosyal konumu tercih etmek yerine imanlı olmayı tercih edin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizden kim muhsenat dipnot 1 mü'min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse, sağ ellerinizin sahip olduğu mümin kadınlarla evlensin. Allah, imanınızı en iyi bilendir. dipnot 2 Sizler, birbirinizdensiniz. O halde iffetli, edepli, hayasızlık etmeyen ve gizli dost edinmemiş olanlarla; sorumlularının izni ve ücretlerini meşru bir şekilde vererek nikahlanın. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu içinizden günaha girme korkusu taşıyanlar içindir. Ancak sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hür kadınlarla.
  2. metne dön, dipnot 2
    Sosyal konumu tercih etmek yerine imanlı olmayı tercih edin.

Gültekin Onan

İçinizden özgür inançlı(kadın)ları nikahlamaya güç yetiremeyenler, o zaman sağ ellerinizin malik olduğu inançlı cariyelerinizden (alsın). Tanrı sizin inancınızı en iyi bilendir. Öyleyse onları, fuhuşta bulunmayan, iffetli ve gizlice dostlar edinmemişler olarak ehlinin izniyle nikahlayın. Onlara ücretlerini (mehirlerini) maruf (güzel ve örfe uygun) bir şekilde verin. Evlendikten sonra fuhuş yapacak olurlarsa, özgür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı(nı uygulayın). Bu, sizden günaha sapmaktan endişe edip korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Sizden kim hür ve müslüman kadınları nikahla alacak bir bolluğa güc yetişdiremezse o halde sağ ellerinizin malik olduğu mü'min cariyelerinizden (alsın). Allah sizin imanınızı çok iyi bilendir. Kiminiz kiminizden (haasıl olmuşsunuz) dur. O halde — fuhuşda bulunmayan, gizli dostlar da edinmeyen namuslu kadınlar olmak üzere — onları, saahiblerinin izniyle, kendinize nikahlayın. Ücretlerini (mehirlerini) de güzellikle onlara verin. Onlar evlendikden sonra bir fuhuş irtikab eldiler mi o vakit üzerlerine hür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı (verilir. Cariyeleri almak hususundaki) bu (müsaade) içinizden sıkıntıya düşmekden (zinaya sapmakdan) korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah hakkıyle yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Sizden; hür, inanmış kadınlarla evlenmeye güç yetiremeyen kimse, inanmış genç kızlarınızdan sağ ellerinizin sahib olduklarından (alsın) . Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Birbirinizdensiniz. Onlarla zinadan kaçınmaları, iffetli yaşamış ve gizli dost tutmamış olmaları halinde, velilerinin izniyle evlenin. Ve ma'ruf şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa; onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu; içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(24-28) Elinizin altında çalışan kadınlar (cariyeler) hariç mevcutta evli kadınlarla evlenemezsiniz , sizin aleyhinize Allah’ın yazdıklarıdır, b unun dışında kalanlar ise, nikahlanmadan beraberlik dışında , mallarınızı kullanarak evlilik yapmak isterseniz eğer, size helal kılmıştır. O kadınlardan hangilerinden faydalandınız ise farziyet kazanan / vazifeniz haline gelen ücretlerini / mehirlerini onlara verin, farziyet kazanan miktarın dışında razı olduğunuz ilaveyi onlara vermenizde size bir günah yoktur, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir. Sizden kimde, iffetini koruyan mümine kadınlardan nikahlamaya zenginlik olarak güç yetiremez ise, elleri altında çalışan genç mümin kızlardan (cariyelerden) nikahlayabilirler, Allah sizlerin imanınızı daha iyi bilendir, sizler birbirinizdensiniz. Onları yakınlarının izni ile nikahlayın, evli kalmaları ve nikahsız ilişki kurmamaları, herhangi birini edinmemeleri şartıyla, onlara mehirlerini / ücretlerini normale uygun / örfe uygun olarak verin , e vlendikleri vakit, eğer ki o kadınlar bir iğrençlik / bir fuhuş yaparlar ise onların aleyhine olacak şekilde evli kadınlara olan azabın yarısını onlara (cariyelikten geldikleri için yarısı) uygulayın, bu (cariyelerle evliliği seçmek) sizden günah işleme endişesi olanlar içindir , sabrederseniz eğer, sizin için daha iyidir ,(sabredip cariye olmayan kadınlarla da evlenebilirsiniz) Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah size açıklamak istiyor ve sizi sizden öncekilerin yoluna / yaşam tarzına doğru iletmek istiyor ve tövbenizi kabul etmek istiyor , Allah bilendir, hâkimdir . Allah sizin vazgeçmenizi / tövbenizi kabul etmek istiyor , şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyletmeyle (kendileri gibi) meyletmenizi istiyor, Allah ise sizin hafifletilmenizi istiyor insan ise zayıf olarak yaratılmıştır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sizden, hür Mümin kadınlarla evlenmeye maddi açıdan güç yetiremeyen kimse, ellerinizin altında olan Mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Bazınız bazınızdansınız (hepiniz birsiniz). Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. (Başkasına ait cariye ile evlenme hususundaki) Bu (izin) içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz (başkasına ait cariyelerle evlenmemeniz) sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Süleyman Ateş

