Bakara suresi

Bakara suresi, 87. ayet

Bakara suresi, 87. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَقَفَّيْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ بِٱلرُّسُلِ وَءَاتَيْنَا عِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدْنَٰهُ بِرُوحِ ٱلْقُدُسِ أَفَكُلَّمَا جَآءَكُمْ رَسُولٌۢ بِمَا لَا تَهْوَىٰٓ أَنفُسُكُمُ ٱسْتَكْبَرْتُمْ فَفَرِيقًا كَذَّبْتُمْ وَفَرِيقًا تَقْتُلُونَ

veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe veḳaffeynâ mim ba`dihî birrusüli veâteynâ `îse-bne meryeme-lbeyyinâti veeyyednâhü birûḥi-lḳudüs. efeküllemâ câeküm rasûlüm bimâ lâ tehvâ enfüsükümü-stekbertüm. feferîḳan keẕẕebtüm veferîḳan taḳtülûn.

Diyanet İşleri

Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 84–90 · surenin 87. ayeti / 286
  1. Bakara 84

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hala şahitlik etmektesiniz.

  2. Bakara 85

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

  3. Bakara 86

    Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

  4. 87

    Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?

  5. Bakara 88

    "Kalplerimiz muhafazalıdır" dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.

  6. Bakara 89

    Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah'ın laneti inkarcıların üzerine olsun.

  7. Bakara 90

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkar edenlere alçaltıcı bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

87. Yüce Allah, İsrailoğullarına kendisiyle konuştuğu Mûsâ’yı Peygamber olarak göndermesi, O’na Tevrat’ı vermesi, daha sonra da son peygamberleri Meryem oğlu İsa aleyhisselam’a gelinceye kadar Tevrat ile hüküm veren peygamberleri ardı ardınca göndermesi şeklindeki lütfunu hatırlatmaktadır. Yine İsa’ya, insanların, benzerlerini görmesi halinde iman etmelerini sağlayacak apaçık belgeler ve mucizeler verdiğini de hatırlatmakta ve ayrıca: “O’nu Rûhu’l-Kudüs ile destekledik” diye buyurmaktadır. Yani Allah O’nu Rûhu’l-Kudüs ile daha bir güçlendirmişti. Müfessirlerin çoğunun dediklerine göre Rûhu’l-Kudüs’ten kasıt Cebrail aleyhisselam’dır. Rûhu’l-Kudüs’ün, Allah’ın, kullarını kendisi ile desteklediği iman olduğu da söylenmiştir. Buna rağmen değeri ölçülemeyecek kadar olan onca nimetleri getiren Peygamberler size “nefislerinizin hevasına uymayan bir şey getirirse” onlara iman etmekten “büyüklenecek” onların “kimini yalanlayacak, kimini de öldüreceksiniz ha!” Böylelikle siz hevanıza uymayı hidâyete uymanın önüne geçirdiniz. Dünyayı âhirete tercih ettiniz. Bu buyruk açıkça görüldüğü gibi büyük bir azar içermekte ve yaptıklarının çok ağır olduğunu ifade etmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Andolsun, Mûsâ’ya Tevrat’ı verdik. O’ndan sonra birbiri ardınca onun izinden giden peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsâ’ya da ölüleri diriltmek, doğuştan kör çocukları, hastaları ve abraş/alacalıyı iyileştirmek gibi onun doğruluğunu açıklayan apaçık mucizeler verdik. O’nu Cebrâil -aleyhisselam- ile destekledik. -Ey İsrailoğulları!- Size ne zaman Allah tarafından bir peygamber hoşunuza gitmeyen bir şey getirse, hakka karşı büyüklük tasladınız ve Allah'ın rasûllerine karşı kendinizi üstün görerek bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. ءَاتَيْنَا ateyna verdik kök: اتي
  3. مُوسَى musa Musa'ya
  4. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  5. وَقَفَّيْنَا ve kaffeyna birbiri ardınca gönderdik kök: قفو
  6. مِنۢ min -ndan
  7. بَعْدِهِۦ bea'dihi arkası- kök: بعد
  8. بِٱلرُّسُلِ ۖ bir-rusuli resuller kök: رسل
  9. وَءَاتَيْنَا ve ateyna ve verdik kök: اتي
  10. عِيسَى iysa Îsa'ya
  11. ٱبْنَ bne oğlu kök: بني
  12. مَرْيَمَ meryeme Meryem
  13. ٱلْبَيِّنَـٰتِ l-beyyinati açık deliller kök: بين
  14. وَأَيَّدْنَـٰهُ ve eyyednahu ve onu destekledik kök: ايد
  15. بِرُوحِ biruhi Ruh ile (Ruh'ül-Kudüs) kök: روح
  16. ٱلْقُدُسِ ۗ l-kudusi Kudüs (Ruh'ül-Kudüs) kök: قدس
  17. أَفَكُلَّمَا efekullema öyle mi? kök: كلل
  18. جَآءَكُمْ ca'ekum size gelse kök: جيا
  19. رَسُولٌۢ rasulun bir resul kök: رسل
  20. بِمَا bima şey ile
  21. لَا la
  22. تَهْوَىٰٓ tehva istemediği kök: هوي
  23. أَنفُسُكُمُ enfusukumu canınızın kök: نفس
  24. ٱسْتَكْبَرْتُمْ stekbertum büyüklük taslayarak kök: كبر
  25. فَفَرِيقًۭا feferikan kimini kök: فرق
  26. كَذَّبْتُمْ kezzebtum yalanlayacak kök: كذب
  27. وَفَرِيقًۭا ve ferikan kimini de kök: فرق
  28. تَقْتُلُونَ tektulune öldüreceksiniz kök: قتل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: ايد (11 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: ايد (11 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak…

  • Aynı kök: ايد (11 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine…

  • Aynı kök: قفو (5 geçiş)

    O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa'yı, önündeki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki…

  • Aynı kök: قفو (5 geçiş)

    Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

  • Aynı kök: قفو (5 geçiş)

    Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa'yı gönderdik, ona İncil'i verdik ve kendisine…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Allah'a yönelen, O'na ortak koşmayan kimseler (olun). Kim Allah'a ortak koşarsa, sanki gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz Musa'ya Kitabı vermiştik. Ondan sonra birbiri ardınca elçiler göndermiştik. Meryem oğlu İsa'ya da apaçık deliller vermiş, onu Kutsal Ruh (Cebrail) ile desteklemiştik. dipnot 1 Nefislerinizin arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi size her geldiğinde ona karşı kibirlenmiştiniz. (Elçilerden) bir kısmını yalanlıyor; bir kısmını öldürüyordunuz. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Bakara 2:253.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Mâide 5:70.

Mustafa İslamoğlu

Musa'ya ilahi kelamı vermiş ve birbiri ardınca onu izleyen peygamberler göndermiştik. Meryem oğlu İsa'ya da gerçeğin açık belgelerini vermiş ve onu kutsal ruh ile güçlendirmiştik. Fakat her ne zaman bir elçi hoşunuza gitmeyen bir mesaj getirmişse, küstahça ona başkaldırdınız: kimini yalanladınız, kimini öldürüyorsunuz.

Muhammed Esed

Biz Musa'ya ilahi kelamı bahşettik ve birbiri ardınca O'nu izleyen elçiler gönderdik: Meryem oğlu İsa'ya da hakikatin tüm kanıtlarını vahy ettik ve O'nu kutsal ilham ile güçlendirdik. (Ama) ne zaman bir elçi hoşunuza gitmeyen bir şey getirdiyse küstahlıkla haddi aşarak bir kısmını öldürdünüz ve diğerlerini yalanladınız, öyle değil mi?