İçinizden inanmış hür kadınlarla evlenmeğe gücü yetmeyen kimse, elleriniz altında bulunan inanmış genç kızlarınız(olan cariyeleriniz)den alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz (hepiniz aynı kökten gelmekte, aynı toplumun bireylerisiniz; insanlık bakımından aranızda bir fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartıyle, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, ücretlerini (mehirlerini) de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara yapılan işkencenin yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme), içinizden sakıntıya düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha iyidir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

İçinizden, mümin olan iffetli hür kadınları dipnot 1 nikahlayacak kadar varlıklı olmayanlar, hakimiyetiniz altında olan mümin esir kızlarınızı nikahlayabilirler. dipnot 2 İmanınızı en iyi bilen Allah'tır. Hepiniz birbirinizdensiniz. dipnot 3 Onları (esir kadınları), iffetli olmaları, zinadan uzak durmuş ve gizli dost edinmemiş olmaları şartıyla (yanlarında kaldıkları) ailelerinin izni dipnot 4 ile nikahlayın ve mehirlerini kendilerine, marufa (Kur'an ölçülerine) uygun olarak verin. Evlendikten dipnot 5 sonra zina ederlerse onlara verilecek ceza, evli hür kadınlara verilen cezanın dipnot 6 yarısı kadardır. Bu (izin), dipnot 7 içinizden (evlenme imkanı bulamayacağını düşünüp) çıkmaza girmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz daha iyi olur. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayete göre hür kadınla evlenmeye gücü yeten erkek, esir kadınla evlenemez. Hür eşi olan, onun üzerine esir bir eş de alamaz. Eğer evlenmek istiyorsa, önce esiri hürriyetine kavuşturur (Muhammed 47/4), sonra evlenir. Hürriyetine kavuşturma bedelinin mehire sayılması konusunda anlaşabilirler. Nebimiz, esir kadınlardan Cüveyriye, Safiye ve Reyhane'yi, hürriyetine kavuşturduktan sonra nikahlamıştır. Nebimize hediye edilen, savaş esiri olmayan Mariye ise Ahzab 33/50. ayet ile ona özel olarak helal kılınmıştır (Tahrim 66/1-2).
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. Bakara 2/222 ve dipnotları.
  3. metne dön, dipnot 3
    Her kadın bir erkeğin kızı, her erkek de bir kadının oğludur (Hucurat 49/13).
  4. metne dön, dipnot 4
    Savaş esirleri, savaşa katılan askerlere dağıtılır, sonra ya karşılıksız olarak ya da fidye karşılığı serbest bırakılırlar (Muhammed 47/4). Özgürlüklerine kavuşturuluncaya kadar, yanlarında kaldıkları ailenin bir ferdi gibi muamele görürler (Nur 24/58-59). Ailenin, esirin evliliği üzerindeki yetkisi, tıpkı hür kadınınki gibi sadece denetlemeyle sınırlıdır (Nur 24/33). Esir kız /kadın, evlenme kararını kendi hür iradesiyle verir ve eşinin ödeyeceği mehrin de sahibi olur.
  5. metne dön, dipnot 5
    Bir önceki ayetin dipnotunda da belirtildiği gibi hür-esir, evli-bekar ayrımı olmaksızın bütün kadınlar "muhsana" yani kalenin içindeymiş gibi korunmuş olarak vasıflanmış ve evlilik dışı ilişkiye izin verilmemiştir. Hem bu iki ayetin hem de Nisa 4/3, Nur 24/32-33. ayetlerin açıkça ortaya koyduğu gibi esir kadının cinselliğinden, evlilik dışında herhangi bir yolla yararlanılamaz. Bu ayet, esir kadının evlenmesini, hür kadın gibi kendi iradesine bırakmış, evliliği denetleme görevini de yanında bulunduğu aileye vermiştir. Bu