Ahmed Hulusi

Andolsun ki Musa'ya (Kitap) hakikat bilgisi verdik; ondan sonra da birbiri ardınca içinizden Rasullerle takviye ettik. Meryemoğlu İsa'ya da beyyineler (hakikat bilgisinin apaçık tasdiki olan haller) verdik. Onu Ruh-ül Kuds (Onda açığa çıkardığımız kuvve) ile teyit ettik. Nefsinizi yüceltmek uğruna, ne zaman hevanıza uymayan gerçekleri dillendiren Rasuller gelse, onların bir kısmını yalanlayıp, bir kısmını da öldürdünüz.

Ali Bulaç

Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve ardından peşpeşe elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da apaçık belgeler verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs'le teyid ettik. Demek, size ne zaman bir elçi nefsinizin hoşlanmayacağı bir şeyle gelse, büyüklük taslayarak bir kısmınız onu yalanlayacak, bir kısmınız da onu öldürecek misiniz?

Ali Özek ve heyeti

Andolsun biz Musâ'ya Kitab'ı verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryem Oğlu İsâ’ya da apaçık deliller verdik. Ve onu, Rûhu'l Kudüs (Cebrâil) ile destekledik. (Ne var ki) gönlünüzün arzulamadığı şeyleri söyleyen bir peygamber geldikçe, ona karşı büyüklük taslayıp, (size gelen peygamberlerden) bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz.

Ali Rıza Safa

Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya, Kitap verdik. Üstelik ardından, art arda elçiler gönderdik. Meryem Oğlu İsa'ya da açık kanıtlar verdik ve Kutsal Ruh ile Onu destekledik. Ne zaman bir elçi hoşunuza gitmeyen bir şeyle gelse, büyüklük taslayarak, bir bölümünü yalanlayıp, bir bölümünü de öldürmediniz mi?

Bayraktar Bayraklı

Yemin olsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik. Ondan sonra peşpeşe peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik ve onu Ruhulkudüs/Cebrail ile destekledik. Nefsinizin arzulamadığı şeyleri söyleyen bir peygamber geldikçe ona karşı kibirlendiniz, bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz.

Edip Yüksel

Musa'ya kitabı verdik ve ondan sonra ard arda elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da apaçık deliller verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. Hoşunuza gitmeyen bir şeyle ne zaman size bir elçi geldiyse büyüklük taslamadınız mı? Nitekim, bir kısmınız yalanladınız ve bir kısmınız da öldürüyordunuz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Musa'ya kitabı verdik ve ondan sonra ard arda elçiler gönderdik. Meryemoğlu İsa'ya da apaçık deliller verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. Hoşunuza gitmeyen bir şeyle ne zaman size bir elçi geldiyse büyüklük taslayarak onu yalanlamadınız mı veya öldürmediniz mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Musa'ya o kitabı verdik, arkasından bir takım peygamberler de gönderdik. Hele Meryem oğlu İsa'ya deliller verdik ve O'nu Cebrail ile de destekledik. Demek ki, size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle bir peygamber geldikçe her defasında kafa mı tutacaksınız? Kibrinize dokunduğu için kimine yalan diyecek, kimini de öldürecek misiniz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için: Musaya o kitabı verdik arkasından bir takım Peygamberlerle de takib ettik, hele Meryemin oğlu İsaya beyyineler verdik ve onu ruhülkudüs ile te'yit eyledik, ya artık size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emr ile bir Peygamber geldikçe her def'asında kafa tutarsınız kibrinize dokunduğu için kimine yalan der kimini öldürür müsünüz?

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Musa'ya Kitap'ı verdik. Ardı sıra Resuller gönderdik. Meryem Oğlu İsa'ya da beyyinatı dipnot 1 verdik ve onu Kudus'un Ruhu dipnot 2 ile destekledik. Ne zaman bir elçi hoşunuza gitmeyen bir şey getirdiyse, büyüklük taslayarak kimini yalanlayıp, kimini de öldürmediniz mi?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt içeren, açıklayıcı, açığa çıkarıcı olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın Ruhu ile. Ruhu'l Kudus, "Ruh" ve "Kudus" kelimelerinden bir araya gelmiş belirtili isim tamlamasıdır; "Kudusun Ruhu" demektir. Sıfat tamlaması olarak, "Kutsal Ruh" diye anlam verilmesi doğru değildir. Kur'an'da dört yerde geçmektedir. Ruhu'l Kudus" tamlaması, "Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamlarına gelmektedir. Ruh Kelimesi; Kur'an'da, kelime anlamı olan, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra "insanın ve toplumların hayatını diri, sağlıklı kılan vahiy" anlamında da kullanılmaktadır. Kur'an'da geçen Ruhu'l-Kudus ifadesi "Vahiy, Allah'tan gelen temiz, sağlam bilgiler" demektir." Ruhu'l Kudus ifadesinin geçtiği ayetler: 2: 87, 253; 5:110; 59:23.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Musa'ya Kitap'ı verdik. Ardı sıra resuller gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da Beyyinat'ı dipnot 1 verdik ve O'nu Kudus'un Ruhu dipnot 2 ile destekledik. Ne zaman bir elçi hoşunuza gitmeyen bir şey getirdiyse, büyüklük taslayarak kimini yalanlayıp, kimini de öldürmediniz mi?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt içeren, açıklayıcı, açığa çıkarıcı olan.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın Ruhu ile. Ruhu'l Kudus, "Ruh" ve "Kudus" sözcüklerinden bir araya gelmiş belirtili isim tamlamasıdır; "Kudusun Ruhu" demektir. Sıfat tamlaması olarak, "Kutsal Ruh" diye anlam verilmesi doğru değildir. Kur'an'da dört yerde geçmektedir. Ruhu'l Kudus" tamlaması, "Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi anlamına gelmektedir. Ruh sözcüğü; Kur'an'da, sözcük anlamı olan, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra "insanı ve toplumları yaşamlarında diri, sağlıklı kılan vahiy" anlamında da kullanılmaktadır. Kur'an'da geçen Ruhu'l-Kudus ifadeleri, "Vahiy, Allah'tan gelen temiz, sağlam bilgiler" demektir." Ruhu'l Kudus ifadelerinin geçtiği ayetler: 2: 87, 253; 5:110; 59:23.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Musa'ya Kitap'ı verdik. Ardı sıra rasuller gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da Beyyinat'ı dipnot 1 verdik ve O'nu Ruhu'l Kudus dipnot 2 ile destekledik. Elçiler, ne zaman hoşunuza gitmeyen bir şey getirdiyse, büyüklük taslayarak kimini yalanlayıp, kimini de öldürmediniz mi?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıt içeren açıklayıcı, açığa çıkarıcı olanı.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Toplumları arındırıp dirilten, onlara hayat ve canlılık veren vahiyle. Ruhu'l Kudus; sıfat tamlaması değil, isim tamlamasıdır. O nedenle, sıfat tamlaması olan "kutsal ruh" anlamı doğru değildir. Doğru tanım, isim tamlaması şekliyle, "Kutsal'ın ruhu" tanımıdır. Kudus, Allah demektir. Ruh ise canlılık ve hayat veren şey demektir. Bu iki ismin bir araya getirilmesi ile oluşan isim tamlaması, "Allah'ın ruhu, Allah'ın vahyi, Allah'tan gelen bilgi" demektir. Yani, "Allah'ın toplumları dirilten, onlara hayat veren vahyi" anlamındadır. Ruh sözcüğü, Kur'an'da mecazen "vahiy" anlamında kullanılmaktadır. (59 Haşr 23)

Gültekin Onan

Andolsun (lekad) Musa'ya kitabı verdik ve ardından peşpeşe elçiler gönderdik / ardından elçileri sıraladık. Meryemoğlu İsa'ya da apaçık (deliller) (beyyinati) verdik ve onu Kutsal Ruh (ruhılkudüs) ile destekledik (eyyednahü). Ne zaman bir elçi hoşunuza gitmeyen bir şeyle size gelse büyüklük taslayarak bir bölümünüz onu yalanlayacak, bir bölümünüz de onu öldürecek misiniz?