ayete ve Bakara 232. ayete göre ailenin yetkisi, esir kadının kararının marufa yani Kur'an ölçülerine uygun olup olmadığını denetlemekle sınırlıdır. İlgili bütün ayetlerin ortak hükmünü Nebimiz şöyle ifade etmiştir: "(Evlenmek isteyen kadın) Eğer velisiyle anlaşamazsa sultan (yetkili kişi), velisi olmayanın velisidir (Ebu Davud Nikah 26; İbn Mace Nikah 12; Nesai Nikah 35). Her kadın gibi esir kadın da nikah ile birlikte kocasının da koruması altına girer ve evli kadın anlamında yeniden muhsana olur.
  6. metne dön, dipnot 6
    Zinanın cezası 100 celde yani yüz kırbaçtır (Nur 24/2 ve dipnotları). Esir kadın bu suçu işlerse, ona, bunun yarısı kadar ceza verilir. Bu suçu, Nebimizin eşlerinden biri işlemiş olsaydı ona verilecek ceza, zina eden hür kadınlara verilen 100 kırbaç cezasının iki katı yani 200 kırbaç olurdu (Ahzab 33/30). Kur'an'da recm, yani taşlayarak öldürme cezası yoktur. Zaten sonu ölümle biten bir cezanın yarısı ya da iki katı olamaz. Recim cezası bu dine sonradan ilave edilmiştir. Herşeyi ile mükemmel hale gelmiş bu dine ilavede bulunmak (Maide 5/3), kişiyi dinden çıkarır.
  7. metne dön, dipnot 7
    Bu izin, esir kadınlarla ayette belirtilen kurallara uygun şekilde evlenme iznidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mümin, iffetli ve hür kadınları nikahlayacak kadar varlıklı olmayanlar, hakimiyetiniz altında olan mümin esir kızlarınızı nikahlayabilirler. İmanınızı en iyi bilen Allah'tır. Hepiniz birbirinizdensiniz dipnot 1 . Onları (esir kadınları), iffetli olmaları, zinadan uzak durmuş ve gizli dostlar edinmemiş olmaları şartıyla onları, ailelerinin dipnot 2 izni ile nikahlayın ve mehirlerini kendilerine, marufa (Kur'an ölçülerine) uygun olarak verin. Evlenirler, sonra da zina etmiş olarak karşınıza çıkarlarsa onlara verilecek ceza, hür kadınlara verilen o cezanın yarısı kadardır dipnot 3 . Bu ruhsat dipnot 4 , içinizden zor duruma düşmekten korkanlar içindir. Ama sabretmeniz daha iyi olur. Allah bağışlar ve merhamet eder. Evlenirler, sonra da zina etmiş olarak karşınıza çıkarlarsa onlara verilecek ceza, evli hür kadınlara verilen o cezanın yarısı kadardır. Bu ruhsat, içinizden zor duruma düşmekten korkanlar içindir. Ama sabretmeniz daha iyi olur. Allah bağışlar ve merhamet eder.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Birbirinizi tanıyasınız diye oymaklara ve boylara ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, Allah'tan en çok çekinenizdir. Her şeyin iç yüzünü bilen Allah'tır. (Hucurat 49/13)
  2. metne dön, dipnot 2
    avaş esirleri ailelere dağıtılır ve ailenin bir ferdi gibi muamele görürler (bkz. Nur 58-59) Yanında bulunduğu aile, esirin ailesi sayılır. Ailenin yetkisi, sadece evlenmeye izin vermekle sınırlıdır. O, evlenme kararını kendi hür iradesiyle alır ve eşinin ödeyeceği mehrin de sahibi olur. Daha sonra onun üstünü tamamlarsa fidyesini vererek esirlikten kurtulur.
  3. metne dön, dipnot 3
    Zinanın cezası 100 celde (kırbaç) vuruşudur. Hür olmayan kadınlardan bu suçu işleyenler yarısı kadar ceza alırlar. Kur'an'da zina eden kadın ve erkekler için taşlanma (recm) cezası yoktur. Zaten taşlanarak öldürülme cezasının yarısıolmaz. Bkz.: Nur 24/2 ve Nur 24/4.
  4. metne dön, dipnot 4
    Hür olmayan kadınlarla ayette belirtilen kurallara uygun şekilde evlenme izni...