Hasan Basri Çantay

Andolsun, Musaya o Kitabı verdik, ondan (Musadan) sonra da birbiri ardınca (ayni şeriatle memur) peygamberler gönderdik. Meryemin oğlu İsaye de beyyineler (gaayet açık burhanlar, mu'cizeler) verdik ve onu Ruuh-ül kuds ile destekledik. Demek, size ne vakit bir peygamber gönüllerinizin hoşlanmadığı bir şey'i getirirse kibirlenmek isteyeceksiniz de kiminiz yalanlayacak, kiminiz de öldüreceksiniz, öyle mi.

İbni Kesir

Andolsun ki, biz Musa'ya kitab verdik. Ondan sonra da birbiri ardınca peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da beyyineler verdik. Ve onu ruh'ül-Kudüs ile destekledik. Demek, bir peygamber size ne zaman gönüllerinizin hoşlanmadığı bir şeyi getirirse, kibirlenmek isteyeceksiniz de; kimini yalanlayarak, kimini de öldüreceksiniz öyle mi?

Mehmet Alagaş

(87-91) Kesin olan şu ki Musa’ya kitap verdik, O’nun ardından peş peşe Resuller gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya da açıklamaları verdik, Onu Kutsal Ruh ile destekledik , her seferinde Resuller, nefsinizin keyfine uymayan şeyler getirdi diye kibirlenmediniz mi? Bir bölümünüz onu yalanladı bir bölümünüz de öldürüyordunuz. Dediler ki kalbimiz kılıflıdır / örtülüdür. (Kılıf, kılıç kını) bilakis Allah onları küfürlerinden dolayı lanetledi , bu nedenle de onların pek azı iman eder. Ne zaman yanlarında olanı onaylayıcı / tasdi kleyici bir kitap Allah’ın yanından gelse ve üstelik o kitap gelmeden önce de Kafirlere karşı bir fetih talebinde bulunuyor olmalarına rağmen onlara gelen i, tanıdıkları o kitabı inkâr ettiler. Bu nedenle de Allah’ın laneti kafirlerin üzerine oldu. (Sen kafirlere karşı kitap iste gelince de inkâr et bunun bir bedeli olmalı) Allah’ın indirdiğini inkâr ederek satın aldıkları şey ne kötüdür. Allah’ın kullarından istediği birine fazlından indirmiş olmasını çekemediler / kıskandılar, bu nedenle gazap üzerine gazaba uğradılar, kafirler için alçaltıcı / utanılası / adi bir azap vardır. Onlara Allah’ın indirdiğine iman edin denildiğinde dediler ki biz bize indirilene iman ederiz, onun dışındakileri yok sayarız dediler O / Kuran onlarla beraber olanı tasdikleyen gerçektir / haktır. De ki o halde eğer iman ediyorduysanız niçin önceden Allah’ın nebilerini öldürdünüz (Biz kendi kitabımıza inanırız demekle olmuyor Resuller sizin değil miydi?)

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun biz Mûsâ'ya kitabı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra art arda peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsa'ya da deliller verdik. Ve onu, Rûhu'l-Kudüs (Cebrâil) ile destekledik. Ama ne zaman size bir peygamber nefislerinizin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse büyüklük taslayarak kimini yalanladığınız, kimini de öldürdüğünüz doğru değil mi

Süleyman Ateş

Andolsun, Musa'ya Kitabı verdik, arkasından peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da açık deliller verdik ve onu Ruh'ül-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Ne zaman ki, bir peygamber, size canınızın istemediği bir şey getirdiyse büyüklük taslamadınız mı? Kimini yalanladınız, kimini de öldürüyordunuz?

Süleymaniye Vakfı

Şurası kesin ki Musa'ya kitabı vermiş, dipnot 1 arkasından elçilerimizi art arda göndermiştik. Meryemoğlu İsa'ya da açık belgeler (mucizeler) vermiş, onu Kutsal Ruh (Cebrail) ile desteklemiştik. dipnot 2 Hoşunuza gitmeyen bir şeyle gelen her resule karşı büyüklenmeli miydiniz! Kimini yalanlayıp, kimini de öldürmeli /itibarsızlaştırmalı mıydınız! dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    Yahudiler, Tevrat'ı adeta yok sayar ve M.Ö. 200 ile M.S 500'lü yıllar arasında yazıya geçirilmiş olan Talmud'u onun yerine koyarlar (Yusuf Basalel, Yahudi Ansiklopedisi, c.III, s.696, Gözlem Yay. 2002) (Bakara 2/79, Maide 5/70). İsa aleyhisselama indirilen İncil'e de havariler dışında inanan olmamıştı (Al-i İmran 3/52-53). Bunlar, benzer davranışı Kur'an'a da yaptılar (Bakara 2/89-91, 101, 146-147, En'am 6/19-21, 114). Çünkü daima, Allah'ın nurunu yani kitabını söndürmeye çalışırlar (Tevbe 9/30-32). Bütün bunlar, Allah'ın elçilerini itibarsızlaştırıp kendilerini onların yerine koyma çalışmalarıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa'ya o kitabı vermiş, ardından da onun izinden giden elçiler göndermiştik. Meryem oğlu İsa'ya da açık belgeler (mucizeler) vermiş, onu Kutsal Ruh (Cebrail) ile güçlendirmiştik. Hoşunuza gitmeyen bir şeyle gelen her elçiye kafa mı tutmalıydınız? Kimini yalancı sayıp, kimini de öldürmeli miydiniz?

Şaban Britch

Andolsun Musa’ya kitap verdik. O’ndan sonra da birbiri ardınca peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya da apaçık deliller verdik ve O’nu Ruhu'l-Kudüs’le destekledik. Size ne zaman bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirse, büyüklük taslayarak, bir kısmını yalancı sayıp bir kısmını da öldüreceksiniz, öyle mi?

Şaban Piriş

Andolsun Musa'ya kitap verdik. O'ndan sonra da birbiri ardınca peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da belgeler verdik ve O'nu Ruhul Kudüs'le destekledik size ne zaman bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirse, büyüklük taslayarak, bir kısmını yalancı sayıp bir kısmını da öldüreceksiniz, öyle mi?!

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, Musa'ya Kitap'ı verdik. Ve arkasından da resuller gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da açık-seçik deliller verdik ve kendisini Ruhulkudüs'le güçlendirdik. Bir resulün size, nefislerinizin hoşlanmadığı bir şey getirdiği her seferinde büyüklük taslamadınız mı? Bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürüyorsunuz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You, Bani Isra‘il, know that We gave Mussa AL-Tawrah and We sent other Prophets sequentially: We sent ‘Isa (Jesus), son of Maryam, with clear revelations and signs guiding out of darkness and superstition of later times and out of want of spiritual and intellectual vision into illumination and enlightenment, and We supported him by giving him countenance by the Holy Spirit. Yet is it not indeed incredible that as often as a Prophet is sent to you with divine principles not to your taste, you become extravagant in your account of yourselves and display inordinate self-confidence? Some you renounce and some you accuse of assuming false character, and others you kill or you conspire their death!

Abdul Haleem

We gave Moses the Scripture and We sent messengers after him in succession. We gave Jesus, son of Mary, clear signs and strengthened him with the Holy Spirit. So how is it that, whenever a messenger brings you something you do not like, you become arrogant, calling some impostors and killing others?

Abdullah Yusuf Ali

We gave Moses the Book and followed him up with a succession of messengers; We gave Jesus the son of Mary Clear (Signs) and strengthened him with the holy spirit. Is it that whenever there comes to you a messenger with what ye yourselves desire not, ye are puffed up with pride?- Some ye called impostors, and others ye slay!

Abul A'la Maududi

Surely We gave Moses the Scripture and caused a train of Messengers to follow him and then sent Jesus, the son of Mary, with Clear Proofs and supported him with the spirit of holiness. dipnot 1 But is it not true that every time a Messenger brought to you something that was not to your liking, you acted arrogantly: you called some Messengers liars and killed others?