Şaban Britch

İçinizden hür mümin hanımlarla evlenmeye gücü yetmeyenler, ellerinizin altında bulunan genç mümin cariyeleriniz ile evlensin. Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Sizler (din bakımından) denksiniz. Öyle ise, onları velilerinin izni ile nikahlayın ve fuhuş işlemeyen, gizli dost tutmamış olan iffetli hanımlara mehirlerini güzel bir şekilde verin. Evlendikten sonra fuhuş yapacak olurlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısını uygulayın. Bu (gücü yetmeyen kimselerin cariyelerle evlenmesi), sizden günaha (zinaya) düşmekten korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlayan, merhamet edendir.

Şaban Piriş

İçinizden özgür mümin hanımlarla evlenmeye gücü yetmeyenler, sizin genç ve mümin olan cariyeleriniz ile evlensin. Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Siz, birbirinizdensiniz. Öyle ise, onları velilerinin izni ile nikahlayın ve fuhuş işlemeyen, gizli dost tutmamış olan iffetli hanımlara mehirlerini güzel bir şekilde verin. Evlendikten sonra fuhuş yapacak olurlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısını uygulayın. Bu, sizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlayan, merhamet edendir.

Yaşar Nuri Öztürk

İnanmış hür kadınları nikahlama genişliğine gücü yetmeyeniniz, ellerinizin altındaki genç, mümin köle kızlarından biriyle evlensin. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hep birbirinizdensiniz. O halde onları, ailelerinin izniyle nikahlayın. Gizli dost edinmeyerek, zinadan uzak kalarak, iffetli hanımlar olmaları şartıyla onların mehirlerini örfe uygun bir biçimde verin. Evliliğe geçtikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara uygulanan cezasının yarısı uygulanacaktır. Bu, köle ile evlenme yolu, günaha ve sıkıntıya girmekten korkanınız içindir. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedici, çok merhametlidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And those of you who do not have enough resources to marry the Muslim, -women who enjoy civil liberty, may turn the course and resort to the young unmarried Muslim women among those reduced to a servile state; and Allah Knows best those of you who justify faith as a conviction operative on their character and will. You take them in marriage by permission of their guardians and pay them themselves, their dowers with good will, and choose those of them who are characterized with the attribute of chastity, faith and fidelity and ornamented with the flower of honesty and not enamoured of other men. And when once they are united in wedlock, they have to guard-themselves from being supposed (temptation). And should they commit themselves to an evil line of conduct, then they shall suffer for their offence, but their punishment shall be half that inflicted on free women for the same offence. Such course of action is ordained for those who are afraid to live in celibacy lest they commit themselves to an evil line of conduct and incur the undesirable consequence. And if you be patient and quietly await the course of events, it is better for you, and Allah is Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

If any of you does not have the means to marry a believing free woman, then marry a believing slave- God knows best [the depth of] your faith: you are [all] part of the same family- so marry them with their people’s consent and their proper bride-gifts. [Make them] married women, not adulteresses or lovers. If they commit adultery when they are married, their punishment will be half that of free women. This is for those of you who fear that you will sin; it is better for you to practise selfrestraint. God is most forgiving and merciful,

Abdullah Yusuf Ali

If any of you have not the means wherewith to wed free believing women, they may wed believing girls from among those whom your right hands possess: And Allah hath full knowledge about your faith. Ye are one from another: Wed them with the leave of their owners, and give them their dowers, according to what is reasonable: They should be chaste, not lustful, nor taking paramours: when they are taken in wedlock, if they fall into shame, their punishment is half that for free women. This (permission) is for those among you who fear sin; but it is better for you that ye practise self-restraint. And Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

And those of you who cannot afford to marry free, believing women (muhsanat), then marry such believing women whom your right hands possess. Allah knows all about your faith. All of you belong to one another. dipnot 1 Marry them, then, with the leave of their guardians, and give them their bridal-due in a fair manner that they may live in the protection of wedlock rather than be either mere objects of unfettered lust or given to secret love affairs. Then if they become guilty of immoral conduct after they have entered into wedlock, they shall be liable to half the penalty to which free women (muhsanat) are liable. dipnot 2 This relaxation is for those of you who fear to fall into sin by remaining unmarried. dipnot 3 But if you persevere, it is better for you. Allah is All-Forgiving, All-Compassionate.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The difference between the status of people is relative. All Muslims are alike. If there is any true distinction its basis is a person's faith and faith is not an exclusive privilege of the rich or so-called upper classes of the society. So it is possible for a slave-girl to be superior, in respect of her faith and morals, to a woman belonging to the elite of a society.
  2. metne dön, dipnot 2
    A superficial reading of this verse can lead to the mistaken conclusion, as Khawarij and others have done, that stoning is not the prescribed punishment for adultery. Such people ask: If stoning is the prescribed punishment for extra-marital sexual intercourse, then how is it possible to halve that punishment with regard to slave-girls? Such people have not noted carefully the wording of this verse. In this section see (verses 24-5) the term muhsanat (protected women) is used in two different meanings. First, it is used in the sense of 'married women', that is, those who enjoy the protection of their husbands. Second, it is used in the sense of 'women belonging to families', i.e. those who enjoy the protection of families even though they may not be married. In the verse under discussion, the word muhsanat is used in the latter sense, i.e. in the sense of women who enjoy the protection of families as opposed to slave-girls. At the same time, the word is also used in the first meaning, when slave-girls have acquired the protection accorded by the contract of marriage (fa idha uhsinna), they will be liable to the punishment laid down in this verse if they have unlawful Sexual intercourse. It is therefore apparent that a free woman enjoys two kinds of protection. One is the protection of her family through which she remains protected even when she is not married. The second is the protection of her husband, which reinforces the protection of the family that she already enjoys. As long as the slave-girl remains a slave, she does not enjoy the protection of the family. However, when she is married she has the protection of her husband - and of her husband alone. This protection is partial. Even after marriage she is neither liberated from the bond of her master nor does she attain the status enjoyed by free women. The punishment prescribed for a married slave-girl is accordingly half the punishment of an unmarried free woman rather than half that of a married free woman.This also explains that the punishment for unlawful sexual intercourse (zina) laid down in (Surah al-Nur 24: 2 )refers to the offence committed by unmarried free women alone, and it is in comparison with their punishment that the punishment of married slave women has been laid down as half. As for free married women, they deserve more severe punishment than the unmarried free women (muhsanat) for they violate the double protection. Even though the Qur'an does not specifically mention punishment by stoning it does allude to it in a subtle manner.
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, if a man cannot afford to marry a free woman then he should marry a slave-girl with the permission of her master.