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The 'spirit of holiness' signifies the knowledge derived through revelation. It also signifies the angel Gabriel who brought this revelation. It also denotes the holy spirit of Jesus, the spirit which God had endowed with angelic character.The expression 'clear proofs' refers to those signs which are likely to convince a truth-seeking and truth-loving person that Jesus is a Prophet of God.

Aisha Bewley

We gave Musa the Book and sent a succession of Messengers after him. We gave ‘Isa, son of Maryam, the Clear Signs and reinforced him with the Purest Ruh. Why then, whenever a Messenger came to you with something your lower selves did not desire, did you grow arrogant, and deny some of them and murder others?

Al-Hilali & Khan

And indeed, We gave Mûsâ (Moses) the Book and followed him up with a succession of Messengers. And We gave ‘Îsâ (Jesus), the son of Maryam (Mary), clear signs and supported him with Rûh-ul-Qudus [Jibrael (Gabriel عليه السلام)]. Is it that whenever there came to you a Messenger with what you yourselves desired not, you grew arrogant? Some you disbelieved and some you killed.

Ali Quli Qarai

Certainly We gave Moses the Book, and followed him with the apostles, and We gave Jesus, the son of Mary, manifest proofs, and confirmed him with the Holy Spirit. Is it not that whenever an apostle brought you that which was not to your liking, you would act arrogantly; so you would impugn a part [of them], and slay a[nother] part?

Amatul Rahman Omar

Indeed, We gave Moses the Scripture and sent Messengers after him in successive series. We also gave Jesus, son of Mary, clear arguments and strengthened him with the blessed word of God. (Is it not then unjust on your part that) whenever a Messenger came to you (O Jews!) with that (teaching) which did not suit your fancies, you behaved arrogantly? You belied some (Messengers) while others you seek to kill (even now).

Arthur John Arberry

And We gave to Moses the Book, and after him sent succeeding Messengers; and We gave Jesus son of Mary the clear signs, and confirmed him with the Holy Spirit; and whensoever there came to you a Messenger with that your souls had not desire for, did you become arrogant, and some cry lies to, and some slay?

Bijan Moeinian

I gave the Scriptures to Moses and send many prophets after him. I strengthened [the position of] Jesus, son of Mary [the last prophet sent to the Jews] by many miracles and supported him with the Holy Spirit. What a shame that when a prophet came to you, and relayed those Messages of Mine that you did not like, you showed arrogance; some of them you denied and some of them you killed!

E. Henry Palmer

We gave Moses the Book and we followed him up with other apostles, and we gave Jesus the son of Mary manifest signs and aided him with the Holy Spirit. Do ye then, every time an apostle comes to you with what your souls love not, proudly scorn him, and charge a part with lying and slay a part?

Edip-Layth

We gave Moses the book, and after him, We sent the messengers. Later We gave Jesus son of Mary the clear proofs, and We supported Him with the Holy Spirit. Is it that every time a messenger comes to you with what your minds do not desire, you become arrogant? A group of them you deny, and a group of them you fight/kill!

George Sale

We formerly delivered the book of the law unto Moses, and caused Apostles to succeed him, and gave evident miracles to Jesus the son of Mary, and strengthened him with the holy spirit. Do ye therefore, whenever an Apostle cometh unto you with that which your souls desire not, proudly reject him, and accuse some of imposture, and slay others?

Hamid S. Aziz

We gave Moses the Book and We followed him up with other apostles, and We gave Jesus the son of Mary manifest signs and aided him with the Holy Spirit. Do you then, every time an apostle comes to you with what your souls love not, scorn him with pride, and charge some with lying and slay others?

Mahmoud Ghali

And indeed We already brought Mûsa (Moses) the Book, and We made to supervene the (other) Messengers even after him; and We brought Isa son of Maryam (Jesus son of Mary) the supreme evidences and aided him with the Spirit of Holiness; (The Holy Spirit, the Angle jibrîl "Gabriel") yet, is it not (the case that) whenever there came to you a Messenger with what (you) yourselves did not yearn to, you waxed proud, (and) so you cried lies to a group of them and (another) group you kill?