Aisha Bewley

If any of you do not have the means to marry free women who are muminun, you may marry slavegirls who are muminun. Allah knows best about your iman; you are all the same in that respect. Marry them with their owners’ permission and give them their dowries correctly and courteously as married women, not in fornication or taking them as lovers. When they are married, if they commit fornication they should receive half the punishment of free women. This is for those of you who are afraid of committing fornication. But being patient is better for you. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And whoever of you have not the means wherewith to wed free, believing women, they may wed believing girls from among those (slaves) whom your right hands possess, and Allâh has full knowledge about your Faith; you are one from another. Wed them with the permission of their own folk (guardians, Auliyâ’ or masters) and give them their Mahr according to what is reasonable; they (the above said captive and slave-girls) should be chaste, not committing illegal sex, nor taking boy-friends. And after they have been taken in wedlock, if they commit illegal sexual intercourse, their punishment is half that for free (unmarried) women.[1] This is for him among you who is afraid of being harmed in his religion or in his body; but it is better for you that you practise self-restraint, and Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

As for those of you who cannot afford to marry faithful free women, then [let them marry] from what you own, from among your faithful slave-women. Your faith is best known [only] to Allah; you are all [on a] similar [footing]. So marry them with their masters’ permission, and give them their dowries in an honourable manner —[such of them] as are chaste women, not licentious ones or those who take paramours. But on marrying, should they commit an indecent act, then there shall be for them [only] half the punishment for free women. This is for those of you who fear falling into fornication; but it is better that you be continent, and Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

And those of you who have not the means (- social or financial) to marry free believing women (may marry) such of your believing bonds women as your right hands own (by being captives in war). Allâh knows very well (the state of) your faith, you are all (sprung) one from another, so marry them with the permission of their guardians and give them their dowers with equity, they being properly married, not (committing fornication), to pursue their lust nor taking secret paramours. And if after they are married they commit adultery then they incur (the punishment of fifty strips which is) half of that (punishment prescribed) for free women. This (permission to marry a bonds woman) is for him among you who fears (that otherwise he will fall into) sin. But it is better for you to exercise restraint. Allâh is, indeed, Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Any one of you who has not the affluence to be able to marry believing freewomen in wedlock, let him take believing handmaids that your right hands own; God knows very well your faith; the one of you is as the other. So marry them, with their people's leave, and give them their wages honourably as women in wedlock, not as in licence or taking lovers. But when they are in wedlock, if they commit indecency, they shall be liable to half the chastisement of freewomen. That provision is for those of you who fear fornication; yet it is better for you to be patient. God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Those who do not have the mean to marry properly, may, then, marry a believing woman whom his right hand possess (a slave woman or the one who does not have materialistic concerns) as you are all equal in God’s eyes. Wed the latter with the consent of their owners/ guardians promising them a "reasonable" sum. They should behave accordingly and avoid adultery or taking secret lovers. If they commit an indecency, their punishment shall be half of the one prescribed for a free woman. Marrying to a slave woman is the last resort and patience is better for you. God is the Most Forgiving, the Most Merciful.

E. Henry Palmer

But whosoever of you cannot go the length of marrying marriageable women who believe, then take of what your right hands possess, of your maidens who believe;- though God knows best about your faith. Ye come one from the other; then marry them with the permission of their people, and give them their hire in reason, they being chaste and not fornicating, and not receivers of paramours. But when they are married, if they commit fornication, then inflict upon them half the penalty for married women; that is for whomsoever of you fears wrong; but that ye should have patience is better for you, and God is forgiving and merciful.

Edip-Layth

Whoever of you cannot afford to marry the acknowledging independent women, then from those young women whom you have contractual rights. God is more aware of your faith; you are equal to one another. You shall marry them with the permission of their family and give them their wage in kindness, to be protected, not for illicit sex or for taking lovers. If they become protected, then any of them who come with lewdness shall have half the punishment of what is for the independent women of the retribution. This is for those who fear hardship from among you. But if you are patient it is better for you, and God is Forgiver, Compassionate.