Marmaduke Pickthall

And verily We gave unto Moses the Scripture and We caused a train of messengers to follow after him, and We gave unto Jesus, son of Mary, clear proofs (of Allah's sovereignty), and We supported him with the Holy spirit. Is it ever so, that, when there cometh unto you a messenger (from Allah) with that which ye yourselves desire not, ye grow arrogant, and some ye disbelieve and some ye slay?

Mohamed Ahmed - Samira

They are those who bought the life of the world at the cost of the life to come; and neither will their torment decrease nor help reach them.

Muhammad Asad

For, indeed, We vouchsafed unto Moses the divine writ and caused apostle after apostle to follow him; and We vouchsafed unto Jesus, the son of Mary, all evidence of the truth, and strengthened him with holy inspiration. [Yet] is it not so that every time an apostle came unto you with something that was not to your liking, you gloried in your arrogance, and to some of them you gave the lie, while others you would slay?

Mustafa Khattab

Indeed, We gave Moses the Book and sent after him successive messengers. And We gave Jesus, son of Mary, clear proofs and supported him with the holy spirit.[1] Why is it that every time a messenger comes to you ˹Israelites˺ with something you do not like, you become arrogant, rejecting some and killing others?

Progressive Muslims

And We gave Moses the Scripture, and after him We sent the messengers. And We gave Jesus son of Mary the clear proofs, and We supported Him with the Holy Spirit. Is it that every time a messenger comes to you with what your souls do not desire, you become arrogant A group of them you deny, and a group of them you kill!

Rashad Khalifa

We gave Moses the scripture, and subsequent to him we sent other messengers, and we gave Jesus, son of Mary, profound miracles and supported him with the Holy Spirit. Is it not a fact that every time a messenger went to you with anything you disliked, your ego caused you to be arrogant? Some of them you rejected, and some of them you killed.

Sahih International

And We did certainly give Moses the Torah and followed up after him with messengers. And We gave Jesus, the son of Mary, clear proofs and supported him with the Pure Spirit. But is it [not] that every time a messenger came to you, [O Children of Israel], with what your souls did not desire, you were arrogant? And a party [of messengers] you denied and another party you killed.

Sam Gerrans

And We gave Moses the Writ, and sent the messengers after him. And We gave Jesus, son of Mary the clear signs, and strengthened him with the Spirit of Holiness. Is it not that whenever there came to you a messenger with what your souls desired not you waxed proud, and a faction you denied and a faction you killed?

Shabbir Ahmed

And, verily, We had given the Scripture to Moses and We sent other Messengers in succession after him. And We gave Jesus, son of Mary, clear evidence of the Truth and We strengthened him with Sacred Revelation. Yet is it not so that Whenever a Messenger came to you with something that was not to your liking, you became stubbornly arrogant, and some of them you called impostors, and others you killed? (Also, you have attempted to strike a deal with the Messengers in order to alter the Messages (10:15), (11:113), (17:74), (68:9)).

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We gave Musa (Moses) the Book and followed him up with other messengers; And We gave Isa (Jesus), the son of Maryam (Mary) Clear (Signs) and strengthened him with the Holy Spirit. Is it that whenever there comes to you a messenger with what you yourselves do not want, you become proud— Some you disbelieved! And some you killed!

Taqi Usmani

Indeed, We gave Mūsā the Book, and after him We sent messengers, one following the other; and We gave clear signs to ‘Īsā, the son of Maryam (Jesus, the son of Mary), and supported him with the Holy Spirit. Then, how is it that every time a prophet came to you with what does not meet your desires, you grew arrogant? So, you gave the lie to a group (of the messengers) and killed others.

The Monotheist Group

And We gave Moses the Book, and after him We sent the messengers. And We gave Jesus, son of Mary, the clear proofs, and We supported him with the Holy Spirit. Is it that every time a messenger comes to you with what your souls do not desire, you become arrogant? A group of them you deny, and a group of them you kill!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 87. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 87. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 87. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