George Sale

Whoso among you hath not means sufficient that he may marry free women, who are believers, let him marry with such of your maid-servants whom your right hands possess, as are true believers; for God well knoweth your faith. Ye are the one from the other: Therefore marry them with the consent of their masters; and give them their dower according to justice; such as are modest, not guilty of whoredom, nor entertaining lovers. And when they are married, if they be guilty of adultery, they shall suffer half the punishment which is appointed for the free women. This is allowed unto him among you, who feareth to sin by marrying free women; but if ye abstain from marrying slaves, it will be better for you; God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

But whoever of you cannot marry free women who believe, then marry from what your right hands possess, believing maids; Allah knows best about your faith. You arise one from the other, so marry them with the permission of their people, and give them their portions in kindness and equity, they being chaste and not lecherous, and not of loose conduct. But when they are married, if they commit fornication, then inflict upon them half the penalty for free women; that is for whomsoever of you fears wrong; but that you should have patience is better for you, for Allah is Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

And whoever of you is unable to (provide) ample (means) for marrying (free) believing women in wedlock, then (let him take) from the believing handmaids that your right hands possess; and Allah knows best your belief, the ones of you are as the others (Literally: Some of you are from some others, i. e., you are equal). So marry them by the permission of their families, (i.e. their folk) and bring them their rewards with beneficence, as (women) in wedlock, other than in fornication or taking mates to themselves. (So) when they are in wedlock, (then) in case they come up with an obscenity, (5) they shall have then half the torment of free women in wedlock. That is for the ones of you who are apprehensive of distress; (i.e., sin) (and) to be patient is more charitable for you; and Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

And whoso is not able to afford to marry free, believing women, let them marry from the believing maids whom your right hands possess. Allah knoweth best (concerning) your faith. Ye (proceed) one from another; so wed them by permission of their folk, and give unto them their portions in kindness, they being honest, not debauched nor of loose conduct. And if when they are honourably married they commit lewdness they shall incur the half of the punishment (prescribed) for free women (in that case). This is for him among you who feareth to commit sin. But to have patience would be better for you. Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

If one of you cannot afford to marry a believing gentlewoman (let him marry) a maid who is a believer. God is aware of your faith: The one of you is of the other; so marry them with the consent of their people, and give them an appropriate dowry. They are women (seeking) wedlock, and not lechery, nor secretly looking for paramours. But if they are married and guilty of adultery, inflict on them half the punishment (enjoined) for gentlewomen. This is for those who are afraid of doing wrong. In case they can wait, it is better for them. God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

And as for those of you who, owing to circumstances, are not in a position to marry free believing women, [let them marry] believing maidens from among those whom you rightfully possess. And God knows all about your faith; each one of you is an issue of the other. Marry them, then, with their people's leave, and give them their dowers in an equitable manner - they being women who give themselves in honest wedlock, not in fornication, nor as secret love-companions. And when they are married, and thereafter become guilty of immoral conduct, they shall be liable to half the penalty to which free married women are liable. This [permission to marry slave-girls applies] to those of you who fear lest they stumble into evil. But it is for your own good to persevere in patience [and to abstain from such marriages]: and God is much-forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

But if any of you cannot afford to marry a free believing woman, then ˹let him marry˺ a believing bondwoman possessed by one of you. Allah knows best ˹the state of˺ your faith ˹and theirs˺. You are from one another.[1] So marry them with the permission of their owners,[2] giving them their dowry in fairness, if they are chaste, neither promiscuous nor having secret affairs. If they commit indecency after marriage, they receive half the punishment of free women.[3] This is for those of you who fear falling into sin. But if you are patient, it is better for you. And Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

And whoever of you cannot afford to marry the believing independent women, then from the still dependant believing young women. God is more aware of your faith, some of you to each other. You shall marry them with the permission of their parents and give them their wage in kindness; to be protected, not for illicit sex or taking lovers. If they become protected, then any of them who comes with lewdness shall have half the punishment of what is for the independent women of the retribution. This is for those who fear hardship from among you. But if you are patient it is better for you, and God is Forgiver, Merciful.

Rashad Khalifa

Those among you who cannot afford to marry free believing women, may marry believing slave women. GOD knows best about your belief, and you are equal to one another, as far as belief is concerned. You shall obtain permission from their guardians before you marry them, and pay them their due dowry equitably. They shall maintain moral behavior, by not committing adultery, or having secret lovers. Once they are freed through marriage, if they commit adultery, their punishment shall be half of that for the free women. Marrying a slave shall be a last resort for those unable to wait. To be patient is better for you. GOD is Forgiver, Most Merciful.,

Sahih International

And whoever among you cannot [find] the means to marry free, believing women, then [he may marry] from those whom your right hands possess of believing slave girls. And Allah is most knowing about your faith. You [believers] are of one another. So marry them with the permission of their people and give them their due compensation according to what is acceptable. [They should be] chaste, neither [of] those who commit unlawful intercourse randomly nor those who take [secret] lovers. But once they are sheltered in marriage, if they should commit adultery, then for them is half the punishment for free [unmarried] women. This [allowance] is for him among you who fears sin, but to be patient is better for you. And Allah is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And whoso among you has not the means to marry free believing women, then from what your right hands possess of believing maids; and God best knows your faith. You are of one another, so marry them with the leave of their people; and give them their rewards according to what is fitting, they being chaste and not fornicators, nor taking secret friends. But when they are in wedlock, then if they commit sexual immorality: upon them is half what is due the free women of punishment; that is for him who fears hardship among you. And that you be patient is best for you; and God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

(As the Qur'an is being revealed to you (O Messenger), the emancipation of the slaves, male and female, is steadily taking place). A man among you who cannot find a free believing woman willing to marry him, should have no hesitation in asking the hand of a believing maiden from her guardian. Allah knows your beliefs and reiterates that all human beings are equal in the Sight of Allah (17:70). Pay them a generous marital gift in kindness. They shall maintain moral behavior, by not committing adultery, or having secret relations. Since their upbringing has been deficient in the environment of slavery, their punishment will be half that of the free women, if they commit indecency after marriage. The permission to marry a bonded woman is for him who fears to commit sin. The better recourse is freeing her first from bondage. Men and women must be patient and exercise self-control while waiting to get married. Allah is Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

If any of you do not have the means with which to wed free believing women, they may wed believing (captive or slave) girls from among those whom your right hand possess: And Allah has full knowledge about your Faith; You being one (individual different) from another. In every case, you are to wed them with the permission of their owners (guardians), and give them their dowries, according to what is reasonable: They should be chaste, not lustful (nor sinful), nor taking (illicit) partners; And when they are taken in wedlock, if they fall into shame, their punishment is half that of free women. This (permission) is for those among you who fear sin; But it is better for you that you practice self-control. And Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

If one cannot afford to marry the free Muslim women, then (he may marry) the one you people own of your Muslim girls. Allah knows best about your faith. You are similar to each other.So, marry them with the permission of their masters, and give them their dues, as recognized, they being bound in marriage, not going for lust, nor having paramours. So, once they have been bound in marriage, then, if they commit a shameful act, they shall be liable to half of the punishment prescribed for the free women. That is for those of you who apprehend to indulge in sin. But that you be patient is better for you. Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

And whoever of you cannot afford to marry the independent female believers, then from those maintained by your oaths of the believing young women. And God is more aware of your faith, some of you to each other. You shall marry them with the permission of their parents, and give them their dowries in kindness - to be independent - not for illicit sex or taking lovers. Until they become independent, any of them who comes with an immorality shall have half of what is the punishment for those who are independent. This is for those who fear hardship from among you. But if you are patient it is better for you, and God is Forgiver, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 25. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 25. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 25. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